Ey yüreğimizdeki tarifi imkansız Dost!…

YÜREĞİMDEKİ TARİFİ İMKANSIZ DOSTTA
 
Yüreğim ne kasırgalar geçirdi, ne boranlar kopardı dost dediklerinden dostum dediklerinden . Bu yüreğim nicelerini dost bildi, bâki dostu bilmeden, ‘Onu’ yüreğinin derinliklerinde hissedemeden.

Dilim bunları söylerken, gönlüm tarifi imkansız haykırışlarda, ‘Seni’ arayışta.

Dost dedikleri nasıl bir şeydir ki, benim serhad gibi yüreğimi birden sallandırdı. Dost dedikleri nasıl bir duyguyduki, gönlümü Hz.Yusuf (a.s)’un kuyuda tutsak olduğu zaman gibi yakarışta, o zaman gibi hüzünlü tâ ki Senin dostluğuna kavuşana kadar. Dost dedikleri aşk yüreğimde nasıl bir kordur ki, yüreğimi Mecnun’un yüreğinde yanan ateş gibi kor, o ateş gibi Sana muhtaç kılan.

Peki neydi insanı bu kadar duygu yoğunluğuna iten,insana şiirler yaztırtan? Ya da nasıl bir duyguydu ki Sana içten seslendiği vakit nemlenen gözleri yaşartan, yüreğimize manevi iklimler saçan?

Bunu nasıl anlatabilirim ki?

Çünkü bu diller lâl oldu. Seni anlatamamaktan, Seni Mecnun’un aradığı gibi arayamamaktan.

Ey yüreğimizdeki tarifi imkansız Dost!

Sana yöneldim, Sana haykırıyorum. Biliyorum Senin dostluğuna lâyık değilim amma ümitvârım. Dostluğunun limanındayım aç yelkenleri aç tâ dostluğuna geleyim.

N’olur beni dostluğuna kabul et.
(Âmin)

Mehmet Beydemir

Reklamlar

27 Yanıt

  1. amin amin.gönlüne sağlık.mevlam razı olsun oğul.

  2. Ey yüreğimizdeki tarifi imkansız Dost! Sana yöneldim, Sana haykırıyorum. Biliyorum Senin dostluğuna lâyık değilim amma ümitvârım. Dostluğunun limanındayım aç yelkenleri aç tâ dostluğuna geleyim. N\’olur beni dostluğuna kabul et.(Âmin) Allah razı olsun can kardeşciğim ne güzel bir paylaşım emeğine sağlık Rabbimizden daha iyi dost olurmu hiç? yaradan kendi dostluğuna layık olan kullarından eylesin inşaALLAH :(( SELAM VE DUA İLE ABLASI..

  3. "Dilim bunları söylerken, gönlüm tarifi imkansız haykırışlarda, \’Seni\’ arayışta. "Aramakla bulunmazmış da,bulanlar yine arayanlarmış.. Kıblemiz daim Hakiki Dost (c.c) a doğru olsun inşaallah..Candan muhabbetle..Dostla olasın..

  4. “Allah’tan başka dost edinenlerin hâli, kendine bir ev edinmiş olan örümceğin hâli gibidir. Hâlbuki evlerin en zayıfı örümceğin evidir, eğer bilselerdi.” (Ankebut sûresi, 41. âyet-i kerîme.)ALLAH RAZI OLSUN AHMET KARDEŞİM…GÜZEL BİR PAYLAŞIM…

  5. Dostların en iyisi, en yücesi, Dostların en güzeli, en mükemmeli! Ey en büyük dost! Beni kendine, kendini bana dost kıl!…Varsın hiç kimse bilmesin beni, Varsın hiç kimse sevmesin beni,Yeter ki sen sev beni Allah’ım, yeter ki sen sev beni!…selam ve dua ile abim

