…Hayırlarınızı çoğaltınız, iyiliklerinizi arttırınız. Mümkünse, bir çocuk safiyeti içinde kalmaya bakınız. Kalbinizi dersle, sohbetle cilâlayınız. Kalbiniz ki, en güçlü yanınız. Ne olur, onu ihmal etmeyiniz. Tövbe ile yıkayınız….

Ölüler konuşuyor


Siz dirileri çok dinlediniz. Biraz da bizi dinleyin. Ömrünüz zaten dirilerle geçiyor. Gününüzün yirmi dört saati hep onlarla beraber. Biraz da bizi dinleyin. Kulak verin sesimize. Aklınızda tutun söylediklerimizi. Can kulağıyla dinleyin… Söylemediler demeyin.

Biz bu kabristanın sakinleriyiz. Bir şairin dediği gibi:

“Dışı sükûn ile zâhir, derûnu mahşer”

Burası işte böyle bir yer.

İzin verilince görüşürüz, bazen rüya yoluyla konuşur, görüşürüz sizlerle. Rüyaya mahsus özel bir dil ile. Çok da meçhûl değil, erbabına mâlûm.

Rüyada yaşadıklarınız, bir bakıma bizim buradaki hayatımıza çok benziyor. Rüya da olsa, sizinki hayal meyal bir şey. Benzer dediğimiz hâl, yani bizimki ise hakikat. Siz bir rüyadan uyanıp başka bir rüyaya dalıyorsunuz, yani dünyaya koşuyorsunuz, uyandığınızı sanıyorsunuz. Bir gün, ölümle, dünyanın bu ağır uykusundan uyanıp, gerçeğine koşacaksınız. Yanımıza geleceksiniz.

Gerçi bunu zaman zaman yaşıyorsunuz. Meselâ o büyük zelzelenin sabahında ya da ne bileyim, çok sevdiğiniz birinin vefatında. Bir yakınınızın hastalığında az da olsa yaşamışsınızdır bu hâli. Şöyle bir silkinip uyanmışsınızdır. “Yahu biz nasıl bir dünyada yaşıyormuşuz meğer… Ne kadar da boş şeylerle meşgulmüşüz…” diye sorgulamışsınızdır her halde yaşadıklarınızı. Belki birkaç gün, belki birkaç hafta sürmüştür bu hâliniz. Ruh gibi hafiflemişsinizdir. İşte o an bahsettiğim gerçeğe yaklaşmışsınızdır. Ama hepsi o kadar. Dünya tatlı ve çekici. Yine kaldığınız yerden yaşamaya, uykuya devam… Tâ ki, bir musîbetin tahrikiyle kımıldanıncaya kadar.

Malınız mülkünüz geride kalacak hepsi… Yaşadıklarınız ve içtenlikle inandıklarınız… Gerçek malınız, ancak onlar olacak. Şan şöhretin sökmediği, paranın, iltimasın geçmediği, dünyada kıymet verdiğiniz birçok şeyin, Allah rızası için değilse eğer, zerre miktar değer bulamayacağı bir âlemde olacaksınız. Burası ne dünyaya benzer, ne ahirete… Her ölenin ruhu burada kontrol altında, görevli melekler tarafından tutuklu.

Ben buraya yeni gelenlerden biriyim. Dünyanın tozu, izi de henüz üzerimde. Buradan dünyaya baktığımda, yapmamanız gereken pek çok şeyi sizin yaptığınızı görüyorum; yapmanız gereken pek çok şeyi de maalesef yapmadığınızı… En kıymetli sermayeniz olan ömrünüzü nerede, hangi işlerde sarf ettiğinize bir bakar mısınız? Benim şimdi pişmanlık duyduğum işler için, siz orada doludizgin koşturuyorsunuz.

