…Her sabah kalkıldığında yeniden diriliş hatırlanmıyor, her gecenin hayatı örttüğü düşünülmüyor…Kelebekler kalplere tefekkürle konmuyor… Güllerin gösterdiği güzelliği görmüyor gözler, bülbülün güller adına tesbihatını duymuyor kulaklar…

Solgun sokaklar

ÖLÜMSÜZ SOKAKLAR sefahat solukluyor. Yüzünü yaza dönen günlerde bedenler hayasızlığı haykırıyor… Elbiseler renkli ve parlak fakat suratlar solgun ve mutsuz…Yaralardan ağlayan yüreklerin yansıması yüzler, huzursuz gülüyor…

Haz hoyratçılığı güzelliği,zarafeti, inceliği eritiyor. Halbuki haya, hayatın elbisesi, örtüsü…Sadece beze bezenmek değil, duyguları kılıflamak, haddi tayin etmektir tesettür…

Ölüm de hayatın siyahi örtüsü…Unutulmayan ölümle dizginlenir duygular… Nefeslerin sonunu gören nefis, perde olmaktan çekinir ve çekilir kalbin önünden.

Sefahat şehirleri işgal ediyor, şehirler ölümsüzlüğe teslim… “Hikmetin başı Allah korkusu” bilen bir medeniyetin çocukları hayasız saldırılara maruz…İman hedef alınmış, ebediyet tehlikede…Değişen devirlerde, değerler devriliyor…

Her sabah kalkıldığında yeniden diriliş hatırlanmıyor, her gecenin hayatı örttüğü düşünülmüyor…Kelebekler kalplere tefekkürle konmuyor… Güllerin gösterdiği güzelliği görmüyor gözler, bülbülün güller adına tesbihatını duymuyor kulaklar…

Zihin kıvrımları tıkalı, tefekkür akmıyor…Tezekkür kanı dolaşmıyor bedende…Vicdanlar hapsedilmiş veya uyutulmuş…Sanki acizlik bitmiş, fakr yok olmuş, dertler devalara dönmüş, hastalıklar hapsolunmuş… Sanki ölüm öldürülmüş, kabir kapısı kapanmış…

 

 

Ölümün hatırlattığı hayatı düşünen hayatını heder eder mi? Zaman rüzgarlarının önünde onu çıplak bırakır mı?

Elbisesini tefekkür ipliği ile diker, tezekkür düğmeleriyle düğmeler…Üşümez sefahat rüzgarlarında… Ölümle kefenlenecek hayatı,

ölmeden önce edeple örter…

Güllerin göz kırptığı, bülbüllerin şakıdığı mevsimde kör ve sağır olmak ne kadar da kalın bir gaflet örtüsü…

 Bülbülün kanatlarından kainata açılmak, yıldızların kokusunu duymak varken yerin sefahatinde hapsolmak,

hayatın anlam örtüsünü açmamak demek.

Her birimiz benliğimize ikna etmeli… Gitmek için geldiğimiz bu beldeye bağlılığımızı azaltmamızı gerektiğini,

ukbaya hazırlığımıza hız vermemizi… İmanın ölüm zindeliği, tefekkür diriliği ile devam edeceğini…

Bunları yaptığımızda imanın yarısı hayanın tamamlanacağını…

Her günde, her anda bu hatırlatmaya ihtiyaç var. İhtiyaçlarımız erteleyemeyiz, biz ötelerin yolcusuyuz.

Yol uzun, ömür kısa…Bizi ateşten koruyacak iman elbisesini sağlam dikmeliyiz.

Kavurucu sefahat ateşinden kurtulmamız İbrahimi (a.s.) tefekkür ve tevekkülle mümkün…

Sefih Nemrut ateşi İbrahim (a.s.)mesleğinden gidenleri yakmaz. Ateşe odun atanlardan olmak istemiyorsak,

 su taşıyan karıncalar gibi himmet adımlarla ilerlemeliyiz.

Şehirler haya sütunları ile yeniden sağlam zemine oturtulmalı, bunu için de biz oturmamalıyız.

Elbisemizin yırtıklarını ölüm tefekkürü ile dikip yeniden hücuma geçmeliyiz.

Solan sokaklar güllerle gülecek, bülbüllerle bezenecek haya ile kaplanacaksa,sefahat

seline dur diyebilecek ordulara ihtiyaç var.

Biz ölümlülerin ölümsüz vazifesi bu… İbrahimi askerlerin silahını kuşanıp kıtalara kaplama vazifesi…

Nurun narı söndürme mesleği…Sonluluğu sonsuzluğa dönüştürme meşrebi…

Ölüm şerbetini içmeden kana kana içmemiz gereken ab-ı hayat iksiri…

Susuzluktan solan suratlar ve sokakların bu iksire ihtiyacını bilerek yaşamak…Hayatın hayrı hayada olduğunu haykırmak…

Hüseyin EREN 

www.karakalem.net

 