  6. İşte, rahmet seni, ey insan, o Müstağnî-i Alelıtlakın ve Sultan-ı Sermedînin huzuruna çıkarır ve Ona dost yapar ve Ona muhatap eder ve sevgili bir abd vaziyetini verir. Fakat, nasıl sen güneşe yetişemiyorsun, çok uzaksın, hiçbir cihetle yanaşamıyorsun; fakat güneşin ziyâsı, güneşin aksini, cilvesini senin aynan vâsıtasıyla senin eline verir. Öyle de, o Zât-ı Akdese ve o Şems-i Ezel ve Ebede biz çendan nihayetsiz uzağız, yanaşamayız; fakat Onun ziyâ-i rahmeti Onu bize yakın ediyor. O BİZE ŞAH DAMARIMIZDAN DAHA YAKIN GÜZEL TEFEKKÜR OLDU…

  7. Sana yöneldim, Sana haykırıyorum. Biliyorum Senin dostluğuna lâyık değilim amma ümitvârım. Dostluğunun limanındayım aç yelkenleri aç tâ dostluğuna geleyim. N\’olur beni dostluğuna kabul et.(Âmin) çok güzel bir paylaşım ,emeğine sağlık can ahmed kardeşim .ebedi dost ve ebedi sevgiliye emanet ol .

  8. Can Kırığı…Can, paslı bir bıçak yarasıdır varlığın göğsünde. tenin beyaz yüzünde bir kardelen hülyasıdır, en canlı yıldızı, yerin en kanlı çiçeğidir. yarada kabuk bağlayan her neyse, buzda kristal kristal biçimlenen ne ise, gökten yukarıda, yerden aşağıda ne varsa kaynayan, hepsi can yüzünden, hep can gözünden, hep can özünden.Yüreğimizin yayında gerili oktur can, ki buralı değildir, şimdiye razı değildir; bizden önceleri ve bizden sonralarıdır.Gölgemizin kuytusunda saklı hayaldir can, ki bizden ama bizden kalmayandır.Alnımızda doğmuş şebnemdir can, ki bizden ama bize ait olmayandır, bizden ötelerde aşkları vardır.SENAİ DEMİRCİ

  9. اسلام عليكمAMİN..Dost istersen Allah yeterYaran istersen Kur\’an yeterMal istersen kanaat yeterDüşman istersen nefis yeterNasihat istersen ölüm yeter..Yüreğine sağlık Ahmed kardeş..selam ve dua ile…fi emanillah..

  10. Çık yola, gönülden çıkbeden kalıbından arınıp kalbe sığarcasınaaşıp o dereyi/deriyi ummanlara koşarcasınagönül koymadan engellere, baş koy bu sevdayasabırla erit elemleri, azimle göğüsle özleminihatırla ki,yakınmamalı ki yakınlaşmalı o en yakınaiştiyakla çal kapılarını ürkek gönüllerinümit ve inşirah üfle yorgun düşlereyılmadan, yorulmadan..yürekler paslı, çehreler karanlık; ne bir huzme var ne de aydınlık.umuda meftûn bakışlarla yak biçâre gönüllere nurdan bir ışıkyol açık,haydi yola çık…selam ve dua ile hayırlı cumalar ahmed kardeşim..

  11. Madem o hadsiz mahbubat fânidirler, beni bırakıp gidiyorlar. Onlar beni bırakmadan evvel ben onları Yâ Bâkî Ente\’l-Bâkî demekle bırakıyorum..Dost istersen yeter. Evet o dost ise, hersey dosttur. Yârân istersen Kur\’an yeter. Evet ondaki enbiya ve melaike ile hayalen gorusur ve vukuatlarini seyredip unsiyet eder..Allahu ekber muhteşem bir ifade ve hakıkat..Rabbim afetsin halen faniden dostluk bekliyoruz ya…Rabbim yarınız olsun dua ile muhterem

  12. Özlemlerimiz kadar bekleyişlerimiz Seviyorum diyebilecek kadar cesaretimiz olsun. Kalbimize sığdıramayacağımız kadar şefkatimiz Yüreğimizde saklanamayacak kadar çok gözyaşımız olsun. Hayatımıza kattığımız gürültüler kadar sessizliğimiz, Sessizliğimizde anlam bulan düşüncelerimiz kadar sesimiz, Karamsarlığımızı huzura dönüştürecek içten dualarımız olsun. Yusuf kadar iffetli nefislerimiz, Yakup kadar sabırlı bekleyişlerimiz, Meryem kadar masum duruşlarımız, Muhammed’i (s.a.s) temsil edecek kadar samimi inancımız olsun. Hayat kadar düşünülen ölümümüz, Ölüm kadar anlamlaştırılan hayatımız, Umutsuzluklarımızdan daha çok umudumuz olsun. Hırslarımız kadar sorumluluğumuz, Özlemlerimiz kadar bekleyişlerimiz, Unuttuklarımız kadar hatırladıklarımız, Umduklarımızdan daha çok bulduklarımız olsun.بســــــــــــــــــــــــــــــــم الله الرحمن الرحــيــمEy iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki Allah onları sever onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır hakkıyla bilendir.Sizin dostunuz ancak Allah’tır Resûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan zekâtı veren mü’minlerdir. Kim Allah’ı onun peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir. (Maide 54-56)HAYIRLI CUMALAR SELAM VE DUA ILE

  13. Sensin zalimin zulmünü bilen. Senin adaletindir sığındığımız. Senin mizanındır güvendiğimiz. Senin hesabındır tesellimiz. Nefsimize zulmetmekten alıkoy bizi. Senin adaletine razı olanlardan eyle bizi. Senin adaletinin korkusuyla terbiye et hepimizi. Adaletinin korkusuyla yumuşat kalplerimizi. Amellerimizin tartıldığı \’mizan\’da güzel eyle akibetimizi. Mizanında ağırlığı olanlardan eyle bizi. Kolaylaştır sorgu sualimizi. Sana hesap verme inceliğiyle yaşat bizi. Hükmüne razı eyle bizi. Zulmetmekten ve zulme uğramaktan uzak eyle hepimizi …İktibasHayırlı Cumalar.Selametle inş.

  14. HAYIRLI CUMALAR……. Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam\\\\\\\’ın ahlakı hayadır. Zeyd İbnu Talha İbnu Rükane Amellerinizde orta yolu ve doğruyu bulmaya çalışın. Mü\\\\\\\’mine musibet nev\\\\\\\’inden her ne ulaşırsa ise günahlarına bir kefaret olur. Musibet, beklenmedik bir hadise olmuş, ayağına batan diken olmuş farketmez. Müslim, Birr Kim, kendisine yapılan bir iyliğe karşı, bunu yapana: \\\\\\\’Hz. Allah sana hayırlı mukafat versin\\\\\\\’ derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur. Tirmizi, Birr 86 Kim bir ihsana mazhar olursa, bulunduğu takdirde karşılığını hemen versin; bulamazsa, verene senada bulunsun. Zira onu övmekle, teşekkürünü yerine getirmiş olur. Ketmeden (karşılık vermeyen ) nankörlük etmiş olur. Tirmizi, Birr 86 Kim bir hastaya veya bir din kardeşine Allah rızası için ziyarette bulunursa, bir münâdi ona nida eder: \\\\\\"(Dünyada da ahirette de) iyi olasın. (Bu davranışınla) cennette bir ev hazırladın!\\\\\\" der. Tirmizi, 2009 Kim (bir belaya) maruz olana taziyede bulunursa, ona ötekinin sevabının bir misli verilir. Tirmizi, 1073 Sakın ha! Şeytanın rüyanda seninle eğlenmesini kimseye anlatma. Müslim, Rü\\\\\\\’ya 12 Ümmetimin ücreti ve günahı bana arzedildi. Öyle ki mescidden çıkarılıp atılan bir çöpün sevabını bile gördüm. Kişiye, Kur\\\\\\\’an\\\\\\\’dan kendine gelen ayeti unutmasından daha büyük bir günah da görmedim. Müslim, 2318 Her ihtilam olan erkeğe cumaya gitmek vacibtir. Cumaya her gidene de gusül vaciptir. Ebu Davud, Taharet 129 Hutbe esanasında birine sus! diyen lağvetmiş olur, cumanın sevabını zayi eder. Her mezhebe göre; Hutbe okunurken susmak vacip, söylemek haramdır. Müslim Cuma (namazı kılma)\\\\\\\’ya gitmek, ümmetimin fakirlerinin haccıdır. Deylemi Kim (cuma günü) yıkanır, erkenden (mescide) gider, yürür ve binmezse, imama yakın durur, dinler, malayani söz etmezse ona her bir adım için bir yıllık oruç ve namaz sevabı yazılır… Tirmizi 946 Cuma namazına üç grup insan katılır: Kişi var, namaza katılır, boş konuşma yapar. Bunun namazdan hissesi o konuşmasıdır. Kişi var namaza gelir dua eder. Bu kimse Allah\\\\\\\’a duada bulunmuştur. Hz. Allah dilerse onun istediğini hemen verir, dilerse vermez. Kişi vardır, namaza gelir sadece dinler ve sükut eder, müminlerin arasından yararak geçmez kimseye eza vermez. Onun bu namazı, daha önce geçen cumaya ve fazladan da üç güne kadar (günahlarına) kefarettir. (Bu hal Yüce Hz. Allah\\\\\\\’ın şu sözüne binaendir: \\\\\\\’Kim bir hayır yaparsa bu kendisinden on misliyle kabul edilir.\\\\\\\’) Ebu Davud, Salat 235 hayırlı cumalar kardeşlerim dualarınızda ismen anılmak ümidiyle RABBİM YAPMIŞ OLDUĞUNUZ DUA VE İBADETLERİMİZİ HASIL EYLESİN!AMİN! DUALARLA İNŞAALLAH………..YÜCE MEVLAM YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN………

  15. SELAM DİN KARDEŞİM YORUMUN İÇİN TEŞEKRKALPLER ANCAK ALLAHI ANMAKLA HUZURA KAVUŞURHAYIRLI CUMALAR

  16. Gerçek dosta ulaşmak ve gerçek dostta kalmak duası ile hayırlı Cuma\’lar…

  17. Sizin dostunuz ancak Allah’tır Resûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan zekâtı veren mü’minlerdir. Kim Allah’ı onun peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir. rabbim razı olsun paylaşımların icin kardeşim selam ve dualarımla.

  18. DUADAN AYRILMA…Nerede bir dert varsa deva, oraya gider; neresi alçaksa, su oraya akar. Yüce Allah, üstünlük bakımından gözyaşını, şehitlerin kanlarıyla bir tutmadadır. Kimin gönlü illetlerden arınmışsa onun duası, ululuk sahibi Allah\’a kadar varır, makbul olur. Eğer duada güzel bir nefese sahip değilsen yürü, özü sözü doğru kardeşlerden dua iste! Dertsiz dua soğuktur, bir işe yaramaz. Dertli dua ve niyaz, gönülden, aşktan gelir. Dua ederken O\’na kırık bir gönülle el kaldır. Çünkü Allah\’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar. Rahmetler saçan dua kapısını kim vurdu da ona yüzlerce baharla icabet edilmedi? Allah, yalvarıp yakaranlara ihsanda bulundu mu onlara ihsan ettiği şeylerle beraber, uzun da bir ömür bağışlar. Allah, ne alırsa onun karşılığını verir. Veliler bu sebeple O\’na itiraz etmezler. Bağını mı yaktı? Sana bir bağ dolusu üzüm ihsan eder; yas içinde neşe verir. O, elsiz çolağa el verir. Gamlara maden olan kişiye neşeli, sarhoş bir gönül bağışlar. Allah bize yardım etmek dilerse, bize yalvarmak ve münacatta bulunmak meylini verir. O\’nun için ağlayan göz ne mübarektir! Onun aşkıyla yanıp kavrulan yürek ne mukaddestir! Her ağlamanın sonu gülmektir. Sonunu gören adam mübarek bir kuldur. Akarsu nerdeyse orası yeşerir; nerde gözyaşı dökülürse oraya rahmet nazil olur. Yusuf değilsen bari Yakub ol; onun gibi matlûbuna erişmek için ağla! O elbiseyi elde etmek istersen cesedindeki göz çocuğunu ağlat! Nerede bir dert varsa deva, oraya gider; neresi alçaksa, su oraya akar. Bulut ağlamadıkça yeşillik nasıl güler? Çocuk ağlamadıkça süt nasıl coşar? Gülmeler, ağlamalarda gizlidir. Ey sâf ve temiz kişi! Defineyi yıkık yerlerde ara! Kardeş, duadan ayrılma! Kabul edilmiş, edilmemiş, bununla bir işin yok senin! HZ.MEVLÂNÂ – MESNEVİ ŞERİF

