Son kez söyle bana, onca vebali RABBİM yanına kâr bırakacak mıydı?…

SÖYLE BANA…

 

Söyle bana, “üsttün ırk” inancın seni ne kadar daha kamufle edebilir. Üstünlük ırkında mı yoksa zalimliğinde mi gizlidir.

Hak(c.c) katından bildirilen üstünlük oysa ırktan gelen değil, takvayla ölçülendi…

Söyle bana,”vaad edilmiş topraklarının” sırrı neydi. Bunca kana bulanmış ve bağrında feryadı figanlar barındıran bu topraklar gün gelir seni de terk etmeyecek miydi? Tüm fanilik gibi senide derinliklerine gömmeyecek miydi?

Söyle bana, kim barış içinde yaşamak istediğin topraklardan seni söküp atmak, yüreğini kanatıp, canından can almak istedi. Kim baharını zoraki kışlara çevirmek istedi?

Söyle bana, adalet kutsallıkla anılan bir kavram değil miydi? Eğer öyleyse kutsal saydığın bu yerlerde neden adaletsizlik, haksızlık ve zulüm kol gezmekteydi?

Söyle bana, büyüklük muhtaca kol kanat germek değil miydi? Peki, niyetin büyük olmaksa, elli yıldır süren bu zulüm kimeydi. Ya da bir anlık dünyalık zevkin için bunca çileye değer miydi?

Söyle bana, senin adına yuvalar yakılır, evler bombalanır, çocuklar ailesiz, aileler evlatsız bırakılırken, uykunun olmadığı geceler, güneşsiz sabahlara uğurlanırken, nasıl olurda gözlerini huzur içinde kapatıverirdin?

Söyle bana, bu canilik değilse, daha dili dönmemiş bebekleri öldürmenin başka bir ifadesi mümkün müydü? Vatanlarında mülteci olan yüreklerin feryatları senin lugattınca ruhsuzluk muydu?

Söyle bana, bu kinin amacının ve sonuçlarının üzerine bıraktığı mutluluksa ve kazandım zevkini yaşatıyorsa sana, acaba insanlığın kan dökmeden yaşadığı hakiki mutluluk bir yalan mıydı? Birilerini yok edip kazanmak acaba hakiki kazanmak mıydı?

Söyle bana, adına bu âlem yaratılmış olan bile bırakıp giderken, bu üç günlük dünya sana kalıp yar olacak mıydı? Ya da mazlumun ahı yakanı iki cihanda bırakacak mıydı?

"Söyle bana” demiyorum artık, söyleyeceğini dön bir yüreğine söyle, sence verdiğin cevap mantıklı mıydı?

Yoksa baştan aşağı menfaat ve haksızlık mı kokmaktaydı?

Son kez söyle bana, onca vebali RABBİM yanına kâr bırakacak mıydı?

İlknur DOĞANAY

14 Yanıt

  1. “O kâfirler, kendilerine mühlet vermemizin kendileri hakkında hayır olduğunu sanmasınlar. Onlara mühlet vermemiz, günahlarının artması içindir. Onları zelil ve perişan eden bir azap vardır” (Ali İmran, 3/178) mealindeki ayette ifade edildiği üzere, Allah zalimleri imhal eder fakat asla ihmal etmez. Bilakis yaptıkları zulüm gayretullah\’a dokunduğu için, onların cezayı daha fazla hakkedecekleri suçları işlemelerine biraz daha fırsat tanıyor. Zalimler için yaşasın cehennem! Allah\’ın zalimlere gazabının ve mazlumlara yardımının bir an önce gelmesi için mazlumların da yardımı hak edecek bir pozisyon sergilemeleri gerekir. Gerek Filistinlilerin kendi aralarında olsun, gerek onların kardeşleri olan diğer İslam ülkeleri olsun, gösterdikleri zillet ve pısırıklık zulmün devamına davetiye çıkarıyor. Ölenler inşallah şahadet şerbetiyle Allah\’ın huzuruna gitmişlerdir. Fakat hayatta olan Müslümanların dağınıklığı, zalimlere taraftarlıkları onları da bu zulme ortak ediyor ve Filistin’in kurtuluşunu geciktiriyor.ALLAH c.c. senden ve İlknur kızımdan razı olsun oğlum. gönlümüzdekileri seslendirdiğiniz için.selam ve dua ile..