Doğruyu gösteren pusula, yani vicdan her yerde. Kabirde de yanımda. Aklımız, kalbimiz gibi, dünyadayken sesini kıstığımız ya da kulak vermediğimiz vicdanımız da burada, yanı başımızda. Uyarayım dedim, uyandırayım dedim sizi bir türlü uyanmak istemediğiniz o tatlı dünya uykularınızdan. Biliyorum, birçoğunuza bu söylediklerim belki bir masal gibi gelecek. Nefsinize yenik düşeceksiniz. Belki de şeytan sizi dürtecek, “Aldırma, boş ver” diyecek size. Olsun! Ben uyarımı yapayım da, içinizden hiç olmazsa birinin olsun, hayatında küçük bir değişikliğe, hayırlı bir başlangıca sebep olabilirsem İnşallah, ne mutlu bana…

Burasını size tarif etmek çok zor. Ne desem, hayalini kuramayacaksınız, asla tasavvur edemeyeceksiniz. “Aman, boş ver, adam sen de…” deyip geçeceksiniz belki de. Oysa gerçeğin gerçeği bir yer burası. Aldanmanın yeri ise sizin orası. Uyarayım, uyandırayım dedim. Sakın ola ki, Allah’ın rahmetinden uzakta kalmayın, ümitsizliğe düşmeyin. Yine sakın ola ki, affı geniştir diye günahlara dalmayın, şeytana aldanmayın. Fırsat eldeyken hatalarınıza, günahlarınıza bol bol tövbeler edin. Sadık kalın tövbelerinize, sabır, sebat gösterin. Sabrın sonu zaferdir. İman çok güçlü bir nimet. Aman ha, onu ganimet bilin. Dünyada neye sahip olursanız olun, iman dediğimiz bu nimetin bir zerresine değmiyor hiçbiri.

Burada ve bundan sonrasında artık hep o nimet geçerli. İman, ille de iman. Başka çare yok, başka deva yok.

Kabri aydınlatan bir nurdur iman.

Dünyada olduğu gibi, buradaki korkulu hâllerden de bizi koruyan ve bizi hep seven, sevdiğini de bildiren ve rahmetiyle gösteren, bir an olsun bizi hiç yalnız bırakmayan, nazlı bir bebek gibi ahımızı, nazımızı çeken, dinleyen, niyazımızı ve her nevî duamızı, ihtiyacımızı gören, sonsuz merhameti ve şefkatiyle bir an olsun ihmal etmeden veren Rabbimizle irtibatı koparmayın. Güneşe arkanızı dönmeyin. Yoksa gölgede kalır ruhunuz, üşürsünüz.

Bir küçük ışık, kibrit başı kadar bir ışık, nasıl koskoca bir karanlığı yutuyorsa, şimdi burada o nur, o ışık lâzım, o iman lâzım. Gayretinizi, faaliyetinizi iman nimetini çoğaltmakta harcayınız. Söylemedi demeyiniz. Biz kabristanın sakinleriyiz. İçimizden biri bir şeyler söylemeli size, uyandırmalı. Ben buraya yeni geldim. Yaşadığınız hayatın aynısını yaşayan biri, buranın yenilerinden biriyim. Bir şeyler söyleyip uyandırmaya çalışmalı içimizden biri sizi. Uyarıp uyandırmalı.

Bu da bir nimet… Bazen rüyada görüşürüz, konuşuruz sizinle. Dualarınız ulaşır nurdan tabaklar içinde bize. İsim isim dağıtılır. “Bu filandan, bu falandan” diye, seviniriz. Karanlık dünyamız, birden nurlarla dolar. Ruhumuz gıdalanır, doyar. Dünyada olduğu gibi, burada da rızka muhtacız. Rezzak orda da birdir, burda da bir. Rabbimize ihtiyacımız her yerde bir… Allah bir, Rezzak bir. Dünyada da, kabirde de, mahşerde de Rezzak bir, Allah bir.

Hayırlarınızı çoğaltınız, iyiliklerinizi arttırınız. Mümkünse, bir çocuk safiyeti içinde kalmaya bakınız. Kalbinizi dersle, sohbetle cilâlayınız. Kalbiniz ki, en güçlü yanınız. Ne olur, onu ihmal etmeyiniz. Tövbe ile yıkayınız. İmanla koruyunuz. Ne yapıyorsanız, Allah için yapınız. Desinler, bilsinler, görsünler diye sakın ola ki hiçbir şeyi yapmayınız. Niyetinizi bozmayınız. Eksiltirsiniz her şeyin değerini ve hiçe indirebilirsiniz. Bizden demesi… Nasıl olsa buraya geleceksiniz. Söylediklerimizi burada bir bir yaşayıp göreceksiniz. İyisi mi daha ölmeden ve fırsat eldeyken hayat gözünüzü dört açınız da, bu uyanıklığınız kabirde bir işe yarasın bari…

Son bir tavsiyem olacak sizlere. Her şeyi özetlemeye yetecek bir tavsiye:

“Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı İmân ile hayatlandırınız ve ferâizle zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz.” (Sözler, 134)

Şimdilik, Allahaısmarladık deyip ayrılalım. En kısa zamanda buluşmak üzere. Dilimizi salâvatlara alıştıralım. Hayatınızı dualı ve salâvatlı kılın, bizleri de dualardan unutmayın. Hoşça kalın.

