Başına secde, dalyan gibi boyuna, asîl bir duruş yaraşır! Kuvvetini, aşkını, Hakk’a sunmak yaraşır!.. Bakışın ayak ucunda, îmân kalenin burcunda, alnı ak gitmek yaraşır sana!..

ERKEK NAMAZDA GÜZELDİR…‏

Çünkü namazda tertemizdir erkek… Bütün uzuvlarıyla beraber, fikrini ve niyetini de yıkar, abdest suları… Arınmışlığına misk kokusu eşlik ettiği için, en çok namazda huzur saçar.

Namazda örtülüdür erkek. Sadece bedenini değil, gözlerini ve gönlünü de kapatır, her türlü mâsivaya… Bakışları ya ayaklarının, ya seccâdenin başucunda… Gözlerini başka her şeyden alıp, Hakk’a çevirdiği anlardadır. Hem, bir heybet gelir üzerine. Siz, belki de onun her yanını gördüğünüzü, her sırrını çözdüğünüzü sanırsınız. Oysa, aysberg gibi, sadece dokuzda biridir görünen… Gerisi sır, gerisi gizem… Öyle bir yere dönmüştür ki yönünü, o taraflarda, tüm erkeklerin en güzeli olan Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-…

Kırk yıl önce içilmiş taptaze bir fincan kahvenin kokusuna mı benzetsek, yoksa sadece, bir ananın çok uzun yıllar önce kaynatıp getirdiği bir tas tarhanaya mı bilmiyorum; ama sebat ve sabırla günde en az beş vakit Kâbe’ye yöneldiğinde vefânın ve sadâkatin sembolüdür. Bu iki vasfı taşıdığı sürece güzeldir erkek.

Namazda olmak, buluşma yerinde vakitlice hazır olmaktır. Prensipli, titiz ve güvenilir olmaktır. Saniye sektirmeden vazifesini yapmaktır. Vakitlice seccadesinin başında hazır bulunduğu her an, tekrar tekrar, biraz daha kıymetlenir erkek… “Belâ” sözünün eri olur, namazını aksatmayan adam… Niyeti Yâr ile kavuşmak olduğunda, sevdâsı da, sızısı da, arzusu da bir başka renge bürünür. Başka hiçbir şey için değil, Sevgili’nin rızâsını kazanmak umuduyla namaza her niyetlenişinde, biraz daha olgunlaşır ve nûrlanır erkek.

Erkek, namazda güzeldir.

Çünkü namazda ikrâr eder aczini… O yiğit beden, başını hafifçe sağa eğip, küçüklüğünü idrak ve îtiraf etmekle kalmaz da, hiçliğin içinde sanki yok olur gider. Seccade başında yok olması demek bir erkeğin, her secdede, yeni bir can bulması demektir. Takdir edilmeyi, yüceltilmeyi pek seven fıtratı, namazla erer, asıl takdire şâyan olanın, Hak olduğu şuuruna… Namazla yokluğa her erişinde, bir daha doğar erkek. Öyle ki, o gürleyen şimşek gider de yerine, gözlerinden yaş damlayan mahzun bir bulut gelir… Namazda sessizce ağlaması bir erkeğin, Allâh’ım, ne kadar da güzeldir! Hattâ, bütün yiğitliğine rağmen, Rabbinin mutlak kudreti karşısında, çaresizlik ve acz içinde, hüngür hüngür, sarsılarak ağladığında da ne kadar güzel!..

Erkek, namazda güzeldir.

Zira namazda teslim, yani Müslümandır! Gizlisi saklısı kalmaz ya hani huzurda, o vakit, yüzü utangaç bir kız gibi kızarır da “Estağfirullâh” der. İşte o anlarda; pasından, çamurundan, kirinden temizlendiği o zamanlarda güzeldir erkek. Hayır! Kuaförlerde saç-sakal kazıttığında, grant tuvalet giyinip caka sattığında, yatlar, katlar aldığında değil; nîmetin kaynağına yönelip, şükürle ve hakkıyla şükredememenin verdiği fikirle, ALLAH için cömertçe paylaştığında güzeldir.

Kimselere dökemediği sırlarını ve sıkıntılarını Rabbine arz ettiği, O’nunla dertleştiği ve derdini o kavî omuzlarına yakışır bir şekilde, sebatla taşıdığı zaman erdir erkek! Zoru gördüğünde kaçmaz, mahremini ortalığa saçmazsa kıymetlidir. Şefkatle dolduğu, haddini bildiği, Züleyhâlar karşısında serin ve iffetli kaldığı vakit adamdır.

