manevi anne,abla,abi,kardeş ve tüm gönül dostlarıma şükürki varsınız…

 
Varsın ya…
Bunu bilmek ne güzel.
Sevgine, sevdiğine, seviyor olduğuna güvenebilmek çok güzel…

“Yoksun” sanmak ne kötü!..
Hani bazen ille de, ille de sesini duymak isterim…
Belki hoşlanırsın, belki de sıkılırsın bundan, ama elimde değil; işte onlar, öyle zannedişlerimi, yani “sanki yoksun” sanışlarımı susturmak içindir…
Yani… Senin; “benim uydurduğum bir masal” olma ihtimalini ortadan kaldırmak için!..

Beni anlaman gerekmiyor ki, zorlama aklını, yorma kafanı…

Sen.. Zaten.. Ne, var idiysen yok olabilirsin bundan sonra; ne de yok isen var olabilirsin kendi kendine… Hem de, benim bunları yazdığımdan bile habersiz…
Yorulma, dedim ya; anlamaya zorlanma!

Bir sır almak ister misin benden, veya sana bir gizlimi vermemi arzu eder misin?..
Peki, al öyleyse açarak avuçlarını…

İşte!.. Evet, varsın!..
Çünkü, gördüm ki; avuçların vardı ve sırrım durdu avuçlarında…
Ve bir istiridye kabuğuna incilerin yakışması gibi, ne çok yakıştı sırrım avuçlarına!

Varsın, artık biliyorum; varsın ya, bu çok güzel…
Gerçeksin ya, huzurluyum…
İnanıyorum ya, güvenebiliyorum ya, ben çok şanslıyım…

Var olmasına sevindiğiniz, var olmasına minnet ve şükran duyduğunuz, var olduğuna şükrettiğiniz ve var kalmasına dua ettiğiniz insanların çok olmasını dilerim…

Muammer Erkul

Reklamlar

25 Yanıt

  1. selamün aleyküm kardeşim ıyıkı sende varsın bakı var olana emanet ol

    geLirsen..
    Gelirsen pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin ve mutluluğu asmalısın solomzuna. Bakışlarına kan dökmemelisin, kinden, nefretten, her tür tuzaktanarınarak çıkmalısın yola. Hayatı taşıyacak kadar yürekli olmalı küçükparmakların, avuçlarının içiyse her dem ıslak olmalı.Gelirsen gözlerini getirmelisin, içlerinde bakmaya doyamayacağım umut dolugözbebeklerini de almalısın yanına. Bir ceylanı bile kıskandıracak o nefisyürüyüşünle gelmelisin bana. Yürek titreten gülüşlerini de almalısın yanınave akmalısın yüreğime daha ilk merhaba demek için hazırlık yaptığım anda.Ardında bıraktığın sözcüklerin tümünü silerek hafızandan, o öpmeyekıyamadığım dudaklarınla gelmelisin. Güneşi getirmelisin gelirken,karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle ve içimize gömmeliyiz karanlığı.Hayatla başa çıkabilecek kadar sert, en küçük kırılmada parçalanacak kadaryumuşak bir yürekle gelmelisin bana gelirsen.Minicik öykülerinle gelmelisin, bir kedi kadar sessiz, bir kaplan kadaryırtıcı olmalısın yola çıktığın andan itibaren. Seni dinleme zevkini degetirmelisin bana, dudaklarından dökülen her sözcüğü içmeliyim kana kana.Fesleğen kokulu saçlarınla gel gelirsen ve içinden topladığın çiçekleriniver bana. Yüreğinden sessizce süzülen nehirlerini getir bana,utangaçlıklarını, sokulganlıklarını, çılgınlıklarını da yanına yoldaşyaparak.Ama neyse sen bana aldırma. Unut yukarıda istediklerimin tümünü."Gelirsen Sadece Kendini Getir Bana ."

  2. bir elif gibi yanlızım..

    ne esrem var ne ötrem.. ne beni durduran bir cezmim, ne bana ben katan bir şeddem var… ne elimi tutan bir harf, ne anlam katan bir harekem.. kalakaldım sayfalar ortasında… bir okuyan bekledim, bir hıfz eden belki.. gölgesini istedim bir dostun, med gibi..

    sızım elif sızısı…..