Reklamlar

17 Yanıt

  1. Allah razı olsun abii .okurken ruhumu dinlendirdiniz .selam ve dua ile ..

  2. Bir Dirhem Umuda Bir Gül Kafi“ Gökyüzüne resim çizmek peşinde değilimGayretim bir dirhem umuda naif gülüşü nakşedebilmek…”Bilmediğim bir şehrin sabahından yazıyorum bu satırları. Bana yabancı bir öykünün doğuşuna tanıklık ediyorum. Üşüyorum nem kapmış duvar misali. Sesini arıyorum kulağımın derinliklerinde. Sessizliğime çağırıyorum tüm martıları. Aldırma / aldanma sadece martıları çağırdığıma. Asıl ben seni diliyorum kuru avuçlarıma. Susuzluğumun kanayan yüzüne sen koş. Aldırma giydiğin ayakkabılara. Koş sadece. Nefesin de tıkansın biraz. İstediğim kadar değil, hissettiğin kadar yaklaş bana. Bilirsin senden önce üryan’lığımı örtecek bir cümle bulamamıştı dudaklarım. Kapat dudaklarıma sözlerini. Gayri dudaklarımdan çıkacak tek söz; adının baş harfi olsun..Ey gülüşlerinde “ yüreğimi “ demlendiğim saadet,Huzura arala kapılarını. Bulutsuzluğuna aldırmadan gökyüzüne çevir başını. Münkir gelme gövdenin taşıdığı büyük sevdaya. Uzaklığımıza bir de sen bir mesafe koyma. Nerde olduğumu unut, bir adım gölgenden takip ediyorum seni. Köklerindeyim, tutuştur yalnızlık cümlelerini. Unuttun mu, yüzümün çizgilerine gizlenmiş tebessüm tanelerini sen buldun. Yol bilmez sanılan sevdanın Cennete giden yolu gözlerime inşirah eden sen değil misin sevgili ? Sığlığıma, ıssızlığıma aldırma sen.Sığlığıma genişlik veren duam sensin, ıssızlığıma vücut bulan da. Suskunluğuma bakıp dudaklarını bükme, kuru topraklarıma bakıp boynunu çevirme hazana..Kuraklığıma umut işleyen de sensin, suskunluğuma 29 harfi hediye eyleyen de………Bize ne bir sevda vaat edildi ne de bir mucize hediye edildi. Biz karanlıktayız. Üzerimiz açık. Ellerimiz hazan kokar. Ama birbirimizin tebessümlerinde isteriz Cenneti. Gövdemizin toprakta kapladığı gölge kadar cümle oluruz sevda lugatinde. Şimdi sevme zamanı. Tüm martılar açtır şimdi. Yüzümde belirginleşen tebessüm çizgileriyle doyuralım tüm martıları. Bulutsuzluktan şikayet eden toprağa uzatalım gözlerimizde birikmiş ıslaklığı. Kısır cümleleri işgal etsin içimizdeki gönül zenginliği. Susuzluktan çatlamış yangınlara koşuşturalım dudaklarımızı. Diş geçiremediğimiz zamana not düşülsün imkansızlığımız. Birbirimizden bihaber yaşarken istiflediğimiz hüzünlere inat biz tebessümün güzelliğinde bir umut ekelim gül kokusunda.…………….Ey sevgili,Satırlarımın dağınıklığını hoşgör. Bilmediğim bir sabahın avcunda kanattım ellerimdeki mürekkebinin dilsizliğini. Sana yazmaya aç’tım. Tebessümün satırlarda inkişafına vuruldum. Yazan ben, yazdıran sen..Özlediğim, dilediğim bir sevdanın anlamı,Yaşadığım, nefes aldığım bir hayatın başkahramanı,Umutlandığım yarınların tek güzel yanıUnutma ki;Bir dirhem “ can’a “ bir ” umut “ miktarı “ gül “ kafi.alıntıselamün aleyküm…emeğinize sağlık çok güzel bir paylaşım Mevlamıza emanetsiniz daim inşaallah hayırlı akşamlar dilerim.

  3. "Dünya bir misafirhanedir İnsan onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde ebedi hayatına lazım olan levazımatı tedarik etmekle mükelleftir."İnsanın dünya hayatındaki kısa ömrünü "geçici bir misafirlik" olarak tanımlayan Said Nursi bir başka örneğinde "İnsana varlığı, hayvan gibi dünya hayatını kazanmak için verilmemiştir" der ve şu şekilde devam eder: "Ey nefsim ve ey arkadaşım! Aklınızı başınıza toplayınız Ömür sermayenizi ve hayat kabiliyetinizi hayvan gibi, hatta hayvandan daha aşağı bir derecede şu geçici hayata ve maddi lezzetlere harcamayın Yoksa sermayece en üstün hayvandan elli derece yüksek olduğunuz halde, en aşağıda olanından elli derece aşağı düşersiniz."Bediüzzaman\’ın da belirttiği gibi üstün özelliklerle nimetlendirilmiş, akıl, vicdan ve sağduyu sahibi bir varlık olan insanın yaratılış amacının, eksikliklerle dolu olan bu kısa dünya hayatında, geçici yararlar elde etmek olmadığı çok açıktır İnsan burada imtihan edilmektedir ve nihai hedefi de sonsuz ahiret güzelliğini kazanmaktır. Allah razı olsun abican..