Masasına konan rüşvete yan gözle bile bakmadan, alnının teri, bedeninin feri ile kazandığı; çalmadığı, çırpmadığı ve neslini, tek bir haram lokmanın bile zararından korumayı başardığı zaman güzeldir erkek.

O halde erkek çocuğu şu diyeceklerimi iyi dinle ;

Bazen bir hevesten ibarettir, gelir geçer. Canının her çektiğini sevdâ sanma. Bir erkekte en acınası şey, göbektir. Zira o çoğu zaman oburluk, tembellik ve hastalık demektir. Az ye, çocuk. Az ye ki, hikmet ve azamet yol bulsun sana.

İnanmışsan eğer, kural belli: Harama uzanma!.. Bu kural, bazen zorlayacaktır nefsini.
Sen rolünü yine de bir mü’mine yaraşırcasına, aşkla ve şevkle oyna.

Gariptir, bazen sınamak için, en aç zamanında koyarlar önüne haram lokmayı… O zaman farz et ki, seninle bir oyun oynuyorlar. Farz et ki, samîmiyetini ölçüyorlar. Bir imtihandasın farz et. Kazanmak için uğraşmaktan geri durma!
Eğer sen, Allâh’ın rızâsına nâil olma kaygısından uzaksan, oturur da arsızca midene indirirsin. Hâlbuki sen, Rabbinin muhabbetine tâlip biriysen, acından ölecek bile olsan, yemezsin, yiyemezsin. İyi bil ki, haram ile şifâ olmaz. Haramdan hayır umulmaz. O hâlde elinden ve dilinden geçtim, gözceğizinin ucuyla bile dokunma.

Senin huzurun evindedir, çocuk! Aklını alacak olan fitneye yüz verme. Gücün yettiğince uzaklaş ondan. Aldanma şeker gibi tatlı bir his vermesine. Allâh’a sığın, hata yapmaktan. Bazen bal kılıklı zehir; bazen su kılıflı ateştir karşında duran…

Başına secde, dalyan gibi boyuna, asîl bir duruş yaraşır! Kuvvetini, aşkını, Hakk’a sunmak yaraşır!.. Bakışın ayak ucunda, îmân kalenin burcunda, alnı ak gitmek yaraşır sana!..

Erkek namazda güzeldir, çocuk!
Namazdaki huşû, bütün hayatına yayıldığında… O hâlde sen namazı, günde beş vakitle sınırlı bir ritüel sanma… İcap ettiği her vakit, ezânı beklemeden de, dur kıyâma! Hayır!.. Sadece namaz için değil, her an kuşan zırhını. Hadi, şimdi git, tazecik bir abdest al da, ALLAH için, şu fakîri de duânda unutma…

Şebnem Dergisi – Neslihan Nur TÜRK

16 Yanıt

  1. Miracımsın sen benim, şahidimsin, ey namaz!Kurtuluş yolum benim, buldum seni nihayet,Ne bilsin ki gafiller, heyhat seni anlamaz,Seni hor gören gözü, Rabbe ettim şikâyet,Miracımsın sen benim, sultanımsın, ey namaz!Lâl oldu gönül dilim, tarif edemez seni,Esrar-ı hakikatin sultanısın sen namazNe bilsin ki cahiller, bilmez, göremez seni,Miracımsın sen benim, dermanımsın, ey namaz!Gecenin ol şerrinden senle bulurum felâh,Esrar-ı zikrullahın sultanısın sen, namaz,Ezan-ı Muhammedî der hayye alessalahMiracımsın sen benim, necatımsın, ey namaz!Sırları aşikâr et, görsün ol biçareler,Esrar-ı beytullahın, ashabısın sen namaz,N’olur bırakma bizi, senle dolsun haneler,Miracımsın sen benim, mihmanımsın, ey namaz!Ey takvanın silâhı, müminlerin baş tacı,Ey menba-ı aşkımın sevdası canım namaz,Ey mü’minin miracı, ey gönlümün ilâcı,Miracımsın sen benim, rahmetimsin ey namaz!Ol Rahman’a götüren, sen gönlümün burakı,Ey gözlerimin nuru, ışığım benim namaz,Kavuşturansın Rabbe, yakın eden ırakı,Miracımsın sen benim, şahidimsin ey namaz!Allah razı olsun bidenem.güzel paylaşımların ve emeklerin için …Namazdaki huşû, bütün hayatına yayıldığında… O hâlde sen namazı, günde beş vakitle sınırlı bir ritüel sanma… İcap ettiği her vakit, ezânı beklemeden de, dur kıyâma! Hayır!.. Sadece namaz için değil, her an kuşan zırhını. Hadi, şimdi git, tazecik bir abdest al da, ALLAH için, şu fakîri de duânda unutma……….Sende kardeşini unutma emi bidenemmmm..canım abim.