    Elif olmak zordur…Çünkü elif olmak;Yuvarlak bir dünyada dik durmanın,Dik ve önde,Belki acıylaAma, vazgeçmeden durmanın,Dünya ne kadar dönerse dönsünOlduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak…Kaç silah varsa elife çevrilir!Elif hep olduğu yerdedir…Silahlar patladığında ilk vurulan eliftir!Zordur elif olmak…Elif olmak hep vurulmaktır!Elif olmak yalnızca elif olmaktır…Ne B, ne T, ne SElif…Yalnızca elif…Elif demeden hiçbir şey denilemez.Ben elif dedimArtık her şeyi söyleyebilirim…

    bir elif gibi yanlızım..  ıste kardesım bunları paylasmak bıle sırdır bence bır arkadas ve kardes ve sırdas selam ve dua ıle kal.

  3. “Terk etmedi sevdan beni.” Terk etmiyor bu sevdan hiçbir zaman. Ben unutsam da, sen unutmadın. Yaprak yaprak açtırdın ağaçları, çiçek çiçek donattın dalları. Dalların uçlarında rengarenk meyvaları. Hepsini, her şeyi benim için yarattın.“Terk etmedi sevdan beni.” Çünkü Sen Rahmandın. O yüce ve eşsiz sevginin şanındandır tüm bunlar. Sığındığım, kollarına atıldığım nice gerçek olmayan sevgilerin kapılarını kapadık. Yüz bulamadık, Senden Senin dergâhından başka hiçbir yerde. Hepsi gitti, gidiyor da zaten… Bir zaman sonra anladık ki; aynalardaki güzellik aynalardan değilmiş. Biz aynadaki güneşe vurulmuşuz. Aynalar kırıldı. Güneş, gökte yine yalnız kaldı, pırıl pırıl. Sevginin güneşi de böyle, hiç sönmedi, sönmeyecek. Sen tüm sevgilerin kaynağısın, Rahmansın. Küçük diye ne bir karıncayı, ne de bir çiçeği terk etti rahmetin Senin. Her şeye, her şeyden yakınsın Sen. Her şey Senin çünkü Rahmansın Sen. “Terk etmedi sevdan beni.” Bu sevgi beni yaratmadan hatta kainatı yaratmadan öncede vardı. Ezelde Senin, Ebed de. “Terketmedi sevdan beni.” Sonra sonra, ilahi bir hikmetin ve sevginin ışığıyla yandı, aydınlandı her yer. Sen ki, Nurdun. O Nurdan uzak kalamazdı hiç kimse. Gizlenen, saklanan, uzak duranlar müstesna. Ama onları da unutmuyorsun, yine de yaşatıyorsun. Seni layıkıyla sevemedik. Allah’ım affet. Kayboldu bir kısmımız dünya çöllerinde, buharlaşıp gitti. Bir kısmımız ise yanıldığımızı anlayıp döndük. Davetine uyup tekrar düştük yollara, yöneldik huzura. “Terketmedi sevdan beni” dedik. Aç kaldık, susuz kaldık. Uğrulara kandık. Aldandık, aldatıldık bu yollarda. Bir Sen vefalı çıktın, beni yalnız bırakmadın. “Terk etmedi Sevdan beni.” SENİN adınla başlayan her nimet güzeldi, Senin için katlandığımız her zorluk da kolaydı. Nimetler Sendendi, Senindi. Sevginle sermest, aşkınla bihuş olup düştük yollara, yollarına. O sevdanın uğruna. Daha yakın olalım, rahmetinden kana kana içelim, tadalım diye yollardayız. Yollar ki adınla güzel, bu yolculuğun en güzel kelimesi de yine Sen’den armağan; “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, Lebbeyke la şerike leke lebbeyk…” Sevginin, hasretin ateşi sarınca içimizi, ayaklarımızın altındaki yollarda kısalıyor sanki, zaman da dürülüyor. Geç olmadan anladık ki, “Hac” sevgiymiş meğer… Bir aşk damlacığının, sevgi seline kapılıp ummana doğru koşmasıymış, çağlamasıymış. Huzurdayım, kapındayım, kıyamdayım demekmiş. Eller, diller ve gönüller arınmakta şimdi. Binler duygunun temizlenme vakti şimdi. Mahşerin provasına hazırlanıyor milyonlar. Günahın, lekenin bir zerreciği bile kalmamalı üzerimizde. Arafat’ta son bir defa daha yıkanıp arınmalıyız. Gerçek hayat neymiş burada anlıyor insan. Rahmetine sarılıyoruz, kabuslardan uyanıyoruz. Savrulmaktan ve ezilmekten ise izzetinle kurtuluyoruz. Seni bilmekle, Seni “Bir” ve “yakın” bilmekle rahatlıyoruz. “Terk etmedi sevdan beni.” Hiçbir zaman, ne dünyada , ne kabirde, ne de ahirette… Her nereye gidersek Sendin bizimle kalan, binbir isminle bizi kuşatan, bizimle olan. Senden başka kim var ki, kimimiz olabilir ki, bizi bilen? Varlığının yanında ne ki bu gölgeler? Senden medet almayan sevgiler, sönüp gittiler birer birer. Sen ki sönmeyensin! Sen ki, ölmeyensin! Sen ki, eşi ve benzeri olmayansın! Sen ki, kullarını unutmayansın! “Terketmedi Sevdan beni.” ALLAH’IM Sen ki, Rahmansın, yaşamak bu olmalı, gerçek hayat da bu olmalı. Çok şeyi bilmek değil, sadece bir şeyi bilmek, o yüce gerçeği bilmek. “Terk etmedi sevdan beni” demek. Ve seni sevmek… İşte bütün mesele bu… Seni sevmek, ölesiye sevmek, ebediyen sevmek. Mevlânâ gibi “Yarabbi; İşte Senden başka kimse yok! Sana teslim olan da, ağlar sayılmaz… Ey Nur; Sana karşı hiç kimsenin adını anmak lâyık değil. Bu bir damlayı, af ve rahmet denizlerine ulaştır. Kötülükleri bizden ırak et. Dua ve dileklerimizi kabul et…” Amin… selam vve dua ile abim