  4. Dünya müminin zindanıymış, Bunaldım bu zindandan Allah’ım! Yüreğimdeki sevgini öyle büyüt, öyle büyüt ki,Yüreğim artık bu dünyaya sığmaz olsun.. Aşkım miracım olsun Allah’ım, Aşkım miracım olsun! Kalbim bir Burağa dönüşsün ve beni alıp sana getirsin. Yedi kat göğü aşkınla aşıp huzuruna varayım, Huzurunda başımı secdeye koyayım, sonsuza dek hep öyle kalayım yarab! Öyleyken bir kere nazar et, Bir kere “Kulum!” de, kendimden geçeyim yarab!.. Ey Azrail! Sen ne güzel bir meleksin!.. Beni vuslatıma erdirir misin? Sevgili’ye götürür müsün beni? Kurtarır mısın beni bu dünya zindanından?.. Ey bizleri yoktan aşkıyla vareden şanı yüce Allah’ım! Beni aşkınla varettiğin gibi, aşkınla yaşat ve aşkınla yanına al! Ya Fettah! Gönül kapılarımı sevgine aç! Ya Latif! Bana sevgini, mağfiretini, bana cennetini, cemalini lutfet!Sevdiklerini sevmeyi nasip et Allah’ım! Ya Vedud! Ey sevgiyi vareden, sevgiyle vareden! Ey aşkı yaratan! Aşkın kaynağı, Aşkın merkezi, Aşkın ve aşıkların kıblesi! Ey en çok seven ve en çok sevilen,Ve sevilmeye en çok layık olan Allah’ım! Ey En Büyük Sevgili! Bana sevgini bahşet!. Ya Veli! Dostların en iyisi, en yücesi, Dostların en güzeli, en mükemmeli! Ey en büyük dost! Beni kendine, kendini bana dost kıl! Ya Semi! Ey her şeyi duyan Allah’ım! Sana söylediğim bu sevgi sözcüklerini duyuyorsun. Sen de sesini bana duyur Allah’ım!. Ne olur bana da söyle “Ey mutmain nefs! Razı olmuş ve razı olunmuş olarak gel!” diye…Ya Basir! Ey herşeyi gören Allah’ım! Garipliğimi, aczimi, kusurlarımı, günahlarımı görüyorsun yarab! Huzurunda bükülen boynumu, secdeye varmış başımı, Pişmanlıkla ve aşkınla döktüğüm gözyaşlarımı, yüreğimdeki sevgini görüyorsun! Sana layık olmasa da Allah’ım, Ettiğim secdeler hakkı için, Döktüğüm gözyaşları hakkı için, Yüreğimdeki aşkın hakkı için beni bağışla ve cennetine al! Al ki; senin beni gördüğün gibi, ben de seni göreyim,Cennetinde cemalini seyredeyim,Cemalinle kendimden geçeyim yarab! Ya Hay, Ya Muhyi! Alem seninle hayat bulur. Seni bilmeyenler, seni sevmeyenler birer ölüdür.Aşkından mahrum edip de beni öldürme! Bana aşkınla hayat ver yarab! Ya Hak! Ezelden ebede varolan tek gerçek sensin Allah’ım! Beni bu yalan dünyadan kurtar! Beni sevgi ülkesine, mutluluk ülkesine, beni cennetine al yarab! Ya Vekil! Dua, secde ve gözyaşıyla sana yöneldim,Sana tevekkül ettim, Sana güvendim! Vekilim yalnızca sensin! Senne güzel bir vekilsin yarab! Sen bana yetersin, aşkın bana yeter yarab! Ya Zahir! Ey varlığı apaçık deliller ile aşikar olan Allah’ım! Alemdeki her zerre seni haykırıyor! Ruhum varlığını, yüreğim aşkını haykırıyor Allah’ım! Ya Batın! Ey varlığı gözle görülemeyecek gizli hazine! Nuru binlerce perdenin ardından bile yakıp kavuran, Bu fani gözlerin görmeye dayanamayacağı güzellikte olan Allah’ım! Zahirimi de, batınımı da nurunla nurlandır, aşkınla güzelleştir yarab! Ya Vahid! Şirke düşmeme izin verme! Yüreğime sevmediklerinin sevgisini yerleştirme! Ya Hamid! Ey övülmeye layık olan Allah’ım! Seni hakkıyla övmekten acizim, Kelimeler yetersiz kalıyor seni övmeye! Yüreğim sevginin diliyle övüyor seni yarab!Ya Şehid! İlim ve kudretiyle ezelden ebede herşeye şahid olan Allah’ım! Aşkıma şahit ol! Aşkıma şahit ol!Aşkıma şahit ol! Yüreğimdeki sevginle şehid olarak ruhumu al, Huzuruna senin için dökülen kanlarımla geleyim yarab! Ya Hakim! Ey herşeye hükmeden Allahım! Kalbime hükmet! Ey hakla batılın arasını ayıran! Benimle yalan dünyanın arasını ayır! Ey hüküm ve hikmet sahibi, hükmüne herkesin boyun eğdiği Mevlam! Yüreğimdeki sevginle sana boyun eğiyorum, teslimiyetimi kabul et! Ya Alim! Ey herşeyi bilen Allah’ım! Bana kendini bildir! Seni sevdiğimi biliyorsun, bana da beni sevdiğini bildir yarab! Ya Melik! Ey herşeyin sahibi olan Allah’ım! Bedenimin, ruhumun, yüreğimin sahibi olan Allah’ım! Ey sevgimin sahibi olan Mevla’m! Beni sevginin sahibi kıl!Ya Kerim! Ey keremi bol olan ve karşılık beklemeden ihsanda bulunan Allah’ım! Sevginin sağnak yağmurları altında sırılsıklam ıslat beni!. Ya Selam! Ey kullarını kurtuluşa erdiren Allah’ım! Selamın ve sevgin her an üzerime olsun! Sevginle, selamınla kurtuluşa erdir beni! Ya Rezzak! Ey herşeye rızkını veren Allah’ım! Ruhumun, yüreğimin rızkı aşkındır! Aşkınla rızıklandır beni! Ya Hafiz! Ey her şeyi koruyan Allah’ım! Beni; yüreğimdeki aşkının düşmanı olan şeytandan ve onun yoldaşlarından koru! Ey hiçbir şeyi unutmayan Mevla!Seni unutan, senin de unuttuğun kullarından eyleme beni! Tevvab! Ey tövbeleri kabul eden! Yapmış olduğum tövbeleri kabul et! Bir daha yapmamak için bana güç ver! Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Gaffar! Ey affetmeyi seven Allah’ım! Ne olur, ne olur affet beni!.. Sevgimin hatrına bağışla beni yarab! Ya Kahhar! Ey kahredici Allah’ım! Sevginden mahrum ederek kahretme beni! Ya Aziz! Beni sevginden yoksun bırakıp da zillete düşürme! Sevginle aziz kıl beni! Ya Meyyit! Ey öldüren Allah’ım! Aşkınla öldür beni! Ya Bais! Ey dirilten Mevlam! Aşkınla dirilt beni! Ya Hasib! Ey kullarını hesaba çekici olan Allah’ım! Aşkınla hesaba çek beni! Ya Kadir! Ey kuvvet ve kudret sahibi! Bana emanetini ve sevgini taşıyabilme gücü ver! Ey herşeyi kendine boyun eğdiren! Kudretinin karşısında boyun büktüm, acizim. Ben sensiz ben bir hiçim, aşkınla varet beni yarab! Ya Samed! Ey kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu Rabbim! Sana muhtacım! Nuruna muhtacım! Aşkına muhtacım! Beni senden ayırma! Beni Aşkından ayırma!Ya Rafi! Ey hak edenleri yücelten Allah’ım! Aşkınla kendine yücelt beni! Ya Hadi! Ey hidayete, doğru yola erdiren Allah’ım! Yoluna erdir beni! Aşkına erdir yüreğimi! Ya Gani, Ya Muğni! Ey zengin olan, zengin eden Allah’ım! Asıl zenginlik sevgine sahip olmaktır! Sevginin zengini kıl beni! Aşkının zengini kıl beni! Ya Nur! Alemleri ve gönülleri aydınlatan, nur üstüne nur olan Allah’ım! Nurunla nurlandır yüzümü, Nurunla nurlandır bedenimi, Nurunla nurlandır yüreğimi… Ya Sultan! Kendine esir et beni! Ya Canan! Kendine meftun et beni! Ya Allah!Ya Allah!Ya Allah! Ey En Büyük Sevgili! Ben seni çok seviyorum yarabbi, ne olur sen de sev beni! Varsın hiç kimse bilmesin beni, Varsın hiç kimse sevmesin beni,Yeter ki sen sev beni Allah’ım, yeter ki sen sev beni!…. İlan-ı Aşk_______________+88 _______________+880 ________________________++88 ________________+880 ________________+888 ________________++880 ________________++888_____+++88 ________________++8888__+++8880++88 ________________+++8888+++8880++8888 _________________++888++8888+++888888++8888 _________________++88++8888++8888888++888888 _________________++++++888888888888888888_+88 __________________++++++88888888888888888_++8 __________________++++++++000888888888888+88 ___________________+++++++000088888888888_88 ____________________+++++++00088888888888 _____________________+++++++088888888888 _____________________+++++++088888888888 ______________________+++++++8888888888 ______________________+++++++0088888888

  5. Rahman ve Rahîm olan Allah\’ın adıyla. Akşama erdiğinizde ve sabaha kavuştuğunuzda Allah\’ı tesbih edin.Göklerde ve yerde olanların hamd ve senâsı Ona mahsustur. Gündüzün sonuna doğru ve öğle vaktine erişince de Allah\’ı tesbih edip namaz kılın.Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü O diriltir. Siz de kabirlerinizden böyle çıkarılacaksınız.Yine Onun âyetlerindendir ki, sizi topraktan yaratmıştır; sonra siz birer insan olarak yeryüzüne yayılırsınız.Yine Onun âyetlerindendir ki, size hemcinslerinizden kendilerine ısınacağınız eşler yaratmış, aranıza muhabbet ve merhamet vermiştir. Düşünen bir topluluk için elbette bunda Allah\’ın varlık ve birliğine, kudret ve rahmetine deliller vardır. Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin, seslerinizin ve sîmâlarınızın farklılığı da yine Onun âyetlerindendir. İlim sahipleri için elbette bunda deliller vardır. Gece ve gündüzde uyumanız ve Onun lûtfundan rızık aramanız da yine Onun âyetlerindendir. Kulak veren bir topluluk için bunda elbette deliller vardır.Yine Onun âyetlerindendir ki, size korku ve ümit vermek için şimşeği gösterir; gökten bir su indirir ve ölümünden sonra yeryüzünü onunla diriltir. Akıl sahibi bir topluluk için elbette bunda deliller vardır.Yine Onun âyetlerindendir ki, gök ve yer Onun emriyle ayakta durur. Sonra O sizi bir emirle çağırdığında derhal kabirlerinizden çıkarsınız.Göklerde ve yerde kim varsa Onundur; hepsi de Ona boyun eğer. Halkı önce yaratan, sonra tekrar diriltecek olan Odur; bu ise Onun için daha kolaydır. Göklerde ve yerde tecellî eden en yüce sıfatlar Onundur. Onun kudreti herşeye galiptir; O herşeyi hikmetle yapar." (Rum Sûresi: 30:17-27.)

  6. Güzel gören güzel düşünür,güzel düşünen güzel rüyalar görür.Güzel rüyalar gören hayattından lezzet alır ellerinize sağlık

  7. Onde estáAs estrelas que iluminam meu serQue és dona de meu sorriso?Onde está Os sonhos que a vida inteira desejei realizar?Onde está As ondas desse mar silencioso?Onde estáAs flores desse jardim?Onde estáA melodia da minha canção predileta?Onde estáO perfume das rosasQue perfumam a calma varanda?Onde está A resposta,Que responde o por quêAs estrelas morreram,Os sonhos acabaram,As ondas fugiram,As flores secaram,As melodias se calaram,E os perfumes que o ventoFez questão de roubar?Onde está O encanto que se perdeuDentro de sonhos impossíveis ?Onde estáA verdadeira razão de viver…A felicidade acompanha de PAZ…ONDE ESTÁ???UMA LINDA E FELIZ NOITEONE BEAUTIFUL AND HAPPY NIGHTCYBER KISSES AND BEIJOKASKISSES AND SO GOOD NIGHT AHMED

  8. Aglamali insan; göz pinarlari kuruyuncaya kadar aglamali… Yaptigihatalara, günahlara, yanlislara aglamali. Bazen sevgiden bazen de hüzünden aglamali. Bazen sevgiliye kavusma ümidiylebazen de kavusamayacagi endisesiyle aglamali. Hem aglamak erdemdir,kemâleermedir, iç huzuru bulmadir. Gözyasi yumusatir kalpleri, hem öyle biryumusatir ki, en sert kayalar gibi de olsa yüregi insanin, parçalanirparçalanir ve kuma dönüsür. Gözlerden süzülen yaslar kalplere; merhamet, sefkat ve huzur olarak iner.Sevgililer Sevgilisi de, çogu zaman mübarek gözlerinden yaslar akitti;ailesi için, ümmeti için, inanmayanlar için… O,bizlere de hep bunu tavsiyebuyurdu; Aglayin diyordu.Çünkü O,s.a.v. insani hüsrana ugratacak isaretlerin basinda‘GÖZYASININ KURUMASINI’ gösteriyordu. Söyle buyuruyorlardi Efendiler Efendisi (sas): “Dört sey insanda hüsranalâmetidir: Gözün kurumasi (GÜNAHLARINA AGLAMAMAK), kalbin katilasmasi,tûl-iemel (dünyada hiç ölmeyecekmis gibi planlar yapmak) ve dünyaya karsi hirs.” Hüsran alameti olarak isaret buyurulan‘AGLAMA’ konusunda ne kadar hassasizacaba?Sahi en son günahlarimiz için ne zaman agladik? HAYIRLI VE NURLU GECELER .A.E.O SELAM VE DUA İLE CAN AHMED KARDEŞİM

  9. İnsanın düşünceleri güzelse, insan o düşünceleriyle beslenip, gelişir.İnsanın düşünceleri kötüyse, ateşinden mum gibi eriyip gider.Güzel düşüncelerin sayesinde, Allah seni yılan ve akrepler arasında güvende tutar.Bu güzel düşünceler bakırı altına dönüştüren bir iksir olduğu için, yılanla akrep sana dost olur.Mesnevi (C.II)