  2. Başına secde, dalyan gibi boyuna, asîl bir duruş yaraşır! Kuvvetini, aşkını, Hakk’a sunmak yaraşır!.. Bakışın ayak ucunda, îmân kalenin burcunda, alnı ak gitmek yaraşır sana!..Erkek namazda güzeldir, çocuk!Namazdaki huşû, bütün hayatına yayıldığında… O hâlde sen namazı, günde beş vakitle sınırlı bir ritüel sanma… İcap ettiği her vakit, ezânı beklemeden de, dur kıyâma! Hayır!.. Sadece namaz için değil, her an kuşan zırhını. Hadi, şimdi git, tazecik bir abdest al da, ALLAH için, şu fakîri de duânda unutma…Hayırlı akşamlar oğul. mevlam seni hertürlü kötülüklerden muhafaza eylesin. gül gönlüne sağlık.selam ve dua ile…

  3. Kendi üzerinde dönen degirmen taslari misali dönüyorum odalarda; Seccadeler nerde?.. Kible hangi yöne dogruydu bu evde?.. Basima koymak için takke, çekmek için tesbih var mi?.. Bugün bitti. Gece de gidiyor… Bir günüm daha bitti; ben nereye gidiyorum?.. Gün gün, saat saat, dakika dakika ölüyorum!.. Gidiyorum!.. Tükeniyorum; Haberim var mi?.. Herseyi sevmek… Çok güzel. Kendini sevmek… Çok güzel. Peki, bu nasil kendini sevmek? “Seviyorum” çigliklariyla yak kendini hadi!.. Erit kendini, tüket, bitir!.. Sen… Ey sen, aynadaki!.. “Kalan”inin farkinda misin? Peki “talan”inin? Sen… Ey sen, aynadaki!.. Dün de bakmistin aynaya. Farkinda misin; bugün daha yaslisin!..Bugün daha çökük, bugün daha çirkin, bugün daha tedirgin!.. Çünkü biraz daha dökülmüs saçlarin, biraz daha burusmus suratin! Biraz daha; bir saniye, bir dakika, bir saat, bir gün daha yaklasmissin düsecegin çukura!.. Nerde, Nerde seccadeleeer?.. Kible hangi yöndeydi bu evde?..Ninem son gelisinde ne tarafa dogru namaz kilmisti?.. Katlanir rahlenin nasil açildigini unuttum.Ve onun içinde açilan “Kitab”in yüzümü ve içimi nasil aydinlattigini… Içim… Aahhh, içim yaniyor. Bugün bitti, gece de gidiyor… Bir günüm daha bitti; ben, ben nereye gidiyorum?.. Gün gün, saat saat, dakika dakika ölüyorum…Gidiyorum… Tükeniyorum; Haberim var mi?.. Son tuttugum orucu hangi iklimde biraktim?..Son kildigim namaz hangi seccadeyle katlandi?.. Merak ediyorum; Kâbe hâlâ bekliyor mu beni?.. Bilmiyorum… Bilemiyorum. Ama sundan eminim: Mezarim beni bekliyor! Muammer Erkul

  4. Allah, göklerin ve yerin nurudur. O`nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir; o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu,) nur üstüne nurdur. Allah dilediği kimseyi nuruna eriştirir. Allah insanlara (işte böyle) temsiller getirir. Allah her şeyi bilir. / (35) (Bu kandil) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O`nu (öyle kimseler) tesbih eder ki; (36) Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah`ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar. (37) Çünkü (o günde) Allah, onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıracak ve lütfundan onlara fazlasıyla verecektir. Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır. (38) ALLAHIN NURU İLE AYDINLANABİLEN KULLAR OLMAK DİLEĞİ İLE…selm ve dua ile kal…