  4.  

    Selam ve dua ile…

  5. Seni çok seviyorum. Çünkü; seni sevmemi bana imanım şart koşuyor. İmanımın öğretmeni sözün ve gönlümün sultanı diyor ki: “Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. İman etmedikçe de cennete giremezsiniz. Öyle ise birbirinizi sevecek bir yol size göstereyim mi? Aranızda selamı yayınız.” İşte bundan dolayı seni sevmek zorunda olduğumu biliyorum. Öyle görünmek için değil, sırf imanım bunu bana emrettiğinden dolayı seni seviyor ve senden hiçbir bedel; maddi yada manevi bir karşılık beklemiyorum. İmanımdan dolayı seni sevdiğim için de seni nefsime tercih ediyor, bencillik, çekememezlik, hased, kibir veya yersiz gurur yapmıyorum. Bana ne yaparsan yap; ister ihanet, et ister farklı hesapların peşinde ol, ister küçük kazanç ve menfaatlerin adına beni ucuza sat… Ben asla misli ile sana karşılık vermeyeceğim. Çünkü ben dostlarımı ucuza kazanmadım ki, ucuza da gözden çıkarayım. Ucuza satanlar kendi değerlerini düşürürler. Kendine değer veren biri için dost dünyanın en pahalı şeyidir. Bu bilinçte olduktan sonra kim elmasın hesabını yapabilir ki.. Dostumu kıracağıma varsın elmasım kırılsın demeye başlar, değer vererek, değer kazanırsınız.
    O halde imanımızın bir sorumluluğu olarak su gibi saf ve duru olarak birbirimizi sevmek için seferber olmaya ne dersiniz. 

