Kalbim!.. Bu asırda öksüz kalışını anlıyorum senin. Sahte şarkılar derdine derman olmuyor.Sonsuzlukta yankılanacak nağmelerin meftunusun sen. Bu fânî dünyanın aşkı dindiremez sonsuz hasretini. Çünkü Rahmân’ın arşısın sen…

Kalbim…Gitme
Kalbim, en kırılgan yanım! Biliyorum, seni elden ele dolaştırılan bir gül gibi çok hırpaladım. Kanatları kırık bir kuş eyledim narin varlığını. Teli kopuk, mızrabı kırık bir sazsın şimdi. Sessizliktir şimdi bahtına düşen. Sustun. Dilini, kitabeni çözemedim. Nakışlarındaki çizgilerin ince, derin mânâsına muttali olamadım. Sendeki nazik nağmeyi keşfedemedim. Sesine-soluğuna ve canhıraş çığlıklarına sağır kaldım. Çığlığın yeri göğü kaplamışken yanından kayıtsız, vurdumduymaz biri gibi geçip gittim. Bazen başı öne eğik, eli böğründe sahipsiz bir çocuk oldun cami avlularında. Merhamet kokan ellerini uzatırken gelip geçenlere, gözlerinde yüzyıllık bir arzunun izleri vardı. Kimi zaman da, özellikle daraldığın demlerde, daracık pencereli, loş ve rutubetli bir atmosferi olan küçücük bir hücrede hürriyeti özleyen bir mahkûmun hâletine büründün. Mahkûm ettim seni karanlık, soğuk küf kokan taş duvarlara. Ne gelenin vardı ne gidenin. Sokakta oynayan çocukların bağrışları yalnızlığını çoğaltıyordu. Limandan ayrılan gemilerin düdükleri, gelip geçen trenlerin homurtuları, dalından düşen yaprakların hüzünlü hâli, sessiz gecelere düşen ayın şavkı bir daüssılaya dönüşüp hasreti bocalıyordu içine.
Bir gülsün sen beden bahçesinde. Soğuklar vurdu nazenin yapraklarına. Rengin cazibesini yitirdi. Kan kırmızı rengin göçüp gidince ardında sükûtun teslim aldığı bülbüller kaldı. Vefasız rüzgârlar, sararmış yapraklarını gözlerden ırak kuytulara sürükleyip götürdü. Kupkuru dallar, bir de avare bülbüller kaldı orta yerde. Göğe doğru duaya durmuş dalların diliyle “Gitme kalbim!” diyemedim. Konuştuğum kelimeler, sensiz ne kadar da samimiyetsiz ve kifâyetsiz. Kokunun sinmediği, renginin değmediği kelimeler başını sokacak bir evi olmayan kimsesizler gibidir; dolanır dururlar orta yerde. Kimse sahiplenmez onları. Bekleyeni, arayanı, özleyeni yoktur onların. Kanatlanan, filizlenen, dipdiri kelimelerin membaısın sen.

Kalbim!.. Uzaklara gitmek istiyorsun. Buraya ait değilsin. Başka diyarların özlemi kuşatıyor seni. Uzaklar, başka bir diyarın iklimi çekiyor seni, hissediyorum bunu. Bir gemi ayrılınca limandan, bir tren hareket edince istasyondan kıpırdayışlarından anlıyorum bunu. Yağmurlar dindiği zaman, kuşlar yorulduğu zaman, gün solduğu zaman ayaklanışından anlıyorum gitmek isteyişini. Akıp giden bulutlara, kanat çırpan kelebeklere, uzanıp giden yollara bakışından anlıyorum gitmek isteyişini.
Kalbim!.. Çırpınan bir kuşsun sen içimde kıpır kıpır. Gün geldi kanatlarını kırdım. Şimdi o hafif tüylerin yağıyor içime. Kanayan bir kuşsun şimdi tenhalıkta. Göğsümün kafesinde boğdum seni. Marzîyâtının ne olduğunu bilemedim. Bilemedim duadan kanatların olduğunu. Seni diri tutanın, Allah’ın zikri olduğu bilemedim. Meğer seni yatıştıran bu İlâhî zikirmiş. Azığını bilemedim.
Kalbim!.. Bu asırda öksüz kalışını anlıyorum senin. Sahte şarkılar derdine derman olmuyor. Sonsuzlukta yankılanacak nağmelerin meftunusun sen. Bu fânî dünyanın aşkı dindiremez sonsuz hasretini. Çünkü Rahmân’ın arşısın sen.
Recep Özdemir
Reklamlar