  10. Hayat 3 Hayat bir acilistir; yokluktan varliga. Hayat bir âhenktir; uyumsuzlugu sonlandiran. Hayat bir akistir; dogumla ölüm arasinda. Hayat bir aynadir; Ilahî i$leri gösteren. Hayat bir bagdir; kâinatlilari birlestiren. Hayat bir bakistir; yaratilandan Yaratan\’a. Hayat bir büyültücüdür; kücük varliklari kâinatlastiran. Hayat bir candir; kâinatlilara ruh olan. Hayat bir coskudur; kâinatin bagrinda kaynayan. Hayat bir cekirdektir; ebedî ya$ami meyve veren. Hayat bir delildir; Rabb\’in gerekligini isbatlayan. Hayat bir degerdir; dertlere kurban edilmez olan. Hayat bir dengedir; tekligi hâkim kilan. Hayat bir düzendir; kaosa son veren. Hayat bir enerjidir; canlilari dirilten. Hayat bir fikirdir; Sanatkâr\’ini sorduran. Hayat bir faaliyettir; binlerce fiil iceren. Hayat bir gayedir; kâinattan beklenen. Hayat bir güzelliktir; kâinati e$sizlestiren. Hayat bir hakikattir; Rabb\’in gercekciligini kanitlayan. Hayat bir hâkimiyettir; her$eyi kendine tabi eden. Hayat bir hediyedir; te$ekkür gerektiren. Hayat bir hizmettir; büyükten kücüge, kücükten büyüge. Hayat bir ihsandir; Rabb\’den, ruh sahiplerine yapilan. Hayat bir ilimdir; ögrenilmesi $art olan. Hayat bir ilândir; ebediyeti haykiran ve isteten. Hayat bir inkilâptir; her$eyi degistiren. Hayat bir isiktir; kâinati aydinlatan. Hayat bir kaynaktir; bütün duygulara can olan. Hayat bir letafettir; her$eye nüfuz eden. Hayat bir meyvedir; kâinati kiymetlendiren. Hayat bir mücâdeledir; kötülügün mahvi icin. Hayat bir mühürdür; evrene vurulan ve Rabb\’e ait olan. Hayat bir mucizedir; bir $eyi her $eye sahip kilan. Hayat bir nakistir; yaratilis sayfasinda gözalan. Hayat bir neticedir; kâinattan alinmakta olan. Hayat bir olgunluktur; kâinati hamliktan kurtaran. Hayat bir ölcüdür; her$eyi sinirlayan. Hayat bir özettir; kâinattan süzülen. Hayat bir okuyustur; insan ve kâinat kitabinda. Hayat bir pariltidir; kâinati yaldizlayan. Hayat bir ruhtur; kâinatlilara hareket kazandiran. Hayat bir sanattir; Ilâhî kudretin tezgâhindan cikan. Hayat bir sevgidir; bütün kâinatlilari kardes yapan. Hayat bir sinanistir; iyilikle kötülük ortasinda. Hayat bir sirdir; hem görünen, hem görünmeyen. Hayat bir sevgilidir; bütün canlilari kendine a$ik eden. Hayat bir sorustur; \’kimsin\’den \’kiminsin\’e. Hayat bir süstür; kâinati alimli ve cekici yapan. Hayat bir tatlidir; aci dikenlerine gül olan. Hayat bir üniversitedir; cahilleri egiten-ögreten. Hayat bir varliktir; yokluga son veren. Hayat bir yaratiktir; sahibi ALLAH olan. Hayat bir yardimlasmadir; zayiflari koruyan. Hayat bir yuvadir; atomlarin görev yapmasina yarayan. Hayat bir yükselistir; hayvanliktan insanliga. Hayat bir zaferdir; ebediyeti kazanmada. Hayat bir zikirdir; Allah\’i birleyen ve birlettiren

  11. sen ve benEllerimden tutsan… Yeniden “bekle” desen ve bekleyecek kadar yüreğime su serpsen.. Susuzluğumu da sende fark ederim, suyu da… Nedir bu “ben”liğimdeki “ben” sevdası bana yol göster. Terk etme beni, lâyık olmasam da, aç bana yüreğini ve denizlerini… * * * Yüzüm yok! Bu çırpınışlarda daralır yüreğim. Yüzüm yok! Yine de sevmeni beklerim. Yüzüm yok! Ben umudu senden öğrendim. * * * Sanmayın yüreğim durgun deniz, içimde bir Mûsa ve bir Firavun yaşar, benden çok ev sahibi… Damarlarımdaki kan kadar kırmızıdır sevdam ve yüreğim bu sevdaya yanar. Çelişkili ömrün son demlerinde koysam da bu savaşın adını, yine de ararım yalnızlığımda dostun kapısını… Bir sır mıdır bu insanın içine akıtılan? Ve bu sırrın doğum sancısı mıdır bendeki başlayan? Doğrulmak ve yeniden Mevlâ’ya ulaşmak için mi bu buram buram hüzün? * * * Ve sen.. Ellerimden tutsan…. Yeniden “sabret” desen ve sabredecek kadar sadrıma huzur versen… Sonra ağlasam… Bu çaresiz ateşlenmelerimin ilacını sende bulsam… Bir yangın makamı bu kadar mı öfkeli eritir içimi? Bir sevda bu kadar mı özlenir? Tövbeler ve tövbeler… Bu dönüşler korkarım kolay olmayacaktır… Puslu yılların ardından ölsem ve yeniden senin yolunda dirilsem… Söyleme, lâyık olmadığımı n’olur söyleme… Yokluğunda çok yandı, belki adam olur bu yürek şimdi seninle … Ardından attığım adımlar kadar yol gitmişim hayatta… Senin ismini duyduğum kadar sesler kıymetlenmiş… Ve seni andığım kadar zaman günahlara “dur” demiş… Karanlıklar vadisisinde kalbim, bir kibrit yakmanı beklerim. Neresindeyim bu hayatın ve senin kalbinde miyim? Alır beni bu esen düşünce rüzgarı ve iklimlerim yokluğunda acıtır ve üşütür içimi… Yalnız sende var yüreğimin nefesi… Bil ki, ben âcizim; bil ki hatalarımla dolu yüreğim ve çaresizim… * * * Sen… Tutsan ellerimden… Yine içime baksan ve titrese tüm benliğim taa ki son nefesime kadar… Sonra değişse tebessümlerim… Bir hikayesi olsa çilelerimin.. Seni anlatsam… Anlatsam… Anlatsam.. Yer-gök beni arasına alsa… Kâinatı okusam… Açsan ellerinle perdelerimi ve şereflensem dost cemali ile… Bir yangın bu kadar mı güzel olur şimdi? Ruhlar hapishânesiymiş ya dünya, sen beni kurtarsan… Kalbimin kilidini tek bakışınla kırsan!.. Sevginin derinlerinde yalnız seninle kaybolsam… Bir ömür bu, bitmeye adanan… Bir insanım ben, kendini tanımayan! N’olur… Söyleme layık olmadığımı!. Sen de beni bırakıp gitme… * * * Sevgim, tek gerçeğim!.. Bu yolda imanımın derdindeyim ve yine tek senin izindeyim, tek senin kapında dizüstü çökmekteyim ve yalnızca “gel” demeni beklerim…Vakt-i Şerif, cuma, ömr-ü aziz ahir, ahiret ve akibet hayrola, hayırlar feth şerler defola. Demler, sâfâlar, niyazlar kabul ola..dua ile sıddık ahmed kardeşim Hayırlı cumalar