  19. Sana yöneldim, Sana haykırıyorum. Biliyorum Senin dostluğuna lâyık değilim amma ümitvârım. Dostluğunun limanındayım aç yelkenleri aç tâ dostluğuna geleyim.Ey yüce dost! beni dostluğuna layık eyle.AminSelam ve dua ile can kardeşim.

  20. selamün aleyküm… çok güzel bir yazı ve bir o kadar da güzel yorumlar…emeğinize sağlık… hepinizden Allah razı olsun…hayırlı sahurlar…Allaha emanet ol Ahmed bey oğlum…selam ve dua ile…

  21. Ey vefasız sevdalının vefalı Sevgilisi…Rüzgarda savrulan kuru bir yaprak gibi şimdiler de gönlüm, Yorgunum, bıraktım kendimi Bir oyana bir bu yana savruluyorum Düşüncelerim savruluyor, ben savruluyorum Başımı kaldırıp gökyüzüne bakıyorum; Hep böyle gri miydi? Ve böylesine soğuk Bilmiyorum Gökyüzü mü böylesine karanlık, Yoksa yüreğim mi yıldızları görmemeye inatlı? Bilmiyorum Hangimiz daha çok ve daha içli döküyoruz gözyaşlarını Ve hangimiz, hangimizin damlalarında saklıyoruz hüznünü Bilmiyorum Bildiğim tek şey var, Sen daha temiz ağlıyorsun yağmurum. Güller, uzanmış gökyüzüne, damlalarını bekliyor hasretle; Gelse de okşasa bizi Peki ya ey gönlümdeki Gonca, Sen Güllerin Efendisi, Sen ne haldesin? Gözlerin nemli, boynun bükük mü? Sancıyor mu yüreğin bu mücrime? Utanıyor musun halimden? Affet beni, affet yüreğimdeki Gonca, Affet beni ki köklerin kirli gözyaşımla sulanmakta Ben Sana yağmur olamadım, Biliyorum… Ama Sen, hep En Sevgili, Sen hep ümitli Yağacak dedin; Bir gün o da aşktan yağacak Bak işte yağıyorum, Dualarımı katıp gözyaşlarıma, Sağanak sağanak Sana koşuyorum. Kapındayım, geldim işte, Ey vefasız sevdalının vefalı Sevgilisi, Günahkar damlaların tertemiz Efendisi…alıntı…aro çok güzel bir paylaşım yüreğin dert görmesin inş can kardeşim Ahmed-i nur…