19 Yanıt

  1. Bilir misin? Nefesinde baharların soluduğu nu? Bilir misin; her gece yetim kuşların yüreğime dolduğu nu? Bilir misin; her gözyaşımla topraktan yeni filizler doğduğu nu? Bilir misin; Uzaklar da bir insanınSenin her gülüşünde Hayata sımsıkı tutunduğunu? Bilir misin BİDENEMMMM…CAN ABİMMM..****** ******* ******* *******BİDENEMMMMM..HİÇ YORULMAYAN O GÜZEL YÜREĞİNDEN KARDEŞİN KOCAMAN ÖPER..RABBİM HEP SENİ KORUSUN ABİCİĞİMMM..ALLAH,A EMANET OL…SELAM VE DUALARIMLA …CANIM ABİM CAN ABİM BENİM.

  2. ÖLÜMÜ UNUTUP ĞAFLETE DÜŞMEK, EY MÜSLÜMAN, DİN KARDEŞLERİM, DAİMA ÖLÜMÜ HATIRLAYIN.Sual: Aile arasında ölümü unutmak uygun mudur?CEVAP..Her sıkıntı ölümü unutmak, hak ve hukuka riayet etmemekten ileri gelir. Bir zat anlatır:(Bir gün bana bir arkadaş geldi. Hanımıyla hiç geçinemiyormuş. Evde her gün basit şeyler yüzünden tartışma oluyormuş, bıkmış bu tartışmalardan, artık ondan ayrılmaya karar vermiş. İş iyice çığırından çıkıp, hanımı bunun tarafına, bu da hanımının tarafına düşman kesilince, bunların münakaşaları yüzünden iki taraf aileleri de birbirine girmiş. Kanlı bıçaklı deniyor ya, aynen öyle olmuşlar. Yine bir gün perişan bir vaziyette geldi, hiçbir nasihat dinleyecek halde değildi. Ya Rabbi, ben buna ne diyeyim diye düşündüm. Sonra ona, (Ayrılsan da fark eden bir şey olmayacak, bir ay kadar ömrün kaldı, ne istiyorsan git yap) dedim. Bu sözü duyan arkadaş şok oldu, rengi attı, yine perişan bir durumda çıkıp gitti. Sonra arkadaşlardan ve kendisinden dinlediğim için ne yaptığını anlatayım. Kapıdan çıkar çıkmaz bütün arkadaşlarla helalleşmeye başlamış. Rastladığı herkesle helalleşiyormuş. Eve gidince kavgalı hanımına, (Hatun gel demiş, bunca zamandır seni üzdüm, sana iyi kocalık yapamadım, istediğini alamadım, hakkına riayet edemedim, ne olur beni affet, bana hakkını helal et) demiş. Tabii bunu ağlamaklı diyor, gerçekten diyor.Hanımı bakmış, Allah Allah, bu adama ne oldu da böyle şeyler yapıyor, acımış ona, bey demiş, sen hakkını helal et, ben hep edepsizlik yaptım, seni çok üzdüm demiş. Başlamışlar ağlamaya, sarılıp ağlaşmışlar. Sonra adam, kavgalı olduğu kayınpederlerine gitmiş. Aynı şekilde onlardan ağlamaklı olarak özür dilemiş, size iyi evlatlık yapamadım, hizmet edemedim, ne olur beni affedin, hakkınızı helal edin demiş. Onlar da şaşırmışlar, yavrum demişler, sen hakkını helal et, biz büyüklük yapamadık, sizi hoş göremedik, sizin aranızı çok zaman biz bozduk. Sen bizi affet, hakkını helal et diye ağlaşmışlar. Sonra hanımı da bunun kavgalı olduğu annesine babasına gitmiş. Aynı şekilde o da onlardan özür dilemiş, size iyi gelinlik yapamadım, çok edepsizlik ettim, sizi çok üzdüm demiş, helallik istemiş. Onlar da aynı şekilde mahcup olup, asıl sen bizi affet hakkını helal et, biz büyüklük yapamadık, sizi çok üzdük demişler, sarılıp ağlaşmışlar.Evde ise, her gün sanki Cennet hayatı yaşıyorlar. Karı koca birbirlerine terlik, su vesaire getiriyor hizmet ediyorlarmış. Bir dedikleri iki olmuyormuş. Ama arkadaş, benim sözümü hiç söylememiş. Bir ayın dolması için günleri sayıyormuş. Günler yaklaştıkça bunun iyiliği artıyormuş, geceleri ibadeti artıyormuş. Bunun iyiliği artınca hanımının da ve ailelerin de iyiliği artıyormuş. Derken bir ay dolmuş. Ha bugün öleceğim derken, nedense ölmemiş. Kesin bir ay denmedi, bir ay kadar dendi, belki birkaç gün daha var diye düşünmüş. Birkaç gün daha beklemiş, yine ölmemiş. Sonra yanıma geldi, odadan içeri girince, (Efendim, ben ölmedim) dedi. Ne ölmesi dedim. Efendim siz bana demiştiniz ki bir ay kadar ömrün kaldı, o bir ay doldu ama ben ölmedim. Kardeşim, ben senin ne zaman öleceğini bilemem ama şunu biliyorum, ölüm var, bir gün elbette öleceksin. Ölecek adam kavga, niza ile hayatını zehir etmez. Şu andaki hayatından memnun musun dedim. Evet, hiç tartışmamız olmuyor dedi. Haydi, böyle devam edin dedim. İki çocukları oldu, gül gibi geçinip gidiyorlar. Bütün mesele ölümü unutmamak! Ölümü unutunca ne oluyor, unutmayınca ne oluyor bu açık bir örnek.)

