…Zirvedekeyken aziz bir terk edişle terk edersin dünya züleyhasını: “teveffeni müslimen.”…Ağlarsan Yakubi ağla… Seveceksen İbrahimi sev “La uhubbil afilin” de…

YAĞMURLARLA AĞLIYOR YALNIZLIĞINA…
YAĞMURLARLA AĞLIYOR yalnızlığına… Yokuşlarda yoruldu yüreği… Melal akşamlarda hüzün içiyor… Araf yollarda avare yürüyor yıllardır… İkilemlerle ilerliyor Kaf dağının ardındaki sevgiliye kavuşmak için…

Arıyor ağlıyor ağlıyor arıyor… Savruk sinesinden sarı sonbahar dökülüyor toprağa… Hicran damlıyor ümit bulutlarından… Acı çiçekler açıyor avuçlarında…

Yıllar yüreğinde yırtık bırakarak yol alıyor… Ne kışta ne yazda… İlk ve sonbaharı soluyor seherlerde… Sevinçlerine çiğ yağdı kırağı kırdı çiçeklerini… Baharlar bekliyor bağrı uzak iklimlerden esen meltemlerle serinlemek istiyor sadrı…

Selim kalple sabır ağacına dayanıp şükretmek diliyor… Kalp toprağına düşecek hikmet meyveleri bekliyor o ağacın altında… Sevgiye dost olmuşken sevgili gelmese de olur… Şefkat yoksunu aşk kalp doyurmuyor neylesin sönük sözleri…

Serap sevgiler firak acılar demek… “ Bütün firaklardan gelen feryatlar aşkı bekadan gelen ağlamaların tercümanıdır”

Evet aşk vardır; bekaya… Bekaya bakar kalp değişmeyen daimi güzele meftun…

Ağlama gönül neyle yesin gidip kaybolanları… Araf yollar avare yıllar biter bir gün… Yıkanmış yürekle yürürsün aklın aydınlattığı yolda… Vuslat içer şifa sadır… Sen her şeye yakın her şey sana yakın… Uzak uzaktır sana… Anlamamak ve anlaşılmamak yoktur artık…

Küllerin kâinata savrulmuştur kâinatsa kalbinde kayıp… Yağmurlar yine yağar ıslatmaz rüzgârlar yine eser savurmaz… Savruk değilsindir kök salmışsındır kâinatın kalbine… Yine yürürsün yollarda dönüp de arkana bakmadan… Arafta avare değilsindir yaranını bulmuşsundur; Ya Rahman… Ya Rahim… Ya cemil… Ya Vedud…

Rahmet seni ebede namzet etmişken neyle yesin geride kalanları… Yunus yüreğinle “kalanlara selam olsun” der yürürsün… Kör kuyularda korunmuş arınarak yükselmişsindir Azizliğe… Kuyudaki yalnız Yusuf değilsindir kardeşlerin sevgiyle sarmış Yakubi şefkat kuşatmıştır… Zirve dekeyken aziz bir terk edişle terk edersin dünya züleyhasını: “teveffeni müslimen.”

Hayata veda ederken geride Yusufi bir kıssa bırakmak yokuşlarda yağmurlarla ağlamaya değer… Bedelsiz değildir esir pazarında satılmak Azizlik esirlikten geçer.

Aşkı bilmez Züleyha Yakubi şefkati anlamaz… Ağlarsan Yakubi ağla… Seveceksen İbrahimi sev “La uhubbil afilin” de…

Hikmet yağmurlar yağıyorsa selim kalbine “Selam” sana dosttur Rahmet yaran… Kuyularda yalnızsan korkma kıssan yazılıyordur kıyamete kadar okunmak için… Yüzünden okunur Yusuf yüreğin… Yazman için güzel sabrı şükürle süsle ve hayata Yusufi imzanı at: “teveffeni müslimen”

Hüseyin Eren
www.karakalem.net

Reklamlar

15 Yanıt

  1. Çok beğendimm…

  2. Ağlama gönül neyle yesin gidip kaybolanları… Araf yollar avare yıllar biter bir gün… Yıkanmış yürekle yürürsün aklın aydınlattığı yolda… Vuslat içer şifa sadır… Sen her şeye yakın her şey sana yakın… Uzak uzaktır sana… Anlamamak ve anlaşılmamak yoktur artık****************************************************Yüreğine sağlık bidenemmmm….Allah razı olsun…selam ve dua ile abicanım…

  3. Sabır gerek… Yakup gibi tenhalarda gezip Yusuf diye inleyerek… zaman gerek Yusuf gibi kuyulardan mısır saraylarına yükselerek…azim gerek Muhammed(s.a.v) gibi Ebucehilin bile hidayeti için yetmiş kez yanına giderek… hasret gerek Mecnun gibi Leyla diye aklı ziyan ederek… edep gerek Hz.Osman gibi meleklerden bile hürmet görerek… işte böylesi vasıflara sahip yüreklerin katlanarak büyümesi duasıyla…Duayla kalın Ahmet kardeşim…

  4. çok güzel.olmuş.biraz zor anlıyorum kelimeleri…ne demek istiyor diye.

  5. Bil ki "Yakub" olup çöllerde göz yaşı dökerek, Rahmet ve Merhametini irşad eden"Yakub"da."Kardeş" olup "Yusuf"u kuyuya atarak, nefsi emmareyi gösten "kardeş" te "Yusuf" olup kuyuya atılan, köle olup pazarlarda satılan, Saraylarda hizmetkâr olarak, kulun teslimiyetini, gösteren "Yusuf"ta,"Züleyha" olup"Yusuf"un karşısına çıkarak,mecazdan manaya varan Aşkın seyrinin sabırla gerçekleşebileceğini anlatan."Züleyha"da Hakk\’ın kendisidir. Tecellisi kuldandır. Kula düşen, tecelli edene razı olmak.Slm. Aeo

  6. Ya Rabbi!Eğerimanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki: Allah\’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) Allah\’ın Resulüdür.Ya Rabbi!Eğer bilmedenMüslümanlığıma küfür karıştırmışsam, derim ki: Allah birdir, Hz.Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah\’ın Resulüdür….Ya Rabbi!EğerAllah\’ı birlememe şirk girmişse, ben de bunun farkında değilsem ihlasladerim ki: Allah\’tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhive sellem) Allah\’ın Resulüdür.Ya Rabbi!Eğer bilmeden senitanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah\’tan başka ilah yoktur, Hz.Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah\’ın Resulüdür.Ya Rabbi!Eğerbilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki:Allah\’tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)Allah\’ın Resulüdür.Ya Rabbi!Eğer farkında olmadan kalbime küçükve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir, Hz. Muhammed(sallallahu aleyhi ve sellem) Allah\’ın Resulüdür.Ya Rabbi!İmanımıgönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki: Allah\’tan başka ilah yoktur,Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah\’ın Resulüdür.Ey diri olan!Ey ebedi var olan!Ey izzet ve ikram sahibi olan!Ey gücün, şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah\’ım!Halimidüzelt, işlerimi güzelleştir, beni bela ve fakirliğin acılarından koru,düşmanların şerrinden, şeytanın aldatmasından, nefsin arzularından,saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim!Ya Rabbi!Beniçok ibadet eden salihlerden ve şükreden zenginlerden eyle… dini vedünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir.Ya Rabbi!Ömrümünson zamanlarında, ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana sonanda; şehadet ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, Hz.Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O\’nun elçisidir demeyi nasip et.amin..allah razı olsun rabbim herdaim yardımcın olsun inş.a.e.o

  7. gönlüne yüreğine sağlık Ahmet kardeşim…hayırlı geceler…selamlar..

  8. Utanırım Ya Rabb!!!Utanırım ya Rahman senin aşkın ile açan ve hoş kokular veren bir gül olamadım. Bir güneş olup doğamadım bir rüzgar olup esemedimBütün mahlukat sana itaat ederken aşk ile hu çeker aşk ile döner yunus misali…Utanırım ya Rahman gaflet uykularımdan utanırım. Sabahlara kadar sana secde eden bir Ebubekir bir Ömer bir Osman olamadım. Onlar gibi Rasule aşık olamadım onunlayken bile hasret kalamadım…Utanırım ya Rahman eshabı guzinin tövbesinden utanırım. Uzeyr olup harama baktım diye vuramadım kendimi dağlara ağlaya ağlaya AFFET YA RABBİ diyemedimUtanırım Ya Rahman mümin din kardeşlerim zulm altındayken gidip Ali olamadım. Senin rızan için öldüremedim onları. Ömer gibi hanımını çocuklarını yetim öksüz bırakmak isteyen gelsin diyemedim…Utanırım Ya Rahman korkamadım yatağa girip uyumaktan Seddad Bin Evs olamadım yataktan kalkıp sabaha kadar secde edemedim.Ya Rahman ne güzel kulların var ben onlardan olamadım. Simdi ağlıyorum sessizce. Sanki oturduğum yerde ölümümü bekliyorum. Yok misali yasıyorum.. Her vasıtaya bindik fanide simdi sıra tabut denen cansız ata binmekte…Şehadettir arzuhalım nasib edermisin Ya Rahman cennette cemalinle şereflendirirmisin bu acizi. RAHMETIMDEN GAZABIMDAN USTUNDUR buyurmuşsun. Rahmetinle muamele eyle bizlere biz aciz kullarınız. Öylesine bir ölüm nasip eyleki Azrail as geldiğinde hoş gelsin ve geldiğinde o görevini yerine getirmeden sen bizlerden Razı ol İnşallah…AMİN Utanırım Ya Rabb!!! allah razı olsun rabbim herdaim yardımcın olsun inş.a.e.o

  9. İlk gelişim değil ki, Yaşarsam biliyorum, Son gelişimde olmayacak..Nasıl geldim ise önceleri, Yine geldim.Gelmem gerektiği için geldim..Sen gelenleri red etmediğin için geldim..Utanmadan, Sıkılmadan, Arlanmadan. Geldim. Başka kapım yokki gidecek.Gelişler sana olduğu için, Gidişlerin sana olması gerektiği için.Yollların çıkışı,Varışı Sen olduğun için..İşlediğim, Bin kabahata, Bin günaha rağmen..Af talebi için geldim, Bağışlaman için.. Merhametine geldim, Rahmetine.. İçime düşen bir pişmanlık sebebi ile…….. Bir kez daha, Bir kere daha ,Geldim. Tövbe.Bakacak yüzüm yok, Duracak halim yok, İçime düşen ateş ile geldim, Gözyaşlarım ile geldim.Sana gelinmesi lazım, Birgün hepten sana gelinecek, O gün gelmeden gelinmesi gerektiği için geldim. Geldim, Kötülüklerim ile, Çirkinliklerim ile, Azgınlıklarım ile, Sol yan kefesi dolu, Taşıyamadığım ağırlıklar ile geldim.. İçime doğduğunda tekrar aşk, Yaktığında bağrı, YANIYORUMMMMMM..Gidiş yerim yok, Çarem yok, Boynum bükük, Yüzüm yok. Hiçliği tekrar yaşıyarak, Kalbe doğan ümid ile, Ellerimi açarak, Yavrunun anneye duyduğu hasretten daha büyük bir hasret ile, Bilerek, Görerek, İsteyerek, Geldim….Tövbe..Mülküm işte, Mülkiyetinin içinde bazen şımarık bir çocuk edası ile, İsyan, Nisyan, Hata, Günah ne varsa.. Mülkünüm işte, Düştüğümde aşkın içinede, Mülkünüm.Hepsini red ediyorum, Merhamet, Af diliyorum, Pişmanlık duyuyorum, Sana sığınıyorum, SAHİBİME, RABBİME..Beni benden iyi bilensin, İçimi dışımı Herşeyi, Bilensin.Yarab, Ümidsizler kapısı değilki kapın, Bu umud ile geldim.Tövbe.TÖVBELERİ KABUL EDEN OLDUĞUN İÇİN GELDİM. GELDİM,BUGÜN YİNE SANA GELDİM.Latif ve Alim olan Rabbimiz dünya saadetiniz için Cuma’yı vesile kılsın, ahirette size ve tüm sevdiklerinize “Cuma Yamaçları” nasip etsin…CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN..SELAM VE DUA İLE.

  10. Hikmet ehli zatlar buyuruyorlar ki:Bir iş, ne kadar sıkıntı içinde olmuşsa, o kadar uzun ömürlü olur. Peygamber efendimiz, (En çok sıkıntıyı ben çektim) buyuruyor. O halde, hak olan dini de, kıyamete kadar sürecektir.Âdem aleyhisselam, kupkuru bir dünyaya geldi, yüzyıllarca sıkıntı çekti. Sonra Peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine dua etti. (Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ) duasını devamlı okurdu. Sonra, iki evladından biri kâfir oldu ve Müslüman olanını öldürdü. Bir baba için ne zordur!Nuh aleyhisselam 950 yıl uğraştı, inanmadılar, çok eziyet ettiler. Döverlerdi, her seferinde öldü diye bırakırlardı. Cebrail aleyhisselam gelir, yaralarını sarardı, tekrar tebliğe başlardı. Sonra Allahü teâlâ Ona gemi yap emrini verdi.İbrahim aleyhisselamı Allahü tealanın haliliyken ateşe attılar, oğlunu kesme emri verildi.Musa aleyhisselam da çok çekti, doğduğu sene Firavun bütün erkek çocukları öldürdü. Yıllarca çobanlık yaptı. Dönerlerken, hanımı hamile, zifiri karanlık, çaresiz… Bir ışık gördü, ışığa gitti. Orada Allahü teâlâ Onunla konuştu. Bu mirac değildi, mirac yalnız Peygamber efendimize verildi.Eyyüb aleyhisselamın kurtlanmadık yeri kalmamıştı. Eyyüb aleyhisselamın, yaralarının kurtlandığını büyük âlim Alâaddin-i Attar hazretleri de bildirmektedir. (S. Ebediyye)Yakup aleyhisselam ağlamaktan gözlerini kaybetti.Yusuf aleyhisselam; kuyuya, zindana atıldı.Zekeriya aleyhisselam, ağacın içinde ağaçla birlikte testereyle kesildi.İsa aleyhisselam, birkaç kişiyi ikna etmek için neler çekti. Öldürmeye çalıştılar.Bunların hepsi peygamberdi. Neden bu kadar sıkıntı çektiler? Lâ ilâhe illallah dedikleri için…Peygamber efendimiz, (Benim çektiğimi, hiçbir Peygamber çekmedi) buyuruyor.Hazret-i Ebu Bekir de, neler çekti, kaç kere dövdüler! Herkesten önce iman etti, malını ve canını feda etti. Herkesin yaptığı bütün ibadetlerin sevabları, katlanarak Hazret-i Ebu Bekir’e, sonra da bir daha katlanarak, Peygamber efendimize verilmektedir. Hem kâinat, Onun hatırına yaratılmış, hem de, herkesin sevabları da, Ona verilmektedir.Hazret-i Ömer, namaz kılarken, Hazret-i Osman, Kur’an-ı kerim okurken şehid edildi.Hazret-i Ali’nin çektikleri, hele Hazret-i Hüseyin’in başına gelenler…Neticede, Peygamber efendimizin vârisleri de, çok çektiler. Ne için? La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah dedikleri için. Dolayısıyla iman, inanmak çok zor, inandırmak daha zordur. İman, Allahü teâlânın, kullarına ihsan ettiği, özel nimetidir. İmanı olanlar, sevinçten oynasa, yeridir…geceniz hayr.cumanız mübarek olsun..selam hakka tabi olanlara.

  11. “Kim Cuma günü Kehf Suresini okursa, onun için ayağını bastığı yerden göğe kadar bir nur fışkırır. Bu nur kıyamet günü onun yolunu aydınlatır ve o kişinin iki Cuma arasında işlemiş olduğu küçük günahlar bağışlanır’’ Cuma gününüz mübarek olsun….iyi geceler……

  12. <♥>??<♥>……………..<♥>??<♥>…………<♥>??<♥><♥>??<♥>……………..<♥>??<♥>…………<♥>??<♥> <♥>??<♥>****HAYIRLI CUMALAR****<♥>??<♥><♥>??<♥>……………..SELAM VE………….<♥>??<♥><♥>??<♥>…………DUA İLE KALIN……….<♥>??<♥><♥>??<♥>……………..<♥>??<♥>…………<♥>??<♥><♥>??<♥>……………..<♥>??<♥>…………<♥>??<♥>

  13. S,A KARDEŞİM RABBİM RAZI OLSUN Aşkı bilmez Züleyha Yakubi şefkati anlamaz… Ağlarsan Yakubi ağla… Seveceksen İbrahimi sev “La uhubbil afilin” de,,selam ve dua ile kal…

  14. YAPRAĞIN KADERİ DÜŞMEKTİR,Bir fidan yeşerir umudun bittiği yerde,bir fidan tutunacak dal olur uçurumun kenarında!yeşerir solmuş yaşamın gölgesinde,umutsuzluğa inat umut dalları büyütür insanın içinde!her yaprak farklı bir umudu simgeler,yeşerdikçe dallanıp budaklandıkçahayatın yaşamaya değer olduğunu hissederiz.Hani yalanlar içinde gerçek oluşturmaya çalışırız ya kimi zaman,ya da fırtınalı yüreğimizde sığınacak liman ararız,işte yoklukta varlığa tutunmak için yalancı fidan büyütürüz içimizdeve de umudumuzun yapraklarıyla bezeriz! Fakat kaçınılmaz bir kader vardır;YAPRAĞIN KADERİ! Her güzde yok olmaya mahkum,her fırtınada da savrulmaya! YAPRAĞIN KADERİ DÜŞMEKTİR,insanın kaderi de yazılanı yaşamak,çizilen yolda yürümek! Düşmekten korkmadan, yaşamaktan korkmadan yürümek…Sevmekten ve sevilmekten korkmadan yürümek…hayat sadece güzelliklerden ibaret değil bunu kabul ediyoruz,fakat ne kadarımız yaşadığımız olumsuzluklar içinde bir güzellik arıyoruz! Bunu bilmiyorum, fakat bildiğim tek şey korkmayışım!korkmuyorum düşmekten, korkmuyorum sevmekten ve sevilmekten,korkmuyorum içimdeki yaprak demetinin kaderinden! Ben baharı bekliyorum,içimdeki baharı!Gelmeyecek belki,belki de yalancı bir bahar var içimde,fakat umudumu yitirmiyorum umutsuzluk şehrinde! Fani dünyanın getireceklerinede götüreceklerinede hazırım ben,çünkü karanlığın ardındaki aydınlığı biliyorum!Yağan yağmura inat,içimdeki ateşi koruyorum! Aslında ben fani bedenimdeki yüreğimde sevgiyi taşıyorum…ALINTIHer eksilen gün, sana bir gün daha yaklaşmaktır…

