Anladı…Ve sustu…Ve ağladı…Dili, yüreği… Hicabından lal oldu…

 

Susmuştu…
O her konuda büyümüş de küçülmüş gibi cümleler kuran, konu o olunca susmuştu… Kendine bile susmuştu… Derin ve manidar sessizliklere gömülmüştü… Ve kapatmaya çalışmıştı kulağını o konuya dair her cümleye… Değişik haller yaşar olmuştu… Değişmişti hallerinin adresi… Adresi değişik haller içine düşmüştü besbelli…

Ağzını her açtığında yüreği, dinlemek istemeyip susturmuştu. Gece yarıları herkes uykuyla hemhalken, yitirdiği uykularının ortasında bir türküyü dinlerken, farkında olmadan ıslanmıştı gözleri, ama susmuştu. Kendine bile. Ki en başta kendine…

Bir yıldızı vardı çok küçüklüğünden süregelen. Her gece konuşur, dünya hayatı’nı, sonra baki olan ahiret hayatı’nı anlatır, halleşirdi onunla vakitlerden beri. Ama yıldızı hiç konuşmazdı, hep susardı, susardı ve dinlerdi… O anlatırdı hep kocaman yüreğiyle. Ve artık susan o olmuştu. Susmuştu…
Yıldızı anlamıştı bu suskunluğu. O susmuştu, ama sanki yıllardır bu hali beklercesine konuşmaya başlamıştı yıldızı. O, içindeki anlayamadığı acısıyla derin susuşları üstlenirken, bu sefer yıldızı girmişti seslilik harflerinin içine.
Gecenin ortasında, sessiz ağlayışlarına şahit olunca, dayanamamıştı yıldızı. Dayanamamış ve yine öyle bir gece, suskunken, ona halinin adını söylemeye çalışmıştı. Ama o kızmıştı yıldızına, o çok sevdiği yıldızıyla ilk defa kavga eder olmuştu, hışımla kapatmıştı yıldızını görünür kılan her yeri ve her şeyi.
Kuşlar, aynalar, yağmurlar, kitaplar, Mekke, Medine, Kudüs, İstanbul… Sanki hepsi birlik olmuş da bir şeyler anlatmaya çalışır olmuşlardı hep bir ağızdan, ama anlamlıca…
Kaçmıştı hep… Vakitlerce kaçmıştı… Kaçmaya çalışmıştı… Kendinden bile… Kendinden zaten… Kaçmıştı…
Uykusuzluk içinde çırpındığı geceler, ayak bastığı kaldırımlar, duyduğu ve gördüğü her şeyler ve dahi gözyaşlarının rengi kendilerince bir gerçeği anlatır olmuştu.
Sonra, uzunca vakitlerin ardından, itiraz kabul etmeden karşısına almıştı yüreği onu olanların üzerine…
‘Yeter artık!’ diyerek, hışımla anlatmıştı ona anladıklarını. Çünkü yorulmuştu yüreği. Bir kez olsun dinlenilmemek en yakını tarafından, zoruna gitmişti. Ve sonunda, tek söz ettirmeden haykırmıştı içindeki sırları yüreği…

Şimdi, işte şimdi herkes susmuştu. Herkese, her şeye lal düşmüştü. Tek bir gerçek kalmıştı ortalıkta. Ne olduğunu anlayamayan tek gerçek…

Peki neden? Neden izin vermedi konuşmalarına? Ya da neden dinlemedi? Neden hep susturdu yüreğini?

Çünkü korkardı… Belki içi parçalanırdı, ama yine de korkardı. Çekinirdi, utanırdı tüm saflıklardan, saygısızlık etmekten çekinir utanırdı. En çok da Güzeller Güzeli Sahibi’nden; En Sevgili olan Sevgili’sinden.
Şeytandan korkardı, nefsinden…
Yanardı içi, ama hep, bunun şeytanın ya da nefsinin bir tuzağı, yanıltması olmasından korkardı.
Öylesi önemli, kutsaldı ki o duygular ya da kavramlar, içi ne kadar yanarsa yansın, hep alçak gördü, inanmadı, dinlemedi bile yüreğini.
Geçici hevesleri düşündü hep. Geçici heveslerin; nefsin arzularının isminin o mübarek isimlerin konulduğuna şahit oldukça daha çok kanadı içi. Ağladı… Kanadıkça içi, ağladı. Ağladıkça daha çok kanadı içi…

Rabb’ini düşündü… O’nun her şeyi bildiği’ne, gördüğü’ne, haberdar olduğu’na dair müthiş bir inancı vardı. O’nun her şeyi bildiği’ni, gördüğü’nü, haberdar olduğu’nu düşündü.