  3. Allah, ibadet eden genç ile meleklerine övünür"Efendimiz (s.a.v) Allah Teala’nın ibadet eden genç ile meleklerine övünüp “Bakınız benim kuluma, kendi şehvet (ve nefsani heveslerini) benim için terk etmiştir” buyurduğunu haber verir. Rabbimiz’in meleklerine karşı övündüğü ibadet eden genç, yeni bir hayat coşkusu elde eder. Uçsuz bucaksız gibi görünen evren, onu tedirgin edemez. Gelecek endişesi gönlünü daraltamaz. Kendisini Rabbi’ne yakın hissettiği gibi, sosyal çevresiyle de iyi ilişkiler kurar. İman ve ibadetten yoksun yetişen gençlerin ise, manevi buhran içine düşerek, ruhlarındaki boşluk hissini yanlış alanlarda doldurmaya calışmaları coğu zaman onları daha büyük bir çıkmazın içine sürükler. Zira Allah Teala Râd suresinde “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” ‘buyurur. Kısaca iman ve ibadete aykırı olan her şey insanın fıtratına da aykırıdır. Huzur getirmez."Semerkand AileHayırlı günler.Selametle inş.

  4. Hadi hazır mısınız…? Serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru. kapatın gözlerinizi.. aydınlığınız gönlünüzdeki O na olan sevginiz olsun.. göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza. yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız.. Işte dost nedir bilmek mi istersiniz.. menfaatsiz.. korkunuz olmayacak.. acaba demiceksiniz.. ac…aba ben onu sevsem o da beni sever mi korkunuz olmıcak yüreğinizde çünkü O vaat ediyor.. severseniz severim.. severseniz severim.. severseniz severim.. ne güzel değil mi sevginize karşılık bulmak.. sevginizin karşılıksız kalmıcanı bilmek.. şu dünyada yüreğinizi yakan onca dosta.. onca sevgiliye bir çare bir derman.. yürek yakmayan.. yüreğe serinlik veren bir dost.. vedud olan bir dost.. rahman olan bir dost.. rahim olan bir dost.. gafur olan bir dost.. sözünde sadık olan bir dost.. surete değil sirete bakan bir dost.. Dost.. dost.. dost.. diye inleyene Gel.. gel.. gel.. diye nida eden bir dost.. Ben seni sevdim diyene gel kulumsun diyen bir dost.. suretimle.. maddemle değil.. yüreğimle acziyetimle geldim diyene rahmetinle.. şefkatimle.. inayetimle karşılandın diyen bir dost.. Haydi yandıysa yüreğiniz.. yediğiniz darbeler yıldırdıysa sizi.. sevginiz hep sevgisiz kaldıysa.. yüreğinize değer verilmediyse.. artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru. kapatın gözlerinizi.. aydınlığınız gönlünüzdeki O göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza. yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız.. O dost ise yürekte serinlik var O dost ise yürekte huzur var O dost ise yürekte coşku var O dost ise yürekte yürek var… Ve O.. eğer O sevgili ise aşık olunan ise.. İşte o zaman yürekte olana tarif yok.. İşte o zaman yürekte olanı yazacak kalem yok.. İşte o zaman yürekte olanı söylicek dil yok.. İşte o zaman O var.. ve O var ise.. Haydi artık sözler sükut etsin.. bırakın yürekleriniz konuşsun.. Seccadeniz sevgiliyle buluşmanız olsun.. göz yaşlarınız sevgiliye hediyeniz olsun.. yüreğiniz sevgiliyle konuşan diliniz olsun.. sevgilinin size nasıl tecelli ettiğiniz işte o zaman.. işte o zaman anlaıcaksınız.. ve işte o zaman anlayacaksınız O dost ise her şey dost..!slm ve dualarımla rabbime emanet olun…