  15. EY DÜNYA ÇEKİL YOLUMDAN…!!Bütün cazibenle, haşmetinle, nefsime hoş gelen güzelliğinle karşıma geçmiş, beni kendine çağırıyorsun. “Bana gel, bana bak, beni sev” diyorsun. Halbuki, ben ruhlar âleminden yola çıkmış,senin bağrına inmiş, oradan da bir süre oyalandıktan sonra ebed tarafına doğru gidecek olan bir yolcuyum.Sen ise, yolumun üzerindeki bir konaklama yerisin. Bir misafirhanesin. Ama insanları oyalamak için o kadar çok çeşitli ve çok güzel oyuncakların var ki, gafil kalpler bunların gerçek ve ebedi olduğunu düşünerek bütün sevgilerini seni sevmek için kullanıyorlar. Yolculuğun diğer etaplarını unutup, senin yanında ebedi kalacaklarmış gibi yaşıyorlar. Sen de sahte bir sevgi ile onları bağrına basıyorsun… Geçici güzelliklerinle insanlari kandırdığını bilen feraset sahibi insanlar sana “Yalan Dünya” demişler. Geçici olduğun için de, “Fani Dünya” diyenler olmuş. Gerçekten de sen de benim gibi fânisin. Yaşın milyarlara varsa da, bir gün gelecek senin de ömrün tükenecek. Seni ısıtan güneş tavanında nurlu bir kandil gibi parlayan ay ve etrafinda ışıldayan diğer yıldızlar ve güneşlerle birlikte birgün sen de yok olacaksın.Yani sende benim gibi fânisin. Halbu ki benim Üstâdım, “ faniyim, fani olani istemem” diyor. Öyleyse, ben de seni istemiyorum. Ben, bütün duygularımın ebediyen tatmin olacağı ebedi bir âleme yönelmişim.Sahte sevgililerle beni oyalamaya, yolumdan eylemeye çalışma.Ey dünya, çekil yolumdan Ne insanlar geldi geçti üzerinden. Firavunları bağrında barındırdın. Senin haşmetli cazibene kapılarak kendilerini tek hâkim güç zannettiler. Gökyüzüne merdiven dayayıp ilâhlık iddiasında bulundular. Ama bir sineğe mağlup olarak göçüp gittiler. Ne sultanlar geldi geçti üzerinden. Kendilerini saltanatın cazibesine kaptırıp, misafir olduklarını unuttular. Saltanatlarının ebediyyen devam edeceğini zannettiler. Ama görüldü ki, ne sultanlar ölümsüz, ne de saltanatları edebî imiş ..Askerlerinin çokluğuna, hazinelerinin zenginliğine, topraklarının genişliğine bakarak, “Acaba bu devlet yıkılır mı?” diye soranlar olduğu gibi “ bu dünya bir padişaha çok, iki padisaha az gelir” diyenler de oldu. Ama onlar da sonunda bir mezarlık paylarına razı olup göçüp gittiler. Geride türkülere ve ağıtlara yansıyan hüzünlü ezgiler bıraktılar. Benim gibi bir âcizin ise, geride bırakacağı hiçbir şeyi bulunmuyor. Aczimden başka sermayem yoktur. Ey dünya, ömür sermayem, çok az, yapmam gereken lüzumlu işler ise pek çoktur. Bana faydası olmayan, uzun yolculuğumda işime yaramayacak olan ve bana ayakbağı olmaktan baska bir işe yaramayan meşguliyetlerle beni oyalama. İŞİM ACELE,ÇEKİL YOLUMDAN….Dirilten ve Öldüren ALLAH Azze ve Celle\’ye Emanet olun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s