  6. çok şükür ki sende varsın…

  7.   Bir Ceylan VurulurBir ceylan vurulur otlarken, bir başına… Bir ceylan vurulur, Acır içi! .. Acı, içinde büyürken kendinden fazla, bilemez yapacağını! .. Bir ceylan, vurulur; gözünden! .. Kurşun, gönlüne girer! .. Haykırır… ve dizler… ve bir \’yüreğe\’dönüşüp çökerken, koyar başını bir çiçeğin dizine! .. Bir ceylan vurulur, otlarken, bir başına. Acır içi… Acııır, içim! Ardından; Bir kum tanesi düşer içime… İçimde ne varsa sarılır etrafına… Sonra kelimeler dökülür içimden; İnci inci, dizilir içim; boynuna! .. Bir kum tanesi gibi acırsın içimde. Ha böbreğimde taaş, ha kalbimde sen! .. Gözü bağlı koç gibi, boynum hep bıçağın ağzında, ve dilimde sen! .. Ve sen; bir kum tanesi gibi düşersin içime. Sedefe benzer nem varsa, sarılır sana… Ardından, ardında acı çizgiler bırakan kelimeler dökerim… Dizilir içim; İnci inci, boynuna! .. Bir ceylan vurulur, zamanın orta yerinde… Bir ceylan vurulur otlarken, bir başına… Bir ceylan vurulurken gözünden, yaralanır yüreği! …yaralanır yüreğim… Bir ceylan, vurulup düşer bir çiçeğin dizine… Acır içim; Her inci gördüğümde! ..

     

    Muammer Erkul
    selam ve dua ile iyiki sizin gibi kardeşlerimizde var kardeşim a.e.o

  8.  
     
     
     
     
    Birilerinin var olması güzeldir hayatında, masal dahi olsa bir gün gerçekleşeceği ümidini taşıyarak..
    Ve bir limanı olmalı insanın tüm fırtınalarını O\’nda dindireceği…
     
    Selam ve dua ile inş.

  9. Sensin her zaman yanımda olan,dar zamanlarımda yüreğimin yankılarini duyan… Sensin karanlıklar ortasında dolunaylar gibi kalbime doğan.. Sen benden cansın,SEN hayatıma anlamsın.. geceleri buram -buram tüten hıçkırıklarımdan,bütün arayışlarımda,dalgalı bir denizin ortasında çırpınan ruhumda ,Sensin gökkubbemin rengarenk gökkuşağı… özüm Sensin,Tebessum ettiğimde Sen benim gülümsemensin.. Sen benim yüreğimsin,beni hakiki seven Sensin.. ellerimin,gözlerimin,yüreğimin mimarı! her bir zerrenmin nakışlarında,sanatından bir emareyim.. gözlerime Nurundan ışıklar vermeseydin,şu kainat tablosunu göremeyecekti gözlerim. sevgiyi kalbime ilham etmeseydin,Seni sevmenin güzelliğini,sonsuz acizliğimle bilemeyecekti yüreğim.. gözlerime ağlamak nimetini vermeseydin,gözyaşının kalbimle olan dostluğundan bi-haber kalacaktı gözlerim.. her gün güneş olup aydınlattın semaları,karanlıkta bırakmadın umutlarım.. Ey cömertlerin En cömerti! Rezzak isminle donattın afakımı,Settar isminle örttün ayıplarımı, Tevvab isminle her defasında kabul ettin tevbelerimi… "Yine Gel"!dedin..tekrar geldim ,sana geldim Allah\’ım! Vedud olan Sensin seven sensin,senden başka kimim var ki,kapısına gideyim? aşkınla kuşat,aşkından mahrum kalmış naçar yüreğimi.. baharım Sen ol sevgili.!Hazanda bırakma,yapraklarım dökülüyor.. Gülüstanım sen ol Ey Sevgili! Ey ellerimden tutanım.!Sana kavuşmak çıktığım bu sevdalı yolculukta sarp yokuşları çıkarma karşıma.. ey fukara yüreğimin Rahmeti sonsuz Sevgilisi!beni sana sürünerek değil,koşarak getir.. uzattım ellerimi,bırakma beni.toprağımda Nurun ol,cennetimde gülüm ol! Elim sen ol Allah\’ım!Kolum kanadım,dilim damağım,tek güvenim dayanağım,sahibim Sen ol… Ayım güneşim,Gözyaşım tebessümüm,Sen ol.. Geldım işte kapına,Aşkının fukarasıyım. Aşkım sen Ol Allah\’ım,Aşkım Sen o