Bilir olmuştu artık yüreğindekileri. Ama bunu söylemekten utanmıştı kendine bile. Utanmıştı… Utandıkça daha çok yanmıştı, artmıştı yangını…
Saflığı, masumiyeti, edebi yaşamaktı en yüksek mertebede tek isteği. Günaha bulaşmadan, basitleşmeden. Dünyeviler gibi ıslahı; kurtulmayı da istemeden. Hayayla, iffetle… İçteki yangını dışa sıçratmadan, sabrın bütün sınırlarında gerilerek. Hakikat için, safi duygularla hepten yanarak. Yani ki, o asil duygunun tefsiriyle oynamadan. ‘Hiç’ olduğunu da bilerek…


İstemişti ki Rabb’inden özgeye yol çıkmasın. Kendisini Rabb’ine götüren yol’da bütün evrenin özetinin ‘yüreğindeki’nde çıkartıldığını bilmek, görmek istedi. Bütün ruhların yaratıldığı ve henüz ruhlara cesetlerinin biçilmediği o mecliste, yüreğindekinin yanında yer almış olduğunu hatırlamak istedi. Yüreğindekinin yüreğindekinden öte bir şeyler olduğunu hatırlamak, bilmek istedi. Gözyaşlarının serininde yıkansın içi istedi. İstedi ki, Güzeller Güzeli Rabb’inin yolunda meş’ale ola yüreğindekine. Ve meş’ale olsun yüreğindeki. Hicabıyla, zamanı utandıran bir çile yaşamak istedi…
İstedi ki, bir gün, tamamlandığı anda sahiplerinden sıyrılan bütün şiir ve şarkılar gibi ayrı düşmesin yüreği yüreğinden. İstedi ki, o meleklerin indirdiği yağmurlar yüreğindeki gerçekle yağsın. İstedi ki, o tarifsizce sevdiği İstanbul’u şahitlik etsin yüreğindeki gerçeğe. Şahitlik etsin Mekke, Medine, Kudüs… Ve kutsal olan ne varsa şahitlik etsin her hücresindeki gerçeğin en derinine…

Ve anladı…
Anladı sevgi’nin manasını…
Asla tarif etmedi…
Sadece anladı…
Sevgi’nin adl-i ilahi’de sınanmak olduğunu ve sınavı erce geçmek olduğunu…
Nasuh kisvesinde bir tevbe olduğunu…
Nefsi öldürerek bir diriliş olduğunu…
Sevgi’nin harama bulaşmaktan, en ufak bir günaha girmekten O’na sığınmak demek olduğunu…
Anladı, irade, takat, sabır, tevekkül, saf, masum, haya, edep.. kelimelerinin gerçek manasını…
Anladı…
Ve sustu…
Ve ağladı…
Dili, yüreği… Hicabından lal oldu…

Büşra Nur Dilek

alıntıdır…

Reklamlar

24 Yanıt

  1. Hep ertelenen bir an hiç yaşanmamaya mahkumdur.Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır.Mevsimleri sayarsak ömür baharsız tükenir gider.Sevdiğimizi bulmak yada bulduğumuzu sevmek tercihi, en zor olan iki seçenektir bu sınavda.Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde.Sebepsiz mi coşkun bir denizde maviye hasretliğimiz?Ufukta görünen o ki mutluluk tek kişiliktir aslında.Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun.Aşkında sevdiğin kadar büyüktür.Sevdiğin sürece meydan okur dünyaya.Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman, bu hasreti yalnız tüketirsin.Karşılık bulmuyorsa sevda,umut değil,kendini hükümdar sanan köleler üretir dönemezsin.Ama boşa geçmemiştir dolan vakit.Heba olan şiirlerin de değildir.Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler,sırdaşlığını hiç terk etmez.Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar,o gül solarken.Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden hep aynı acıyı çeker. Ama yollar hiç bitmez.Sonuna geldiğini zannettiğin yerler birer duraktır aslında.Ve sen yolculuğunu gönüllü bitirmişsindir o durakta.Güneş hep geç kalırmış gibi gelir,sen bir baharda mevsimler başka havada.Gerçeklerle düşler yerini kaybeder.Bir tek o kalır yüreğinden hiç gitmeyen.Aynı bakışlı resmine saatlerce dalışın kalır,sevdanın tutsaklığında acılarını dindirmeyenŞöyle dimdik durup rüzgara karşı r1;EY HAYAT SEN ŞAVKLI SULARDA BİR DOLUNAYSIN,ASLINDA YOKUM BEN BU OYUNDA,ÖMRÜM BENİ YOK SAYSIN;diyerek çekip gitmek gelir aklına.Bedeninizin parçalanması hiç umurunda değildir ama sevdiği uğruna ölenlerden olmak istemezsin.Çünkü yalnız yaşarken bir ihtimal daha vardır.Belki ölüme değil ama onun hayatına geç kalmışsındır.Uzaktır,öyle kalacaktır belki.Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi,yüreğini teselli etmek de sana düşer.Her şeye rağmen korkutmasın seni bu sevdanın ateşi.Her yangın önce başladığı yeri yakar.Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde,yıllar geçse de SENİN ADIN YAZAR.Ve bil ki sevdiğim,uslanmaz ruhum yaşadıkça SENİ SEVER, SENİ SEVDİKÇE YAŞAR .selam ve dua ile abii cok güzel bir paylaşımdı teşekkürler

  2. Hayırlı Akşamlar Ahmed kardeşim. Yine istifadeli / hisseli ve değerli bir çalışmayı bizlerle paylaşıyorsun. Allah razı olsun.Bize düşen hisseyi aldık gönül heybemize koyduk inşaallah.Çalışmalarında kolaylık ve başarılar dilerim. Selam ve dua ile.AMAN AFVEYLE ALLAHIMGİZLİ GÜNAHLARIM ÇOKTUR,HUZURUNDA YÜZÜM YOKTURİLAHİ RAHMETİN ÇOKTUR AMAN AFVEYLE ALLAH\’IMRAHMETİNE ÜMİT VARIM AMAN AFVEYLE ALLAH\’IMRAHMETİNE ÜMİDİM VAR AMAN AFVEYLE ALLAH\’IMGÜNAHIM ÇOK YÜZÜM KARA AMAN AFVEYLE ALLAHI\’MONUN İÇİN YÜREĞİM YARE AMAN AFVEYLE ALLAH\’IMGÜNAHIMI BİLEN SENSİN FERYADIMI DUYAN SENSİNÜMİDİM VAR AFV EDERSİN AMAN AFVEYLE ALLAH\’IM

