İnsan Bu Aleme…

İnsan ve Vazifesi…
” İnsan bu aleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir. mahiyet ve istidad itibariyle her şey ilme bağlıdır. ve bütün ulum-u hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu, marifetullahtır. ve onun üssü’l-esası da iman-ı billahtır.” Sözler

Allah Teâlâ buyuruyor:

Allah Teâlâ buyuruyor:
Bismillahirrahmanirrahim… “Kullarım, sana benden sordukları zaman bilsinler ki şüphesiz ben onlara yakınım. Benden isteyenin, duâ ettiğinde duâsını kabul ederim. Artık onlar da benim dâvetime icabet etsinler”
Sadakallahulazim
(Bakara, 186)

Sevdiklerinle haşr et Allah’ım…

Adınla yatır geceye Adınla kaldır her sabah Hikmetinle yıka gönlümü Nurunla aydınlat yüzünü Yalnız sana yönelt ayaklarımı … Yalnız senden istet Yalnız sana muhtaç et Hep senin kapına geleyim Yüz sürüp , dileneyim Merhametinle yoğur damarlarımı Rahmetinle ılıt kanımı,canımı,etimi,kemiği Dilim başka söze dönmesin İdrakimi doldur başka şey görmesin,duymasın,aklım bilmesin Yalnızlığımı hissettir bana, kulluğumla eriyeyim Korkunu eksiltme yüreğimden, her an snei düşüneyim Sevdan ile doyur umudunla büyüt Dinin üzere yaşat,dinin üzere öldür Ayırma yolundan,taatimi kabul et Muhabbetinle gözet,adınla kapat gözlerimi Sevdiklerinle haşr et Allah’ım… Amin… Abdulbaki Kömürcü

La ilahe illAllah…

 

 

Bir tevekkül iliştir kalbime ey Rabbim; Ilık bahar rüzgârları gibi ferahlatsın yaralarımı. Sürüklesin sonbaharı, eylülü hatta hüznü bile. Ben ikindi vaktinin yorgun tutsağıyım. Uzayan gölgemle birlikte kısalan ömrüm, kızıllaşan gökyüzüne dalmış sönük gözlerim var. … Muhtaçlığımı, acizliğimi katıp duama bir tutam tevekkül istiyorum Rabbim; bakışlarıma, yitiklerime, kaybedişlerime. Bir tevekkül istiyorum Rabbim; gözlerimin kapandığı yer umut, açıldığı yer u Ekber! Bir tevekkül iliştir kalbime ey Rabbim! Suskunluğumun adı olsun. Ayaza çekmiş gecelerimin sızılarını sustursun önce. Dindirsin bütün hesaplarımı, kavgalarımı, anlamsız gürültülerimi. Sakin ve suskun bir teslimiyette bulayım âlemin huzurunu. Biliyorum, sessizlik gecenin üzerinde bir yük değildir sadece. Her kalem kâğıtlara önce sessizliği yazar ve her sessizlik önce aşka bular kendini. Meryem suskunluğuna bulanmış aşk-ı tevekkül istiyorum senden ey Rabbim. Yalnızca senden ve yalnızca senin aşkını istiyorum. Bir inşirah, bir genişlik, bir tevekkül… Kalemimin ilk hecesi sükût, son hecesi Nûn… Bir tevekkül iliştir kalbime ey Rabbim! Tebessümler bıraksın yüzümde. Baharı bekleyen tohumlarım filizlensin kalbimin otağında. Ufak bir çocuk saflığıyla bürünsün duam ellerime. Gözyaşlarım beklediğim muştularımı beslesin. Bir tevekkül bahşet ey Rabbim gönlüme, duama, sabrıma. Yeni bir dirilişi müjdeleyen bir bahar örülsün hayatıma. Gözyaşlarımın dilini bilen sensin, tut kelimelerimin niyazını, tut ellerimi, tut beni ey Rabbim ve bir tevekkül kondur yüreğime… Bir tevekkül iliştir kalbime ey Rabbim! Armağanım olsun. Yağmur damlası gibi usulca ıslatsın çatlamış ruhumu. Bütün dayanaklarımı ve bütün tutamaklarımı bırakıp ardımda senin sağlam ipine sarılayım sımsıkı. Seni bulayım hep aramaklarımda. Titresin kalbim ismini her duyduğumda. Şah damarı yakınlığında değsin alnım secdeye. Atmasına izin verdiğin kalbim senin aşkınla atsın. Senin isminle başlasın başlamaklarım. Ben aceleye meyyal gönlümle hicretini tamamlayamayan bir muhacirim. Ellerim boş, boynum düşük, dizlerim titrek. Bir tevekkül istiyorum Rabbim; sana giden yollarımı açan, yüreğime bir fetih, hasretlerime bir vuslat… Fazlından bir tevekkül istiyorum ey Rabbim beni sana bağlayan, yalnız sana, sadece sana. La ilahe illAllah Şule Yüksel Gökyar

Şu memleket hâkimsiz olur?

“Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf kâtipsiz olamaz; biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur? “

Ey kapıları açan Allah’ım…

“Allahümme ya müfettihal ebvâb, iftah lenâ hayral bab.” “Ey kapıları açan Allah’ım, bize hayır kapılarını aç!” Amin Amin Amin

BİRİNCİ DEVÂ

d8e63140f448f198f8391e6936d72902_1301470126

Ey biçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır. Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesi bulunmazsa zayi olur. Hem rahat ve gafletle olsa, pek çabuk gidiyor.

Hastalık, senin o sermayeni büyük kârlarla meyvedar ediyor. Hem ömrün çabuk geçmesine meydan vermiyor, tutuyor, uzun ediyor-tâ meyveleri verdikten sonra bırakıp gitsin. İşte, ömrün hastalıkla uzun olmasına işareten bu darbımesel dillerde destandır ki, “Musibet zamanı çok uzundur; safâ zamanı pek kısa oluyor.”

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 45 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: