Kainatı, insanları, olayları, yaşamı ve hatta kendi bedenini derinden iyice bir dinle. Bak gör ne sırlar ifşa olacak önünde..

Dinle

Sesini uzaklara gönder bir müddet. Yada hiç beklemediğin bir anda sesin alınsın senden mesela. Sessizliği ve sensizliği yaşa doyasıya. İşittiğin yüzlerce sese sesinle mukabelede bulunma. Sonsuzluğu düşün ve dinle bir müddet, sonra sonsuzluğun içindeki boşluğu, boşluğun içindeki varlıkları, o varlıklarının her birinin kendi frekansından yayılan tınılarını. Yaşam denilen muammanın ritmini dinle bir müddet. Dinle sadece dinle..

Sonsuzluğun içindeki boşlukta var olma cabasın da olan aciz varlığını dinle sonra bir müddet bu müthiş kainat içindeki ahenkli ritme uyum sağlamaya çalışan ve kendi iç boşluğunda durmaksızın ses çıkaran kendi ritimlerine dikkat et. Ellerini göğsüne bastır ve kalbini dinle. Sonra mideden gelen bir şükür tınısına kulaklarını aç. Gözlerin kapalı olsun hatta ağzında.. sen sadece dinle..

Ellerin kalbinin üzerinde, kulaklarınla seyret hayatı bir müddet. Acelesi olan bir ambulans uzun bir şükre ve tefekküre daldırsın seni. Birilerine kafası atmış ağzı bozuğun biri trafiği birbirine katarak küfürler yağdırsın etrafa ve sabırla dinle tüm sesleri. Kendini bilmez bir hadsiz arabasındaki yada evindeki ses düzeneğini denemek istercesine son ses hem de en sevmediğinden birkaç parçayı arka arkaya çalsın mesela. Bir yerlerden bir bebek ağlaması, başka bir yerlerden neşeli ve kıvrak gülüşmeler, esnafın bağrışları dolsun içine bir müddet.

Bunca karmaşa içinde birde kuş seslerini işit arada yada rüzgarın sesini.. kısmetine yağmur yağıyorsa sadece yağmur taneciklerinin ritmine odaklansın kulakların. Bunca ses içindeki kendi iç sessizliğindeyken bile süzerek al sesleri içine. Herkese ve her sese, her renge açık olmasın varlığın. Akıp giden kainat içinde hep her şeyin en iyiisin, en temiz ve en doğal olanını al içine. Sonra biri ansızın adını ansın mesela ama sen sesine değen sesleri çığlığa dönüştürmeden sadece dinle.

Sesin, hayat kemanının teli olduğunu düşün bir müddet ve bu tel olmadan hiçbir sese mukabele edemeyeceğini. Kendi sessizliğin içinde, kainattaki sesleri temaşa et sadece. Sessizliğin ses ile ne denli tezat olduğunu düşün. Beyazı ve siyahı. Sıcağı ve soğuğu. Yakın ve uzağı. Güzel ve çirkini. Daha aklına ne geliyorsa tezat ve zıt çağır hepsini dimağına. Etrafından sana uzanan sesler arttıkça sen daha da çok gömül sessizliğine. Varlığını yokluğuna kat bir müddet. Varlık ve hiçlik üzere ör düşüncenin ilmeklerini.

Mahiyetine odaklan hayatın, sesin olmadan sesin ne kadar manasız olduğunu fark et hatta. Sonra gözlerin olmadan renkler ne kadar manidar olurdu acaba? Ruh olmasa bedenin manası ne olurdu? Yada sevgi olmasaydı nefret var olur muydu? Her zıtlığın birbirini nasılda dengelediğini, kainat üzre her bir zerrenin birbiri ile nasılda bağlantılı olduğunu düşün uzunca..

Sen istemediğin halde , engin bir rahmet neticesinde sana lütfedilmiş olan kabiliyetleri düşün uzun uzun. Her bir duyu organının ne kadar mühim olduğunu fark et. Hayat kemanımızın teli olan sesimiz nefesimize muhtaç. Bedenimiz varlığını ruhumuza. Bir gün kuş misali uçup gittiğinde nefesimiz hiçbir duruma ve olguya ne sesimizle ne bedenimizle mukabele edemeyeceğiz hiç birimiz.

Hayatı konuşarak tüketmek yerine, dinleyerek çoğaltmanın derdinde olmalıyız hepimiz. En büyük erdemin sesimiz alınmadan nefesimizden bazen sessizce dinlemek olduğunu öğrenmemiz gerekiyor. Dinleyerek aslında insanların daha güzel iletişim kurabildiğini keşfetmenin vaktidir vakit.

Kainatı, insanları, olayları, yaşamı ve hatta kendi bedenini derinden iyice bir dinle. Bak gör ne sırlar ifşa olacak önünde..

Öznur Çolakoğlu ÇAM  http://www.karakalem.net

Reklamlar

19 Yanıt

  1. Hayatı konuşarak tüketmek yerine, dinleyerek çoğaltmanın derdinde olmalıyız hepimiz. En büyük erdemin sesimiz alınmadan nefesimizden bazen sessizce dinlemek olduğunu öğrenmemiz gerekiyor. Dinleyerek aslında insanların daha güzel iletişim kurabildiğini keşfetmenin vaktidir vakit. Allah c.c razı olsun oğull . mevlam dünya ve ahiret sınavlarında başarılar versin. kolaylıklar versin inş. selam ve dua ile.

  2. Allah razı olsun Ahmed Abi,sustuğumuzda ve dinlediğimizde açılıyor sırlar.. Allah\’a emanet ol ortak,kolaylıklar inşaallah :)Selam,dua ve muhabbetle..

  3. Sen istemediğin halde , engin bir rahmet neticesinde sana lütfedilmiş olan kabiliyetleri düşün uzun uzun. Her bir duyu organının ne kadar mühim olduğunu fark et. Hayat kemanımızın teli olan sesimiz nefesimize muhtaç. Bedenimiz varlığını ruhumuza. Bir gün kuş misali uçup gittiğinde nefesimiz hiçbir duruma ve olguya ne sesimizle ne bedenimizle mukabele edemeyeceğiz hiç birimiz.ÇOK GÜZEL KARDEŞİM ALLAH RAZI OLSUN

  4. eline emegine saglık genç yaşta bögle hevesbaşarıların ın devamını dilerim

  5. Çiçero öğrencilerine güzel konuşma yani hitabet dersi veriyor ve karşılığında beş altın alıyormuş. Öğrencisinin birine, ‘’-Sen on altın vereceksin.’’ demiş. Öğrencisi, ‘’-Herkes beş altın veriyor. Benden neden on altın istiyorsunuz?’’ diye sorduğunda aldığı cevap hayatta görebileceği en güzel ders olmuş. Çiçero: ‘’-Sana önce susmayı öğreteceğim.’’ demiş.Soralım o zaman: Şimdi susmak kaç altın eder?Allahın rahmeti üzerine olsun güzel kardeşim bayadır uğrayamadım bloğuna hakkını helal et başarıların daim olsun Rabbim daim seninle olsun selamlar sevgiler …

  6. بســــــــــــــــــــــــــــــــم الله الرحمن الرحــيــمİnsanlardan öyleleri vardır ki “Allah’a inandık” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi tutar. Andolsun Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka “Biz de sizinle beraberdik” derler. Allah herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir? Allah elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir. İnkar edenler iman edenlere “Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim” derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır. Andolsun onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz sorguya çekileceklerdir. ( Ankebut 10-13 )Essalâtu vesselâmu aleyke Yâ Rasûlallâh… Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.Müslim Zühd 64; Dârim” Rikâk 61Essalâtu vesselâmu aleyke Yâ Rasûlallâh… Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O kalptir.Buhârî Îmân 39; Müslim Müsâkât 107.SELAM VE DUA İLE ALLAH A EMANET OL

  7. …Yüreğim duâmdır, duâm yüreğim…Yüreğinin sesini biraz daha aç;Çünkü hiçbir "gül" topraksız,Hiçbir hayat "umutsuz" yeşermemiştir…mevlam razı olsun sizden güzel bir paylaşım sunmuşsunuz yine daim güzel mevlama emanet olunuz inşaallah.