  3. çok güzeldi yine çok güzel bir paylaşımdı yüreginize saglık diyorum ellerinize sunan vede yazandanda mevlam razı olsun bizlere okumayı nasip eden sizdende inşallah bir paylaşımda benden olsun inşallah Hani Seni Seviyorum Ya Efendim! Hani Seni Seviyorum ya Hani gıpta ediyorum ya ashabına Hani Hz.Fatıma\’yı anam, Hz.Hasan Hüseyin\’i kardeşim olarak görüyorum ya! Hani ne zaman hüzünlensem, Sen geliyorsun ya aklıma Görmeden hayranım Ya cemaline Kalbin kadar güzel yüzünün hayalini kuruyorum ya… Hani ne zaman çok gülsem Sen\’in hafif kızgın bana baktığını görüyorum ya! Hani bana diyorsun ya" Yerinde olsam, az güler çok ağlardım " diye Sonra nerede bir yetim görsem Sen\’i buluyorum ya yanımda Hani bana diyorsun ya "Beni istiyorsan onun başını okşa Hani hep bir özlem var ya içimde Hep vuslat varya hayalimde Hani gözyaşları içinde, yeşil kubbenin resmine bakıyorum ya Hani hayal ediyorum ya hep Efendim Safa-Merve arasında, önümde Sen varmışsın gibi koştuğumu.. Hani uzun boylu, siyah saçlı, beyazlar içinde birine Sen diye sesleniyorum ya! Sonra adam arkasını dönünce Senin olmadığını görüyorum da eğiyorum ya başımı, Sevincim yerini hüzne bırakıyor ya Hani Sana gidecek her yolcuyla selam yolluyorum ya Sonra da selamımı almışsın gibi seviniyorum ya Hani kalbimin bir yanı "Ümit" derken, Bir yanı korkuyla atıyor ya Hani Seni Seviyorum Ya Efendim Hani günahlarımı unutup, Seninde beni sevdiğini düşünüyorum ya! Duyuyorum ya "ÜMMETİ" diye seslenişini Ne zaman bir yüzük alsam elime Senin yüzüğün geliyor ya aklıma Hani üzerinde Muhemmedun Resulallah yazılı olduğunu düşünüp, Ebu Bekir ve ashabına selam yolluyorum ya Sonra hep hayal ettim ya Efendim, arkanda namaz kıldığımı Hani anam, babam, canım Sana feda olsun dedim ya Hani ben varım ya… Seni Seviyorum ya… Çok Seviyorum ya… Selat, Selam üzerine olsun Ya Rasulallah… Ben kim miyim? 1400 yıl öncesinde Selam ettin ya.. Kardeş belledin ya.. "alıntı"SENİ SEVIYORUM YA..alıntıdaim mevlamıza emanet olun inşallah

  4. Allah razı olsun..duayla…

  5. Yansada içim seviyorum ağlamayı sessiz sessiz.Susmak sonradan öğreniliyor..Ağlamaksa daha dünyaya gözümüzü açtığımız anda başlıyor..Bu yüzden ağlamak kolay,susmak zor.Sabretmek zor,herşey zor belki..Zorluklara katlanmamız ise zor olanın doğru olması belki de..Olması gereken olması..Slm,dua ve muhabbetle..

  6. Rahman ve Rahim olan Allahım! "Bismillahirrahmanirrahim"hürmetine, rahimiyetine yaraşır şekilde bize merhamet et, Rahmaniyetine yaraşır şekilde bize "Bismillahirrahmanirrahim"in sırlarını anlamayı nasip eyle. Amin Allahım! seçtiğin peygamberin hürmetine, bizi anne ve babamızı Cehennem ateşinden koru. Bizi, anne ve babamızı iyilerle beraber Cennete koy. Amin Ey Kur\’an\’ı indiren Allahım! Kur\’an ve Kur\’an\’ı indirdiğin zatın hakkı için, kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur\’an nuruyla nurlandır. Amin Allahım! Kur\’an\’ı bizim için, onu yazan ve benzerleri için, her türlü hastalıktan şifa, bize ve onlara hem dünyada , hem de ahirette dost, dünyada yoldaş,kabirde arkadaş, Kıyamette şefaatçi, Sırat üzerinde nur,Cehenneme karşı perde ve örtü, Cennete arkadaş ve bütün hayırlara bizi sevk eden rehber ve önder kıl. Allahım ! Sevdiğin ve razı olduğun şekilde Kur\’an\’ın sırlarını anlamayı nasip eyle. Her an ve zamanda ona hizmet etmeye bizi muvaffak kıl. Amin Ey Hayy ve Kayyum olan! Hayy ve Kayyum isimlerinin hürmetine, bu perişan kalbe bir hayat ver, bu müşevveş akla doğru yolu göster.Amin Allahım! Peygamberimin senin katındaki sırrı ve onun sana olan manevi yakınlığı hürmetine korkumu emniyete çevir, hatalarımı sil, hüzün ve hırsımı gider,benim destekçim ol; beni benden alıp Kendine götür, yaklaştır; benliğimden geçmeyi bana nasip et, beni nefsine meftun ve hislerimle perdelenmiş kılma; bana her gizli sırrı aç. Amin Allahım, bizi saadet, selamet, Kur\’an ve iman ehlinden eyle. AminAllahım, bize sevgini ve bizi Sana yaklaştıracak şeylerin sevgisini nasip eyle. Allahım! Bizi, dünyada Senin sevgin ve bizi Sana ve Senin emrettiğin gibi istikametli olmaya yaklaştıracak şeylerin sevgisiyle, ahirette ise rahmetin ve cemalini bize göstermekle rızıklandır. Bütün mahlukatına dünya ve ahirette şefkat ve merhametle ihsanda bulunmasından, onları rızıklandırmasından dolayı Allah\’a hamd olsun.Amin emegine sağlık ablası rabbim razı olsun…

