Kimi zaman nefsin karşına çıkacak,kimi zaman çevren, kimi zaman ailen, kimi zaman gücü elinde tutanlar.. Ama sen yürüyeceksin…

 


SEN YİNEDE

İnsanlar bazen akılsız mantıksız ve bencildirler.
Sen yine de onları sev!

Eğer iyi şeyler yaparsan; insanlar seni bencil olmakla çıkar peşinde olmakla suçlayabilirler.
Sen yine de iyi olanı yap!

Eğer başarılı olursan kaypak dostlar ve sağlam düşmanlar kazanırsın.
Sen yine de başarılı ol!

Bugün yaptığın iyi bir şey yarın unutulabilir.
Sen yine de o iyiliği yap!

Dürüstlük ve samimiyet insanların seni incitmesine yol açabilir.
Sen yine de dürüst ve samimi ol!

Büyük fikirlere sahip büyük insan küçük fikirlere sahip küçük bir insan tarafından engellenebilir.
Sen yine de büyük düşün

Yıllarca yapmaya çalıştığın bir şey bir gecede altüst edilebilir.
Sen yine de yap!

İnsanlar gerçekten yardıma ihtiyaç duyarlar ama yardım ettiğinde sana karşı nankörlük ederler.
Sen yine de onlara yardım et!

Dünya için yapabileceğinin en iyisini yaptığında seni tekmeleyebilirler.
Sen yine de yapabileceğinin en iyisini yap!

 

 

SEN YÜRÜYECEKSİN!..

Sen yürüyeceksin…

Sen ağlayacaksın,belki horlanacaksın, belki dışlanacaksın ama, sen yürüyeceksin..

Kimi zaman nefsin karşına çıkacak,kimi zaman  çevren, kimi zaman ailen, kimi  zaman gücü elinde tutanlar.. Ama sen yürüyeceksin…

Belki anlamak istemeyecekler seni… Belki anlamazlıktan gelecekler… Belki gülecekler, belki küçümseyecekler ama, sen Allah’a dayanacak ve yürüyeceksin…

Belki güvendiğin dağlara kar yağacak, belki belki tuttuğun dallar kopuverecek ama sen Rabbine güvenip yürüyeceksin…

Belki sürüleceksin, belki taşlanacaksın,belki dışlancaksın, belki yalnız bırakılacaksın ama sen Rabbinin birlikteliğini bilip yürüyeceksin…

Kimi zaman düşeceksin,kimi zaman çelme atacaklar ayağına, kimi zaman set çekecekler,yorulacaksın kimi zaman fakat, yoluyun yüceliğini bilecek, bismillah diyecek ve yürüyeceksin.

Kırılacaksın belki, kıracaklar kimi zaman seni,için belki kan ağlayacak ama sen hasbiyallah diyecek ve yürüyeceksin.

Duranlar olacak, yolu terk edenler, belki yoldan çıkanlar, belki yolda saraylar yapanlar, belki geri dönenler  ama sen yürüyeceksin.

Ağlayacaksın belki, belki ağlatacaklar seni ama sen gözyaşını azığın yapıp yürüyeceksin.

Belki kıymetin bilinmeyecek, belki kadir kıymet bilmezler kıymet bilmeyecek, belki halin sorulmayacak, belki vefasızlar seni unutacak ama, sen ev vefalı dostun yolunda yürüyeceksin.

Eğilenler olacak, belki yolu satanlar ama, sen dimdik yürüyeceksin.

Yolda yalnızım sanma, yürüdüğün  yollu sakın başa kakma  bil  ki bu yolun yolcularının dostu Allah’tır…

Bismillah de, hasbiyallah de ve yürümene devam et… Elbette ulaştırılacaksın varılması gereken yere bir gün…

Salih Yağmur

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse, bütün halk reddetse te’siri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabûl ettirir, onları da razı eder. Onun için, bu hizmette doğrudan doğruya yalnız Cenab-ı Hakk’ın rızasını esas maksad yapmak gerektir…Risale-i Nur İhlas Risalesinden

Reklamlar

44 Yanıt

  1. İnsanlar gerçekten yardıma ihtiyaç duyarlar ama yardım ettiğinde sana karşı nankörlük ederler.Sen yine de onlara yardım et! Kimi zaman düşeceksin,kimi zaman çelme atacaklar ayağına, kimi zaman set çekecekler,yorulacaksın kimi zaman fakat, yoluyun yüceliğini bilecek, bismillah diyecek ve yürüyeceksin. inş. kardeşim inş..Allah razı olsun ne güzel bir paylaşım olmuş can kardeşim…selam ve dua ile…

  2. Yolda yalnızım sanma, yürüdüğün yollu sakın başa kakma bil ki bu yolun yolcularının dostu Allah’tır… Bismillah de, hasbiyallah de ve yürümene devam et… Elbette ulaştırılacaksın varılması gereken yere bir gün… mevlam yar ve yardımcın olsun oğul. selam ve dua ile cann.

  3. Ağlıyorsun. Çünkü hüzünlüsün ve güçsüzsün.Ağlıyorsun. İşte sen busun. Kırılgansın. İncinmişsin. İncitmişsin. Terk etmişsin. Terk edilmişsin. Varsın. Yoksun. Ayrısın. Birleşmişsin. Gitmişsin. Gelmişsin.Hayat ayaklarının altından kayıyor. Yalpalıyorsun. Başın dönüyor. Zemin un ufak oluyor. Gökyüzündeki güneşe ve göğün maviliğine karşın duyguların griye dönmüş. Kalbine bulutlar toplanıyor. Boğazın sıkışıyor. Daralıyorsun. Çatlayacak kadar sıkışıyorsun. Boşalman gerek. Bir şekilde insanın içindeki basınç düşmeli. Dayanamıyorsun. Ağlıyorsun. Kalbindeki bulutlar gözyaşı sağıyor.Ağlıyorsun. Ağlayabiliyorsun. Farkettin mi? Ruhundaki acılar kristalize oluyor. Gözyaşı oluyor. Hava kitlesinin soğuğa maruz kaldığında yağmura dönüşmesi gibi. Ruhun üşüyor. Titriyorsun. Çıplaksın. Korunmasızsın. Kendini koruyamıyorsun. Ruhun yardım edemiyor sana. Kalbin yardım edemiyor sana.Hep birlikte ağlıyorsunuz. Kalbin için de kendin için de ağlıyorsun.Aç bir kedi görüyorsun. Aç bir çocuk dikkatini çekiyor. Yetim bir çocuk kalbine dokunuyor. Sararan yapraklar kalbini delip geçiyor.Özlüyorsun. Buram buram özlüyorsun. Ağlıyorsun. Ağladıkça…Kalbin delik deşik. Herşey seni yaralayabiliyor. Ne kadar naziksin. Ne kadar kırılgansın. Çünkü insansın.Ağlıyorsun. Yorgunsun. Yaşamaktan yorgunsun. En çok gönül yorgunusun.. Yaşadıkların kalbinin tabanına birikti. Belki çok şey yaşamadın. Ama çok ağır şeyler yaşadın. Kalbini deliyor sanki yaşadıkların. Ağlıyorsun. Kalbini yıkıyorsun. Biraz da olsa gevşiyorsun.Ölüm meleği şu an gelse itiraz etmeyeceksin. Dünyanın içindesin. Ama dünyadan soğumuşsun. Gitmek istiyorsun. Öteye geçmek istiyorsun. Ağlıyorsun. Neye mi? Herşeye. Herşey üstüne üstüne geliyor sanki. Çaresizsin. Boşluktasın. Hayattasın ama hayatta olduğunu hissedemiyorsun.Dur. Ağladığın için zayıf olduğunu mu söylüyorsun? Sakın söyleme bunu. Lütfen söyleme. Hadi geri al sözünü. Çünkü insansın. İşte bu yüzden meleklerden üstünsün. Çünkü melekler gözyaşı dökemez. Çünkü meleklerin kalbi delik deşik olamaz. Çünkü melekler gönül yorgunluğu nedir bilemezler.Ağlayan insanlara üzülmüyorum biliyor musun? Ağlayan bir insan gördüğümden “neden ağlıyorsun, ağlama, güçlü olmalısın” demeyi çok uzun yıllar önce terkettim. Ağlayan bir insan görsem gözyaşlarını silmek için bir mendil uzatmak geçer içimden. Bu bana dünyanın en kutsal davranışlarından biri gibi gelir. Çok yıllar önce ruhumun keskin bir acıyla üşüdüğü bir anda en sevgili arkadaşımın bana sarılıp cebindeki mendili gözyaşlarımı silmek için verdiği gibi. O mendil kağıttan değil bezden gri renkli bir mendildi. Hayatta en sevdiğim şeylerden biri nedir biliyor musun? Ağlayan bir insana mendil uzatmak. Eğer sen ağlarken sana mendil uzatacak biri yoksa, bu sen olmalısın.Ağlayabiliyorsun. Ne kadar güçlüsün. . . Rabbim razı olsun paylaşım çok güzel……….