  8. “UTANCIM” kıyamdaVurgun olduğum her şeyde ölümün esintisi var.Hem koşar hem ağlar yaİnsan…Bir kayıptır varlığım.Bulunmamaya yeminli, aranmaya hevesli…ne aramaya ne de bulamamaya hazır yüregim!Geçmişe verebileceğin hiçbir şey yoktur ve gelecekten alabileceklerinsınırsızdır.Ey yar suskunluğum içine işlesin nefesin en zor yerindde ruhu haliyetim canlansın tadına bak o anın her an çekttirmenin o eşssiz bir dilimini tadölümün soğuk yüzü derler hani ölümü tatmadım,samimiyetsiligin verdigi duyguyu damarlarıma kadar hisettim ölüme eş değermidir?ıhlamurları kokusunu içime çekerken bi kezde senin içinçekiyorum niyemi hisset diye,bunu yazarken hissiz biri olduğumu unutuveriyorumyine o güzel nağme gelir düşlere…Aşkın ilk basamağını dahi çıkamadık.tutkularda takılıp kaldık.ve RABBİM utancımız kıyamda titriyoruz YA İLAHİ affetEY yusu-f seni anlıyamadık senin hayana utancımızı katık edemedik geç oldu fakat göz yaşlarımızı hıçkırıklarımı katık ediyorum. vuslatını cennete bırakttın.vazgeçttim YA RAB! cenettede istemiyorum. senin vuslatın YETERRAHMAN sadece senin tecellini istiyoruz biliyorumki bırakmassın sen incitmessin vurmassın terketmssinYA RABBİ utancım kıyamda nankörlüğümüz kıyamda tevebelerim kıyamda sevgim sadakatim kıyamda kabul et RABBİM!ve her insan konuşttuğu dille düşünür gecenin lacivert karanlığıyürekte çıban gibi büyür kuraklığını yaşadığım umutlar“la havle”sabrının son durağında….ESSELAMUALEYKÜM VE RAHMETULLAHİ VE BEREKATÜHU HAYIRLI AKŞAMLAR DİLER VE GEÇMİŞ CUMA\’NIZI TEBRİK EDER HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM KUSURUMA BAKMAYIN HAKKINIZI HELAL EDİN SAYFANIZI ZİYARET EDİYORUM BEĞENDİĞİM KIYMETLİ YAZILARI SAYFANIZDAN ALIYORUM İNŞALLAH HAKKINIZI HELAL EDİN ÇÜNKÜ BUNLARA KARŞILIK BENDE BİR ŞEYLER EKLEYEMEDİM GÜZEL KIYMETLİ YAZILARINIZA ABİCİM ALLAHA EMANET OLUN

  9. Yâ Vedûd!Nefsimi kudret elinde tutansın SenHayrı benden fazla isteyensin SenHilkatin şerefinden ayırma beniTut elimden sımsıkı bırakma beniNahif bedenime yüklemişsin yükü,dağların bile taşımaya takati yok,Sultansın lâ raybe diyor lisanımKuvve-i nemle mübtela kıl beniYüz üstü bırakma, ezdirme beniYâ Vedûd!Seversin bilirim beni benden çokAcırsın bilirim gayrı sözüm yokHüzün kokulu gecede açtım elimi,inerken hicabımdan birkaç damla yaş,Kimsesiz ve öksüz bırakma beniYâ VedûdElif gibi dimdik yaşayamadım,alfabemi yaktım inan ye olmadımRenklerim kayboldu, yok var sadece,siyah-beyaz resmine baktım hayatın,ve öfkeme yenildim, malum doymadımSevenlere bıraktım tüm çiçekleri,başımda tacım olmasa ne çıkar,içtim acı şerbeti susuz çöllerde,bu sefer dikenleri ben topladımYâ Vedûd!Nâr-ı cehennemden mu\’tezil eyleGeceyi yaran aydınlık aşkına,karanlık dünyamı münevver eyleRazıyım öleyim tek, göreyim seniVarsın olsun zaman mıhlasın beniBir muştu beklerim ki işte Azrail,vuslata beş kala son sözüm olsun:İlâhi kapındayım ne olur al beniİlyas Uçarselametle….