 

Selim Gündüzalp

19 Yanıt

  1. Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır(15/45)Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara \’ibret verici bir ceza\’, takva sahipleri için de bir öğüt kıldık(2/66)Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın Adalet yapın O, takvaya daha yakındır Allah\’tan korkup-sakının Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır (5/8)Ey Ademoğulları, biz sizin çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve size \’süs kazandıracak bir giyim\’ indirdik (varettik) Takva ile kuşanıp-donanmak ise, bu daha hayırlıdır Bu, Allah\’ın ayetlerindendir Umulur ki öğüt alıp-düşünürler (7/26)Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik) O, çok takva sahibi biriydi .(19/13)Demişti ki: "Gerçekten ben, senden Rahman\’a sığınırım Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma)"(19/18)(O gün) Cennet takva sahiplerine yaklaştırılır (26/90)Takva Ehline Selam Olsun!…****RABBİM RAZI OLSUN AHMET KARDEŞİM…DUALARDA BULUŞMAK DİLEGİYLE…

  2. Ölen bir Müslüman, dünyaya gelse ne yapacağını hiç düşündük mü? Mübarek bir zat, bir Müslümana ait kabrin önünde durup, talebelerine sorar: – Bu kabirdeki kişi, tekrar dünyaya gelse sizce neyle uğraşır, ne yapar? Talebenin birisi der ki: – Elbette sürekli namaz kılar. Diğer bir talebe de der ki: – Devamlı oruç tutar. Bir diğeri de der ki: – Cihat eder, emri maruf yapar. Her talebe faydalı bütün işleri sayar. O zat buyurur ki: – Bu mezarda yatan kişinin dünyaya tekrar gelip gelemeyeceği şüphelidir; ama sizin oraya gideceğiniz kesindir; yani siz de onun gibi öleceksiniz. O halde neden şimdi bu söylediklerinizi yapmıyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz? Onun kaybettiği fırsatı, siz bir ganimet bilmelisiniz, yarına bırakmadan bu faydalı işlerle uğraşmalısınız.

  3. Ey Mavlamız!Biliyoruz bizler çok hatalıyız ve kusurumuz hadsizdir fakat sen şefkatlisin kullarını affeder vede çok seversin."Her insan hata eder,hata edenlerin en hayırlısı tevbe edenlerdir" buyuruyor sevgili Peygamberimiz,bu hadis sırrınca pişmanlıklarımızı kabul eyle ve dularımıza icabet et.Tevbe yapılmış olan kötülüğün arkasından gelen ve kalpte hissedilen pişmanlıktır,ızdıraptır.Bizide hatasını ve ızdırabını kalbinde hissetmek suretiyle tevbe edenlerden eyle çünkü bu bir fazilettir.Ey sevgisini çeşitli şekillerde ve suretlerde esma-ul hünası ile kullarına lutuf olarak gösteren ve veren her işe Muktedir olan Mevlamız!Muhabbetine ermeden şu dar-ı dünyadan göçen bahtsızlardan etme bizi nolur.Nolur bizede sevgi hazinenden bahşeyle ki herşeyimiz ve her işimiz sen ol vede nereye baksak seni görelim.Ey Mevlamız! İşiten ve duaları kabul eden sensin.Sen dualarımızı ahsen olarak izzetli dergahında makbul eyle.Amin…╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬ "Rabbim kendine açılan hangi eli tutmadı…hangi gönle nazar etmedi hangi yüze gülmedi..kim "o"na yaklaşmak istedide "o" kuluna doğru koşmadı.."yeterki dua edin..isteyin…verenin şanı büyük..hazinesi bol…vadi zengin…vesselam..talibi dua…╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬╬♥═╬ ╬♥═╬ ╬♥═╬ Allah razı olsun Bidenemmmm…iyiki varsın can abicanım benimmm..Rabbimize emanet ol..Selam ve dua ile…

  4. Ey oğul!Dünya derin bir denizdir, pek çok insan onda boğuldu.-Gemin takva-Yükün iman,-Halin tevekkül olsun.Umulur ki kurtulursun…!Hz. Lokmangünaydın selam ve dua ile kal….