  12. Kur\’an-ı Kerim\’den1. Allah\’ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.2. Allah, "Benden başka ilâh yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının" diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri kullarından dilediğine indirir.3. Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir.4. İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.5. hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz.6. Onları akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.7. Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir."Nahl Sûresi 1-7. Ayetlerin Meali"cumanız mübarek olsun… Allah\’a emanet olun..

  13. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim Ey Allahım ! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed\’e, evladu iyaline, ashabına salatu selam eyle.(Rahmet et, selametlik ver.) Güllerin EfendisiGüllerin Efendisi dediler ya Sana.. Gülleri sevmem bundandır. Gülizarlarda dolaşıp üzerime çiğ çiğ gül kokuları yağsın demem bundandır. Hasretlik bir sevdayı güllerle bezenmişçesine içime çekişim ve her hayal kırıklığında Senin kırık kalbini hatırlayışım bundandır efendim.. Sen gelmezden evveldi başıbozukluğumuz. Sen yetmezden evveldi yetişemediğimize uzanışlarımız. Sen yitmezden evveldi cennet misal baharlarımız. Sen sevmezden evveldi kırçıl bakışlarımız. Sen esmezden evveldi çöl sıcağı hırslarımız. Kime bakarsın ki bizden başka. Kime gülersin ki.. Kimi görürsün ki deyip de avuntulara doluştuğumuzun ertesiydi anladık. Anladık ki Senden başka Herşeye bakmış.. Senden başka Herşeyle gülmüş.. Senden başka Herşeyi görmüş gözetmiş idik.. Ama listelerimizde ve dualarımızda bir Sen yoktun Sevgili.. Senden başkasına bakışlarımız ve kalbimizi verişimiz vefaya sığar mıydı bilemedik ! Senden başkasına dualarımız kabul görür müydü idrak edemedik ! Senden başkasına sunduğumuz gözyaşlarımız samimi miydi hissedemedik ! Ama yine de bütün noksanlıklar bizde kalmak üzre "Gel ne olur" diyen yüzbinlere bir gülüşünle GEL. "Sev ne olur" diyen yüzbinleri bir bakışınla SEV. "Kal ne olur" diyen yüzbinlerle bir duanla KAL. Son söz: Bizleri de Sevgi Çemberinin içine alır mısın a efendim ?Allah\’ım, kalplerimizi imân ve Kur\’ân nuruyla nurlandır. Allah\’ım, bizi Sana muhtaç olduğumuzun şuuruyla zenginleştir; Senden müstağnî durma fakirliğine düşürme. Kendi güç ve kuvvetimizden teberrî ediyor, Senin havl ve kuvvetine sığınıyoruz. Bizi Sana tevekkül edenlerden kıl. Bizi nefsimizin eline bırakma. Bizi, koruyuculuğunla muhâfaza eyle. Bize ve erkek, kadın bütün müminlere merhamet et. Kulun, peygamberin, seçtiğin, dostun, mülkünün güzelliği, masnuâtının melîki ve sultanı, inâyetinin gözbebeği, hidâyetinin güneşi, hüccetinin lisânı, rahmetinin timsâli, mahlûkatının nuru, mevcudâtının şerefi, mahlûkatının çokluğu içinde birliğinin kandili, kâinat tılsımının keşşâfı, rubûbiyet saltanatının dellâlı, hoşnut olduğun şeylerin tebliğ edicisi, gizli isimlerinin tanıtıcısı, kullarının muallimi, âyetlerinin tercümânı, rubûbiyet güzelliğinin aynası, şuhud ve işhâdının medârı, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin habîbin ve resûlün olan Efendimiz Muhammed\’e, onun bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan diğer peygamber ve resûllere, melâike-i mukarrebîne ve sâlih kullarına salât ve selâm eyle.Âmin.SELAM VE DUA ILE HAYIRLI CUMALAR