  5. Namaz : Peygamberlere öğretilen ibadetlerin ilkidir.Namaz : Kıyamet günü hesabı sorulan vazifelerin ilkidir.Namaz : Gaybe inanmanın pratik bir görüntüsüdür.Namaz : Kur an ı Kerimde en çok zikredilen emirdir.Namaz : İnsanı Allah a bağlayan ve iman manalarını kalpte canlandıran temel noktadır.Namaz : Cehennemden kurtuluşa bir vesiledir.Namaz : Cennetin anahtarıdır.Namaz : Yoksulların haccıdır.Namaz : Mü minlerin miracıdir.Namaz : Amellerin en hayırlısı muradın en feyizlisidir.Namaz : Hayatın manası, yaratılışın hikmet ve gayesidir.Namaz : İmanın gıdası,kalbin cilası,ahlakın kaynağıdır.Namaz : İslamın binası,ibadetin hayırlısıdır.Namaz : İmanın alameti,vücudun selametidir.Namaz : Kullukta vakar ile tevazuun ifadesidir.Namaz : Dünya nimetlerine şükür,ahiretin sonsuz nimetlerine nail olma vesilesidir.Namaz : İnsanın hareketlerini Allah ın emirlerine uyduran bir sebepdir.Namaz : İki vakit arasında küçük günahlara kefarettir.Namaz : İman ile şirk ve küfür arasında bir perdedir.Namaz : Suyun kiri giderdiği gibi günah kirlerini yıkayıp atandır.Namaz : Allah ın huzuruna varmaya,O nunla konuşmaya,O nun nuruna erişmeye bir vesiledir.Namaz : İnsanı kötülüklerden uzaklaştıran,iyiliğe çağıran bir ibadettir.Namaz : Mü minin edep,irfan ve feyiz mektebidir. Namaz : Allah ın verdiği nimetlere şükretmenin en güzel örneğidir.Namaz : Camii ve cemaatle İslami birlik ve beraberliğin numunesidir.Namaz : Ulu emre itaatin,içtimai talim ve terbiyenin en güzel yoludur.Namaz : Mü mini Allah a yakınlaştıran ilahi bir emirdir.Namaz : Şahadetten sonra İslami amellerin en önemlisi olduğu gibi şahadetinde bir alametidir.Namaz : Yirmidört saat boyunca günah sağnakları altında kirlenen insanın bu günahlardan beş defa arınmasıdır.Namaz : Kişinin yalnız Allah a kulluk ettiğinin ve yalnız ondan yardım dilediğinin ispatıdır.Namaz : En güzel bir beden hareketidirEllerinize sağlık abicim Namazı dosdoğru kılanlardan olalım inş bütün ümmet olarak.

  6. Namaz hûşu ve hudû ile kılınmalıdır. Hûşu namazın sırrı ve ruhudur. Kur\’anı Kerimde; "Allah\’ın huzurunda tam hûşu ve hudû ile durun" buyurulmaktadır. (Bakara, 238) Bazı alimler hudû zahiri eğilmek, hûşu ise, manevi ve ruhi eğilmektir, derler (Haydar Hatipoğlu, Sünen-i İnn-i Mace Tercemesi ve Şerhi, c 3, s 348). Bazı Alimler ise, hûşu azalarla; hudû ise kalple olur, demişlerdir. Veya hûşu gözle, hudû diğer azalarla olur.Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- , "Hûşu ancak, namazda (uzuvlarını) hiç kımıldatmayan ve tevazu içinde olan kimseler için tahakkuk eder." buyurmuştur.Felah, namazlarını hûşu ile kılanlara mahsustur. Namazlarında hûşu\’a riayet etmeyenler felaha eremezler. Hûşuun bulunmaması felahın da yokluğu demektir. Bu konuda Kur\’anı Kerim;"Namazlarını hûşu ile kılan müminler kurtuluşa ermişlerdir." buyrulmaktadır. (Mü\’minun,1)Bu ayet-i kerime nazil olmazdan önce sahabe-i kiram namazda gözlerini gökyüzüne kaldırıyorlar, sağa sola bakınıyorlardı. Ayet-i Kerimenin nazil olmasından sonra artık gözlerini secde mahalline çevirmeye başladılar.Abdullah Bin Ömer bu ayet-i kerimenin izahında şöyle der: "Sahabe-i Kiram, namaz için ayağa kalktıklarında başka hiçbir şeyle ilgilenmezler, bütün varlıklarıyla kendilerini namaza verirlerdi. Gözlerini secde yerine dikerler ve Allah\’ın kendilerine baktığını kabul ederlerdi."Namazda ayakta iken secde yerine, rükûda iken ayaklara, secdede iken burun ucuna, otururken iki elleri arasına bakmalıdır. Bu söylenilen yerlere bakıp ta gözler etrafa kaymazsa, namazda hûşu hali hasıl olabilir, kalp dünya düşüncelerinden kurtulabilir.El parmaklarını Rükûda açmak ve secdede bir birine yapıştırmak sünnettir. Bunlara dikkat edilmelidir. Parmakları açık veyahut bitişik bulundurmak, sebepsiz boş şeyler değildir. Bizler için İslamiyet\’in sahibine uymak kadar büyük bir nimet yoktur.Elinize yüreğinize ve gönlünüze sağlık. namazlarımız inşaAllah hakkın katında kabul olunan namazlardan olması ümidiyle boynu bükük gidelim secdeye Rahmeti sonsuz rabbimiz kabul eder inşaAllah selam ve dua ile hayırla kalınız vesselam