  4. YolcuDüşmüşün yollara nere gidersin? Muhabbet edelim dur yolcu yolcu. Nedir bu telaşın, niye eversin? Sana da mı düştü kor yolcu yolcu? Derindir yaralar dert boydan aştı, Bozuldu dengeler yolundan şaştı. Durulmaz suları bendinden taştı, Perişan halleri gör yolcu yolcu. Başta harami var bozuldu düzen, Boşaltıldı içi kaynamaz kazan. Başımız üstünde dirliği bozan, Görmüyor gözümüz kör yolcu yolcu. Tuzaklar kuruldu aşılmaz hendek, Bu memleket bizim, nereye gidek? Bir kara çalıya diledik dilek; Eksik olmaz bizden çor yolcu yolcu. Feyzi\’yim, sanma ki deli divana, Beni de doğurdu garip bir ana. Götür selamımı hatır sayana: Görmesinler bizi hor yolcu yolcu. Feyzullah Seçkin

  5. Diyelim başınıza istemediğiniz bir olay geldi. Yıkık, perişansınız. Kimse ile görüşmek istemiyorsunuz. Çoğunluk size küsmüş gibi. Yalnızsınız. Herkes benden uzak, herkes bana kırgın ,düşüncesi içinde çöküntü yaşıyorsunuz. Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi doğuyor: <<< “Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı”(Duha-3) >>>Kim kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse etsin!!!Rabbim Celle Celâluhterk etmiyor, kırılmıyor ya, ne gam! ..Bu ne büyük ferahlık değil mi? Başınızda ağır bir dert var. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor. Sanki bu sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi.İşte o an ayet yetişiyor imdada: <<<“Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var! ” (İnşirah-5/6) >>>Garantiyi veren ALLAH Celle Celâluh!!Hem de ne garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylık geleceği “mutlaka” ifadesi ile pekiştirilip ikna olalım diye iki kere tekrarlanıyor. Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu, çözümün sorunda gizli olduğunu da fısıldıyor.Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş: <<< “Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş” >>>Maddi sıkıntınız hat safhada. Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz. İflas ettiniz.. Sıfırı tükettiniz yani.Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde boğulurken ayet size yeni bir ümit veriyor: <<< “Eğer yoksulluktan korkarsanız, ALLAH dilerse lütfuyla sizi zengin kılar.Şüphesiz ALLAH hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe-28 ) >>>Bir yakınınız ölümcül hastalıkla yatağa düştü. Doktorlar fazlaca ümit vermiyorlar. Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz. Gerçek ortada iken moral vermeye çalışmak sanki sahte davranmak gibi geliyor size.Ciddi bir delil olmalı ki hastanıza siz de inanarak moral verebilesiniz. Eyyub Nebi var Kur’an’da… Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate kavuşmuş.Onun hali size dayanak oluyor:Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nida etmişti:<<< “Bak bana, meşekkat ve acı ile şeytan dokundu! Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki, temiz akıllılar için bir ibret olsun. (Sa’d-41/43) >>>Ama yine de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize. Bir tutanak arıyorsunuz.Ayet el veriyor size:<<< “Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o,hakkınızda hayırlıdır.Olur ki, siz bir şeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır. ALLAH bilir, siz bilmezsiniz. (Bakara-216) >>>Rabbimiz ALLAH Celle Celâluh,Rasülümüz Muhammed(s.a.v) , Kitabımız Kur’an,Yolumuz Sırat-ı Müstakim! .. Bizden bahtiyarı yok dünyada! ..Her ne olursa olsun,ne yaşanırsa yaşansınzafer ve başarı bizim!!!Bunu da biz söylemiyoruz, Kur’an konuşuyor: Vel Akıbetü lil Müttakin(Kasas-83)akıbet(hayırlı son, güzel sonuç) Müttakiler (takvayı kuşananlar, korunanlar, inanca sarılanlar) içindir! .. mevla razı olsun.güzel bir paylaşım.

  6. düşe kalka yürürken yapayalnızım…

  7. Allah razı olsun hepinizden…ne güzel bir paylaşım ve bir o kadar da güzel yorumlar…okudukca rahatladım ve huzur buldum…Allaha emanet olmanız dileğiyle kardeşler…

  8. Bilmelisin ki …Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.Bilmelisin ki …Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalırBilmelisin ki …Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zorBilmelisin ki …Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.Gerçek aşkların da !Bilmelisin kiTecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,ne tür deneyimler yaşadığınızla var.Bilmelisin ki …Aile hep insanin yanında olmuyor.Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.Aile her zaman biyolojik değil.Bilmelisin ki …Ne kadar yakın olursa olsunlarEn iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.Onları affetmek gerekir.Bilmelisin ki …Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.Bazen insanin kendisini affedebilmesi gerekiyor.Bilmelisin ki …Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasınDünya sizin için dönmesini durdurmuyor.Bilmelisin ki …Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuzBilmelisin ki …İki kişi münakaşa ediyorsa,Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.Bilmelisin ki …Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.Bilmelisin ki …Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor. Can YÜCEL

  9. ESSELAMÜN ALEYKÜM CAN ABİM NASILSIN ABİM BENİM ÇOK GÜZEL Bİ PAYLAŞIM OLMUŞ ALLAH C.C RAZI BENİM YÜREĞİ GÜZEL CANIM ABİM SAYGILARIMLA SENİ ÇOK ÇOK SEVİYORUM ABİM BENİM KARDEŞİN ANKARALI

  10. Bir elif gibi yalnızım… ne esrem var ne ötrem… ne beni durduran bir cezmim, ne bana ben katan bir şeddem var… ne elimi tutan bir harf, ne anlam katan bir harekem… kalakaldım sayfalar ortasında… bir okuyan bekledim, bir hıfz eden belki… gölgesini istedim bir dostun, med gibi… sızım elif sızısı…..Elif olmak zordurÇünkü elif olmakYuvarlak bir dünyada dik durmanınDik ve öndeBelki acıylaAma vazgeçmeden durmanınDünya ne kadar dönerse dönsünOlduğu yerde kalmanın adıdır elif olmakKaç silah varsa elife çevrilirElif hep olduğu yerdedirSilahlar patladığında ilk vurulan eliftirZordur elif olmakElif olmak hep vurulmaktırElif olmak yalnızca elif olmaktırNe B, ne T, ne SElifYalnızca elif Elif demeden hiçbir şey denilemezBen elif dedimArtık her şeyi söyleyebilirimHAYIRLI CUMALAR ABİM

  11. s.a .gercekten cok güzel bir yazı yureklere dokunan içimizi serinleten…zevkle okudum…canı gönülden tşkrler. Allah razı olsun hayırla kalın slm ve dua ile abi:)s.a.