  2. Selamün Aleyküm Ahmed kardeşim. Güzel ve anlamlı bir blog olmuş. Sayfanda yer verdiğin ve bizlerle paylaştığın için teşekkür ediyoruz ve Allah razı olsun sevgili kardeşim. İnsanlığın düşmanı cehalet değilmidir? Irkçılıkta cehaletin bir parçası değilmidir? Çoğu zaman ırkçılığı körüklemek isteyenlerin ve aynı zamanda yaratıcıya şirk anlamına gelen ırkçı söylem ve eylemlerimizi sık sık vurgulamaktan geri durmuyoruz. Bugün Filistinli kardeşlerimiz nasılki ırkçılığın zulmü altındalarsa, ülkemizde de benzeri ırkçılık, hemen herkesin bilerek yada bilmeyerek söylediklerimiz ve davrandıklarımız değilmi? Oysa Allah (cc) ve Rasulunün (sav) yasakladığı bir davranışı bizlerde yapmıyor değiliz. Ama bu, ülkemizin dışında olunca ırkçılık diyoruz, kendimiz yapınca ırkçılıktan saymıyoruz. Hemen hergün övünüyoruz zalimlerin bize ezberlettiği ırkçı söylemlerle. Ve bu övünme sözcüğünü bize ezberleten zalimlerin geçmişte alimlerimize yaptıkları zulümler, zalimlerin şimdiki torunları ise din değerlerine sahip çıkmaya çalışan, sadece imanlı olmasından ve Rabbim allah dediği için şimdiki insanlarımıza yapılan ırkçı ve tağuti zulüm değilmidir? Filistinde zulmeden firavunların torunları, maalesef ülkemizde de zamanında firavunluklarını yapmışlardı ve halada yapmaktadırlar. Bugün bacılarımızın başörtüsüne uzanan ellerin atalarıda geçmişte tüm din adına ne varsa yerle bir edenler değilmiydi? Alimlerimizi darağaçlarına götürenler değilmiydi? Dar ağaçlarını bırakalım, sokaktaki ağaçlara asıp, \’\’her kim bunu asılı olduğu ağaçtan indirirse yerine o asılacak\’\’ emrini verenler değilmiydi? Ve hala bu fravunların söyledikleri ırkçı söylemleri sanki mutluluğun tek adresi gibi yaratıcıya şirk koşarak, övünerek söylememiz, oldukça şaşırtıyor bizleri. Firavunları Firavun yapan bizlermiyiz acaba diye sormadan geçemiyor insan. Dilerim ki; böylesi anlamlı yazılara sayfalarımızda yer vererek kendimizde dahil kimin ne olduğunu anlama şansı yakalamış oluruz, anlamak kısmet olurda şirkten uzaklaşırız ve zalimleri kendimize bir örnek ve önder olarak tanımayız. Selam ve dua ile Allah\’a emanet olun sevgili kardeşim.

  3. a.s seninde cumaan mübarek olsun cnm kardeşim allah razı olsun kendine çok ii bak allaha emanetsin rabbim her iki cihanda yar ve yardımcımız olsun inş. by

  4. Yine kalbimize bir hançer saplandi bugün..Yine akti gözyaslarimiz..Ve Yüreklerimiz, bir kez daha yandi, içli içli..Buruk buruk, hüzünle izledi gözlerimiz, Ellerimizin yetisemedigi uzaklardaki kardeslerimize; yapilan zülmü..Kimimiz, keske orada olsaydim dedi belki..Kimimiz de, sadece izlemekle yetinmenin acisini yasiyor..Belki de, ne yapabilirim diye düsünüyordur kimimiz..Unutmayin ;Eliniz yetisemese de..Yürekleriniz, Dua’lariniz Yetisir Onlara..Zülmün son bulmasini temenni ediyorsunuzdur elbette..Ama sunu da biliyorsunuz ki, zülüm; ancak Zaferle bitmekte..Zaman, Zafer temenni etme zamani..Zaman, Zafer çigliklarinin yükselmesi zamani…Uzaklarda aramayin sakin..Mü’min’lerin gelecegine dair “müjdeler,zaferler,fetihler” ihtiva eden… …FETIH SÜRESI…Zafere Giden Yolun Ta Kendisi…!!!Simdi izlemekle yetinmek yerine, Ilahi vahye odaklansin gözlerimiz..Yüreklerimiz Fetih askiyla yansin simdi..Yansin ki, Fetih nidalarimiz, ulassin Kardeslerimize..Durmayin!Durmayin hadi……FETIH KAMPANYASI… fetih süresi okuyalım Tek çare bize…Katilalim ve ulasalim din kardeslerimize…