  10. Huzuru içimde hissediyorum.Bu ne güzel rahmet Allahım, sevdiklerin ile beraber olmak. Senin için yaşayanlarla yaşamak. Sadece senin yüzünü isteyenler, onlar ne güzel insanlar.Bizler savrulan yapraklarız, rahmete ve hakikat pırıltılarına susamışToprak gibi olmaya geldim huzuruna Betondan kaçmak için;Bizi boyalı şeyler ile aldatmaya,Gönlümüzü karartmaya,Ufkumuzu daraltmaya,Medeniyetimizi alçaltmayaÇalışanlara inatİnadına toprak diyorum.Toprağın yüzyılı henüz yaşanmadı,Gelecek toprağı müjdeliyor.Sen ki 700 senedir ölmediysen 1400 senedir O kutlu insan hala İnsanlığa ufuk açıyor, söz söyleyebiliyorsaVe diğer insan-ı kamiller hakikat pırıltıları saçmaya devam ediyorsa,Biz o güzel insanları özlüyor,onlar gibi olmayı istiyorsakBizim yüzyılımız gelecek.Toprak medeniyetine selam O medeniyeti özleyenlere selamBetondan bıkanlara selamRuhu sıkılanlara selam İkiyüzlülükten tiksinenlere selamBaşka bir dünyanın özlemini çekenlere selamGelin, toprakta toprak olup birleşmeden; toprağın üzerinde toprak gibi olarak birleşelim.Aşkın piri söyledi ben bir şey demedim.“Toprak gibi ol”ŞükürMuhabbetHuzurHakikatSeni, Senin sevdiklerini, Seni sevenleri seviyorum.
    evet ne güzel sizin gibi kardeşlerimle gönüldaşlarımla tanışmak şükürler olsun iyiki varsınız kardeşim selam sevgi ve dualarımla sizinle

  11. Elhamdülillah…
     
    Selam ve dua ile abi…

  12. DOSTLARI OLMALI İNSANIN AYNEN GEMİLERİN LİMANLARI GİBİ, ZAMAN ZAMAN UĞRADIĞIN, YÜKÜNÜ BOŞALTTIĞIN… DALGALAR DİNİNCEYE DEK, KOYNUNDA BEKLEDİĞİN… SONRA; AÇIK DENİZLERE UĞURLAMALI SENİ GERİ DÖNECEĞİN GÜNÜ BEKLEMEK UMUDUYLA… BAZEN RÜZGARA O AÇMALI YELKENİNİ, YANAĞINA KONAN BİR BUSENİN COŞKUSUYLA HALATLARI ÇÖZMELİ…SENİ ÇOK AMA ÇOK ÖZLEMELİ… DOSTLARI OLMALI İNSANIN ERMİŞ, BİLGE, HAYATI EZBERE OKUYABİLEN DÜŞÜNMEDİKLERİNİ DÜŞÜNDÜREBİLEN SENİ BİR CANBAZ İPİNDE, GÜVENDE TUTABİLEN GEREKTİĞİNDE SENİN İÇİN ATEŞİ TUTABİLEN YOLUNA IŞIK TUTAN… ŞEKİLLENDİRMEYİ ÖĞRETMELİ SANA, HAYATIN ÇÖMLEĞİNİ… 
     SANA VERMELİ, SOĞUK BİR KIŞ GÜNÜ ÜZERİNDEKİ TEK GÖMLEĞİNİ…..
    selam ve dua ile kardeşim paylaşımların için güzel yüreğin için rabbim razı olsun…