  12. Selamünaleyküm Ahmed Abi,Müslüman toprağa benzermiş ya hani ona herşey atılır,ezilir,ayak basılır ama ondan yine güzel şeyler çıkar.. Sümbüller verir.. Sana yakışan ve bize de nasihat olan bir paylaşım.Muhabbetle.."Evet, sahabe mesleğinin bir cilvesi olan Risâle-i Nur Mesleği “Acz-i mutlak, fakr-ı mutlak, şükr-ü mutlak ve şevk-i mutlak” prensipleri üzerine inşâ edilmiştir. Şevk atına binenler, yeis ve ümitsizlik vadilerinden uçarak geçerler. Kudsî hizmeti en yüksek makamlara yüceltip mânevî fetihleri gerçekleştirirler. "(Sami Cebeci)

  13. GÜLÜN YOLCULUĞUBu yolda gidenler öyle iyi bilir ki Gülün Yolculuğunu.. Haydi bilmeyenlerle bir yolculuğa çıkalım beraber.. Önce bu yola talip olmak gerekir, yoksa gülden başka çiçeklerde var, dikensiz,isteyen onlara gidebilir.. Ama madem yolun gülün yolculuğuna benziyor, talebin onu istiyor, o zaman hazır ol, karşılaşacaklarına.. Yola başladık.. Yol dikenli, başladı bile seni incitmeye, canından can kanından kan damlar sızım sızım.. Yılmak yok devam,bak senden önce giden kardeşlerin var, onlarda gidiyor ayakları kanaya kanaya, yürekleri sızlaya sızlaya.. Bak ufukta yeşil yapraklar var bunlar senin ailen,dostların sevdiklerin,akrabaların.. Çok sevdin hepsini değilmi? Varını yoğunu vermek istedin, canını isteseler verirdin, o kadar çok sevdin herkesi, çünkü hamurunda SEVGİ vardı,VEDUD esması ağır basıyordu yaradılışında.. Elinde değildi ki sevmemek, çok kırdılar gönlünü, analı babalı yetim büyüdün, bilirsin kırık gönlün ne olduğunu.. Bu yüzden midir ki dayanazmadın bir kırık gönül görsen.. Sevdin herkesi şartsız sevdin, karşılıksız sevdin,beklentisiz sevdin.. Anlamadılar, incittiler seni, boynu bükük ayrıldın onlardan yada, onlar senden.. Bak yol devam ediyor ,gülün dalı uzun daha ,demek ki bitmedi bu yol daha.. Yinemi dikenler, ahh kanattı yine ayaklarımı olsun, alıştım acılara varsın kanatsın, yansın yüreğim.. Ağlarsın kimsenin görmediği yerlerde, ağlarsın doyasıya, yağmur olur söndürür yanan yüreğinin acılarını.. Yine yeşil yapraklar çıktı, bari bunlara tutunayım, ne olur ihtiyacım var,sevgisiz yaşayamam ben ne olur sizde kırmayın beni,bari siz bana karşılık verin!!!! Dersin.. Yokmu!! Bittimi!! Her yerde sevgiye neden bu kadar düşman herkes, neden menfaat olmuş tüm sevgiler, zormu karşılıksız sevmek zormu!!!!! Tutundun sımsıkı bu yapraklara bırakmayacağım artık, aradığım belki bu sevgilerdi dersin.. Yok yok yine atıldın, itildin,yine vuruldun kalbindenr30; Yarim,Eşim,evladım,komşum dedin, varını yoğunu fedaya hazırdın onlar için, ettinde .. Ne mi oldu boş verin.. Hadi gönlüm yola devam, gül yolculuğuna madem girdik hadi devam edelim.. Elbet vardır bu yolun üzerinde olmamızın bir sebebi, Mevlam hiç bir kulunu boş yere bir yerde bulundurmaz vardır bir hikmeti. Merkez efendinin dediği gibi herşey merkezinde.. Dikenler yine kanatıyor yüreğini taşlayan taşlayana .. Artık ümidini kaybetmek üzeresin.. Öyle bir sevgisiz kaldı ki yüreğin, tam bu dünyada sevgiye yer yok diyecektin ki.. Oda ne farklı bir şey çıkıyor önüne, bu karşılaştığın yapraklara benzemiyor,bu farklı, sanki içinde bir sır saklıyor gibi.. Aman Allahım bu ne güzellik, nereye geldim ben, dersin.. Nedir bu kat kat kırmızı perdeler neyi anlatıyor sırrı nedir??? Gül bahçelerini hep dışarda arardın, sanki artık yüreğinde gül bahçesini yaşıyorsun.. Evet sevgi bitmemiş demek, diğer sevgilerden vefa göremeyişinin sebebi bu olsa gerekti.. Eğer onlarda takılıp kalsaymışsın bu güzelliği göremeyecektin.. Bu sevgi ALLAH SEVGİSİ .. Allahım tüm dertlerim bitti,artık yüreğim acımıyor sanki güneş benim içimde doğdu.. İçimdeki karanlıklar bitti, tüm kalp hastalıklarım yandı bitti. Artık Mevlana h.z. leri gibi bakabiliyorum hayata, yaradılanları hoş görüyorum Yaradandan ötürü demiş Yunus, Onuda anlıyorum artık.. Tüm resimlerle dolu kainat, Ressam sensinr30; Marifetullah ne büyük bir ilimmiş Allahr17;ım, samanyolu küçücük kaldı senin ilminin yanında .. Dersin.. Meğer ne de boş şeyler için üzülmüşüm, asıl senden ayrı geçirdiğim saniyelere üzülüyorum artık.. Seni tanıdıkça Aşık oluyorum sana, hayranlığım kat be kat artıyor. Hayretlerdeyim.. Neden! Neden!!!! Resimlerle oyalanmışım bunca zaman.. Leyla Leyla derken, Mevlar17;yı neden unutmuşum, halbuki Leyla sadece bir okulmuş, sana gelen yolu tarif eden bir okulr30; Yürek kavruluyor ilahiaşkın ile dönüyorum, dönüyorum, aklım yerinde değil,bu kadar mı güzelmiş senin aşkın, bana verseler tüm kainatı, asla istemem.. Varsın saraylar, köşkler, huriler, gılmanlar, dünyalıklar, ukbalıklar isteyenlerin olsun BANA SENİ GEREK ALLAHr17;IM BANA SENİ GEREK.. Dersin.. Gülün çiçeğinde Muhabbetullah ilmini buldum Allahım.. Mevlamın sırrı ki çile çekmeden ele geçmiyor, bedel istiyor, ama aldıklarının karşılığında, öyle bir Hazine veriyor ki, geri istemiyorsun verdiklerini.. Mevlam geri veriyor aldıklarını, bu sefer sen istemiyorsunr30;. Seni Seviyorum Allahım, Seni Seviyorum.. Sana Aşkımı İlan Ediyorum.. Duysun cümle alem,Aşığım aşık.. Dersin.. Varsın bu kulunda senin aşıklarından yazılsın, Aşk hamalı olsun, bu öyle bir yükkü hürmetle taşınası.. Mevlam ne olur Cemallulahr16;ından mahrum etme bu acizide.. Ne arzum ne dileğim kaldı şu fani dünyada.. Bir dileğim varsa Senin Cemalindir ancak.. Yüreğimdeki bu yangınını Cemalini seyretmek söndürür ahirette.. Bana düşen son nefesi beklemektir , aşkla hizmet gerekir tüm kullarına ki, olada bir kulu dua ederde Cemalullahı kazanabilir bu garip aşıkr30;.. Dersin.. Son nefesim Şeb-i aruz olsun ilahi.. Herkes gülsün, ağlamak yok, Cenazem Düğünümdür.. Mezarıma güller dikin, dikin ki Muhabbetullahı herkes okusun, güllerin dallarında, yapraklarında, çiçeğinde.. Dersin.. Bir şey unuttum değilmi? Nedenmi kırmızı gül?.. Kurban olduğumdandır Mevlama, canımı Ona adadığımdandır.. Herkes bir şey için yaşar şu fani dünyada, varsın bu garip aşıkta Onun için yaşasın, şehitler gibi canını feda etsin, çokmu Ona bir can feda etmişim, al Mevlam canım senindir.. Dersin.. Emanetin Senindir.. Ne zaman ki gönderdin AZRAİL A.S HAZIRMISIN dediğinde HAZIRIM ARTIK GİDELİM diyeceğim Ona İNŞAALLAH.. Dersin..