  22. İMKANSIZ VUSLATGözlerimin daldığı yerde geliyorsun aklıma.. Önce bir aaah çekip , sonra vay be diyorum… İsmin geliyor aklıma, olmuyor söyleyemiyorum. Sonra bir hüsran tüneline girip yüreğime indiriyorum…Sana kavuşmak, bir rüyanın gerçekleşmesini istemek kadar zor, senin benimle kavuşmanı arzulamak, son hızla gelen trene dur demek kadar saçma…Bazen gece yarılarında, bazen uykuda, bazen olmadık yerlerde geliyorsun aklıma… Ben bu halde aynadaki yüze gülüyorm..Seni unutmanın zor, sana kavuşmanın da imkansız olduğunu biliyor ve bunun içinde Leyla gibi meded Ya Rabbim diyorum..!Sen gözümde bir hayal, bense o hayale gerçek gözüyle bakan derbeder aciz…Amansız dertlerle boğuşurken, ben biliyorum benden haberdarsın sen..!Senin kokunu getirse uzaklardan bir rüzgâr, onu bir yol diye kabul ederim diyarıma Ey Yar..!Şubat soğuğunda kocaman bir volkan, Ağustosun ortasında buz dağı, her zaman örülüyor ufkumda buram buram bir hasret ağı…Sensiz senem “ayrılık”, ayım “mutsuzluk”, haftam “hasret”, günüm “ızdırab”, saatlerim “sabır”, dostum “dört duvar”, düşmanım amansız nefsim…Ne geçen zamanda oh diyebileceğim, ne de gelecek zamanda beni kurtarabilecek bir amelim var..! Söylesene ey yar, sensiz dünya neden bu kadar dar..!Ruhum dar ağacındaki can kadar sıkıntıda, bedenim bir dal gibi zayıf fırtınanın kolunda, yüreğim amansız bir korkunun girdabında..!Kurtulamıyorum şu cehennem fedâisi nefsimin elinden. Dur deyip tokat atamıyorum… Bazen kimselerin duymadığı bir çığlık atıyorum, ama ne fayda…Dönüyor dolaşıyor, bir tokat gibi ansızın yüreğime iniyor…ZEHRA… emeginize saglık allah razi olsun ……..

  23. ALLAH DUALARIMIZI KABUL EDER ANCAK KABUL EDİLMESİ İÇİNACELE ETMEYİNDUA ETTİM DE KABUL EDİLMEDİ DEMEYİN(TİRMİZİ,VESSELAM DUAİLE

  24. HAYDİ BİR GÜL!Söylediğimizher sözün üzerinde bir tebessüm olmalı değil mi?Gül yaprağı gibi zerafetle hem suyun üzerinde kalan hembatmayan,hem ıslanan hem ıslanmayan.En önemlisi bardak ne kadardolu olursa olsun suyu taşırmayan..Sözü dolduran ancak taşırmayan bir tebessüm.Öykü şöyle:Dergahın kapısı hikmeti arayan herkese açıktı.Hakikatinpeşine düşen herkes kabul ediliyordu. Dergahta geçerli olanincelik;anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.Bir gün dergahın kapısına bir yabancı geldi.Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi.Burada sessizce ve sezgiyle buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi birtokmak, çan veya zil yoktu.Birsüre sonra kapı açıldı,içerdeki mürid, kapıdaduran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüzkonuşmaları başladı. Gelen yabancı, dergaha girmek,fikir halkasınadahil olmak, burada kalmak istiyordu.Mürid bir süre kayboldu,sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü vekabı yabancıya uzattı.Bu “Yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz”demekti.Yabancıdergahın bahçesine döndü, aldığı bir gülyaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı.Gülyaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve sutaşmamıştı.İçerideki mürid saygıyla eğildi ve kapıyıaçarak yabancıyı içeri aldı.Dergahta suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.Kalbin sükununu bozmayan sözler su üzerinde gül yaprağı gibidir.Kalbinde böylesi sözlere yer olsun her zaman..Dostun damağında yetişen gül yaprağı dimağında gülistan olacak nasılsa..Suyu taşırmadan, sükunu bozmadan, kalbi yormadan,sabrı daraltmadan…HAYDİ BİR GÜL!…Senai Demirci