  13. İYİKİ Kİ SEN VARSIN Kavgalı bir dünya diyorlar, adım başı sıkıntı, gerginlik… Bir de "Stres" modası var, biliyorsunuz. Herkesin ağzında bir "Stres"dir gidiyor. Ruhsal gerilimlerden bu kadar çok söz etmek de bir ruhsal gerilim değil mi? Duyuları bastırmak ne kadar yanlışsa, dertleri, sıkıntıları bu denli vurgulamak da yanlış. Kocaman bir ömür var önümüzde. Yaşamak ve mutlu olmak hem hakkımız, hem görevimiz. Umutsuz bir insan düşünebilirmisiniz? Herkes birşeyler düşler, birşeyler umut eder. Geleceğe uzanan en ışıklı köprü "Umut"tur. Hasta, iyileşmeyi; fakir, zenginleşmeyi; tutuklu, özgürlüğü düşler. Bitkinizin çiçek vereceğinden umut kesseydiniz, onu sularmıydınız? Sevginin de paylaşabileceğine inanmasanız, sever ya da sevilirmiydiniz? Yarınları düşlemeseniz, bunca yorgunluğa, bunca derde katlanabilir miydiniz? "Hasırcıoğlu", bu konuyu dizeler halinde şöyle işlemiş: Elbet siyah olacak rengi gecenin Gri bulutlarda gözyaşı, hüzün Ve tadı olmayacak gündüzün. . . Neyse ki sen varsın. Burukluğu çözemediğim bilmecenin Kıyıda soğuk, köpüklü dalgalar Ve ince kırbacıyla amansız rüzgar. . Neyse ki sen varsın. . Ne büyük mutluluktur, "Neyse ki sen varsın" diyebilmek. Çocuk için anne, anne için çocuk. Bir dost, sırasında. Sevdiğinizi, sevildiğinizi; düşündüğünüzü ve düşünüldüğünüzü bilseniz, ılık bir güvence dolar içinize. Karlar, soğuklar, fırtınalar dışarıda kalır. . . Gözünüzü yummasanız da, içinizde, ta içinizde bulursunuz onu. Ve fısıldarsınız kendi kendinize: "Çok şükür, sen varsın. . . " Yitirilen anneler, uzaktaki çocuklar, her an görülemeyen, konuşulamayan dostlar olabilir. Yine de sıcak bir güvence oluşturmuşlardır içinizde. Elinizi uzatsanız, dokunacaksınızdır sanki. Sevilen uzakta da olsa, sevgi yüreğinizdedir. Can evinizde, sizde, sizinledir. Yalnız değilsiniz artık; tüm çabanızda desteğinizdir. Yaşamanızı, gülmenizi ve sevmenizi ister. Özlemle, sevgiyle, belki de umutla fısıldarsınız, haykırırsınız belki de: "Neyse ki sen varsın"
     
    Can Dündar_ _ _
     
     
    selam ve dua ile cann kardeşim…
    Rabbim burada bizleri buluşturduğu gibi Kevser havuzunun başında da buluştursun inş tüm gönül dostlarımızla….
    Rabbime emanet olasın…

  14. dost!anlamı anladığımdan daha derin…yüreğime benden gizli girip her halimi bilen.gönlümdeki sıkıntıyı benden önce benim için yaşayan.ben ah etmeden, ahıma derman olan. gözyaşımı muhabbetiyle silen.yaptığını nasıl yaparsa yapsın Hakk\’ın rızasını muhakkak gözeten.ve en önemlisi ve belkide özü;herşeyime Rabbim için \’eyvallah!\’deyip susan.
     
    SELAM VE DUA İLE CAN AHMET KARDEŞİM İYİKİ VARSIN KALBİ MUHABBETLERİMLE HAYIRLI GECELER…

  15. İyiki sizler gibi gönül dostlarımız ve  m anevi kardeşlerimiz var . rabbim güzellikleri paylaşmakta daim eylesin. Rabbim  dünyada veahirette dostlarından ayırmasın .çok güzl bir paylaşım A.r.olsun.
    Selamve dua ile nur kardeşim.