  5. Ağlayabilir miyim gönlüm? Müsaadenle..Şöyle katıla katıla şimşekli bir gökyüzü gibi…Günaha batan tüm kirliliğin ile…Ağlayabilir miyim?İzin ver lütfen…Şöyle inceden yağan yağmur masumiyeti gibi…Öylesine ama ölesiye…Bu can çıkana kadar bedenden…Nefsimin nefesi kesilesiye…Pembe güller mor menekşelere düşesiye…Sol yanımın ateşi yükselesiye kadar…Kendi omzumda kimseciklere yük olmadan,Ağlayabilir miyim?Şemsiyem önümde gökyüzünün ağlama isteklerime mukabele etmesini beklerken,Karşımda duran ihtiyar dağın ardındaki gün boyu tebessüm eden güneşi kaçırmış gibi…Dizlerimin bağını çözen sahtelikleri anlatırken kalem kırmış gibi…Yabancılar içerisinde bulunan tek dostu terk etmiş gibi…İç çeke çeke…Düşürebilir miyim küskün damlaları elime…Sonra da hiç ağlamamış gibi, Hiç hissetmemiş gibi acizliğimi…"Bir şeyim yok"larla tekrar katılabilir miyim?Ağlamayı bile çok gören kendi kalabalığıma,Ve…"Bu son" diyecek kadar vefasız olabilir miyim?Gözyaşlarıma…HÜMEYRA ÖZDEMİR

  6. Üç Yer Var ki…Hz. Aişe r.a. validemiz, Allah Rasulü\’nün rahle-i tedrisinde yetişmiş ve onun büyük sevgisine mazhar olmuştu. Hayatında kazaya kalmış tek bir namazı yoktu. Haram değil gözlerine, rüyalarına bile girmemişti. Ama o buna rağmen vicdanında ağır bir mesuliyet taşıyor, -hâşâ- münafık mı oldum endişesiyle ağlıyordu. Hıçkırıklar boğazında düğüm düğümdü.. Allah Rasulü sordu: “ Aişe seni ağlatan nedir?” Cevap verdi: “ Ya Rasulallah, biraz evvel, ‘ister istemez hepiniz Cehenneme uğrayacaksınız\’ ayetini okudum. Onun için gözyaşlarımı tutamadım.” Ve sözlerine devam ediyor: “Acaba o gün ehlinizi hatırlar mısınız?” Allah Rasulü cevap veriyor: “Üç yerde hatırlayamam Aişem. Sıratta, mîzanda ve defterlerin herkese verildiği anda. Evet, buralarda kimseyi hatırlayamam…” Ağlayacak çok şeyimiz var. Gamsızlığımız, dertsizliğimiz, ağlayacak halimize gülüşümüz, katılaşan kalbimiz, samimiyetsizliğimiz, haram ve günahların içinde kendimizi kaybedişimiz, muhabbetten mahrumiyetimiz, cehaletimiz, ayaklar altında ezilişimiz… Allahım bizi ağlatacak ince bir kalp, ince bir ruh ihsan eyle. Ciğerimizi aşkınla biryan eyle. Sevdiklerimizin gözyaşları bereketine azgın cehennem ateşimizi söndür. -Amin. ALLAH RAZI OLSUN SELAM VE DUA İLE….

  7. Zavallı kalbimiz… Parça parça ettik fani niyetler, emeller, sevgiler peşinde. Toplamaya uğraşırken dağılan parçaları ne çok yoruluyoruz.Zaten öksüz bu alemde, bir teselli bulamıyoruz.Bulduğumuzu sandığımız anda, daha çok öksüz bırakıyoruz. Hakiki sahibi kapıyı göstermişken, yanlış kapılarda eğlenip duruyoruz. Rabbim, yetim ve öksüz kalbimiz sana emanet.Faniler peşinde yormamıza izin verme.Allah razı olsun. Selam ve dua cümlemize.