  5. can kardesım yureyındekı bu guzelıklerı bızlere aktardıgın ıcın yanı bu guzel yazılarınla bızlerı bılgılı ve dusundurur olman cok cok guzel ellerıne yureyıne saglık hayırlı gunler dılerım selam ve dua ıle kal.

  6. Bu Gece (Filistin)Bu gece; Filistin demek istiyorum. Bu gece; hüzün olsun. Utansın müslüman başlar, gözler yere baksın. Dursun zaman bu gece. Diz çöküp ağlasın, her insan olan insan. Filistin Filistin diye diye. Cansız yere düşen, çocuk bedenlerini yazmak istiyorum. Şu dinmeyen kan gözyaşını, şu hiçe sayılmış milleti, isimsiz şu mezar taşını, anlatmak istiyorum. Filistin Filistin diye diye.. Hangi yana dönsem kan kan. Nedir bilmiyorum, buna seyirci kalan. Amma; ölen hayvan değil, insan ulan insan. Bağır bağır bağırıyorum, Filistin Filistin diye diye.. Duyarsız kalamadım, yazdım, yandım bu gece… Çöktüm Gazze köşelerine, ağladım.. Bir değil bin mermi yedim, öldüm ha öldüm. Bel kazma kürek, mezarımı kazdım bu gece… Filistin Filistin diye diye… Ali Binboğa

  7. "Sizden hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini mü\’min kardeşi için de istemedikçe kâmil mü\’min olamaz."Hz. Muhammed (s.a.v)Çok çok acı veriyor. Acaba biz burda rahat içinde yaşarken, onlar orada acı çekerken nasıl rahat olabiliyoruz. Gerçekten uykularımız kaçıyor mu? Kaç gece gözyaşı dökerek müslüman kardeşlerimizi bu zulümden kurtar diye dua ediyoruz. Emeklerine sağlık can kardeş nolur cok dua edelim inşallah Rabbim cümle Mühammed (S.a.v)ümmetinin yardımcısı olsun.sevgiler selamlar

  8. FİLİSTİNLİ BİR DUA !!!! Filistinli bir duayım şimdi ben! Nasıl yorgun nasılda çaresizim Kana karışmış binlerce aminim Filistinli bir duayım derbeder Ellerim açılmış tek sahibime Yedi cihan görür, susar halime! Ne vakit hesap sorulur zalime Filistinli bir duayım çaresiz Meleklerin ayak sesi Bedir\’den Koşup gelse peygamber medine\’den Bu sessizlik çıkartacak çileden! Filistinli bir duayım çaresiz! Tükenmiş dizimde derman kalmamış! Kimsede merhamet vicdan kalmamış Kan damlıyor yüreğimden,tenimden Yaramı saracak yaran kalmamış! Filistinli bir duayım şimdi ben Bilmem gücün yeter mi söylemeye Üzerimde binlerce ebu Cehil Binlerce serzeniş yetim, dilimde Filistinli bir duayım çaresiz Nefesim yetmiyor çığlık olmaya! Evim,yurdum,ırzım daim ateşte Peygamberin emaneti peşkeşte! Kardeşim! ağlıyor seccadem hergün Ağlıyor filistin ağlıyor kudüs Miracı bekliyor mescidi aksa! Ebubekir ağlıyor,Ömerler yasta! Filistinli bir duayım şimdi ben! Öylesine kutsal öyle mübarek! İstersen diline şan eyle beni! İster yüzüstü bırak! terk-i diyar et! Benim kalacak her daim toprağım Ben uğruna baş konmuş bir sevdayım! Kılıcımda peygamberin şanı var! Yenilmem ben! ben mescid-i aksayım Filistinli bir duayım şimdi ben! Yalnızca Rabbine erişen sesi Öyle güçlüyümki yakarışımda Direnişim ümidin serzenişi Şimdi ben Filistinim! sahip çık bana! Şimdi ben peygamberin emanetiyim sana! Hep zulmü alkışlayan ellerini açsana! Ben kan kokan toprağın en naçar yeminiyim! Eyilmeyen başım ben! Ben miracım, müjdeyim! Filistinli bir duayım şimdi ben! Senin çaresizliğe terk ettiğin… SELAMLARIN VE DUALARIN EN GÜZELİ KARDEŞLERİMİZE İNŞ…