  16. Güne FETTAH ile başlamamı sağladığın için yürekden teşeşkkür ederim..

  17. "Dostuma yakışayım" diye susuyorum! sırtımı sıvazlıyor, -sırtıma yükle(n)diğim tüm yüklerim- ağırlığına rağmen seviyorum sırtımdakileri, seviyorum sorumluluklarımı, seviyorum içime gelen soruları, cevaplarını yüklüyorum arkamdaki heybeye. ve yürüyorum, heybemdekiler, güç oluyor takatsiz ayaklarıma, heybemdekiler hatrına güç veriliyor adımlarıma, yürüyorum, ardımda bıraktıklarım mahsûn olsa da, ben mahsûn kalsam da arkalarda yanımdakiler mesud, ben o’nun yanında mesûd….. ……………. dostum , sırtımdakilerle kıymetliyim bir’in katında, inanıyorum…şimdilerde semayı, yaslandığım bir omuz biliyorum; içimi çeke çeke hüznü yudumlasam da, içime inşirahı çekiyorum; içime çektiğim havadan inşirahı süzüyorum… kayboluyorum sokağımda; ama alışıyorum… dostum… ”eslem” olmak yakışmadı bana hiç bu kadar; nokta’m hiç bu kadar mana kazanmamıştı; hiç bir cümlemin son buluşu beni bu kadar yıkmamıştı; ama hiç bir cümlem de bu kadar çabuk nokta’sıyla vuslatı yaşamamıştı…ân şahit dostum, gezdiğim mekanlar şahit, niyaza durduğum vakit simam şahit, yağmur şahit, kalem şahit, kelam şahit; talimdi benimkisi…bir talebe acemiliğinde yaşanan, kelimeleri hikmetle seçilememiş bir talep sonrasında yaşanan bir talim ..yürek ilminin kıyısında gezinebilmenin bedeli belki de…bilmiyorum dostum, bilemiyorum; sadece soru sormamam gerekiyor, bunu biliyorum…bu yolda soru sormak edepsizlik imiş; bunu öğrenebildim…bunu soludum; bununla nefes aldım; soru sormadan “eslem olarak halimi o’na anlatmakla….” dostum, sokağıma o kadar çok yağmur dokunuyor ki şimdilerde; ama rahmet olamıyor sanırım sineme…ben hala özlüyorum…ben hala “can” diyorum..korkularım var dostum, korkuyorum göklerin gürlemesinden; sokağımın lambaları kırılmış – karanlık olmuş havası-, pervaneleri aşk’ı öle öle anlatıp gitmişler artık; bir çakan şimşeğim var semada; yani korkum ve ümidim var…semamda çakan şimşekler ve duamı o’na ulaştıracak olan, rahmeti indiren melekler…dostum, ne demeli şimdi…susmalı mı…söz dokunur mu, yâr dediğime.. dostum, bana bir şeyler söyle artık sükûtunla; bana bir’den bahset… yaslandığım bir omuz biliyorum seni, ayağımı yaslayıp hasbihâl ettiğim kaldırımlar gibi…dostum, simama tebessüm yakışır imiş; dilime hamdin yakıştığı kadar; lâl olup içten içe niyaza durmak yakışırmış; bana hayret yakışırmış, hasretimi yoğuran her hal o’nun yedinden imiş… dostum, ben susuyorm artık…sen iç-inle konuş; iç-ime haber yolla, niyazınla…
    selam ve dua ile arkadaşım…

  18. HAPPY WEEK

    Confesso…Não sei onde guardar vocêTalvez em um BancoPorque é jóia raraEm uma IlhaPorque és um grande tesouroAh!No meu coraçãoMas ele é tão pequenoPara guardar tamanha riqueza.

  19. değerli
     
     
    arkadaşım selam ve dua ile çalışmalarının devamını dilerim

     
          Ey Yolcu
    Aglayarak Geldigimiz Dünyadan
       yine Aglayarakmi Gidecez??                        
     
     

  20.  
    Kim sevecek bu küçücük serçeyi?
    Uzun yoldan gelmiş ve yorgun.
    “Ben değil” dedi koca meşe. “Ben dallarımı onun yuvasıyla paylaşmayacağım ve yapraklarımın örtüsü onun üşümüş göğsünü ısıtmayacak.”
    Kim sevecek bu küçücük serçeyi, Kim söyleyecek tatlı bir söz?
    “Ben değil” dedi kuğu. “Saçma bir fikir bu diğer kuğular duysa gülüp alay eder be!”
    Kalbi acıma hissiyle dolu, kim açlıktan ölen bu serçeyi besleyecek?
    “Ben değil” dedi altın başak. “Yapabilseydim keşke ama olmaz! Büyümek ve gelişmek için güçlü olmalıyım.”
    Kim sevecek şu küçük serçeyi, kimse yazmayacak mı ona bir ağıt?
    “Ben yazarım” dedi kara toprak. “Tüm benden olanlar bana geri döner, çamurdan yaratıldınız ve gene çamur olacaksınız sonunda.”
     selamve dua ile.   