  7. \’Sen\’de Kıl Beni….Şimdi hüznün kırıntılarıyla çalıyorum kapını. Biliyorum hep açık gelmek isteyene kapın. Ve içimde Sen, Yüce Varlığın. Bendesin Sen. Şimdi kapı dışarıda mı olur Allah\’ım, Sen içimdeyken. Ve beni bekleyen Sen mi olursun Allah\’ım, ben sana muhtaçken. N\’olur varlığını hep hissedeyim; ama kalbimde değil, orası kırılacak kadar güçsüz. Ama ruhumda değil, orası bir varoluştan gelme kadar sonradan. Ben Seni ezelden bile öte yerde hissedeyim her şeyde. Hiçbir mefhumun, hiçbir sözün, hiçbir ifadenin geçmediği halis yüreğimle arınmış olarak saf bir yerde hissedeyim Seni. Ve aşikâr bir yerde seveyim; Senin yanından seveyim Seni. Senin yanında olayım, \’Sen\’in yanından yaşayayım \’ben\’i. Varlığının müptelasıdır benliğim. Yo hayır, \’Varlığın\’ demeye bile razı değil lisanım. Sen sadece \’Sen\’sin. Senin müptelandır benliğim. İdrakimin söz konusu bile olmadığı bir özle seviyorum Seni. Ve idrakime ihtiyaç bile duymayan bir ihlasla biliyorum Seni. Al beni Sen\’in içine. Ki kaybolayım bulunmak istemediğim yerlerden.Acziyetimin tatlı duygusuyla bağlıyım Senin Nûruna. Ve olsam da kendimin hükümdarı, yanar içim, yok olmaya hevesli bir çile gibi. Ben söz olayım, Sen anlam yap beni. Ben kul olayım, Sen bahtiyar yap beni. \’Ben\’ olmaktan vazgeçmiş biri olarak bul geride kalan sessizliği, o sessizlikte \’Sen\’ yap en baştan beni. Sende dirilerek Sana karışmış olayım. Allah\’ım, Sen\’de kıl beni.Belkıs Tunçay Seni hatırlamaktan bile haya ederim Rabbim.. Çünkü; her hatırlama bir unutmanın ifadesidir…

  8. Namaz ruhi bir eğitimdir İnsani sufliyattan ulviyata, esfelisafilinden, Âlayı illiyyine yükseltir Nefsi emmareden, mutmainneye ulaştırır İnsanı ahlakı hamide sahibi kılar olgunlaştırır, kamil bir insan yaparNamaz kulluk bilincini canlı tutup, insana kulluk şuurunu kazandırır Ruhi ve bedensel eğitimin yanı sıra, sabır eğitimi de verir İnsanı tevazu sahibi yapar Namazda elde edilen vecd ile insanın hayatı değişir Namaz insanı her türlü kötülüklerden alıkoyar Şayet kıldığımız namaz bizi kötülürklerden alıkoymuyorsa o kıldığımız namaz değildir Sadece bedensel bir eğitimdir Huşu ile kılınan namaz insanı her türlü kötülüklerden alıkoyar, adeta insanı melekleştirir Namaz insanı daima zinde tutar ve cihada hazırlar Namaz aynı zamanda bir cihad eğitimidir Namaz insana tevhid şuurunu, ümmet bilincini kazandırır Cuma namazı bir beldedeki insanların ictimasıdır Hacda Arafat’ta toplanmak ise ümmetin ictimasıdır Namaz ibadetlerin özüdür Tüm varlıkların ibadet şekilleri, tesbih ve zikirleri namazda toplanmıştır Namaz kılan mümin tüm varlıkların ibadet şekilleriyle ibadet ettiğinden onların sevaplarından da kazanırNamaz her ibadetin üzerindedir Çünkü huşu ile kılınan namaz müminin miracıdır Huşu ile namaz kılan mü’min miraca çıkar ve rabbiyle mülakamet ederAllah c.c. razı olsun can abim dualarınla inş. selam ve dua ile…