  7. Allah seni toplasın!"Eskiler böyle dua ederlermiş hepNe güzel bir duadır bu ya Rabbi çağa karşı!Allah seni toplasın!Gözünü..Kulağını..Aklını..Yüreğini..Hayalini..Toplasın ağyardan..Sana "el" olan sınırlardan." Allah seni toplasın"Toplanmazsan dağılacaksın çünkü..Dağılanca da dağıtacaksın!İşte toplumlardaki kargaşaların sebebi hep bu "dağınıklık"Her parçamız bir yerdeyken ne kendimiziz ne de kendimizdeyiz.Üstelik "biz"i bitirdiğimiz gibi "gayrımızı" da bitirmekteyiz..İşin esası Tevhid anlayana..Topla bizi ya Rabbi!Elimizi, dilimizi, gözümüzü, kulağımızı, aklımızı, hayalimizi, topla yüreklerimizi ne olur..Vakittir dua olsun çağa karşı, hala diri kalan bir yürek yarımızdan..Çok güzeldi abim emeğine o güzel yüreğine sağlık inşaALLAH okurken daldım gittim.RABBİM ebeden ve daimen razı olsun senden selam sevgi ve dua ile can abim..

  8. Ya İlahi, bu yürek Senin için Sana yanmak ister.. Öyle yanayım ki.. Ya İlahi..Sevdan geceleri uykumu bölsün, günün aydınlığında gafleti silsin..Her hâl\’de Seni arayım, her hâl\’imle Seni bulayım..Her kapının anahtarı Sende Ya İlahi..Sana gelen tüm kapıları arala, sessizce süzülüp geleyim yanına..Sana gelen yollarda beni nefs eline bırakma, Dostlarını yoldaş eyle yolculuğumda!Sen tut ki.. yüreğimin elinden, ayağıma çakıl ve taş deydiğinde, düşmeyim sendelemeyim..Sana çıkacak yollarda, Sen tut yüreğimin ellerinden!Emanetini sağlam ulaştırmayı nasip eyle..Doğduğum gün verdiğin o tertemiz kalbi, aynı temizlikte emanet etmeyi nasip eyle..Kirlerden pak eyle bu kalbimi, parçalamaya meyl eden faniliklerden uzak eyle!Senin verdiğin gönül de, Sen\’in ile geleyim Ya İlahi.. Yalan tutsaklıklara esir etme bedenimi,Üzerimde yalan ve yalnış hiç bir sevdanın izini bırakma,Gönlüme her gireni, bana Seni getirdiği için seveyim,Sana gelebilmek için sevileyim!Gözeten Sensin her halimi.. Sen koru benliğimi..Sana emanet ettim yüreğimi.. her halimi!Dünya kuyusunda Yusuf(AS)\’ın teslimiyetini ihsan eyle bu bedene,Yakup(AS)\’ın, Yusuf(AS)\’a hasreti gözyaşı oldu ömrüne, gözlerinden etti hasreti..Sabır ile duâsı ile kavuşturdun hem Yusuf\’una hem gören gözlerine..Senin için akan gözyaşına talibim Ya İlahi..Öyle yanayım ki..Yüreğimi aşkına kurban eyle! Gözümün yaşı ile sabredenler gibi kavuşmak nasip eyle! Sana kavuşmanın adı ise ölüm.. ölümü sevdir bana,Soğuk deymesin şu dilime, en sıcak kelime olsun.. vuslatın adı..Öyle yanayım ki.. Ya İlahi..Ölümü özleyen bir beden de ben olayım! Ölümlerin en güzeline talibim,Faniliğe rağbet ettirme,Ömrüme ömür bereketi ver ki.. Ellerim boş gelmeyim o en güzel kavuşma anına..Ömrümü tükettiğim yerlerin adını, malımı harcadığım yerlerin adını güzel eyle..Bedenimi yıprattığım yolları hayır eyle,Hesabımı kolay, amelimi bol ve güzel eyle..Öyle Yanayım ki.. Ya İlahi.. Senin için yaşayıp.. Senin için öleyim..Öyle bir iman ver ki Ya İlahi.. Yalnızca senin için yanayım..ALLAH RAZI OLSUN..SELAM VE DUA İLE AHMET KARDEŞİM…