  14. Çetin Yolların, Metin Yolcuları.. “Korkma! Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki Hak yoludur, dönmek bilmeyiz yürürüz.” (M. Akif Ersoy)Yolcu yolunda gerek..Sırat-ı müstakim olsa dahi yolun, yürümezsen seni bir yere götürmez!Meskenetin çukurunda kalakalırsın,Bir arpa boyu dahi yol alamazsın…Çetin yolların, metin yolcuları olur; yol yolcusuz kalmaz. Her yürüyüşün bir makamı vardır.Sen, doğru makamda yürümezsen başka yiğitler yürür.“İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için kendini Allah’a satar.” (Bakara: 20 )Donan, donanamaz; Donmadan, donan!Düzgün hamleler yap; emin bir zemin üzerinde yürü; devingen ve direngen ol. Âtıl kalma; âtıl kalan, bâtıl olur. Yolda duran yoldan çıkar; çıkarları yol edinir…Fecir yakındır, yakinin varsa. Letafet ve metanetle yürürsen perde perde karanlıklar yırtılır; altın saçlı sabahlar tüllenir ufkun yaslı yanaklarında…Herkes yüreği nispetince yürür. Zaman, yürekleri test etme zamanıdır.Yola revan ol, yokuşları aşmaya azmet.Yılmadan, yorulmadan zirvelere geril.Yolun, yönün belli, yar için terk-i diyar eden yiğitleri anımsa. Bunu önemse; meşakkatler şevkini kırmasın.Yalpalamadan yürü! Yürüyüş şanlı bir duruştur, duruluştur, doğruluştur.Yürüyen büyür; büyüleri bozar,Zengin dünyalara açılır,Engin ufuklara varır.“… Yollarımızı onlara açarız…” (Ankebut/63)“… Rabbinden gelen nurla yoluna devam eder. (Zümer/22)İlahi lutfa mazhar ol! Zafer, seferin meşakkatlerini göğüsleyenlerindir. Bu yolda mağlubiyet dahi galibiyettir.Dik dur, yolun dik/enlerine aldırma; mukavemet et, kutlu seferin neferisin.Yola koyul!Yürüyen varır, var olur, varlığına anlam kazandırır…Ve’l akıbetu li’l muttakiyn!…Nesip Hiçyılmazdaim mevlama emanet olun inşalalh hayırlı cumalar dilerim

  15. İlah-i Kelam-ın bilgisini yayarak ve kendinizde O\’nu derinlemesine inceleyerek Allah\’ın adamları olun ( Al-i İmran süresi 79 ) Ey; Rabbimiz bize verdiğin hidayetten sonra kalplerimizi saptırma! Senin tarafından bize bir rahmet ihsan eyle… Ey; Rabbimiz muhakkak ki sen insanları geleceğinde hiç şüphe olmayan bir günde toplayacaksın.. Şüphesiz Allah vadinden dönmez ( Al-i imran 8-9 )Nice kişiler vardır ki: Onları nebir ticaret nede bir alış veriş Allah\’ı anmaktan namaz kılmaktan zekat vermekten alı koymaz Onlar: Kalplerin ve gözlerin allak bullak olacağı o günden Kıyamet gününden korkarlar ( Nur Süresi 37 ) "ACI BİZE ALLAH-IM"SİZİNDE CUMANIZ MÜBAREK OLSUN DUA İLE KALIN İNŞ.

  16. SAKLI MEKTUP…Yollanmamış mektuplarım vardı şehr-i kalbimdeKahrını geceden alan bir sabahla azalan umutlarımıçoğaltan bir yangının şahidiydim!Mektup geceydi.Bir feryâdın kınasını ellerime yaktığım ah-u figânım; mektuplarımdı.Mektup dediğimse, insana kulaksız duyduran, gözsüz gördürendi.Küllü bir sırdıYüzü suyu hürmetine yaratıldığımın hatrına inleyen nağmeler tutturdum her gece.Derdimi dert ile kavurdum Derdimde kavruldum! Dedim; Rabbim! Ben sana dua etmekle hiç bedbaht ve mahsûn olmadım!İhbârı ertelenen isteğimdi tek müsebbibim. İsteğim; Tüm kederlerimi helâk edecek bir muştu!Çilem; Taşıyabileceğim kadar!Sabahın tekil çoğulluğuna yakındı karanlıklar.Bir gün mekânın meçhule yakın avuçlarındayken ben,Yalaz yalaz kıyılarıma düşerken yıldırımlar,Yükümü taşıyamazken dağlar,Kıracakken dalımı kahırla esen rüzgârlar,Kurşun kurşun izini sürdüğüm adresi buldum!Yusufu görenlerin bıçağındaki sır ne ise,Mecnunu çöllere düşüren ne ise,İnsanı dünyadan firâr ettiren şey ne ise,İşte onu buldum!Rahmet vardı gazabın üstündeVe tüm sözlerin öncesine yazdım adını.Onu şahit tuttum âhiretimeOnu şahit tuttum emânetimeYolunu yoluma bağladım.Tüm üşümeklerden sıyrıldımAçtım yüreğimi nasibime..Mektuplarımı yollamaya başladım bir bir adresine.Eriyiverdi havf ile recâ arasında gidip gelen satırlarımın buzlarıMurâdımdı bu!Dedi; Her duâya cevap var!SELAM VE DUA İLE SAĞLICAKLA KAL ABLASI…

  17. ALLAHIN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN.COK GÜZEL BİR PAYLAŞIM..CUMANIZ MÜBAREK OLSUN…

  18. Rahmânü\’r-Rahîm\’den, Arş-ı Âzam\’dan gelen Furkan-ı Hakîm\’in kendisine indiği Efendimiz Muhammed\’e, ümmetinin hasenatı adedince milyonlar salât ve milyonlar selâm olsun. Risaleti Tevrat, İncil ve Zebur\’da müjdelenen; nübüvveti irhâsâtla, cinlerin hâtifleriyle, insanlık âleminin evliyalarıyla, beşerin kâhinleriyle müjdelenen; bir işaretiyle ay parçalanan Efendimiz Muhammed\’e, ümmetinin hasenâtı adedince milyonlar salât ve selâm olsun. Davetine ağaçların koşup geldiği, duâsıyla yağmurun hemen iniverdiği, sıcaktan korumak için bulutların ona gölge yaptığı, bir ölçek taamıyla yüzlerce insanın doyduğu, parmaklarının arasından üç defa kevser gibi suların çağladığı, onun hürmetine Allah\’ın, kertenkeleyi, ceylânı, ağaç kütüğünü, zehirli keçinin kolunu, deveyi, dağı, taşı ve toprağı konuşturduğu, Miracın sahibi ve gözünün asla şaşmadığı o mucize-i kübrâda ruyetullaha mazhar olan Efendimiz ve Şefîimiz Muhammed\’e, Kur\’ân\’ın bidâyet-i nüzulünden zamanın nihayetine kadar onu okuyan her bir okuyucunun okuduğu her bir kelimenin temevvücât-ı havâiye aynalarında Rahmân\’ın izniyle temessül eden bütün kelimelerinin bütün harfleri adedince, milyonlar salât ve selâm olsun. Bütün bu salâvatlardan her biri hürmetine bizi mağfiret et, ey İlâhımız, bize merhamet et. Âmin. Hayırla ve nurla dolu cumalarınız olsun. Selam ve dua cümlemize…

  19. Hüsn-ü zannımı yenileyerek,Rahim ismine sığınarakla taknetuminallah ayetinde hıçkıran imamın sesiyle,hasret zincirlerimi kırarakparamparça,ne mutlu o gariblere nidasını duyunca,cesaretimi korkaklığıma düğümleyerek düştüm kapına!…Badı- ı sabada kapına geldimnalan olan gönlümleaşkın şarabına bandımda geldimfirakına mübtela ömrümleEy hünkarım sana visal etmek kavlimletahammül kalmamış bu biçare halimlelutfeyle mülkünden bir zerre ileŞemin de bir nur ver aydınlanayımcanan derim,canı vermektir istidadımcilvegahından bir köz düşürde yanayımtenha yerinde boğankırılır kan kırmızı gülleribülbül mecnun olursukut eder terennümleriDerdimin şifası sendedir YarabLal olan dilimin sözü,sendedir Yarabüryan geldim kapına,günah defterim sendedir Yarabdüçar olmuş dertlerimin eczası sendedir YarabŞifamı tez eyledilimi söz eylegünahımı setr eylemeftun geldim kapınabeni sana ram eyle..