  5. ♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-♥-:¦:–:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-♥-:¦:–:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-♥-:¦:–:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥Hüner ibret almaktır bize gelen haberde,Ne hikmetler gizlidir her hayır ile şerde,Kalp gözüyle bakınca her zaman ve her yerde,Kudretini gördüm ve seni bildim Allah’ım.Her iki cihanda, saadete erenlerden olmamız duası ile….Yüreğine sağlık..Selametle kal Ahmet kardeşim..♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-♥-:¦:–:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥♥-:¦:-:¦:-♥:¦:-:¦:-♥-CACHE-SHE-♥-:¦:-:¦:-♥:¦:-:¦:-♥:¦:-:¦:-♥♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-♥-:¦:–:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥-:¦:-:¦:-♥

  6. ♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸`“•.¸ ¸.•´´ .•“´•`“• `“•.¸¸.•´´ .•“´•`“•. `“•.¸ ¸.•´´♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.Hani insan sevdiğine bakarda yüreği kabarır ya, öbek öbek sevgi taşar o yüreğinden de gözleri buğulanıp yaşarmaya başlar. İki damlada olsa akar gözlerinizin pınarından yaşlar Koca Yunus misali. İşte o evet işte o yürektir aşkı yaşayan. Onun canını acıtsanız da size o buğulu gözle bakar, silemezsiniz onun yüreğinden sevginizi. O her şeyi Allah ve resulünün sevgisi ile seviyordur…….RABBİMİZE EMANET OL BİDENEMM…SELAM VE DUA İLE….♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.__████_(¯`v´¯)_█ ___███(¯`(█)´¯)█_(¯`v´¯) ____██_(_.^._)█_(¯`(█)´¯) _____███_(¯`v´¯)´(_.^._) ______██(¯`(█)´¯)(¯`v´¯) _______██(_.^._)(¯`(█)´¯) ____(¯`v´¯)__█__ (_.^._)(¯`v´¯) ___(¯`(█)´¯)_█(¯`v´¯)__(¯`(█)´¯) ____ (_.^._)_█(¯`(█)´¯)__(_.^._) _____ (¯`v´¯)█(_.^._) (¯`v´¯) ____(¯`(█)´¯)█____(¯`(█)´¯) _____(_.^._)_█_____(_.^._) ____.________█ ……(█████████████) …….(████████████) ……..(███████████) ………(██████████) ……….(█████████) ………..(████████) ………….(███████) (█████████████████) ♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸`“•.¸ ¸.•´´ .•“´•`“• `“•.¸¸.•´´ .•“´•`“•. `“•.¸ ¸.•´´♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.♥.