  9. De ki: Kuşku yok ki benim namazım bütün ibadetlerim,hayatım ve ölümüm yalnızca alemlerin Rabbi olan Allah içindir.Hani kopar ya damla buluttan, bebek rahimden ayrılır gibi.Hani hani savrulur ya yaprak dalından, kalbini içten içe kanatır gibi.Hani sıyrılır ya can tenden, uçurumdan uçuruma yuvarlanır gibi.Şimdi güneş çağırıyor seni…Gölgeni bırak, göğe dön.Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.Şimdi hayat çağırıyor seni, can’dan geç cânan’a dön.Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön.Münib Engin NoyanNamazdaki huşû, bütün hayatına yayıldığında… O hâlde sen namazı, günde beş vakitle sınırlı bir ritüel sanma… İcap ettiği her vakit, ezânı beklemeden de, dur kıyâma! Hayır!.. Sadece namaz için değil, her an kuşan zırhını. Hadi, şimdi git, tazecik bir abdest al da, ALLAH için, şu fakîri de duânda unutma…Allah c.c. emanet can abim emeğine ve yüreğine sağlık…

  10. Adam, bütün bir haftanın yorgunIuğundan sonra pazar sabahıeIine gazetesini aIıp okumaya başIadı ve“Bütün gün miskinIik yapacağım,beni bundan kimse aIakoyamaz”diye düşündü. Tam o sırada oğIu koşarak geIdi, sinemaya nezaman gidecekIerini sordu. Adam, daha geçen haftadan oğIunasinema konusunda söz vermiş oIduğunu anımsadı ancakhiç dışarı çıkacak haIi yoktu. Bir bahane uydurması gerekiyordu.Gazetenin promosyon oIarak dağıttığı dünya haritasını eIine aIıpyırtarak küçük parçaIara böIdü ve;“Eğer bu haritayı düzeItebiIirsen seni sinemaya götüreceğim.”dedi sonrada keyifIe gazetesini eIine aIıp” KurtuIdum. En iyi coğrafya hocası biIe bu haritayıakşama kadar düzeItemez” diye düşündü. On dakika sonra çocuk koşarak babasının yanına geIdi.“Babacığım, haritayı düzeIttim. Artık sinemaya gidebiIiriz değiI mi?”Adam kuIakIarına inanamadı. Yerinden fırIayarak oğIunun odasınakoştu. Gördüğü gerçek oIamazdı, buna inanmak çok zordu…“Bunu nasıI başardın?!” diye sorunca, çocuk gayet sakinbir şekiIde yanıt verdi.“Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı…İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN, DÜNYA DA KENDİLİĞİNDEN DÜZELMİŞTİhayırlı geceler kardeşim