  20. Haller bilinir mi?Halinle hallenmedikçe.Kalpler sevilir mi?Kalpten yönelmedikçe.Suya kanılır mı?Dudak değmedikçeYürek cilalanır mı?Rabbi zikretmedikçeSoruları sormak cevap mı gerektirir, yoksa cevapsızlığa sebep midir?En büyük kaos yüreğimizde yaşadığımız değil mi?Ya Rabb sen bizleri yalnız hayrı bilenlerden ve bildiklerini yapabilenlerden eyle.RABBİM razı olsun ahmed abim yüreğinize sağlık ALLAH c.c yar ve yardımcınız olsun. Selam ve dua ile..

  21. Yazıların yanı sıra, resimleri de çok sevdim sevgili Ahmed.. Bu arada Moral dünyasından besleniyorum, çok faydalı konular var paylaşmadan olmaz diye düşündüm:))… Ben faydalanıyorum benim yakınlarımda faydalansın severek okuyorlar sağolsunlar, ve sende sağol can olası:)))

  22. Allah Sevgisinin Önemi Bediüzzaman Said Nursi\’nin hikmetli sözlerinden biri "Dost istersen Allah yeter. Evet O dost ise, herşey dosttur" şeklindedir. Gerçekten de Allah\’ı gereği gibi tanıyan ve takdir eden bir insan için yalnızca Allah\’ın kendisine dost olması yeterlidir. Yüce Rabbimiz, sonsuz kainatın, tüm varlıkların tek hakimidir. Herşey O\’nun iradesindedir. Tüm kalpler Allah\’ın elindedir. Bediüzzaman ihlas risalesinde bu durumu şu sözlerle açıklamıştır: "Amelinizde rıza-yı İlâhi (Allah rızası) olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti (önemi) yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri (etkisi) yok, O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse (gerekirse), sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir; onları da razı eder." Allah\’ı gerçek anlamda dost edinmek, O\’nu razı etmek bir müminin yaşamındaki en önemli ve öncelikli hedef olmalıdır. Diğer her şey ertelenebilir, ama bu ertelenmeyecek, bekletilmeyecek, gevşeklik gösterilmeyecek hayati bir konudur. İnsanın kalbinin her an tatmin olması, huzur ve rahat bulabilmesi buna bağlıdır. Bu nedenle insanın Allah\’a teslimiyet konusunda son derece titiz olması, Allah\’ın hoşnut olacağı bir ahlak sergilemesi ve aksi yöndeki tavırlardan şiddetle kaçınması gerekir. Allah Kuran\’da kullarına hoşnut olacağı ahlakı bildirmiş, aynı şekilde razı olmayacağı her şeyi de haber vermiştir. Bu durumda insanın yapması gereken; vicdanının sesini dinlemek, tam bir teslimiyet içinde, halis bir kalple Rabbimiz\’e yönelmektir. Allah\’ı seven ve Allah\’tan korkan bir insan, O\’nun sınırlarını büyük bir şevk ve istekle korur; Allah\’ın her emrini kusursuzca yerine getirmek için titizlik gösterir, Allah\’ın hoşnutluğunu, sevgisini, rahmetini ve cennetini kazanmak için hayatı boyunca bütün gücüyle çalışır.

  23. YAŞAMAK Bir umuda tutunmaktır YAŞAMAK Bir Namazla aydınlanmaktır YAŞAMAK Bir ayette hayat bulmaktır YAŞAMAK YAŞAMAK oruçla var olmaktır Namazı kuşanmaktır Dua ile yücelmek,tövbe ile yenilenmektir Direnmektir YAŞAMAK Sınırları bazen aşmaktır Soluğunda O’nun adını solumaktır O’nun adına YAŞAMAKTIR Ve bir gün O’nun adına ölmektir YAŞAMAK… güzel paylaşımların icin allahım razı olsun canım abicigim en güzeline emanet ol.

  24. Lâ tahzen…Üzülme!Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın. Üzülme!Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir. Üzülme!Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki… Üzülme!Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki… Gözden çıkarmamış olmalı seni. Üzülme!Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir.Üzülme!Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki… Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin. Üzülme! Seni bir “İşiten” var. Seni, senin kendini bile sevmenden önce O sevdi. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor. Üzülme!Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin. Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, Senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı.Üzülme!O’nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan göz yaşları içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: “Lâ tahzen, innAllahe meânâ.”Üzülme!Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. “Rabbin sana küsmedi ki…” Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. “Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki…”Senai Demirci

  25. بســــــــــــــــــــــــــــــــم الله الرحمن الرحــيــمGöklerdeki her şey yerdeki her şey Allah’ındır. İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi onunla sorguya çeker de dilediğini bağışlar dilediğine azap eder. Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.Peygamber Rabbinden kendisine indirilene iman etti mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a meleklerine kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet bizi bağışla bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”(Bakara 284-286)HAYIRLI SABAHLAR SELAM VE DUA İLE

  26. Rahman ve Rahim Allah\’ın adıyla…Mülk ve yönetim elinde bulunan o Allah ne yücedir! O, herseye Kadir\’dir.Hanginizin daha güzel iş yapacağını belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O\’dur. Aziz\’dir O, Gafûr\’dur.Birbiriyle uyum ve ahenk içinde yedi gökleri yaratan da O\’dur. O Rahman\’in YARATISINDA / YARATTIKLARINDA herhangi bir UYUŞMAZLIK, AYKIRILIK,çelişme göremezsin. Bir kez daha bak! ÇATLAKLIK, bir UYUŞMAZLIK görüyormusun?Sonra BAKIŞI iki defa daha döndür! Umudunu kesmiş olarak döner sana göz. UTANMIŞ, bitkin düşmüştür o.Mülk Suresi, ayet 1-4Hayırlı günler dilerim,bıraktığınız yazılar için kalpten teşekkür ederim..

  27. Bilmeyen ve bilmediğini bilen, çocuktur Ona öğretin Bilen ve bildiğini bilmeyen, uykudadır Onu uyandırın Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen, aptaldır Ondan sakının Bilen ve bildiğini bilen, liderdir Onu izleyinKung-Fu-tzuHAYIRLI GÜNLER AHMET KARDEŞ

  28. بســــــــــــــــــــــــــــــــم الله الرحمن الرحــيــمOnlar Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bu Allah’a göre kolaydır.2 De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” O dilediğine azap eder dilediğine de merhamet eder. Ancak O’na döndürüleceksiniz Siz yerde de gökte de (Allah’ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’tan başka ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır. Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır. Essalâtu vesselâmu aleyke Yâ Rasûlallâh… Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.Müslim Fedâil 66; Tirmizî Birr 16

  29. GİBİGülmeyi, kahkaha atmak mı sandın,Ağlamayı, gözyaşı dökmek sandığın gibi…Neye güldüğünü biliyorsan, gülmek o dur,İhanete, çaresizliğe gözyaşı dökmenin, ağlamak olduğunu bildiğim gibi…Zangır zangır titremeyi,üşümek mi sandın,Ateşte pişmeyi, yanmak sandığın gibi…Dardayken sarılacak yarenin yoksa, üşümek o dur,Adam olmanın, insan olmanın, ateşte pişmek olduğunu bildiğim gibi…Kurtuluşu, vefasızlık para mı sandın,Dalıp ta çıkmamayı, boğulmak sandığın gibi…Vatanı, Bayrağı, Ezanı biliyorsan, kurtuluş o dur,Hainlerin seni sarmasının, boğulmak olduğunu bildiğim gibi…Silkinmeyi kalkmayı,başkasını ezmek mi sandın,Yıkılmayı, yalnızca düşmek sandığın gibi…İri, diri, bir olup yarına koşarsan, silkinmek o dur,Parça bölük olmanın, yıkılmak olduğunu bildiğim gibi…Nefes alıp vermeyi,yaşamak mı sandın,Uyuyup uyanmamayı, ölmek sandığın gibi… İnsanları sevip, gönül yaparsan, yaşamak o dur,Yaradanı sevip, ona kavuşmanın, Ölmek olduğunu bildiğim gibi…hayırlı geceler hayatın anlamını anlamak dileğiyle mutlu yarınlar kardeşim

  30. İbn-i Ata Hz.leri, bir gün dostlarına:- Maneviyat yolunda yükselenler, ne sebeble yükseldiler? diye sordu.Orada bulunanlardan bir kısmı:- Oruç tutmakla, dediler. Bir kısmı ise:- Nefis mücadelesini çok yapmakla, dediler.Bazıları da:- Nefsi hesaba çekip doğruya yöneltmekle, karşılığını verdiler. Kimisi de:- Cömertlikle, dediler.Bütün bu cevapları dinleyen İbn-i Ata, şöyle buyurdu:- Yüksek derecelere kavuşanlar, bu üstünlüğe ancak ve ancak güzel ahlâk ilekavuştular. Allah Teâlâ\’ya varlıklar içinde en yakın olan Hz. Muhammed\’dir. (Allah\’ın selam ve rahmeti üzerine olsun.) Onun yolunda olanlar ise, güzelahlâk sahipleridir.Dua ile Ahmed kardeşim.Hayırlı cumalar inş.