  8. Her yalnız kalışımdaGözpınarlarımdan dökülüyorsunYüreğimdeki alevlere damla damla…Bu bir yangının hikayesi…Alevlerin, değdiği yeri viraneye değil, gülbahçesine çevirdiği bir yangın hikayesi…Yer : Gâlu BelâBaşlangıç Tarihi : EzelBitiş Tarihi : ……Başlangıç Sebebi : Bir çift söz…Ya da bakışları anlık kesişen, iki yalnız göz…Belki bir saatlik tefekkür…Belki de tefekkürle geçen bir ömür…Asırlar boyu çözülemeyen bir muamma…Evet, belki çözenler var amma…Çözenleri anlayanlar bir- iki…Leyla ile Mecnun’u , Aslı ile Kerem’i ve dahi Hallac-ı Mansur’u kaç talihli anladı ki…“Kün!.” “Ol” der ve olur…Bu yalnız ve yalnız Allah’a ( c.c.) mahsustur.Eşref-i mahluk hep damla ile başlar bu yangına…Öyle bir yangın ki, damlalar çoğaldıkça sönmez, alevlenir…Bazen damlaya damlaya göl olur, bazen de birdenbire çağıldayıverir…İstidat…Allah vergisi..O (c.c.) , vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi…Kimileri öyle bir yanar ki, bir anda gönlü gül- gülistan olur…Kimileri ise bir türlü alevlenemez ve kendi dumanında boğulur…Dedim ya istidat meselesi…Ve bu da YANMAYI İSTEYENLERE Allah’ın hediyesi…Bu bir yangının hikayesi…Her İNSAN OLANIN gönlünde,alevlenmeye hazır bekleyen bir kıvılcımın,maya tutmaya hazır gerçek bir sevdanın hikayesi…Bilmem ki anlatmaya gücüm yetecek mi!…Yoksa ilk cümlede, söylemeye can attığım tüm kelimelerim, birdenbire bitecek mi?Yak yüreğimi ey Yâr!…Öyle bir yak kiCehennem alevlerimden ürksün!…Ya Rab!… Kalemime ve kelamıma güç ver Sen bir mücrime bile Gerçekleri söylettirecek kadar büyüksün!…” BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM “Aşk gözlerimden aktı ruhuma…Ruhların yaratıldığı o an, ilk seni gördü gözlerim…İşte bu yüzden sana olan delice özlemim…İşte bu yüzden her daim “Vuslata Hasret” çeker bu garip yüreğim…Ben o anda sana söz verdim Ey Yâr!..O anda düştü bedenime sönmeyen har!..Sensiz geçen her an ömrüme zarar…Beni bensiz bırak da , sensiz bırakma Ey Yâr!…Aşk adına ne dökülürse dilimden, senin içindir her çıkan kalemimden ! Senin için severim senden gayrısını…Eğer senden uzak geçirdiysem ömrümün yarısını, iflah eyle Ey Yâr içimdeki nefs sağrısını…Aşk ruhuma gözlerimden aktı…İşte bu yüzden gözlerim herşeye aşk dolu baktı…Aşkla sevdiğim çok şey, beni bir gün bıraktı…Dönüp sana baktım, vuslat çok ıraktı…Hasretin her daim yüreğimi yaktı…Anladım!…Vuslat için bana düşen, sana layık olmaktı…Şimdi bana yakınlığını hissedip, sana uzaklığımdan utanmaktayım.Ruhuma dokunan her sevdalı sözü sen sanmaktayım…Her seferinde sevda adına söylenen yalanlara inanıp, aldanmaktayım…Ve gerçekle her yüzyüze gelişimde…..yanmaktayım….Yâr!Bana yakınlığını hissedip, sana uzaklığımdan utanmaktayım…Yardım et bana!…Mesafesiz mesafeleri kaldırabileyim aradan…Belki kelamım anlamsız, boş ve sıradan. Ama inan !…İnan ki hasretinle her an kan damlar yüreğimdeki yaradan…Duy beni :İçimdeki yangını vuslatınla söndürHer yarın kenarından , beni sana döndür

  9. Hz. Yusuf tan güzel, tüm insanlar içinde özeldin sen İnci dişlerinin arasından çıkanlarla kimsenin incinmediği yürektin sen. Sen yürüyünce dağlar erirdi, mahlûkat selam verirdi sana, İftira atanlar üzünce seni melekler öperdi yanaklarından Münkirler ağlatınca Amine yoktu ki kucaklasın seni? Abdullah görmedi nasıl cezalandırsın kafirleri? Ama Rabbin vardı, alemleri senin için yaratan Rabbin… Miraca çıkardı seni, sevgiliyi görmek herşeye değerdi. Bahiranın bahçesindeki kuruyu yeşerten sevgili ! Gel ey nebi. Gönlümün bozkırları seni bekler. Seni sevmek her ruhun yiyeceği, içeceği, İlahi aşkın gıdası seni sevmekten geçer. Benim sevgim nedir ki? Ayçiçeğinin güneşe olan sevgisi… Önemli olan güneşin, ayçiçeğine ışık göndermesi. Sana öylesine muhtacım ki… Ölesine muhtaç… CUMANIZ MÜBAREK OLSUN..BİDENEMMMM…CANIM ABİM CAN ABİM BENİM.ALLAH,A EMANET OLUN.SELAM VE DUA İLE..