  25. (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) ABİMMMM…RABBİM SENİN GİBİLERİN SAYILARINI ÇOĞALTSIN..CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN .İYİKİ VARSINIZ CAN ABİM..SAYGILARIMLA.,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,……………………………………………………………………………………………………..,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,ELLERİNİZ AÇIK ,KALBİNİZ SEVGİ DOLU OLSUN GÖZLERİNİZDE İKİ DAMLA YAŞ OLSUN SAĞNAK SAĞNAK YAĞAN RAHMET DERGAHINDAN BİR DAMLA DA SİZE NASİP OLSUNKARDEŞLİĞİN EN GÜZELİ DUADIR ABLALAR ,ABİLER DUALARINIZ KARDEŞLERİNİZ İÇİN OLSUN CUMANIZ GİBİ BÜTÜN GÜNLERİNİZ RAHMET OLSUNHAYIRLI CUMALAR HAYIRLI RAMAZANLAR DİLERİM(¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) NAZLICAN FIRAT(¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯) (¯`·.(¯`•♥ •´¯).·´¯)

  26. SELAM BİR GÜN VERİLECEK BU SON NEFES NE MAKAM KALICI NEDE HEVES KURANDIR GERÇEK ADRES…ALLAHIN ADIYLE SELAMLARIM SİZİ DUALARIMLA