  31. Allah aşkının ateşi,yüreğimde yansın isterim Çatlayana kadar dudağım,ismini ansın isterim Nasır tutmuş avuçlarım, açılarak taa, semalara Omzumdan kopana dek kollar, dua etsin isterim Alemlerin Rabb’i, Sen her şeyi, her an bilensin Eşref-i Mahlukat tan sadece kulluk isteyensin Rahman‘sın,Rahim‘sin, Aziz‘sin ve Kerim’sin Senin ismini zikrederken kalbim dursun isterim Alıp abdesti, niyet ederek, yönelipte; “KABE“ye “Bir“sin diye kıyamda, kıraat edip tekbirle Rükuya vardığımda; Sübhanerabbiyyelaziym’de Doğrulmasın huzurundayken belim,kopsun isterim Affettirirmi binlerce günahımı, bilmem ki bir tövbe? Yüzüm yok mazhar olmak için habibinin şefaatine Ama niyazımdır Tahiyyatü, Salli, Barik, Amentü de Son secdede iken alnım, kavuşmak için ölmek isterim "İman, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi iman ve duadır". Selam ve dua ile kardeşim ..

  32. Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru.Al-i İmran 16 …Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.Müminun 109 Ey kalplare tasarruf eden Allah\’ım! Kalplerimizi Sana itaat etmeye yönelt.Müslim ve aleyküm selam verahmetullah sevgili dostum.hayırlı akşamlar.

  33. EY KALPLERİMİZ EVİREN ÇEVİREN ALLAHIM BİZİ DOĞRU YOLA İLETTİKTEN SONRA AYAKALRIMIZI KAYDIRMA.ALLAH RAZI OLSUN CAN AHMED KARDEŞİM ÇOK FAYDALI BİR PAYLAŞIM OLMUŞ ,EMEĞİNE SAĞLIK ,ALEMLERİN RABBİNE EMANET OL.

  34. Gecenin yalaz buudunda hicretler istedim beni bana getirecek hicretler!… Oysa sürgün nisyanına tutuldum havf makamında. Çiğit gölgelerde korkuttum güvercinleri. Gececil öfkemle düştüm delişmen kaygıların sadağına.Recaya bir bahar!…-zemheri bahar!-Nefti şırınga edilirken söze gurbet düşlerimi çalan belgisiz tacirlerdi. Kar/a idi bakışları sözleri gibi. Değdi sol gözümün solundaki lekeye.Kerbela düşmüştü bir kez hicrana.Rabbim! Şehit hançeresinden geçtim kendime…Kendim!Keseye uygun ahitler bozdun.Kırbaçladın hâki urbasını sözlerin.Nazar kıldın tekil bakışlarına fecrin.Rüzgarın şükrüne şahit tutuldun.Ve şahit tuttun kalemi kendine.Kendim!/Kalbimde üç çağ öncesi…Bir durak elif! /Gitmeliyim kendime!Rabbim!Kendimde değilsem nerdeyim?Sevdiğim!Sende değilsem nerdeyim ben?Sen değilsem kimim ben!Kalbimin en bahar olan yerinden tut beni!Bir nokta olayım \’be\’ye.Ateşe verdim kalpten ötesini…Emine ŞİMŞEK değerli yorumun için teşekkür ederim.

  35. Her sabah binbir ümit ve neşe ile bizi hayata çağıran o kadar iş ve o kadar ses var ki, gözlerimizi açar açmaz bir koşuşturmadır başlıyor… Ve kendimizi birdenbire yaşamın tam ortasında buluyoruz. Şu eksik, bu lâzım, haydi onu da yapayım derken, ertelediğimiz nice güzellikler hep bir başka güne taşınıyor. Birbiri ardınca nice mevsimler geçiyor. Halbuki, yaşadığımız bir başkasının hayatı değil, kendi hayatımız. Harcadığımız, kendi ömür sermayemiz. Görülecek o kadar güzellik, anlatılacak o kadar harika şey hep mahzun, hep bir kenarda bizi bekliyor. Susturulmuş veya küstürülmüş çocuk gibi, boynu bükük ve mahzun, hep bekliyor onlar. Döner de bir gün bakarız, farkederiz diye… Baharın dört bir yandan sarmaladığı ve cihetsiz kuş seslerinin ruhumuza ilâhî bir hazzı, ulvî bir zevki tattırdığı erteleyemediğimiz bir zaman diliminde çok sevdiğim bir kardeşimle sohbet ediyorduk. Uzun süren dalgınlığımın ardından, ne düşündüğümü sordu. Ben de: — Öteden beri bunca insan nasıl öldü, son nefesini nasıl verdi ve acaba neler hissetti diye düşünürdüm. Şimdi ise nasıl ve ne halde öleceğimi merak ediyorum, dedim. Bu gibi durumlarda tekellüfsüz fakat hikmetli bir cevabı olurdu her zaman. — Cevabı belli abi, dedi. — Nasıl yani, dedim. — Hz. Peygamber “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz” buyurmuş. Ölümünü merak ediyorsan, yaşadığın hayata bakmalısın. Birden beynimde şimşekler çaktı: — Ama, dedim, sadece ölümü değil, ölümden ötesini de merak ediyorum. — Onun da cevabı aynı hadisin devamında. Yani, “Nasıl ölürseniz, öyle de dirilirsiniz.” Merakımı giderecek başka cümleler aramaya gerek kalmamıştı. O güzel insan, sevgili Peygamber, insanları en doğru seçime iki cümle ile davet ediyordu. Nefsimizin bizi bu kadar içinde olduğumuz bir gerçekten alıp dâ nerelere taşıdığını anlamak için bu hatıra yeter. Gide gide ölüme varacağımızı zannediyoruz. Gide gide ölüme varılmıyor. Ölümle beraber gidiliyor. Ölüm hayatın gölgesi; onu bundan, bunu ondan ayırmak zor. Ama bir tecelli oluyor ve hayatın önünü kesiyor ölüm. Ecel gelince, başağrısı bahane… Gide gide ölüme varılsaydı, gidemeden ölenler olmazdı. Doğduğu günde ölenler var. Ha bir adım, ha yüz adım farketmiyor. Uzunluk veya kısalık bize göre bir kavram. Çok kısa sürede Rabbini razı eden işler yapıp da vefat eden ile yüz sene yaşamış olup da Yaratıcısından haberdar olmamış biri aynı kefede değerlendirilmez. Ölüm hayatın içinde olmasaydı, hayat bu kadar güzel ve çekici olur muydu? Hayatı güzelleştiren, belki de bu geçici ve fani yönü. Hayat bitmese, ölüm başımıza gelmese, ahirete nasıl geçilecekti, düşünülmeye değer doğrusu. Burada kalan dostların sayısının azaldığı, ahirete gidenlerin ise her gün çoğaldığı bu diyarda gurbetimiz oraya, anavatana geçmekle ve dostlarımıza kavuşmakla sona erecek. Hasret Sevgililer Sevgilisine kavuşmakla bitecek. “Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber, Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?” Ölüm saatinden daha güzel bayram mı arıyorsun ey nefsim? Dostum beni çağırdığı zaman nasıl koşarak gitmem ki? Yalnızlık çevremi kuşatmaya başlamışsa… Dua ile inş. hayırlı geceler.