  21. ölüm var ölüm!!!
    kıl namazı, kıl gülüm…
    koy ebed\’e cann\’ını,
    her an sanki son secde\’n misali kıl namazı kıl gülüm!!!
    kıl ki,
    kalkıp da dirilişin mahşer sabahında,
    alnında parlasın resül\’ün nur\’u gülüm…
    bak ibret nazarında ;barış\’lar gidiyor yirmidokuz yaşında,
    şarkılarla şiirlerle alkışlarla;
    ölüm var ölüm;
    gidişin \’\’la illahe illa \’\’\’\’ ile olsun gülüm!!
     
    ölüm var ölüm!! geçirdiğin her an\’ın; satır satır, milim milim,katre katre sorulacak o gün gülüm, la illahe illa \’ın sırrına eren kurtuluştadır gülüm!!!
    emr_i hakk vaki olunca amel defteri kapanır gülüm; \’\’dünya, ahiretin tarlasıdır\’\’ derdi resülüm (asm) tarlanı dermeden gitme sakın, gitme gülüm…
    ölüm var ölüm; seyr eyle sağı solu gülüm; giderken \’\’en sevgili\’\’ ye resülüm; namaz da namaz ümmeddi ümmeddi diye ağlardı gülüm…
    gülüm… gülüm… ebeden cann\’ını koyan hayy\’dan hu\’ya gider gülüm… müjdeler olsun… ölümü de öldüren rabbe secdeler olsun gülüm

  22. Kalbime adını düşür Kalbime adını düşür Yaprağa boyasını süren nakkaş, Deliği onaran ruh ,Yürek ortama saplanan ok ,Yalın ayak bastığım sahra ,Gecelediğim balığın karnı ,Dağdağalı deniz ,Sağım-solum azalarım ,Acziyetim, fakirliğim, Muştuma inen nur, mermerin arasından sızan su ,dala yürüyen hayat, Yemen\’de Aden ile Umman arasında, Ahkaf … Elif. Lâm. Râ Ebediyeti arzulayan korkak yanımla , Pençesindeyim ebabilin tırnaklarında Ey yar göçebeliğimi hicretim say! … Günaydın ,hayırlı işler,helal kazançlar, seviyeli dost a.e.o.

  23. her zamanki gibi ne kadar güzel bir yazı ne güzel  var olduğunuzu bilmek var olduğunuz için minnet ve şükran duymak hep var olmanızı dilerim rabbimden allaha emanet olun çok çok güzel

  24. resim:http://www.fotokritik.com/77240
     
    SEVGİYLE BAKMAK..
    Mümine bakmak ibadettirBüyük âlim “Ahmet Mekkî Efendi”,
    bir gün bâzı sevdikleriyle bir araya gelmişti. Onların yüzlerine bir müddet
    sevgi ve muhabbetle baktıktan sonra;- Size niçin böyle baktığımı biliyor
    musunuz? diye sordu.- Bilmiyoruz, dediler. – Müminin yüzüne sevgiyle
    bakmak ibadettir de ondan, buyurdu.Şaşırdılar.- İbadet mi efendim?-
    Evet. Ayrıca müminin yüzüne muhabbetle bakanın kalbi temizlenir, nurlanır,
    parlar.Allah kimi severse…Orada bulunanlar;- Efendim, Allahü
    teâlânın bir kulunu sevdiği nasıl anlaşılır? diye sordular.- Allahü teâlâ
    bir kimseyi severse, ona sevdiklerini sevdirir. Sevmediklerine karşı da nefret
    verir, buyurdu. SENDE İYİKİ VARSIN OĞUL….ALLAH RAZI OLSUN…YOLUN AÇIK OLSUN GÖNLÜN HAK İLE BERABER…SEVGİLER…

  25.  
     
    Varsın ya…Bunu bilmek ne güzel.Sevgine, sevdiğine, seviyor olduğuna güvenebilmek çok güzel…
    ALLAH razı olsun inşaALLAH abim paylaşımlarının hepsi gerçekten çok anlamlı ve güzel inşaALLAH RABBİM yar ve yardımcın olsun.Herşey gönlünce olsun.selam ve dua ile..
     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s