  10. Süleyman aleyhisselâm, “Yâ Rabbî, halinden razı olan fakîrlerin sâlih olanlarını çok seviyorsun. Âhırette bunlara ne mükâfat vereceksin, merak ediyorum” diye ALLAHü teâlâya niyâzda bulundu. ALLAHü teâlâ, “Yâ Süleyman! Onların bazılarını Cennette Peygamberlerle arkadaş edeceğim. Her fakîr bir peygamberle aynı tahtta oturacaktır. Onunla beraber yiyip içecektir” buyurdu.Bunun üzerine Süleyman aleyhisselâm “Yâ Rabbî, Cennette benim arkadaşım olacak fakîri bana bildir!” diye tekrar niyâzda bulundu. Bunun üzerine, ALLAHü teâlâ, “Yâ Süleyman! Eğer Cennet arkadaşını öğrenmek istersen, ikindi vakti şehrin kuzey tarafına çık, orada rastlıyacağın kimse senin Cennetteki arkadaşın olacak kimsedir” buyurdu.Süleyman aleyhisselâm, ikindi vakti o tarafa gitti. Orada ihtiyar bir fakîr gördü. Sırtında odun yükü, üzerinde de eski bir elbise vardı. Dinlenmek maksadıyla biraz oturdu. Süleyman aleyhisselâm ihtiyarın yanına varıp selâm verdi. İhtiyar, “Ve aleykümselâm yâ NebiyyALLAH” diye selâmını aldı.Sonra Hz Süleyman sordu: “Ey ihtiyar, sırtındaki bu odun nedir?”, “Ben fakîr bir kimseyim. Her gün dağa gider, sırtımla odun getirip satar, onunla çocuklarımın nafakasını temin ederim”, “Ey ihtiyar, bu şekilde çalışmakla çok yoruluyorsun. Gel bundan sonra odun satmaktan vazgeç. Benim yanıma gel, sarayımda benimle beraber yiyip içersin. Seninle aynı tahtta oturalım, sen de benimle beraber sultan ol! Bu ihtiyar yaşında zahmet ve sıkıntıdan kurtul!” , “Yâ Süleyman! Bu geçici dünyada, ben, saltanata tâlip olmak istemem! Ben hâlimden memnunum. ALLAHü teâlâ sana saltanat vermiş, bana da fakîrlik ihsân buyurmuş. Sultanlığın sana mübârek olsun, bana fakîrlik yeter. Saltanat herkesin yapabileceği bir iş değildir”, “Mademki, saltanatımı paylaşmak istemiyorsun, sana maaş bağlıyayım. Bu yaştan sonra, sen ve çoluk-çocuğun rahat etsin!”, “Yâ Süleyman, benim fakîrlikten dolayı bir şikâyetim yoktur. Ben hâlimden memnunum, bunun şükrünü yapmaya çalışıyorum. Sen sultanlığına devam et, ben de fakîrliğime devam edeyim. Ben bu hâlimle daha rahatım, huzûrluyum. Beni dünya işlerine karıştırıp da huzûrumdan etme!”İhtiyarın bu cevabı üzerine Hz Süleyman buyurdu ki: “Ey Azîz, burada teklîfimi kabûl etmedin, fakat âhırette Cennette arkadaşım olacaksın, benimle beraber bulunacaksın! Bunu bana ALLAHü teâlâ haber verdi”.Mehmet OruçHayırlı cumalar.Selametle inş.

  11. @°º¤ø,¸¸,ø¤º°@°º¤ø,¸ ,ø¤º°@°º¤ø,¸ ø¤º°@°º¤ø,¸Comment only this pageshttp//luluasol.spaces.live.com Or http://luluasol2010.spaces.live.com♥♥└└═─═─♥♥♥♥♥♥♥♥─═─═┘┘♥♥♥< .I LOVE. >FOREVER – HAPPY WEEKEND♥♥♥└└═─═─♥♥♥♥♥♥♥♥─═─═┘┘♥♥http://i49.tinypic.com/1532lxu.gifAmizadeÉ a essência da Vida,É a forma suprema de Amar,.http://i49.tinypic.com/ngdezb.gif☆♥ レ o √ 乇 ♥ ☆♥ レ o √ 乇 ♥☆* ♥♥♥ * Sharing My Love * ♥♥♥ *☆♥ レ o √ 乇 ♥ ☆♥ レ o √ 乇 ♥☆