  11. Cumamız hayırlara vesile olur inşaALLAH baki selam ve dua ile Dua Dostları”İste, karşılık bulacaksın…Çal kapıyı, usanma!Açılmak içindir kapılar.Yer olmasaydı orada sana, önüne duvarlar çıkardı.Vermek istemeseydi istemeyi öğretmezdi.Mademki ihtiyacın var, çalacaksın öyleyse, en büyüğünü çal kapıların…Aç ellerini gönlünle birlikte dinleyen Rabbindir seni…” Sesime cevap veren, yakarışıma ses veren Sensin, çağrıma karşılık veren Sensin, dileklerimi önemseyen Sensin, dularımı işiten Sensin …Yokluğum en güzel duamdır; varlığımı sana dua eyle.Suskunluğum en keskin sözümdür; sözümü sana dair eyle.Kırık kalbim en iyi yanım;Kalbimi sana yar eyle..“Sen ki gözlerime görmeyi bahşettin, cemalini görmeyi de yaz bana.Sen ki kalbime sevmeyi lutfettin, sevdiklerinden olmayı da yaz bana.Sen ki yokluğuma var olmayı yakıştırdın, ebedi vuslatını ver bana…” ‘‘RABBİM! Sevgini, seni sevenin sevgisini ve beni yaklaştıracak olanın sevgisini nasib et.”Sen ki Merhametinle varlığa erdindin beni, cömetliğin hiçliğe düşmeme izin vermez.Ebedi cennetine buyur et beni..Sen ki gül yapraklarını kokularla bezer, bülbül kokularıyla süsler, şebnemlerle taçlandırırsın, keremin kalbimin sevdasız kalmasına izin vermez.Ayrılıksız aşklara kavuştur beni …!Amin! Rabbin kimseye dayanabileceğinden fazlasını yüklemez! Belki kalbindir acıyan, Belki bedenin, Belki de ruhundur kıvranan, Belki de yokluktur seni saran Belki de bin bir türlü muamma… Her ne durumda olursan ol, diline yakışır bu dua; LA İLAHE İLLA ENTE SÜBHANEKE İNNİ KÜNTÜ MİNEZZALİMİN..CUMANIZ MÜBAREK, DUALARINIZ RABBİM KATINDA KABUL OLSUN GÖNÜL DOSTLARIM…Her kim bir kavmi taklit ederse, onlardandır. [Ebu Dâvud

  12. AĞLAMAK GÜZELDİRÖyle ağlayalım ki cehennem ateşinin odunu sönsün. Unutmayalım ki Allah için dökülen her damla cehennem ateşini söndürür resülün ifadesiyle. Ve su nasıl delerse taşı gözyaşı da taşlaşmış kalpler yumuşatır. Ve deler, O boşluğu muhabbet ve iman doldurur.Ağlamak güzeldir hatta gülmekten daha güzel. Zevali lezzet elem verdiği için güldükten sonra elem olabilir. Ama ağlarken hem elem vardır hem lezzet. Garip bir duygudur haz duyarsın bu karışık haletten ama Allah için ağlıyorsak tabi…Ağlamak güzeldir. Hatta ağlamaklı olmak dahi güzeldir. Ağlayamıyorsanız bari ağlamaklı olun diyen Resul ağlamaklı halin dahi Allah’a yakınlaştırdığını bildiği için söylemiş. Ağlamak güzeldir Allah rızası için çektiğin çileyse sana gözyaşı döktüren his, o histen daha ulvi his var mıdır? Çile çekmekte güzeldir. İnsana Allah için gözyaşı döktürecek hissi veren çile de güzeldir. Kâinatta aslında her şey güzeldir ya bizzat ya neticesi itibarıyla…Ağlamayı da tebessümü de ihmal etmeyerek nebi gibi olmayı hayatımızın gayesi addederek uğraşmayı nasip eyle ya Rabbim! Ve Allah’a muti kul Resule layık ümmet ve Kuran’a hizmetçi ve nura talebe olmayı nasip eyle ya Rabbi! Fiili ve kavli duayı eksik etmeden çalışmayı senin yolunda çalışmayı nasip et ya Rabbi! Ağlamak güzeldir dedim de hala inanmadın mı? Güzel olmasaydı ağlamak Sellere boğdurur muydu? Rabbi resulünü…HAYIRLI CUMALAR ALLAH A EMANET OLUN

  13. SEBEB-İ HÜZNÜM… Artık Eylül güzelim…Yağdı yağacak yağmur havalarında, üzüldüm mü nasıl üzülürüm, umutlandım mı nasıl sevinirim, bilemezsin.***Şimdi üzgünüm…Son yapraklarını da rüzgara teslim etmek üzere olan çırılçıplak bir ağaç gibi, rengimden ve neşemden eser yok…Yalnızım…Biliyorum; bunu ben yapıyorum.Ama elimde değil.Benim baktığım yerden hayat böyle gözüküyor ve başka bir açıdan bakmaya gücüm yok!Zamana teslimim…Gündüz vakti, perdeleri kapalı bir odada aydınlık arayan adamım…Işık dışarıda…Korkuyorum…Bu korkuyla, kendi karanlığıma sığınmak, hüzünden ibaret…Hüzün…Hüzün ki, baştan çıkarır…Hüzün; iskeleye bağlı geminin halatlarını zorlayan arsız rüzgar…Koparsa ne olur?Bu, düşünülecek bir şey değildir…Bir yanım iskeleye çarparken ve bir yanım ufka arzulu…Bu, düşünülecek bir şey değildir…Hüzün; “kopsun inceldiği yerden”e giden tehlikeli bir yoldur çünkü…Çünkü hüzün, şuuru koynuna alır ve masumca uyutur…***Yağdı yağacak yağmur havalarında, üzüldüm mü nasıl üzülürüm, umutlandım mı nasıl sevinirim, bilemezsin.Belki bu gelen yağmur, benden kalan artıkları temizleyecek ve bana “vaktin doldu, artık geç oldu” diyecek…Belki de bu yağmur, birkaç umut parçamı besleyip büyütecek, “son nefesten önceki her nefes, başlamasını bilene ilk nefes” diyecek…***Benim “Eylül”üm, işte böyle güzelim…“Hüzün” güzelim… MURAT BAŞARAN