  10. SELAM OLSUN HAKTAN YANA OLANAselam olsun haktan yana olanlara sabır ve namazı tavsıye edenlere derviş aşıkları hu diyene eyyüp gibi sabredenlere selam olsun selam olsun imtihanda olduğunu bilenlere allahtan geliyor diyenlere derviş aşıkları gibi hu diyenlere eyyüp gibi sabredenlere selam olsun selam olsun kuranla konuşana adeletle adil yönetenlere derviş aşıkları gibi hu diyenlere eyyüp gibi sabredenlere selam olsun selam olsun ummeti sevenlere fakir fukarayı yetimi gözetene derviş aşıkları gibi hu dıyene eyyüp gibi sabredenlere selam olsun selam olsun allah yolunda mucahitlere düşenleri sırtında taşıyanlara derviş aşıkları gibi hu diyene eyyüp gibi sabredenlere selam olsun selam olsun selam verenlere selam olsun bütün peygamberlere selam olsun bütün mümin kardeşlere selam olsun bütün sadatlara selam esselem aleykum ey bütün müminler

  11. İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O kalptir.selam ve dua ile kal

  12. Değerli Ahmet kardeşim ziyaretin ve istifadeki katkıların için teşekkür ederim.Çalışmalarında kolaylıklar dilerim. Başarılı çalışmalarının artarak hizmetinizin devamını dilerim.Baki selam ve muhabbetle.Sana aşkımı ilan ediyorum.. Seni Seviyorum! Seni Seviyorum ALLAH’ım! Ne olur, ne olur sen de beni sev! Ne olur sen de beni sev!… Beni sevginle yaşat ve Sevginle canımı al! Sevginle dağıt bedenimi, Tekrar sevginle bir araya getir! Sevginle çıkayım kabirden, Sana koşayım yüreğimdeki sevginle! Mahşerde sevginin gölgesinde bekleyeyim Seni! Sevginle hesaba çek beni! Sevgi terazinde ölç sevgimi! Sahteyse sevgim, yak beni! Küçücük de olsa eğer, sevgim gerçekse; Sen de sev beni!.. Geçeyim sırat köprüsünden sevginle! Sevginle, dilimde isminle cennetine koy beni! Yüreğimdeki aşkınla yüreğine al beni, Nurunla yak, Cezbenle erit, Ruhuna kat beni! Ne olur sev beni ALLAH’ım, Ne olur sev beni!… Nasıl ki kuş kanatsız uçamazsa, ruhum da sevgin olmadan uçamaz, Sevgin kanadımdır benim! Nasıl ki beden cansız yaşayamazsa, ruhum da aşkın olmadan yaşayamaz, Aşkın canımdır benim! Nasıl ki insan sevmeden, sevilmeden yapamaz, bir canan ister, Ben de sensiz yaşayamam, Cananımsın benim! Nasıl ki bir ülke sultansız olmazsa, ruhum da sensiz olmaz, Sultanımsın benim!.. Kanadımsın, Canımsın, Cananımsın, Sultanımsın yarab! Nasıl ki kelebekler sevdalıysa ateşe, ve yanacaklarını bile bile nasıl dönerlerse ateşin etrafında, Nasıl kanat çırparlarsa Sevgili’ye doğru, Ben de senin nurunun etrafında öylece, tıpkı kelebekler gibi dönmek, Kanatlarımı senin aşkınla çırpmak Ve nurunun beni yakacağını bile bile sana kavuşmak istiyorum. Bu garip, bu sevdalı kelebeği nuruna kavuşturur musun yarab! Bana verdiğin onca nimetin kadrini bilemedim, Sana karşı o kadar mahcubum ki yarab! Beni affet, Beni bağışla ne olursun! Affını ve aşkını benden mahrum etme ne olursun!.. Yüreğim günahlarla o kadar kirlendi ki Rabbim! Senin için döktüğüm gözyaşlarımla yıkasam, arınır mı acaba yüreğim? Dünya müminin zindanıymış, Bunaldım bu zindandan ALLAH’ım! Yüreğimdeki sevgini öyle büyüt, öyle büyüt ki, Yüreğim artık bu dünyaya sığmaz olsun.. Aşkım miracım olsun ALLAH’ım, Aşkım miracım olsun! Kalbim bir Burağa dönüşsün ve beni alıp sana getirsin. Yedi kat göğü aşkınla aşıp huzuruna varayım, Huzurunda başımı secdeye koyayım, sonsuza dek hep öyle kalayım yarab! Öyleyken bir kere nazar et, Bir kere “Kulum!” de, kendimden geçeyim yarab!.. Ey Azrail! Sen ne güzel bir meleksin!.. Beni vuslatıma erdirir misin? Sevgili’ye götürür müsün beni? Kurtarır mısın beni bu dünya zindanından?.. Ey bizleri yoktan aşkıyla vareden şanı yüce ALLAH’ım! Beni aşkınla varettiğin gibi, aşkınla yaşat ve aşkınla yanına al! Ya Fettah! Gönül kapılarımı sevgine aç! Ya Latif! Bana sevgini, mağfiretini, bana cennetini, cemalini lutfet! Sevdiklerini sevmeyi nasip et ALLAH’ım! Ya Vedud! Ey sevgiyi vareden, sevgiyle vareden! Ey aşkı yaratan! Aşkın kaynağı, Aşkın merkezi, Aşkın ve aşıkların kıblesi! Ey en çok seven ve en çok sevilen, Ve sevilmeye en çok layık olan ALLAH’ım! Ey En Büyük Sevgili! Bana sevgini bahşet!. Ya Veli! Dostların en iyisi, en yücesi, Dostların en güzeli, en mükemmeli! Ey en büyük dost! Beni kendine, kendini bana dost kıl! Ya Semi! Ey her şeyi duyan ALLAH’ım! Sana söylediğim bu sevgi sözcüklerini duyuyorsun. Sen de sesini bana duyur ALLAH’ım!. Ne olur bana da söyle “Ey mutmain nefs! Razı olmuş ve razı olunmuş olarak gel!” diye… Ya Basir! Ey herşeyi gören ALLAH’ım! Garipliğimi, aczimi, kusurlarımı, günahlarımı görüyorsun yarab! Huzurunda bükülen boynumu, secdeye varmış başımı, Pişmanlıkla ve aşkınla döktüğüm gözyaşlarımı, yüreğimdeki sevgini görüyorsun! Sana layık olmasa da ALLAH’ım, Ettiğim secdeler hakkı için, Döktüğüm gözyaşları hakkı için, Yüreğimdeki aşkın hakkı için beni bağışla ve cennetine al! Al ki; senin beni gördüğün gibi, ben de seni göreyim, Cennetinde cemalini seyredeyim, Cemalinle kendimden geçeyim yarab! Ya Hay, Ya Muhyi! Alem seninle hayat bulur. Seni bilmeyenler, seni sevmeyenler birer ölüdür. Aşkından mahrum edip de beni öldürme! Bana aşkınla hayat ver yarab! Ya Hak! Ezelden ebede varolan tek gerçek sensin ALLAH’ım! Beni bu yalan dünyadan kurtar! Beni sevgi ülkesine, mutluluk ülkesine, beni cennetine al yarab! Ya Vekil! Dua, secde ve gözyaşıyla sana yöneldim, Sana tevekkül ettim, Sana güvendim! Vekilim yalnızca sensin! Sen ne güzel bir vekilsin yarab! Sen bana yetersin, aşkın bana yeter yarab! Ya Zahir! Ey varlığı apaçık deliller ile aşikar olan ALLAH’ım! Alemdeki her zerre seni haykırıyor! Ruhum varlığını, yüreğim aşkını haykırıyor ALLAH’ım! Ya Batın! Ey varlığı gözle görülemeyecek gizli hazine! Nuru binlerce perdenin ardından bile yakıp kavuran, Bu fani gözlerin görmeye dayanamayacağı güzellikte olan ’ım! Zahirimi de, batınımı da nurunla nurlandır, aşkınla güzelleştir yarab! Ya Vahid! Şirke düşmeme izin verme! Yüreğime sevmediklerinin sevgisini yerleştirme! Ya Hamid! Ey övülmeye layık olan ALLAH’ım! Seni hakkıyla övmekten acizim, Kelimeler yetersiz kalıyor seni övmeye! Yüreğim sevginin diliyle övüyor seni yarab! Ya Şehid! İlim ve kudretiyle ezelden ebede herşeye şahid olan ’ım! Aşkıma şahit ol! Aşkıma şahit ol! Aşkıma şahit ol! Yüreğimdeki sevginle şehid olarak ruhumu al, Huzuruna senin için dökülen kanlarımla geleyim yarab! Ya Hakim! Ey herşeye hükmeden Allahım! Kalbime hükmet! Ey hakla batılın arasını ayıran! Benimle yalan dünyanın arasını ayır! Ey hüküm ve hikmet sahibi, hükmüne herkesin boyun eğdiği Mevlam! Yüreğimdeki sevginle sana boyun eğiyorum, teslimiyetimi kabul et! Ya Alim! Ey herşeyi bilen ALLAH’ım! Bana kendini bildir! Seni sevdiğimi biliyorsun, bana da beni sevdiğini bildir yarab! Ya Melik! Ey herşeyin sahibi olan ALLAH’ım! Bedenimin, ruhumun, yüreğimin sahibi olan ALLAH’ım! Ey sevgimin sahibi olan Mevla’m! Beni sevginin sahibi kıl! Ya Kerim! Ey keremi bol olan ve karşılık beklemeden ihsanda bulunan ALLAH’ım! Sevginin sağnak yağmurları altında sırılsıklam ıslat beni!. Ya Selam! Ey kullarını kurtuluşa erdiren ALLAH’ım! Selamın ve sevgin her an üzerime olsun! Sevginle, selamınla kurtuluşa erdir beni! Ya Rezzak! Ey herşeye rızkını veren ALLAH’ım! Ruhumun, yüreğimin rızkı aşkındır! Aşkınla rızıklandır beni! Ya Hafiz! Ey her şeyi koruyan ALLAH’ım! Beni; yüreğimdeki aşkının düşmanı olan şeytandan ve onun yoldaşlarından koru! Ey hiçbir şeyi unutmayan Mevlam! Seni unutan, senin de unuttuğun kullarından eyleme beni! Ya Tevvab! Ey tövbeleri kabul eden! Yapmış olduğum tövbeleri kabul et! Bir daha yapmamak için bana güç ver! Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Gaffar! Ey affetmeyi seven ALLAH’ım! Ne olur, ne olur affet beni!.. Sevgimin hatrına bağışla beni yarab! Ya Kahhar! Ey kahredici ALLAH’ım! Sevginden mahrum ederek kahretme beni! Ya Aziz! Beni sevginden yoksun bırakıp da zillete düşürme! Sevginle aziz kıl beni! Ya Meyyit! Ey öldüren ALLAH’ım! Aşkınla öldür beni! Ya Bais! Ey dirilten Mevlam! Aşkınla dirilt beni! Ya Hasib! Ey kullarını hesaba çekici olan ALLAH’ım! Aşkınla hesaba çek beni! Ya Kadir! Ey kuvvet ve kudret sahibi! Bana emanetini ve sevgini taşıyabilme gücü ver! Ey herşeyi kendine boyun eğdiren! Kudretinin karşısında boyun büktüm, acizim. Ben sensiz ben bir hiçim, aşkınla varet beni yarab! Ya Samed! Ey kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu Rabbim! Sana muhtacım! Nuruna muhtacım! Aşkına muhtacım! Beni senden ayırma! Beni Aşkından ayırma! Ya Rafi! Ey hak edenleri yücelten ALLAH’ım! Aşkınla kendine yücelt beni! Ya Hadi! Ey hidayete, doğru yola erdiren ALLAH’ım! Yoluna erdir beni! Aşkına erdir yüreğimi! Ya Gani, Ya Muğni! Ey zengin olan, zengin eden ALLAH,ım! Asıl zenginlik sevgine sahip olmaktır! Sevginin zengini kıl beni! Aşkının zengini kıl beni! Ya Nur! Alemleri ve gönülleri aydınlatan, nur üstüne nur olan ALLAH’ım! Nurunla nurlandır yüzümü, Nurunla nurlandır bedenimi, Nurunla nurlandır yüreğimi… Ya Sultan! Kendine esir et beni! Ya Canan! Kendine meftun et beni! Ya ALLAH! Ya ALLAH! Ya ALLAH! Ey En Büyük Sevgili! Ben seni çok seviyorum yarabbi, ne olur sen de sev beni! Varsın hiç kimse bilmesin beni, Varsın hiç kimse sevmesin beni, Yeter ki sen sev beni ALLAH’ım, yeter ki sen sev beni!….