  36. Bir SoLgun Laledir YaraLı GönLüm Gül yüzünün açtığı lalezarda, bir solgun laledir yaralı gönlüm…Hiç göremediğim o cemali, anlatılanların ötesinde bilemedim Efendim…Ötelere beni sevdalandıransın,her şeyin ötesinde ruhuma rahmetsin Efendim…Ben beyazların içinden tebessüm eden bir gelincikte Sen’i ararım…Güneşin umudunun bitmekte olduğu gökyüzünün dokuduğu nakışta ararım Sen’i…Ararım ki; Rabbimin sana duyduğu muhabbeti okurum…Sana ‘Oku!’ diye indirilene sükut olup, teslim olurum…Olurum ki; sendeki teslimiyetin özlemini duyarım içimde…Gül kokusudur senin tenin Efendim…Geçtiğin yollar, okşadığın; yetimler, öksüzler,kimsesizler hasrettir gül kokuna Efendim…Ne geçtiğin yollarda toz,ne de okşadığın bir öksüz olamadım Ya RasulALLAH…Bize sunulan şatafatlı hayatın buruk sevinçleriydik.Ne gönül vazgeçti o hayattan ne de o hayatın derbederi olabildi…Sen gelirde bu yaşamsız hayatımıza can verirsin diye bir tabakta fazla soframıza koyamadık Efendim…Senin aç kalktığın,paylaştığın sofralarımız hiç olmadı Efendim…Seni görebilseydik, seninle o kutlu zamanları yaşayabilseydik Ey Nebi, acaba tahammül edermiydik taşlanmaya…bin türlü azaba…Çemberine sığmayan nefisler Hakka boyun eğip teslim olur muydu Efendim…Biz bu soruları sormaya utanır olduk…Sen ötelere sevdamızın adı,Sen alemlere rahmetsin Efendim…‘Beni seviyor musunuz?’ Diye sorduğunda…‘Evet seviyoruz Ya RasulALLAH..Evet seviyoruz Ya HabibALLAH’ diyenlerdeniz Efendim…Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin tıbbil\’kulubi ve devaiha ve afiyetil, abdani ve şifaiha ve nuril\’ebsari ve ziyaiha ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. Ey Allahım ! kalblerin doktoru ve devası, vucutların şifası, gözlerin nuru ve ziyası olan Muhammed\’e (S.A.V.) aline ve ashabına salatu selam eyle.LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDÜN RESULULLAH…

  37. KURAN-I KERİM MEALİ 66 – Tahrim Suresi 10-11 Bismillahirrahmânirrahîm 10. Allah, inkar edenlere, Nûh\’un karısı ile Lût\’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikahları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah\’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, "Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!" denildi. 11. Allah, iman edenlere ise, Firavun\’un karısını örnek gösterdi. Hani o, "Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun\’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!" demişti. Selam ve dua ile Allaha emanet ol.

  38. İçim doluyor yine damla damla… Hüzün yağmurları altında ıslanıyorum. Başım yere düşmüş, gözlerim ayaklarımın ucundaki çaresizliği işaret ediyor. Yumruklarım sıkılmış ama gayesi yok. Ayaklarımda ve yüreğimdeki pranga acıtıyor ama sesim kesilmiş. Sağır sessizliklerin içinde kaybolmuşum. Saçlarımdan ihanet akıyor ve yüzüm alevlerde kavruluyor.İçim doluyor yine damla damla… Yüreğim başımın dik durmasını söylüyor. Kutsal kitapta yazan ve olması gereken imandan dolayı. Gölgesine sığındığım ağaçlar yok olmuş. Nefessiz akşamlardayım şimdi. İçime çektiğim hava boğazımı yakıyor.İçim doluyor yine damla damla… Başımı dik tutmak istiyorum ama yeterli gücüm yok. Başımı yukarı kaldırırsam aynada cansız halimi görmekten korkuyorum. Başımı kaldırdıkça rengi değişiyor hayatın. Ben rengi değişen hayatta renksizim. Namlusunu üzerime çeviriyor okulları kapanan genç beyinler. Namlusunu üzerime çeviriyor, sokak ortasında kurşunlanan yürekler. Namlusunu üzerime çeviriyor, demir parmaklıklar arkasında çile çekenler…İçim doluyor yine damla damla… Perdeler açıldıkça karanlığı hissediyorum. Işığı duyacak gücüm kalmamış. Son bir gayret daha yüreğim diyorum. Son bir gayret daha. Ama nafile… Ellerimi havada, alnımı secdede tutmam gerekiyor, yüreğimdeki pranga izin vermiyor. Kömürleşmiş içimdeki iman, nasırlaşmış duygularım. Esir etmişim dua sözcüklerini. İzbe odalarda ömür tüketiyorum ve utanıyorum kendimden… Utanıyorum bazılarından ve cenneti namlunun ucunda görenlerden…İçim doluyor yine damla damla… Ölümü düşünmek bile istemiyorum. Nasıl çıkacağım bu halimle huzura? Emaneti kaybetmişim ve nefsimin esiri olmuşum. Neyi sunayım Yüce Yaradana, günahları mı?.. Ağlayabilseydim yürekten, gözyaşlarımı sunardım kirli bir bardakta. işte derdim, benim ateşten daha sıcak damlalarım. Ağlamayı unutmuşum dünya şelalesinden ve dua etmeyi… ve insan olmayı… Dua etseydim tüm samimiyetimle kelimeleri sunardım Yaradana. İşte derdim; beni -zulme sıktığım- kurşunda daha yakıcı, sevgiliye uzatılan gülden daha sevgi dolu sözlerim.İçim doluyor yine damla damla… Böyle sessiz sitemlerde kahrediyor beni. Bir baş olsaydım senin için fırlatılan. Ama o kurşuna karşı atılan taş kadar yüreğim yok. Bir adım olsaydım özgürlük meydanına doğru atılan, bir slogan olsaydım okul kapılarında atılan. Bir kibrit kadar işe yaramıyorum şu fani dünyada. Bir kibrit!.. Koca bir yangını başlatabilirken, ben içimdeki ateşi başlatacak bir kıvılcım olmaktan acizim…İçim doluyor yine damla damla… Haberleri olmasa da beyaz başörtülü bacılarımın, zulüm altında inleyenlerin… Kalemim ve prangalı yüreğim onlarla. Belki huzura bu sayfayla çıkarım…İçim doluyor yine damla damladamlalar dönüşüyor acı bir ummanaoysa ben yalnızım ummanın ortasındave yüzme bilmiyorum…büyük dalgaların beni kıyıya atmasınıbir garibin teknesinin geçmesiniya da ölümübeklemekten başka çarem yokve ben ölümden korkuyorum…Kurtar bizi ALLAH\’ım bu acı ummandan. İçimize yeniden doğsun imanın gülümseyen yüzü. Perdeler açılışında aydınlansın, karanlıkta kalmış odalarımız. Yüreklerimizden silinsin bu boşvermişlik. Sert rüzgarlar alsın üzerimizdeki ölü toprağını.Senin için sevelim ve senin için ölelim. Senin Rızan için sıkılan bir kurşun olalım. Senin için uzatılan bir karanfil olalım, sonu olmayan yürüyüşlerde. Senin için atılan bir taş olalım. Senin için birleşsin yumruklarımız…Senin Rızan için uzanan bir el olalım, karanlıkta kalanlar için…Es Selamu AleykümAhmet Kardeşim / Hayırlı GünlerSevgiyle/selametle/HayırlaDua ve muhabbetle kalın.