  14. Euzibillahimineşşeytanirracim.Bismillahirrahmanirr ahim.Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Resulüh.Ey Alemleri yaratan ,yoktan var eden, bilinmeyeni bilen, herşeye tek hakim olan Rahman ve Rahim olan Allahım.Huzurunda boyun eğeriz.Sana secde ederiz.Bizi yalnız bırakma bize sabır ver.Tüm acılarımızı dindir.Kalplerimizde müslümanlara karşı kin bırakma.Aramızda fesad bırakma,Bizi islamın koruyucuları yap.Bize zalimlere karşı yardım et.Bizi ahlak sahibi müslümanlar yap Yüce Allahım.Kuran Kerim hakkı için, Yasin hakkı için Hz.Muhammedin (s.a.v) ve Ashabının hürmetine peygamberlerin hürmetine ve Dağları Yaratan Yüce Allahım Senin hürmetine müslümanlara yardımet.Aziz ve Celil olan Allahım Müslümanlara Yardım et.Senin yardımın Şüphesiz büyük olur.Hakim olan Kudretli olan Herşeye kadir olan Sensin Ey Yüce Allahım.Vesselamün alel mürseliyn velhamdü lillahi Rabbil âlemin.(Fatiha süresini Okuyun)Bismillahirrahmanirrahim.Elhamdü lillâhi rabbil\’âlemin. Errahmânirra-hîm.Mâliki yevmiddin.İyyâke na\’budü ve iyyâke neste\’în, İhdinessırâtal müstakîm. Sırâtellezine en\’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.Amin.Selam ve dua ile kardeşim

  15. Kimselere dökemediği sırlarını ve sıkıntılarını Rabbine arz ettiği, O’nunla dertleştiği ve derdini o kavî omuzlarına yakışır bir şekilde, sebatla taşıdığı zaman erdir erkek! Zoru gördüğünde kaçmaz, mahremini ortalığa saçmazsa kıymetlidir. Şefkatle dolduğu, haddini bildiği, Züleyhâlar karşısında serin ve iffetli kaldığı vakit adamdır.Allah c.c razı olsun çok güzel bir paylaşım yüreğine emeğine sağlık can abim a.e.ol..

  16. "…Hz. Ömer r.a. heybet ve ciddiyeti ile tanınırdı. Halife olunca insanlar kendisinden daha fazla çekinmeye başladılar. Bir ara kendisine Abdurrahman b. Avf r.a.’ı gönderdiler. Kendisini sevdiklerini, fakat ondan korktuklarını, biraz yumuşak olmasını istediler. Abdurrahman b. Avf, Hz. Ömer’e durumu açınca, şu cevabı a……ldı:“Ben onların iyiliği için bundan daha iyi bir davranış bulamıyorum. Eğer onlar benim kendilerini ne kadar sevdiğimi, içimdeki şefkat ve merhameti bilselerdi, değil benden çekinmek, üzerime saldırır, omuzumdaki elbiseyi çekip alırlardı.” (Kandehlevî, Hayatu’s-Sahabe)İşte ALLAH için seven insan böyle olur. Onun sertliği de yumuşaklığı da insanlara ilaçtır. Çünkü onun gönlü, ALLAH sevgisi ile ilacını bulmuştur.Artık ALLAH’ın kullarına bu ilaçtan başka vereceği bir şeyi yoktur.Doktor,hastanın keyfine göre değil, tedavinin gereğine göre davranır.Sonuçta, hem hasta hem doktor kazanır."Dilaver SELVİHayırlı günler Selametle inş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s