  13. Linda Semana – Beautiful WeekO segredo do Amor está trancado por sete chaves,Chaves perdidas as quais todos procuram…Mas a procura será eterna,Pois o segredo do Amor é algo sagrado,Só DEUS tem em mente esse sagrado segredo,Que será guardado pelaEternidade!!!The secret of the Love is locked by seven keys,Lost keys which all look for…But the search will be perpetual,Therefore the secret of the Love is something sacred,GOD only has in mind this sacred secret,How it will be kept by>the Eternity! WITH MY DESIRE OF ONE BEAUTIFUL DAY AHMEDKISSES N HUGS

  14. Tek başımıza kimseyi dinlemeden din kardeşlerimizin ihtiyaçlarını tam göremeyiz. Bazan herkes iyi niyetli de olsa, ben sadece kendi kafama göre hizmet ederim demektedir ama, maalesef önemli bir hatadır bu. Çünkü böyle bir yanılgıyla sanki tek dinlediğim kendi kafam kalbim oluyor. Halbuki, İslâm’a gönülden hizmet için etrafımıza danışmak ve önce başka dile gelenlere karşı devamlı şuurlu olmak lazım. Allah (c.c.) rızasının tam bir imanla anlam kazanması için başkalarını da tam olarak dinlemeliyiz. Deyim yerindeyse, kendi kendimizi asla avutmayalım ve uyutmayalım ki, İslâm’da gafletten kimseyi dinlememeleriyle tanınmışlar şimdiye kadar hiçbir zaman tek başlarına hiç bir şey yapamamıştır ve bundan böyle de yapamaz. ALLAHU ALEM..ALLAH C.C. razı olsun can ahmed abim yüreğinzie sağlık inşaALLAH..Selam ve dua ile hayırlı akşamlar..

  15. Peygamber Efendimiz ile Hz fatıma arasında bir sohbet Müjdeler olsun ey kızım!” Hazreti İmrân bin Husayn şöyle anlatır: Bir gün Peygamber efendimiz bana buyurdu ki: – Yâ İmrân sen de bilirsin ki biz seni çok severiz. Kızım Fâtıma rahatsızmış. Eğer beraber gelirsen onun ziyâretine ve hatırını sormaya gidelim. Kalktım beraberce Fâtımatüz Zehrâ’nın evine gittik. Peygamber efendimiz kapıyı çaldı ve Esselâmü aleyküm yâ Ehle Beytî diye selâm vererek içeri girdiler. Fâtımatüz Zehrâ da cevap verdi: “Ve aleyküm selâm sevgili babam yâ Resûlallah!” – Kızım yanımda İmrân bin Husayn da vardır. Onunla beraber geldik başını ört! – Babacığım seni hak Peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya yemin ederim ki bu yün örtüden başka örtünecek bir şeyim yoktur. – Kızım işte onunla örtün! – Ey Babacığım! Başımı örtsem vücudum vücudumu örtsem başım açık kalır. – Bu örtüyü düz düzüne değil de köşeleme yâni uzunlamasına ört ki vücudunun her tarafını kaplasın. İmrân bin Husayn diyor ki: Ben dışarıdan bu konuşmaları işittikçe gözlerimden yaş ciğerlerimden kan geliyordu. Hz. Fâtıma’nın dünyaya hiç bağlanmamasına gıpta ediyordum. Nihayet Hz. Fâtıma sevgili Peygamberimizin târifleri üzere güzelce başını bağlayıp örttükten sonra içeri girmeme izin verdiler. İçeride Peygamber efendimizin arkasında oturdum. Peygamberimiz “Kızım nasılsın rahatsızlığın nasıl oldu?” diye hatırlarını sordular. O da dedi ki: “Babacığım bu gece çok rahatsızdım. Sancıdan sabaha kadar uyuyamadım. Şimdi öyle bir hâldeyim ki bir lokma ekmek yemeye bile takatim kalmadı. Açlıktan çok bitkinim.” Bu söz üzerine Allahü teâlânın habîbi Resûl-i ekrem efendimizin mübârek gözlerinden yaşlar boşandı. Buyurdular ki: – Kızım sakın hâlinden şikâyet etme! Allahü teâlâya yemin ederim ki ben yaratıkların en üstünü Allahü teâlânın habîbi olduğum hâlde üç gündür mideme bir lokma ekmek girmedi. Hâlbuki Rabbimden istesem beni doyuncaya kadar yedirir. Fakat ümmetime ibret olması için geçici rızıkları sonsuz rızıklar için feda ettim. Resûlullah efendimiz sonra mübârek elleriyle Hz. Fâtıma’nın omuzlarını tutarak buyurdu ki: “Müjdeler olsun ey kızım sen Cennet kadınlarının hanımefendisisin!” Peygamber efendimiz Hz. Fatıma’yı çok öperdi. Eşi Ayşe bu harekete çok şaşırarak Resulullah’tan (s.a.a.) sebebini sordu. Resulullah efendimiz ona şöyle söyledi: Mirac gecesinde cennete girdiğimde Cebrail bana cennetten bir meyve getirdi, ben de meyveyi yedim. Fatıma’nın yaradılışı o meyvedendir ve ben Fatıma’dan cennet kokusunu hissediyorum. Ne zaman cennetin kokusunu özleyecek olursam Fatıma’yı kokluyorum. بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم"Kadınlar oğullar yük yük altın ve gümüş salma atlar davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.(Âl-i İmrân 14)SELAM VE DUA ILE ALLAH A EMANET OL SAYGILAR