  9. Sevgide bir yaprak düşerse…Gönülde bir ağaç yıkılır…….DOST ise,Düsünme ver ÖMRÜNÜ gitsin. DOST degilse, hiç bekletme YOL ver gitsin.Dost ……..DOSTvardır, cebimize . Dost vardir, Gönlümüze YAKINDIR….selam ve dua ile abicim,

  10. "Sus yüreğim. Feryat etme. Çığırtkanlara yaraşır bu yaptığın, bir de küçük kız çocuklarına. Oysa sen büyüdün, çığırtkan da olmadın hiçbir zaman.Sen bilir miydin sormadığım soruların cevaplarını. Bir açık kapı olsaydı, güneşi de baharı da getirebilir miydin? Anlar mıydın dilimden, konuşmadan susar mıydık öylece. Yoksa yeni bir alfabe mi yazardın her harfi bir çiçekten. Bilir miydin neden bu kadar korktuğumu. İçimdeki korkunç yalnızlığı, katran karası geceyi, düş düş sonu gelmeyen uçurumu. Okur muydun gözlerimdeki hüznü, kendime bile kapattığım kapıları açabilir miydin?Sağlam dur yüreğim. Etrafa saçma kıvılcımları. Geldiğimiz gibi gideceğiz bu bahçeden. Gitmeye de biliriz. Gitmeyi de biliriz. Sağlam dur yüreğim. Ne içindeki çığlığı büyüt dalga dalga, ne de yalnızlığı.Bu sırrı açsaydık birbirimize. Gözlerimiz her karşılaştığında söylediklerimizi sözlere dökseydik… Kalbimin sükun bulduğu yer dizinin dibi olur muydu? Sıcacık baktığında aradığım cevapları bulur muydum? İçim erir miydi gülümsediğinde, şimdiki gibi? Utanır mıydım yaptıklarımdan, yoksa mesut bahtiyar ölür müydüm son nefesimde?Kendine sarıl kalbim. Sıkı tut kendini. Üzerine sıçratma kuruntuları. Zaten giderek büyüyor gece…Söylesene bu bir masal mı? Sorular üzerine kurulabilir mi hayatlar? Başlamadan biten masallar vardır hani, kahramanları ta en başından pes eden. Mızıkçılık mı yapmış olur onlar, yenilmeyi seçmekle. Saklambaç oynarken sıkılıp kendini sobeleten çocuklar gibi…Kaç bahar olur bir ömürde kalbim? Her tohum başka bir çiçek midir, yoksa yeniden açan aynı çiçek mi? Sorma artık yüreğim. Sus yüreğim, feryat etme…"

  11. Bir nisan yağmuru olsaydın keşke…damla damla düşseydim üzerinesaçlarına sinseydi kokumteninde izim kalsaydıBir nisan yağmuru olsaydım keşkeve sen ıslanmaktan çekinmeyen yaramaz çocukher yağmur damlasıyla aşkımda yollsaydımve sen sırılsıklam olsaydın aşkımla…Bir nisan yağmuru olsaydım keşkedüşerken damla damla üzerinetenine karışsaydım…gözlerine aksaydımsen ağlasaydın imkansızlığımızave ben gözyaşlarına karışsaydım…yanaklarından süzülüp dudaklarında kaybolsaydım…Bir nisan yağmuru olsaydım keşkeyalnızca nisanda değil dört mevsim oniki ay yağanve yalnız seni ıslatan…Bir nisan yağmuru…

  12. "Ey, Rabbim! Gayb ilminle ve halk üzerine kudretinle, hayatı benim için hayırlı gördükçe beni yaşat, ölü­mü benim için hayırlı gördüğün zaman da beni vefât ettir. Ey Rabbim! Gizlide ve açıkda senden haşyetini istiyorum. Rızâ hâlinde de, gadab hâlinde de ihlâs sözünden ayırmamanı istiyorum, fakirlikte de zenginlikte de i\’tidâlden ayırmamanı istiyorum. Senden tükenmez bir ni\’met, kesilmez bir göz ferahlığı (yüzde açıkça görülen neş\’e ve huzûr) istiyorum. Senden beni kazâna râzı kılmanı, ölümden sonra yaşamanın serinliğini istiyorum. Senden yüzüne bakmanın lezzetini; sana kavuşmanın şevkini istiyorum. Bütün bunları zarar vericinin zararından, sapdırıcı bir fitneden uzak olarak vermeni istiyorum. Ey Rabbim! Bizi îmân zîynetiyle süsle, bizi doğru yolda olan hidâyet rehberleri kıl.” (Efendimizin duası, el-Camiu\’s Sağir)amin, amin, amin…

  13. kalbin mi kırık…???? Ağladınmı..!Daraldınmı…!Kalbinmi kırıldı…!Derdinmi çook…!Neden daraldın…!Rahat değilmisin…!(…)Bak o zaman ne söyleniyor:"ELA BİZİKRİLLAHİ TATMEİNNÜL KULÜP""( Kalpler ancak Allah(celle celalüh)\’ı zikir ile mutmAin olur )"Yüce Rabbimiz \’Ben kalbi kırıklarla beraberim\'(Keşfu\’l-Hafa, 1, 234.) buyuruyor.Mevla bizimle olmayınca dünya bizimle olsa neye yarar.Ya da dünyanın bize ne faydası olur..Mevla bizimle olunca neye ihtiyacımız var ki..Rabbim yakınlığından , zikrinden ayırmasın. Selam ve dua cümlemize…