  39. İyilik yap denize at balık bilmezse Halık bilir….Atalarımız ne güzel söylemiş …Büyüklerimiz tavsiye etmiş…Efendimiz s.a.v. buyurmuş…Ayetlerle sabit olanda budur…İnsan Allah için severse terkedilmek korkusu olmaz…Allah için iyilik yaparsa karşılık beklentisi olmaz…Niyet Allah rızası ise hiç bir karşılık beklemez ve bir teşekkür bile talep etmez…karşılığında haksızlığauğrasa bile nakörlükle karşılaşsa bile iyiliğe devam erder…Çünkü o Allah için yapmıştır yine Allah için yapmaya devam eder…Ne güzel değilmi??YAzmak ne kolay..!! Yapmak ise zordur…Nefsimizi bir yoklayalım bakalım bu doğrultuda nerededir…Acaba bu tavsiyelere uymada sınıfta mı kalmıştır..Yoksa hiç değilse biraz yol almışmıdır…Bir hadisi şerifte:Ey Resulullah!Neden herkesten çok Ali\’ yi seversin?Efendimiz s.a.v.:Neden çok sevdiğimi anlatayım mı?-Anlat derler.Efendimiz s.a.v.sorar:-Sizlere sormak isterim; birisi size kötülük yapsa ne yaparsınız?-İyilik yaparız efendim derler…-Yine kötülük yaparsa?-Yine iyilik yaparız.-Soruyu tekrar eder;Yine kötülüğüne devam ederse?Cevap verirler:-Düşünürüz Ya Resulallah derler.Peygamber:-Çağırın Ali\’yi diye buyurur.Hz. Ali gelir, Peygamber Hz. Ali\’ ye sorar;-Ya Ali! birisi sana kötülük yaparsa sen ne yaparsın?Cevap verir;İyilik yaparım, der. 7 kez tekrar eder.Hz. Ali 7 kez "iyilik yaparım" der.Son defa sorunca da o iyilikler şahı şu mükemmel cevabı verir;-Ya Resulullah! Kötülük yapan kötülüğünden usanmıyorsa, ben iyilik yapmaktan niye usanayım ki…!der.Efendimiz s.a.v. soru soranlara döner ve "neden çok sevdiğimi anladınızmı" der…BİZ HZ. ALİ GİBİ OLAMAYIZ BELKİ AMA OLMA YOLUNDA GAYRET EDEBİLİRİZ DEĞİL Mİ??ALLAH RAZI OLSUN OĞLUM…SELAM VE DUA İLE..

  40. S E V D İ M….Öyle çok sevdiğim var kiçocukların gözlerini sevdim,içimdeki huzuru, mutluluğu yaşattığı için…Dinmeyecek sanılan fırtınaları sevdim…yaşamın her döneminde,savaşmam gerektiğini öğrettiği için…Başarısızlıkları sevdim…başarıya giden yolu gösterdikleri için…Geceleri sevdim…tüm günümü nasıl geçirdiğimi değerlendirme olanağı verdiği için…İnsanların sorunlarını dinlemeyi sevdim…yaşamın gerçeklerini görüp, daha olgun insan olacağımı bildiğim için… Duyulan eksiklikleri sevdim…her şeye sahip olmanın, insanı ne kadar mutsuz ettiğini bildiğim için…Sabahın erken saatinde çalan saatimin sesini sevdim…bana bugün de yaşama olanağı verildiğini gördüğüm için…Buzlu yollarda yürümeyi sevdim…yaşamda atılan yanlış bir adımın, insana ne denli acı vereceğini anımsattığı için…Uzaklıkları sevdim…özlemlerin duyguları pekiştirdiğini bildiğim için…Yaşamın renklerini sevdim…yaşarken tüm duyguları tablolara döktüğü için…Bir şeylere inanmanın mutluluğunu sevdim…kendimi iyi duyumsadığımda,yanımda olacak insanların varlığını bildiğim için… Her ne olursa olsun bir şeyin bittiği için üzülmek yerine sevinmeyi sevdim…üzüntülere liman olursak, mutluluğun başka yerlere demir atacağını bildiğim için…Sevmekten ve sevilmekten korkmayan insanları sevdim…sevme ve sevilmenin yapaylıktan değil,doğallıktan geldiğini bildikleri için…Arkadaşlarımla geçirdiğim zamanları sevdim…içten bir sohbetin tüm ağrılara iyi geldiğini bildiğim için…Ve sevdiklerimin ellerini tutmayı sevdim….avucumun içine bıraktığım yüreğime dokundukları için… kardeşim sen bir harikasın ya ALLAH SENDEN RAZI OLSUN NE GÜZEL BLOĞ LAR BÖLE ÖĞRETİCİ UYARICI GİRDİM CIKAMIYORUM ÇOK GÜZEL HARİKA TŞK CANI GÖNÜLDEN DUADAN UNUTMA ABLANI:) A.E.O.

  41. Önce kendi nefsinle meşgul ol. Önce kendi nefsine faydalı ol. Kendi nefsini düzelt, sonra başkalarıyla meşgul ol. Başkalarını aydınlattığı halde kendini eriten mum gibi olma. Hiçbir şeye gururla, nefsî duygularınla girişme. Allah bir husus için seni dilemişse seni ona hazırlar. Eğer halkı senden faydalandırmayı murat etmişse seni onlara gönderir. Sana sebat verir, insanları idare etme kabiliyeti verir. Onlardan gelecek sıkıntılara katlanma gücü verir. Halkın faydası için senin kalbine genişlik verir, göğsünü açar, oraya hikmet doldurur. O zaman sen senlikten çıkar, Allah\’ın has ve halis kullarının arasına girersin.

  42. "Kimi zaman nefsin karşına çıkacak,kimi zaman çevren, kimi zaman ailen, kimi zaman gücü elinde tutanlar.. Ama sen yürüyeceksin…" "İNŞ PIRLANTAM İNŞ.YÜRÜYÜŞÜMÜZ, KOŞUŞUMUZ , DURUŞUMUZ …VE HAYATA DAİR HAYAT VEREN NE VARSA RABBDEN BİLİNCİNE İDRAKEN ; İNŞ PIRLANTAM İNŞ, diyorum.

  43. BIN DÖRTYÜZ SENE ÖNCE YAZILMIŞ KUR;ANI KERİM NÜSHASİ Sesime cevap veren Sensin.Yakarışıma ses veren Sensin.Çağrıma karşılık veren Sensin.Dileklerimi önemseyen Sensin.Dualarımı işiten Sensin. Yokluğum en güzel duamdır; varlığımı Sana dua eyle.Suskunluğum en keskin sözümdür; sözümü Sana dair eyle.Kırık kalbim en iyi yanım; kalbimi Sana yâr eyle. Senai Demirci Kim inanarak, sevabını ancak Allah\’tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir." Buhari VAKT- İ ŞERİF CUMAAAMIZ MUBARAK OLSUN SELAM VE DUA İLE…

  44. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellimEy Allahım ! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed\’e, evladu iyaline, ashabına salatu selam eyle.(Rahmet et, selametlik ver.) Melekler; “Sabrettiğinize karşılık size selam olsun” diyerek selamlıyordu cennet ehlini… Sabredilen ne idi ? Neye sabredildiği için böylesi bir selama muhatap olunuyordu insanoğlu… Yüce ALLAH cc rehber kitabının bir çok yerinde “sabredenleri müjdele” diye sesleniyordu…Evet beklenen müjde işte bu “selam” idi… Sabredenlere esenlik vardı, sabredenlere cennetinin kapıları açılıyordu. Gelen her türlü müssibete karşı o müminler -ki hikmetini bilerek “Biz Allah\’ın kullarıyız ve biz O\’na döneceğiz, “ derler…Çünkü dönülecek o makam sahibinin müjdesi vardı… Çoğu kez beklemek gereken noktalarda, susmak, hal lisanıyla ifade etmemiz gereken şeylerde sabrı yanımızda bulamıyoruz. Bulamıyoruz çünkü onun sırrını yüreklerimize idrak ettiremedik…Evet hepimiz sabrın acı ama meyvesinin tatlı olduğunu biliriz de, acının kucağına kendimizi atmak istemeyiz. Oysa ki zahmetsiz rahmet olmuyordu… Sabırda rahmet vardı, sabırda yüreği yüreklerin sahibine teslim etmek vardı… Sabır güzeldir, sabreden ise daha güzeldir.RABBİM sabır gömleğini giyenlerden eylesin… بســــــــــــــــــــــــــــــــم الله الرحمن الرحــيــمOnlar Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bu Allah’a göre kolaydır.2 De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” O dilediğine azap eder dilediğine de merhamet eder. Ancak O’na döndürüleceksiniz Siz yerde de gökte de (Allah’ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’tan başka ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır. Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardı( Ankebut 19-23)HAYIRLI CUMALAR SELAM VE DUA ILE ALLAH A EMANET OL

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s