  27. Ey yüreğimizdeki tarifi imkansız Dost! Sana yöneldim, Sana haykırıyorum. Biliyorum Senin dostluğuna lâyık değilim amma ümitvârım. Dostluğunun limanındayım aç yelkenleri aç tâ dostluğuna geleyim. N\’olur beni dostluğuna kabul et.(Âmin Âmin Âmin..) İnş….inş.inş.Yüreğine sağlık can abim..Rabbim razı olsun…İYİKİ VARSIN BİDENEM ..,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,Muhammed seni okudum. Okudum, çoğaldı harflerim, ırmaklarım, yıldızlarım… Tüm kitaplara senin isminle yazıldım. Doğdum, Muhammed\’e doğdum. Âşıksam, Muhammed\’e aşığım. Ölürsem, Muhammed\’e ölürüm. Gelirsem, Muhammed\’e gelirim. Yusuf oldum kuyularda hep seni bekledim, Hüseyin oldum Kerbela\’da, kuruyan dudaklarımla sayıkladım ismini, Gelsin de ırmaklar taşıyan ellerinden, Abı hayat akıtsın içime diye bekledim. Bekledim, kapandı yollarım, uzattım parmaklarımı, Hallaç gibi doğrandı ellerim. Hiç seni söyleyemedim. Dağlandı dudaklarım. Yazdım gözyaşlarımla Mekke\’nin dağlarına: Ey sevgili, gel diye… Ağlama duvarını bir çıban gibi sırtında taşırken, Yorulan kollarıyla taş atan Kudüs\’üm ben. Kaldırımlarımda ateşler yükselirken, Geldin öptün beni alnımdan, Serinleyip sarıldım taşlara yeniden. Ey Muhammed… Ey Sevgili. Ey Badı Sabah. Ey Üzerimize doğan ay. Ey Güzelliklerin şahikası. Ey Şefaat pınarı. Her düşmem gül ayaklarına kapanmamdır, Böğrümden yediğim her kurşunla tutarım ellerinden. Her şarkımda seni söylerim. Her tebessümüm senindir. Hep seni beklerim: Sen bir gelsen diye ey Sevgili… Sevgili… Ben Emirhan Babayim Kenan illerinde hasretini soluyan, Hırkana bürünürüm karanlıkta kaybolduğumda, Dört taraftan vururlar bana, Vururlar da söyletemezler sensizliği, Sümeyye gibi develer ayırır bedenimi… Hamza\’yım Ey Sevgili, Uhud\’dayım tam önündeyim, Vahşinin mızrağı deler geçer yüreğimi, Gel de okşa ne olur oyulmuş kalbimi, Hind değil hasretin acıtır onu… Ben Grozni\’yim, Keşmir\’im, Kandahar\’ım, Saraybosna\’yım, Hama\’yım, Buhara\’yım, Bağdattım, Morayım, Taşkentim, Doğu Timor\’um, Türkistan\’ım, Ahıska\’yım. Eritre\’yim, Halepçe\’yim, Kırım\’ım, İstanbul\’um.., Ben kurşunlara evlat vermiş anneyim. Kurşunlardan sakınan bedeniyle seni özleyen, Taş atan bir filistinliyim. Okul önlerinde bekleşen ve ağlayan, Karanfil dağıtan kızım. Gel öp bizi alnımızdan, Gel sev bizi kanayan yaralarımızdan. Ey sevgili,,. Ey Muhammed… Gittin ya gül yüzlü sevgili. Kırıldım gittiğinden beri. Kırıldıkça yandı canım. Çarmıhta çivilenen benim ellerim, Benim ayaklarım. Harami sofralarda sergilenen benim başım. Beni bir ağaçta kıstırdılar, Kör bir testereyle biçildim. Ağladım, kurudu göz pınarlarım, Ağladım, hasretine türkü yaktım. Ağladım, gel diye ey sevgili… Sevgili.,. Ömer\’im, Ali\’yim, Osman\’ım, Vuruldum bir niyaz vaktinde, Kanım dağıldı kitabın sayfalarına. Seni yazdım bir damla kanla, İsminin dolaştığı semaya, Bir baştan bir başa. Sen gel diye Ey sevgili… Ey sevgili… Kırıldı mı dişin? Dikenler acıttı mı ayaklarını? Deve işkembeleri kirletti mi elbiselerini? Medine yollarında yoruldun mu? Taif\’te taşlar kanattı mı gül yanağını? Kırıldı mı kalbin bize? Kırgın mısın sevgili? Ne çare Bekirler yok şimdi, Aliler, Osmanlar, Ömerler yok. Halidler gitti, Musablar gitti. Hatice yok, Zeynep yok, Fatıma yok. Müminlerin annesi sofra açmaz evlerimizde. Kedilerin babası dolaşmaz sokaklanmızda. Biz ne çok yetim oluk da, Senin gibi okşayanımız yok artık. Gel bir okşa ne olur. Yaralarımızda ki irinler azdı. Canımız acıdı. Bir merhamet et, bir gülümse efendim. Bir görün puslu şehirlerin üstünde. Bir ses ver puslu yüreklerimize. Bekler dururuz her seherde, Sen gel diye ey Sevgili… Ey Sevgili… Buralara bir hal oldu: Ne yakup inliyor şimdi, Ne Mısırda rüya görülüyor, Züleyhalar yalancı, Yedi adam ne yapsın, Mağaraların kapıları da kapalı. Musa vurunca asasını, Oynamıyor yer yerinden. Yol vermiyor kızıldeniz. Sakınmıyor İbrahimi ateşler, Su taşımıyor karınca, Ethemin balıkları getirmiyor iğneleri denizden. Buralara bir hal oldu; Sen yoksun, buralar duman oldu efendim. Bir mektubun gelmedi buralara… Bir Necaşi sormaz halimizi. Bir yalnızlıktır düştü ocağımıza. Bir karanlık çöktü başımıza. Ay aydınlatmıyor, Gül kokmuyor. Yokluğun karabasanlar gibi çökünce sinemize, Dağıldı hanemiz, Dağıldı yüreğimiz, Dağıldı birliğimiz… Sevgili affet bizi: Bir deve olamadık, Hasretinden çatlayıp ölecek. Bir kuru ağaç olamadık, Yokluğuna kanlı gözyaşları dökecek. Bir Bilal olamadık, Sensiz ses vermeyecek. Bir Ebu zer olamadık, Alıp başını gidecek. Ey sevgili, Ey şefaat sahibi, Affet bizi. Affet… Şimdi bir şarkı düşer dilimize, Bir aşk iner yüreğimize. Bir el tutar elimizden. Bir af fermanı gelir ötelerden. Bir sen gelirsin. Bir sen gelirsin. Biz bin seviniriz: Sevgilim Muhammed diye… Sevgilim Muhammed diye… Meleklerle yarış ederiz… Gel sevgili, Gel öp, kokla ve yeşert bizi, kalbimizi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s