  9. "Ya Rabb! Çaresi bulunan şeyde acze, bulunmayan şeyde ye\’se düşürme bizi…"Allahumme Ya Rabbi! Kehhiril keferetel fecereh. Allahumme Ya Rabbi! kehhir salteti Amerika, İsrail ve İngiliz!.. Allahumme Ya Rabbi! Ente Mevlana Fensurna Alal kavmil kafirin…AminAllah(c.c) razı olsun kardeşim,selametle…

  10. Ben yine aynı şeyleri söyleyeceğim..bu zulümlere darbe vurmanın diğer bir adı israil ürünerini boykottur..işte bu fiili bir duadır..israil ordusuna giden para kaynaklarını kesmek sokaklarda bağrıp çağırmaktan daha etkili bir karşı duruştur..kınamadır…inanın gerisi pasif eylemlerdir..hayırla kalın

  11. Hey çocuk, çocuk hey! (Filistinli Cennet Kuşlarına…)Hey çocuk! Çocuk hey!Bak bir uçurtma.. Ne güzel kuyruğu var. Nasıl da uçuyor?!Gökyüzünün uçsuz bucaksız masmavi denizinde, sanki minicik bir kayık gibi…Bir uçurtma geçiyor…Hey çocuk, çocuk hey!Bak bir beyaz bulut..Develer gibi bulut sürüleri geçiyor.Koyunlar gibi, papatyalar gibi, annenin saçları gibi bulutlar…Babanı da özlemiştin ya, bak! Babanın yüzü gibi bembeyaz…Kirsiz ve lekesiz ömür, “Temurru merres-sehab”* geçiyor..Hey çocuk, çocuk hey!Bak, leylekler geçiyor. Serçeler ve martılar şen şakrak türkülerde..Güvercinler bak! Aksa’nın bembeyaz ve tertemiz güvercinleri…Şarkılar geçiyor, marşlar geçiyor, ilahiler geçiyor…Âyet âyet Kur’an geçiyor…Güvercin kanatlarında, melekler geçiyor.Hey çocuk, çocuk hey!Bak bir gökkuşağı, rengarenk…Ve tadına vurulduğun şekerlemeler gibi…Bir zafer takı kurulmuş gökyüzünde, bayram yakın mı ne?Altından, bir halk geçiyor…Hey çocuk, çocuk hey!Bak roketler geçiyor!Bak, kurşunlar ve zalim uçaklar geçiyor…Bak gözyaşı geçiyor, bak ağlamak geçiyor, bak acı geçiyor.Kanayan yara, hasret, açlık ve mahpusluk geçiyor…Hey çocuk, çocuk hey!Başını kaldır da hele bir bak!Gökyüzündeki zafer takının altından, uçurtmalarla, güvercinlerle, bulutlarla,Şen şakrak türkülerle, marşlar ve ilahilerle, âyetler okuyarak,Filistinli kardeşler geçiyor…Hey çocuk, çocuk hey!Başını kaldır!Ve asla eğme!Yolun, Cennetten geçiyor…* Bulutların geçişi gibi… (Neml Suresi, 88. âyet)Özkan Öze