  14. De ki, Ey nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım…Allahın Rahmetinden ümit kesmeyiniz. Şüphe yok ki. Allah bütün günahları bağışlarMuhakkak ki O çok bağışlayandır, çok esirgeyicidir. (Zümer :53) ölüm inşaallah salih amelimizle ölüm olmaz şebi aruz olur biz aciz kullara Rabbim biz kullarına merhamet etsin salatu selam efendiler efendisi hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v) üzerine olsunRabbi Rabim razı olsun elinize sağlık hayırla kalınız selam ve dua ile

  15. \\\\\\Biz ötelerin yolcusuyuz. Yol uzun, ömür kısa…\\\\\\….. Eninde Sonunda El Kadar Mezar Taşının Üstünde İki satır yazısın….. ALLAH razı olsun selam ve dua ile

  16. Sevgisiz OlmazSEVGİSİZ OLMAZ Sevene ve sevilene ithaf Aşkın lisânını eyledim tahlil Gördüm ki sözünde sevgi var, sevgi. Âşıklar aşkını gizlese bile Gözünde, gezinde sevgi var, sevgi. Sular yatağında sevgiyle akar Seven sevdiğine bir başka bakar Bir tebessüm etse ortaya çıkar Gamzeli yüzünde sevgi var, sevgi. Sevgiyle sulanan güle dikkat et Sevgiyle konuşan dile dikkat et Mızrapla inleyen tele dikkat et Âşığın sazında sevgi var, sevgi. Sevenin sızısı sevgiyle diner Âşığın ateşi sevgiyle söner Bütün yaratıklar sevgiyle döner Her şeyin özünde sevgi var, sevgi. Ben de varım diye ortaya çıksa Emsâlinden farklı, giyimi şıksa İhtiyar hâlinde hâlâ dimdikse İnan ki dizinde sevgi var, sevgi. Sevgiler gönülde yer etsin hele Seven sevgiliye olmaz mı köle? Bir ömrün sonunda mezarda bile Kefenin bezinde sevgi var, sevgi. Ne olur solmasın sevginin gülü Her zaman dalında ötsün bülbülü Bâzen yağmur bâzen yağsa da dolu Kışında, yazında sevgi var, sevgi. Aşkın neşteriyle kalbi yarsa da Olur ya es kaza, gönül kırsa da Seven sevdiğinden uzak dursa da Yine de nazında sevgi var, sevgi. Koza ipeğini aşkla örerken Civciv kabuğunu yeni kırarken Mecnûn, Leylâ sını çölde ararken Kumdaki izinde sevgi var, sevgi.

  17. Bir elin hissediş hikâyesidir, bu satırlar… Gözler ellere takılır önce… Hüzünlü yüzüyle karşılıklı bakışmadadır eller… Anlar ki, orada yüzlerce kalp beklemektedir…Ve yumruk olur eller ağırlığıyla yükün, yere doğru eğilir Yapabileceği çok şey vardır ellerin ve hissetmesi gereken paha biçilmez duygular… Bir kalbe dokunmak gereklidir şimdi… Boşuna değildir, hiçbir şey… Ve hiçbir şey kalplere giden yoldan daha anlamlı değildir Yalnızca farkına varmak gerekir Bir dokunuş, on parmağın ve de bir yüreğin yapabileceği şeylerdir Ve bir eldir, şimdi yollarda olan… Bir kalbe dokunmaktır sevincinin adı… Tek isteği, sonu olan kâinatı aşmaktır, ulaşmaktır sonsuzluğa… Ve bunu bilir ki, kalpleri hissederek yapacaktır Bir tabela vardır yolun başında, “Dokunmak nedir?” yazılıdır Ve dokunmak, kalplere giden yolda anlatılacaktır Muhtaç olan her kalbe uzanmaktır, dokunmak… El olmaktır, yüreklere serpilen sevinç tohumlarını taşıyan… Bir yetimin saçını okşamaktır Bir tas çorbansa içtiğin şu dünyada, onu da paylaşmaktır Ve dokunmak, yardım eli olmaktır… Tebessümünse tek servetin, onu da cömertçe sunmaktır… Dokunmak… Keşfetmektir, sevgiye aç olan kalpleri… Dokunmak… Aç olan karınların, ekmek kokulu sevgisidir Bayramlarda beklenen bir parça etin rüyasıdır dokunmak… Kulluğun en anlamlı hikâyesidir Ve bir lütuf değil, vazifedir dokunmak… Sonsuzluğa açılan sevap kapısıdır Allah’a olan merdivenindeki adımındır, dokunmak Sonra şükrün sırası gelir… Ve son söz, duâlarla söylenir Dokunmayı nasip eden Yaratana, vesîle olan her şey için hamd gereklidir… Kolay yoldan âhiret azığı, belki de buna denilmektedir Ve hiç durmaksızın, el olmanın kıymeti bilinmelidir Ve dokunmak, sevaplarla dolu bir hikâyeyi cennette dinlemektir… Fatma Aladağ (şebnem Dergisi)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s