  14. Rahman ve Rahim Olan Allah\’ın Adıyla Allah\’ım..Yalnızca Senden isterimSenin her şeyi kaplayan rahmetinden.Kendisiyle her şeyi kahrettiğin kuvvetinden.Önünde her şeyin boyun eğdiği,Karşısında hiçbir şeyin duramadığı izzetinden.Her şeyi kaplayan azametinden.Her şeyin üstünde olan saltanatından.Her şey yok olduktan sonra da baki kalan vechinden.Her yeri dolduran isimlerinden.Her şeyi kuşatan ilminden.Her şeyi aydınlatan nurundan..Ey Nur,Ey Guddus,Ey ilklerin ilki veEy sonların sonu.. Allah\’ım zikrinle Sana yaklaşırımve kendin hürmetine Senden şefaat diliyorum..Allah\’ım,Senden huzur, tevazu ve huşu diliyorum.Allah\’ım,Senin saltanatın uludur,makamın yücedir,tedbirin gizlidir…Fermanın aşikardır,kahrın galiptir ve kudretin yaptırıcıdır..Senin hükümranlığından kaçmak imkansızdır. Sen Rahman ve Rahimsin Allah’ım..Allah’ım,Her günahı bağışlayan ve her hatanın üstünü örtensin.. Ey Rabbim,Ey benim Yaratıcım,Ey çaresiz durumlarımı bilip,gözeten Allah’ım.. Sen benim fakirliğimden ve güçlüklerimden haberdarsın..Ey Rabbim,hakkın ve kutsiyetin adına Senden diliyorum.. Sıfatının ve isminin büyüklüğü adına,Gece ve gündüz Seni anmama yardım et.. Ey Rabbim,yüzümü Sana çevirdim..Ellerimi Sana açtım.. Duamı kabul etmen,Ve beni dileklerime ulaştırman için yalvarıyorum.. Ey çabucak razı olan Allah’ım,Duadan başka yardımcım yoktur,Affet beni..Çünkü Sen her dilediğini yapabilirsin.. Ey ismi her derde deva olan Allah’ım,Ey ismi hastaya şifa olan Allah’ım, Yalnız Sana kul olmak benim için yeterlidir.. Silahı ağlamak ve sermayesi ümid olanlara rahmet et.. Ey nimetleri tamamlayan,Ey zahmetleri defeden,Fazlını ve keremini benden esirgeme.. Kullarına ihsanın ve iyiliğin ne güzel bir lütuftur.. Ey isimleri mukaddes olan Rabbim,Esma-ül Hüsnâ’n hürmetine beni bağışla…Beni bağışla..Bizi bağışla.. (amin)Allah razı olsun 🙂

  15. Rahman Ve Rahim Olan ALLAH\’ın Adı İle…" "Rabbimiz Allah\’tır" deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." Ahkaf Suresi: 13Sadakallahul Azim – Azim Olan ALLAH En Güzel Ve En Doğru Olanı Söyledi.Hz. Enes (Radıyallahu Anh) anlatıyor: "Resulullah (Aleyhissalâtu Wesselâm), bir ihtiyacı görmek üzere (yola) çıktığı zaman yâ râşid (uğurlar olsun) yâ necîh (hayırlı muvaffakiyetler) temennîlerini işitmekten hoşlanırdı."[Tirmizî, Siyer 47, (1616).]Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali (r.a))Ey Rabbim; ey Rabbim; ey çok şefkatli olan; ey büyük nimetler veren; ey celal ve ikram sahibi! Hz. Muhammed ve âline salat eyle ve senden istediğim, katında aradığım ve elde etmek için sana yöneldiğim tüm şeyleri bana ver. Onları benim için iste, mukadder et ve geçerli kıl. Onlardan benim için mukadder buyurduklarında bana hayır ve bereket ver. Onları vermekle bana lütufta bulun. Onlardan bana verdiklerinle beni mutlu eyle. Lütf u kereminden ve indindekinin bolluğundan istediğimden fazlasını bana ver. Çünkü sen, çok zengin, çok cömertsin.Bunların ardından da ahiretin daha iyi olan nimetlerini ver bana; ey merhametlilerin en merhametlisi! (amin amin amin)GÜNAYDIN KARDESIM SELAM VE DUA İLE

  16. "… Biliriz, yol mutlaka varır, vardırır. Yola karışır da geçeriz. Sözü duyarız da geçeriz. Adımlarımızı unutur da yolda oluruz. Sayıyı, hesabı unutur da elde oluruz. Dakikaları, saatleri kaçırır, geç kalırız da vakitleri yakalarız. Tesbihi elimize alınca taneyi unuturuz. Vakti saati gelir Manayı bulur, Sözü unuturuz… "Anlamak duasıyla kardeşim.Selamet ve hayırla inş.