  16. Sen yoksan ay parlamıyorSen yoksan güneş ısıtmıyorNeşem yok yüzüm gülmüyorYüreğimde bir hüzünSen benim HayalimsinSen benim SevdamsınSen benim Yazım kışım baharımsınSen benim Hem hüznüm hem neşemsinSen benim Başımı yastığa koyduğumda düşündüğümHem kederim hem sevincimsinHüzünlü gönlümde zamansız açanSevda çiçeğimsin..ANGEL

  17. "Konuşmayı öğrendiğiniz gibi susmayı da öğrenin.Zira susmak büuük bir akıllılıktır.Konuşmaktan çok dinlemeye çalışın.Sizi ilgilendirmeyen hususlarda konuşmayın." EbudderdâDil bir yırtıcı hayvandır , onu bıraksak bizi hemen parçalar. Gönlüne nurların akmasını istiyorsa bir insan az yemeli,az uyumalı ve az konuşmalı.Allah razı olsun ,nurunuz ayn olsun.selam ve dua cümlemize …

  18. Selam Aleyke… Aydan geceyi, güneşten gündüzü var eden, inciyi midyenin midesinde, balı arının peteğinde var eden, yağmurdan baharı, topraktan çiçeği var eden, kalbimizi yoktan var eden Rabbimiz\’\’e hamd olsun .. Allah\’\’ım! Kalbimize nakşettiklerin için sana şükrediyoruz. Acıların karşılığında cenneti sunduğun, günahlarımızı rahmetinle affettiğin, sevgiyi bize verdiğin için, sana şükürler olsun. Allah Tüm Müslümanları bu zor imtihanda başarıya ulaştırsın inşaAllah. Cumanız Mübarek olsun

  19. İşte sukut’la ilgili bir takım insanların tanımları:… acı… edep… ikrar… asalet… üşümek… üç nokta… sessiz çığlık… kabullenmek… sukût-u hayal… feryad-u figan… kelimelerin iflası…ilgilenmemenin işareti… bazen her soruya cevap…bir olaya en büyük tepki… her dilden anlaşılır, sessizlik… bazen en iyi aşağılama biçimi …azı karar çoğu zarar bir eylem… çoğu zaman ihtiyaç duyulan şey… konuşmamaktan çok daha öte olan… bazen bir başlangıç, bazense bir son… yeri geldiğinde olmamız gereken mod… birşeyleri konuşmadan ifade edebilmek… bir tartışmada verilebilecek en güzel yanıt… harflerin zaptedemediği kelimelerle konuşmakVe Onlar bunu söylediler..Susmak, huyların efendisidir. Hz. Muhammed sav.Aşk saadetini kim elde eder? Susan kimse. CervantesÇok kere, en güçlü tenkit ses çıkarmamaktır. Charles BuxtonBazen susmak, söylenen bir sürü sözden çok daha fazlasını ifade eder. MontesquieuVelhasıl Kelâm Bernard Shaw gibi;"Sükûtun kudretine inanıyorum. Bu mevzuu üzerine saatlerce konuşabilirim."Hayırlı akşamlar Ahmed kardeş

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s