  12. filistinde kıyametler kopuyor… filistin kerbela,gazze aşura..hüseyinler susuz can veriyor,zeynepler feryadı figanda,peygamber torunları zulüm altında…şehadete koşuyor minicik yürekler..dillerde tekbir, dillerde lailahe illallah muhammederrasulallah..bir devenin gözyaşlarına dayanamayan Nebi…ümmetim ümmetim dediğin kardeşlerin kan ağlıyor…lanetlenmiş kavimler kan kusturuyor.. filistin kan gölü ümmetin paramparça…nerdesin gönüller dermanı ey Nebi…lutfet dinsin bu kanlı zulüm,lutfet dinsin hıçkırıklarım,kanayan yanım… Rabbim gazabının şiddetinden,rahmetinin çokluğuna sığınıyoruz..sana Peygamber duasıyla sesleniyoruz..gözü yaşlı , bağrı yanık mü\’minleri bir avuç hainlerin eline bırakma Rabbimm…selam ve dua üzerine olsun can kardeşim…

  13. DAYAN FİLİSTİNİMKuru bir yaprak gibi savruldun zemheri ruzgarlarında İnledikçe sen;kan ağladı Mescid-i AKsa, YÜkün ağır senin dayan filistinim! Boynu bükük,gözyaşi dinmez yetimlerin; Kefeninden kan sızan şehitlerin; Hazana uğramış sinelerin var; yükün ağır dayan! Bu isyanlı sükut ki; Bastıracak çığlıkları! Bastıracak bomba seslerini,ölüm feryatlarını! Ağlıyor şimdi kubbetus-sahra, Bekliyor, gözleri uzaklara sevdalı Bekliyor Filistinim,karanlık sırra kadem bassa! Rahmet sarsa kanlı toprağı,nefes alsa bir lahza! Sen üzülme şehit kanı kalmaz aktığı yerde, Dİrilir gelir de boğar lanet cehreleri,siler atar,dindirir acını Sen dayan Filistinim!yükün ağır senin, Dayan ki can bulsun yetimLerin, Dayan ki; okşasın mahzun yüreğini esintisi ötelerin