  17. BENDEN HAYIRLISI GELSINYatsı ezanına birkaç dakika vardı. Camiye gitmek üzere son hazırlıklarımı yapıyordum. O sırada kapının zili çaldı. Kapıyı açtım. Karşımda uzun zamandır görmediğim bir dostum. Beni ziyarete gelmiş. Selamlaşıp, kucaklaştık. Buyur ettim. Çay eşliğinde uzun bir sohbet için salona geçtik. Muhabbet gerçekten koyu idi. Nasıl geçtiğini anlayamadığımız üç koca saatin ardından misafirim geç oldu, bana müsad diyerek noktayı koydu ve kalktı. Sokağın başına kadar eşlik etme teklifime, memnun olurum cevabını verdi. Birlikte çıktık. Sokağın başına vardığımızda Şimdi ayrılık vakti. Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşallah diyerek elini uzattı. Kucaklaşırken, dostumun ettiği duaya alışkanlıkla amin dedim. Ve arkadaşım sokağın köşesini döndü gitti… Eve dönerken, arkadaşımın veda sözleri takıldı aklıma. Ben gidiyorum ta ki benden hayırlısı gelsin. Düşündüm, düşündükçe ürperdim. Bu bir dua idi. İlk kez duyduğum yaman bir dua. Gayri ihtiyari birkaç kez tekrarladım. Sıcacık duygularla doldum. Bir şey tarafından kuşatılmıştım. Bütün benliğimi dolduran güzel bir şey. Ertesi gün ilk işim arkadaşımı telefonla aramak oldu. Nedir, nereden duydun diye sordum. Bu özlü duadan çok etkilendiğimi anlayan dostum,Hz. İsa Aleyhisselam ın, Peygamber Efendimiz in geleceğini müjdelediği duaymış bu dedi. Ne güzel dua imiş! Tuttum bu duayı dedim. Güldü ve o halde hiç bırakma. Ayrıca vesile ol, başkaları da tutsun diye cevap verdi ve bana bir hayır kapısı aralayarak telefonu kapattı. Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşallah. Tutmuştum bu duayı. Bırakmaya da niyetim yoktu. İşte giden gitmişti. Hayırlı bir insandı giden. Fakat, gelmesi için dua edilen daha hayırlı kimdi ya da neydi? Bir insan? Bir haber? Yoksa yeni bir gün, yeni bir gece mi? Bir insan ise ya da bir haber, beklemeye değer. Gündüz ya da geceyse hayırlı olan, geri bırakmamaya, ihya etmeye değerdi. Tutmuştum bu duayı. Günler günleri kovaladı, hayırlar hayırları… Dua halen zihnimi meşgul ediyor. Ben de dostumun tavsiyesine uyarak, işitmeyenlere bu duayı duyurmakla vazifeli olduğumu hissediyor, fırsat doğdukça vazifemi ifa ediyordum. Kim bilir, daha ne kadar böyle duyulmamış sözler, dualar vardır. Ve kim bilir ne kadar yitip giden… Unutulmuş sözler, dualar gibi yitip gitmemek için, giderken kendisinden daha hayırlısı için dua eden dostlara kulak vermekten başka çare var mı? Ve hayır dileyen bütün sözlere. Her sabah namaz uykudan hayırlıdır diye seslenen müezzin hayra çağırır. Yanlış bir adımda kalbin derin bir yerinde uç veren sızı hayra çağırır. Hayır her adımdadır. Can kulağını açık tutana. Ninelerimiz, evin çatısında ötüp duran kargaya,hayrola karga, hayır isen öt, şer isen git derler, karganın ağzından hayrı çağırırlardı. Dedelerimiz, ters giden, sarpa sarmış işlerini hayırlısı olur inşallah der, bir çırpıda aşıverirlerdi. Şimdi hayra sarılıp hayır dileyenler ne kadar az. Daha hayırlısı onun için mi gelmiyor ne? ve şimdi ben gidiyorum, ta ki BENDEN HAYIRLISI GELSiN … HAYIRLI CUMALAR…

  18. Sevdin beni, oysa, ben Sana kul bile olamadım. Nankörlük ettim. Yine de nimetlerini esirgemedin. Şikayet eden, sızlanan, dert yanan hep ben oldum. Sen, sabrettin. Sen sevdin beni… Bense vefâsız bir sevgiliydim. Kıymetini bilemedim. Şimdi, cemâlinin hasretiyle yanıyorum. Ve Senin muhabbetin fâni hazları benden yok etti. O kadar ki, güneşin kavurucu sıcağında da, serinleten rüzgarda da, Senin hasretin içindeyim. Senin sadece sanatını seyretmek yetmiyor artık! Şahdamarımdan daha yakın olmanı sevdim. Ama bu bile yetmedi bana. Korkuyorum perdeler arkasında kalmaktan. Korkuyorum, başkalarına görünüp de beni mahrum koymandan. Cemâlin… Tüm derdim bu ey Rabbim! Cemâlin tüm derdim bu ey Rabbim. Dayanamam Mevlâm! Ne olur Sensiz bırakma beni! Biliyorum ki, ne yaparsam yapayım, cemâlini hak edecek bir sermaye biriktiremem. Seni hak edecek gücüm yok benim. Seni hak edecek amelim yok. Hiçbir şeyim yok ey en Güzel! Ellerim bomboş. Üstelik günah kirleriyle lekeliyim. Bembeyaz gelemiyorum Sana… Yarattığın gibi tertemiz değilim. Dünya kirletti beni, nefsim aldattı. Şeytana kandım. Müflisim. Vallahi hiçbir şeyim yok! Duyduğum iştiyakın sebebi, yine Sensin. Sensin her yanımda… Sensin varlığım… Zenginliğim Sensin… Tüm sefilliğime rağmen yine de Seni isteyişim, sırlarındandır. Bilmiyorum, bilen Sensin. Ve eğer, murâdıma, maksûduma, matlûbuma, yani Sana, yani Senin Cemaline kavuşursam bir gün, bu da sadece Senin merhametin. Sermayem yok Sevgili! Tüm sermayem, rahmetin… Lokmanın bile derman olamayacağı derdimin, dermanısın Sen! Yârsın! Cansın! Şifâsın! Lokmanda değil ey Yâr, Sendedir benim devâm! Sana kavuşmadıkça, huzur da bana haram! Sermayem rahmetin, ilâcım Cemâlindir, vesselâm!Hayırlı Cumalar…

