Hırslı insan, iradesinin dışında ister

 

 

 

Bediüzzaman Said Nursi buyurmuş ki, “Hayat-ı içtimaiyeye sahip olan mübarek karınca dahi, Güya hırs vasıtasıyla ayaklar altında kalmış, ezilir. Çünkü kanaat etmeyip, senede birkaç tane buğday Kafi Gelirken, elinden gelse binler taneyi toplar. Güya mübarek arı, kanaatinden dolayı başlar üstünde uçar.

Kanaat ettiğinden, Bali insanlara emr-ilahi ile ihsan eder, yedirir. “(28. Mektup)

Hırslı insan, iradesinin dışında ister. Isteğinde ölçü yoktur. Her ölçüsüzlük de bir felakettir. Islamiyet ölçü ve ahenk dinidir. Günümüzde pek çok insan, mal konusunda çok hırslı … Daha çok para kazanayım, daha çok malım mülküm olsun, daha çok şöhretim olsun diyerek, insan daima Koşar.

Bir arkadaş vardı. Adamcağız haram helal dinlemeden, zengin olmaya çalışırdı. Ona dedik ki, “zengin olursun amma, açtığın yaralar tedavi edilmez.” “Para her pisliğin üstünü örter.” diye cevap vermişti. Sonra hastalandı. Ilaçlar tesir etmez oldu. Doktorlar ÜMİDİ kestiğinde dedik ki, “hani bıraktı onu derdin dermanı diyordun, onu örter pisliği diyordun?” İnleyerek şu cevabı verdi: “Gerçeği anladım amma, çok geç …”

Yine Hırsla çalışıp zengin olan bir ARKADAŞIN çocuğu, babasının zenginliğiyle onu pisliğe bulaşmıştı. Öyle kötü bir hayat yaşadı ki, babasının serveti de yetmez oldu. Ağlayarak bana gelmişti, “Ağabey, Oturup evladımın ölmesi için dua ediyorum” demişti.

Hangi konuda hırs gösterilirse gösterilsin, sonu felakettir. Balık denizde yaşar amma, denizi içmez. Gemi, denizde gider amma, suyu içine alırsa batar. Para da bizler için deniz gibi olmalı. Para sevgisi, Hirsi girerse batarız içimize.

Parasız hayat yaşanmaz. Fakat bıraktı Hirsi kontrol edilebilir. Insan her şeyden evvel, kendini idare etmeye memur edilmiş. Dünya ve ahiret saadetinin sırrı, insanın kendi kendini Müslüman’ca idare etmesinde düğümlenmiş.

Peygamber Efendimiz Hasır üzerinde uyurmuş. Abdullah b. Mesud bir gün O’na (sas) demiş ki, “Anam babam sana feda olsun Ya Resulallah! Sana yumuşak bir Došek edinsek?” Peygamber Efendimiz, “Benim, dünya ile olan misalim, halim, bir ağacın altında biraz gölgelendikten sonra onu bırakarak yoluna devam eden bir süvarinin misali, gibidir” buyurmuş.

Insan doymak bilmeyen bir mahlûktur. Ister ki bütün dünya onun olsun. Halbuki dünyayı ne yapacak? Yiyeceği birkaç lokma …

Alim bir zat, talebesine demiş ki, “Bu bahçeye Meyve Ağaçları dik.” Talebe de söyleneni hemen yapmış. Ağaçlar hızla büyümüş ve gelişmiş. Bol bol meyve vermiş. Bahçe sahibi, ağaçlara ve Dallara adeta hürmet eder olmuş. O alim şahıs, bir gün talebesini ziyarete gitmiş. Bakmış ki sürekli bahçeyle meşgul oluyor. Ağaçların dallarını kırarak yere atmış. Talebe dehşet içinde, “Aman hocam, bir hata mı yaptık?” diye sormuş. O da, “ben sana, Ağaçları bahçeye dik dedim, kalbine değil!” diye sitem etmiş.

Hırs, yani sınırsız büyümeler organlarımızdan bitkilere kadar her Seyde felakettir. Allah yağmurdaki felaketleri kaldırmış, yağmuru rahmet olarak yağdırıyor. Rüzgârdaki felaketleri kaldırmış, onu faydalı hale getirmiş.

Durmak da felaket, durmadan koşmak da … Çalışalım fakat İslami ÖLÇÜLER içinde çalışalım.

HEKİMOĞLU İSMAİL

Reklamlar

2 Yanıt

  1. Allah üstadımızdan da ve sizden de razı olsun..
    teşekkürler..

  2. Allah c.c. razı olsun kardeşim amin ecmain inşallah selam ve dua ile

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s