  12. “Haykıran sükûtlar vardır ki, ancak Allah işitir.” Cenap Şehabettin

  13. Haçı ve Hıristiyanları baştan başa araştırdım. O haçta değildiPutperestlerin tapınağına, eski pegodaya gittim,Ona dair bir iz yoktu orada daHerat Dağı\’na ve Kandahar\’a gittimBaktım oralara; O, o tepede ve o vadide değildiKaf Dağı\’nin zirvesine çıktım;Fakat orası sadece Anka Kuşu\’nun maskeniydiArayış için çevirdim dizginlerimi Kâbe\’yeIbn Sînâ\’nın (bilgisinin) hudutlari (içinde) değildiKâbe Kavseyn\’e çıkmayı da başardımO yüce sarayda da değildiGözlerimi kalbime çevirdimO r a d a y d ıBaşka bir yerde değil.- Mevlânâ -~ ~ ~ Allah (c.c.) bir ayetinde; "Hicbir yere sığamadım, Mü\’min kulumun kalbine sığdım" demiyor muydu?

  14. Allah\’ım ! Gazabına uğramaktan Yahut öfkene müstahak olmaktan,Karanlıkları aydınlatan İlahi nuruna sığınırız !Razı oluncaya kadar Sana tevbe ve niyazda bulunuyoruz.Güç de Senin Kuvvet de Senindir şüphesiz.Sevip razı olduğun şeylere muvaffak eyle bizleriGünlerden Cumanın rüzgarı eser İlahi,Aşkınla yanmak arzusuyla yanan bu yüreklerde.Bugün Cumadır ve bizler biliriz ki,Dua kapıları ebedi açıktırGaflette olup dua kapılarına sırtını dönenlerden eyleme Ya Rab!Sana sırtını dönme gafletinde bulunanları affet.Razı oldukların hatrına razı ol bizlerden,Biz inandık ve yalnız Sana güvendikCumalar hürmetine Affet Allah\’ım!( Amin ) // ++++++++++++++++++++++++++++Hayırlı Cumalar Bidenemmm!!Allah,a emanet ol can abim canım abimmm..Selam ve dua ile…

  15. Ya Rabb!Gönlümün yâri ol,ruhumun ilacı,kalbime aşk ol .Sen ki yere göğe sığmayıp,bir garibin gönül köşküne giren İlâh!Gördüğüm göz ol,tuttuğum el,bırakma beni!Ben sen de sevgiden geçtim,aşkı ararım,sen benden sevgini esirgeme Ya Rabb!Tut ellerimi,tut gönlümü,dilersen hapset sende her şeyimi, dilersen ruhumu huzura erdir de kilitle bedenimi.Kulluğun bedeliyse,ödemek ibadetim olsun; Sen ki avuçlarım semaya bakarken,gözlerimin yalvardığı Malik!Derdime derman ol,gönlüme hicran ol,yalnızlığımın ürpertisi ol,bırakma beni!Kulun kalbini tebessümle çalarken,ben seni gözyaşımda buldum!Her gözyaşımda Sen döküleceksen,kalbim kedere razı,bedenim hazır işkence acısına,gözlerim razı elbet Seni ağlamaya,,ağlat beni.Ağlamaksa,ibadetim olsun; tut Rabbim,tut ellerimi!… "bırakma beni" çoğu zaman içimden çokça tekrar ederim Allah\’ım bırakma beni.. Tut ellerimi tut ALLAH,IMMM.++++++++++++++++++++++++++++++++Kalbim!.. BATMAN,A gitmek istiyorsun. Buraya ait değilsin. BİDENESİNİN+CAN ABİSİNİN özlemi kuşatıyor Kalbini…. Uzaklar, başka bir diyarın iklimi çekiyor seni, hissediyorum bunu. Bir gemi ayrılınca limandan, bir tren hareket edince istasyondan kıpırdayışlarından anlıyorum bunu. Yağmurlar dindiği zaman, kuşlar yorulduğu zaman, gün solduğu zaman ayaklanışından anlıyorum BATMAN,A gitmek isteyişini. Akıp giden bulutlara, kanat çırpan kelebeklere, uzanıp giden yollara bakışından anlıyorum gitmek isteyişini.++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++Bidenemmmm…canım abimmmm..ALLAH,A emanet ol…selam ve dua ile …Ellerinden ,yüreğinden kocaman öper bu kardeşin…

  16. çok çok ama çok güzeldi kalemine kuvvet olsun Recep özdemir bukadarmı kalbimi ben adına anlatabilir bir insan.teşekkür ederim ……..kalbim sarsıldığı için.