  14. Gazze Ölüyor!..“Dua da bir ibadettir.”Müsned, IV, 267, 271, 276Gazze’de bebekler ölüyor…Gazze’de anneler ölüyor…Gazze’de soykırım kol geziyor…Gazze ölüyor ve dünya seyrediyor.Çareler tüketilmiş, çareler çaresizliğe dönüyor…İslam ülkeleri suskun… Vicdanlar suskun… İnsanlık suskun…Gazze’de çare başka yollarla bulunmalıydı, buna inanıyorum. O başka yolların neler olduğunu herkes biliyor; olmadı, olamadı…Gayretler yetmedi… Belki bir müminin duası yeter diye eski bir dua bahsini, Kırk Güzeller Çeşmesi’nden alarak yeniden sizlerle paylaşıyorum. Amin, amin..*Geceydi… Kurşun sesinde bir cenin duaya durmuştu…Gönülden ve gizlice… Sakınarak ve umarak… Israrla ve devamlı…Söz değil, bir hâl… Söze hükümran mecal… Kelebeklerin kanadı gibi titrek, seher bülbülünce zeyrek…Dünyanın eşiğinden öteye akıştı o dua; gaflet perdelerinden öteye bakıştı o dua. Denizleri dolaşan katreler gibi, tesbih tesbih dökülen taneler gibi.Yıldızlar tutar açılan elleri, şafaklar öper deyen dilleri. Umutların ritmiyle atan nabızda gizliydi, gönüllerin teliyle çalan sazda gizliydi.Tevbeleri izleyen gözyaşıydı dua, her işte bir hayrın başıydı dua. İlahî yazıların gizemli şifresiydi; yoldaşın yoldaşa gülen çehresiydi.İçten içe bir niyazdı o, gelinlik giyside beyazdı o. Bağırlar yakan közler de, söylenmeyen sözler de…Geceydi… Kurşun sesinde bir cenin duaya durmuştu ve çoğaltmıştı çığlıklarını…Dua savaşa giderken, dua düğün ederken. Dua yağmur yağmurdu, dua tuzdu, hamurdu… Ağlarken de, çağlarken de… Dua babadan oğula, dua azdan çoğula… Dua belalar def’i, dua makamlar ref’iydi… Allah kulunu dinliyor gibiydi dua, sebiller suyuna inliyor gibiydi… Dayanılmaz dertlerden, düşmanı sevindiren felaketlerden; başa gelen fenalıklardan, sese hasret tenhalıklardandı…Geceydi… Kurşun sesinde bir cenin duaya durmuştu…O dua idi ay aydın karanlıklardan, o dua idi yıldızlara karşı aydınlıklardan… Dua yıldırım akışlıydı, dua cemale bakışlıydı… Söylemesi imkânsız bir şeyler içindi, hüzzamı hüzün dokuyan neyler içindi… Dua ölüm kadar özeldi, dua ölüm gibi güzeldi…Duası olmayanın ola mı umudu; duaya durmayanın kala mı sûdu? Duadan ayrılsa kul mu kalır, insan mı kalır; duadan özge eylül mü kalır, nisan mı kalır?Gelin dua edelim, Hakk’a gidelim. Mavi bir şeyler girsin hayallerimize, aklar ve yeşiller vursun hallerimize. Zaman ve mekânı bahşedelim süveydalarımıza, sevdalarımızı nakşedelim zamanlar ve mekânlarımıza.Kabul olunmayacak duadan O’na sığınarak gelin dua edelim, düşelim yollarına görüşelim, varalım illerine yalvaralım.O vermek istemeseydi istemeyi vermezdi bize; O sevmemizi istemeseydi sevmeyi istetmezdi bize.İsteyebilmeyi istemekler nasip et bize Allah’ım; sevebilmeyi sevmekler nasib et! Nasib et de sular canına kadar çekilenlerin, feryadı mabet mabet dikilenlerin… Çığlıkları boğazlarına yürüyenlerin, geceyi kurşun kurşun sürüyenlerin… Vatanında özgürlükten koğulanların, gözyaşlarında acıyla boğulanların… Can sermayesi savaşta bitenlerin, cananı kurşun kurşun yitenlerin… Duası kabul olan insanların ve cinlerin, sesi çığlık çığlık olmuş ceninlerin kalplerindeki istemeleri iste, çaresâz ol çaresizlere…Allah’ım! Gönlümüzde olanı hakkımızda, hakkımızda olanı gönlümüzde eyle. Rahmetinden umut kestirme Tanrı’m!.. Sevginden taşra fırtınalar estirme Tanrı’m!.. Zulme kimseyi giriftâr tutma ey Rab! Zalim elinde kulunu unutma ey Rab!..Elini kalbime koy, duy beni Tanrı’m!… Kırık bir kalp en iyi parçam…Gazze içinGazze!.. Ey Ebubekir’in sesiyle şehadeti yankılanan belde!. Ey İmam Şafiî’nin doğduğu toprak! Ey kurak iklimlerde bereket yeşerten vadi!.. Ey milyonla Haçlı ayakların çiğnediği ve kahraman Selahaddin’in kurtardığı vilayet!. Sen ki kadîm Mısır’ın kapısı, sen ki Yavuz Sultan Selim’in sancağıydın!. Sen hac yolumuzdaki durak; sen sürre alayımızın emin vadisi!Sen ey Gazze! Bu toprakların çocukları senin için dalga dalga şehit düştüler. Tarihten tarihe, çağdan çağa, devirden devire tam dört yüz yıl (1517-1917) tekrar tekrar şehit düştüler. En çok da, en sonunda şehit düştüler ve son asker de son nefesini verdiği gün sana ağlayacak kadar bile gücümüz kalmamıştı.Gazze! Ey en acı günlerini en son yaşayan şehir! Zalimler, vahşiler, haydutlar elinde kaldın. Senin için bir şey yapamadık, yapamıyoruz!.. Bir duamız var sana dair. Elimizden gelen bu!.. Ve bir de verebileceğimizi vermek!.. Maldan ve candan… Bugün imtihan günü!..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s