  19. Saat hangi dakikada durur?Günlerden hangi gündür?Mevsim kış mıdır, bahar mı?Yer yerindedir de benim yerim kaymıştır ayaklarımın altından.Son denilen andır. Neyle kalakaldım?Elimde avucumda ne var?Şükür mü, sabır mı, kanaat mi?Kulluk mu, isyan mı?Andan ana değişir haller ömür sürdükçe.Saat bir sabrı vurur, bir isyanı&Bugün bilir, duyarım acizliğimi.Yarın büyür büyür de yer üzerinde kibirle yürürüm.O, tevbeleri çokça kabul eden, bağışlaması bol olandır.Ve göklerin kapıları açıktır hâlâ, yer ayaklarımızın altındadır.Son pişmanlıktan önce pişman olmak için belki son fırsattır. Başka kapımız yokAciziz, kusurluyuz, hatalıyız Ya Rabbi!Ya tevbeleri çokça kabul eden olmasaydın!Ya tevbeyi yaratmasaydın!Halimiz nice olurdu?Layık değiliz kapına, lakin gidecek başka kapımız yok.Kime varalım?Rasulün haber verdi:Bir adam günah işlemişti. Bildi günahını, yalvarıp yakardı:- Ya Rab! Hatalıyım, kusurluyum. Bağışla, affet, merhamet et!Allah Tealâ şöyle buyurdu:- Kulum bir günah işledi ve günahını affedecek ya da cezalandıracak bir Rabbi olduğunu bildi.Şu halde ben de kulumu affettim.Sonra bu adam bir müddet Allah ın dilediği halde yaşadı. Ve bir gün yine bir günah işledi. Günahını bildi, acizliğine sığındı, Rabbine yalvardı: Pişmanım! Allah Tealâ buyurdu:- Kulum bir günah işledi ve kendisini günahından dolayı affedecek ya da cezalandıracak bir Rabbi olduğunu bildi. Ey kulum! Ne yapsan da ben seni affettim.Günahımı bildikçe acizliğimi biliyorum.Acizliğimi bildikçe kendimi biliyorum.Kendimi bildikçe Rabbimi biliyorum selam ve dua ile can kardeşim…. Rabbim razı olsun inş…

  20. AĞLAMAK Ağlamak Unutmak kadar kolaydır inan Sevin ağlayabiliyorsan Sevin ağlıyorsan Gül ağlayabiliyorum diye Gül ağlıyorum ağlıyorum diye Sana birşey yapamam Ağlayamıyorsan ÖZDEMİR ASAF hayırlı sabahlar,mutlu yarınlar diliyorum herşey gönlünüzce olsun canım kardeşim

  21. "Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle hâlledilir. " Duana amin diyorum Ahmed Abi.Muhabbetle..

  22. Aşk olsun” dedi. “Aşkın cemâl olsun” dediler. “Cemâlin Nur olsun” dedi. “Nurun alâ Nur olsun” dediler. Biz ne diyelim, gönülden bir âmin’den başka… ALLAHIN SELAMI SEVGİSİ RAHMETİ BEREKETİ SENİN BİZİM VE CÜMLE MÜMİN KARDEŞLERİMİZİN ÜZERİNE OLSUN İNŞALLAH KARDEŞİM.ALLAH RAZI OLSUN SONSUZA KADAR.

  23. SLM KARDEŞİM ALANIN BLOĞLARIN KÜTÜPHANE VALLA YA.. ELLERİNE ALLAH AŞKIYLA DOLU OLAN YÜREĞİNE SAĞLIK SEN ÇOK YAŞA EMİ:) A.E.O.

  24. “İnsanın en fazla ihtiyacını tatmin eden, kalbine mukabil bir kalbin mevcut bulunmasıdır ki, her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini mübadele etsinler. Lezaizde bir birine ortak, gam ve kederli şeylerde de yekdiğerine muavin ve yardımcı olsunlar. Evet, bir işte mütehayyir kalan veya bir şeye dalarak tefekkür eden adam, velev zihnen olsun ister ki, birisi gelsin, kendisiyle o hayreti ve o tefekkürü paylaşsın. Kalplerin en lâtifi, en şefiki, \’kısm-ı sani\’ diye tabir edilen kadın kalbidir. Fakat kadın ile ruhî imtizacı ikmal eden, kalbî ünsiyet ve ülfeti itmam eden, surî ve zahirî olan arkadaşlığı samimileştiren, kadının iffetiyle ahlâk-ı seyyieden temiz ve pak bulunması ve benzer çirkin arızalardan hali olmasıdır.” (İşarâtül-İ\’caz, s. 164)Selam ve dua ile..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s