  17. MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN..بسم الله الرحمن الرحيم ****بسم الله الرحمن الرحيمGül sevginin tacıdır, Her bahar bir gül taçlanır.O Gül ki Muhammed\’\’i hatırlatır.O\’nu hatırlayana gül koklatılır.Gül kokulu sevgi dolu nice Kandiller.Kandiliniz mübarek olsun..بسم الله الرحمن الرحيم ****بسم الله الرحمن الرحيمRabbim bu gecede ve diğer gecelerde ettiğiniz duaları geri çevirmesin inş.Allah,a emanet ol..Bidenemmm..selam ve dua ile.

  18. Ey Allah\’ım Demişsin ki:“Ne yere ne de göğe sığmadım, mü’min kulumun kalbine sığdım”.Kalbime baktım minicik bir fincan,Senin aşkın sonu olmayan engin bir deniz, uçsuz bucaksız umman.Fincan denize müştak, ummana sevdalı…Aşkın, yaralı kalbime şifa…Aşkın çok ağır…Kalbim şu haliyle bu yükü kaldıracak kalp değil…Bana senin yükünü, hakkıyla taşıyacak kalp ihsan eyle…

  19. HASRET KOKAN TOPRAKLARA EKTİM SEVDAMI Kaldıramıyorum hecelerim önündeki kelepçeyi..tutsaklıktan kurtaramıyorum cümlelerimi..Kıramıyorum zincirleri!Çözemiyorum içimdeki düğümü..Gözyaşımda saklı,bogazımda düğümlü….. Dünüme Gizlenmiş,yarınımda hüzün!El açışta Rahmana,tevbe-i nasuhta…Zulum kokan şehirde,Şehadete aç topraklarda..En ufak gülüşte …bile saklı ÇİLE!.. Her çilede yagmur tanesi,kalp sızısıRızaya erişme arzusu!Gaflet uykusu!Sen ölüm üstündeyken,gülen yüzlerimizi..Her adımda ölümü çekerken içine!Gözlerimizden süzülmeyen yaşlar için affet bizi..Zulum gerceginde,Direniş içinde!Şehadet tutkusunda,tebliğ vazifesinde!AŞK tadında olmayan kalplerimizi affet! Selamlar buruk şimdi,kelimeler yamalı..Dedim ya kıramıyorum zincirlerimi!Bi adı yok bu zulmun!bugunu yok! yarını yok! Suskunlugumun cıglıgındayım!Karanlıgın bugusunda!Her sukutum bi serzeniş!Anlatamıyorum Resulu,Anlatamıyorum SENİ! Ne bu zulme dur deyecek gücüm var!Ne bu cana dinletecek sözüm!Resulun nuruyla aydınlanırken dünya!Işıgı göremeyen gözlere küsüm! Yüreğimdeki Duam..Kavuştur beni Yaradanıma!Ulaştır kalbimi,çözülsün düğümlerimDökülsün kelimeler,kırılsın zincirlerim!İşiteyim çıglıgımı,duyurayım dünyaya! Hasret Kokan tarlaya ektim SEVDAMI!Ölüm anımı! VUSLAT zamanını bekliyorum!!!! Yine besmele boyunda cümleler saklı içimde!Hüzün renginde çileyi taşıyan düşlerim!Sızısı var yüreğimde batıl yaşamışlıgımın…Batılın işgaliyle savaşta ruhum!Hak adına yapılmayanlar için isyanda!.. Ne ile meşgulum yine??Neyin peşinden koşturuyorum!Günahlarım Yüreğimde gizliyken!Pişmanlık varken her solukta..Son günüm!son anım!son nefesim belkide..Bağışla Rabbim rızanı gözetmediğim her işimi.. Bir an öncesine dönüş yok..Tüm dönüşler yalnız O\’ na..!Dualar,tövbeler,yakarışlar sadece O\’ na..Her kalp atışında O var!Atılan her adımda..Akıldan gecen her düşte O!Ve Cıkan her merminin ucunda,Her can çıkısında bedenden!Her ana feryadında 0!Duyan O! Gören O! Satırları şahit tuttum çileme..Yürek yetmesede!kalem yazmasada!Ve her yeni günle yeniden buldum güneşimi.. Ne buraya yakışıyorum!Ne SEVDAMIN derinliklerinde Boguluyorum..Diyorum ya!Hasret kokan topraklara ektim SEVDAMIÖlüm anımı,..VUSLAT zamanını bekliyorum!…. *********************************************************BİDENEMMMMMM..CANIM ABİM BENİMMMM.*********************************************************Bidenemmmm Allah razı olsun…Seni seviyorum abicanım benim..Rabbime emanet ol..Rabbim her işini kolaylaştırsın.yolun hep açık olsun bidenemmm..ALLAH,A emanet ol canım abimmmm..selam ve dua ile.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s