  7. MECNUN DEGİLSEN SUS,Göğe asılı bıraktığın bu sağnak, nice gönül tarlalarından ‘hû’ filizlendirdi. Kâinat vecde durdu. Ve… dünya elifle dönüyor, yürekler elife dönüyor. Aşk vesile… Dünyaya alıştım alışalı, denizi çakıl taşlarından tanıdım. İçimde ney seslerini büyüttüm. Belli ki yine bu ıssız limanda fırtına kopacaktı. Bir muammalı vakitti oysa ki yalnızlıklar. Aşkın tarifini sordum göçmen kuşlara. Dediler göç… Dediler yanmaktır yaklaştıkça… Onun kaynağından tadan divanedir. Sonra… Sonra bir şair kesti yolumu… En yüce bir düştür benim aşkım. Görmeye değmez ki küçük düşleri dedi ve ekledi: Mecnun değilsen sus!.. Bense güneşlerin kol gezdiği ufuklar hayâl ederdim alkımlı dünyamda, aşka dair… Düşlerim en kudsî duygularla bezenmişti oysa. Meğer küçük düşlerle avunmuşum… Muhayyel sevdalar buruyor yüreğimin pencerelerini. Herbiri tül, herbiri hür. Hiç dokunulmamış, hiç yaşanmamış. Hikayelerine hayâl meyal tanıklık ettiğim… Bu efsane hikayeler sürüldü masama. Bense özgün sözlerin tadına alışıktım. Benim taatım, tahiyyatımdı Rab’le… Dünyanın perdesini şöyle bir aralayınca, aşka dair birçok şeyin öylesine ortalığa savrulmuş olduğunu hissettim ki; tanınmayacak haldeydi. Kadın olmuştu, para, makam, nefs, hırs, menfaat, sömürü olmuştu. O kutsalı aralarından arındırmak öylesine zordu… Kalan son sevgi sözlerini topladım avucuma.. doldurmuyor bile! Dilden çıkıp, ancak kulağa kadar varabiliyordu; yüreğe değil… Aşka belki bir adım, belki asırlar vardı ama sevgiyi diri tutmaktı, yaşatabilmekti esas olan. Ucuzcular pazarından kurtulup, sultanlar sofrasına hizmetli olabilmekti… İflah olmaz âşık kisvesini giyebilmekti. Gönülde maya tutup aşka, onu göklere armağan edebilmekti.. uçurtmalara… Celâl-i Didar’a yâr olabilmekti benim en gerçek düşüm… Sen ezelî ve ebedî, arzsız ve arşsız, cennet ve cehennemsiz, öylesine bir sevdasın ki diyebilmekti… Mevlânaca bir tavır koyabilmekti. Naz makamına ulaşmayı gönül hedefinin tam ortasına yerleştirebilmekti. Ruhum firdevslere kayarken, dünyanın sahte makyajı bulaşıyor yüreğime. Her renk bir adım daha ulaşılmaz kılıyor seni. Kalbimde bir dünya kurup, binbirinin yıkılışını venüs bardağında seyretmek gibi bir şey sanırım ulaşılmazlığın… Ey ulaşılmaz Matlubum!.. Hırçın dalgalar Kahhar ismini vuruyor dünya sahiline, güller Cemal isminle raksa başlıyor bir seher, kuşlar Nur ismini zikrediyor bir şafak kızıllığında… Bense Vedud coğrafyanda, ’seven’ şahsında talibi oynamaktayım. Belki adaylığın adaylığına bile lâyık değilken; Bende Mecnun’dan füzun âşıklık istidadı var, Âşık-ı sâdık benim, Mecnun’un ancak adı var… diyebilme cüretkârlığına koşmaktayım… Belki sadece içimdeki boşlukta çırpınıp durmaktayım… Ey Rab! Sana ulaşamamak sensizlikte kaybolmak nedir, anlatayım mı?.. Kum fırtınasında, çölde, sağanaklara âşık olmaktır!… Dünya elifle dönüyor, yürekler elife dönüyor… Aşk… GÜNAYDIN COK TŞK EDERİM…

  8. بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم “ Şüphesiz ki Allah\’a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı. Geceleri pek az uyurlardı. Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi. Mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı Kesin olarak inananlar için yeryüzünde âyetler vardır. Kendi nefislerinizde de öyle. Görmüyor musunuz? Semada da rızkınız ve size vadedilen başka şeyler vardır. Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki bu vaat, sizin konuşmanız gibi kesin ve gerçektir. "(Zariyat 15-23) ALLAH RAZI OLSUN CAN KARDESIM HAYIRLI CUMALAR

  9. Zikir okuyanlara, (SAFFAT SURESİ / 3)"Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı." (SAFFAT SURESİ / 168)Sad, Zikir dolu Kur\’an\’a andolsun; (SAD SURESİ / 1)"Zikir (Kur\’an), içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar Benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz Benim azabımı tatmamışlardır. (SAD SURESİ / 8)"O (Kur\’an), alemler için yalnızca bir zikir (öğüt ve hatırlatma)dir." (SAD SURESİ / 87)cuma hepimize hayırlar getirisn inşallah kardeşcan

  10. Bazı insanlar, «yârabbî! Senden ve Senden korkmayanlardan korkarım» derler. Bu söz, doğru olmayan, boş bir sözdür. Aksine kula, yalnızca Allah\’tan korkmak, O\’ndan başka kimseden korkmamak gerekir. Çünkü Allah\’tan korkmayanlar, kendilerinden korkulmaktan çok çok uzaktırlar ve buna değmezler. Onlar zâlimlerdir ve şeytanın dostlarıdır. Şeytanın dostlarından korkmak ise yasaklanmıştır. Ama «bana eziyyet edebilirler» denirse, bu ancak Allah\’ın musallat etmesiyle olabilir deriz. Allah onların vereceği zararı senden uzaklaştırmak isterse uzaklaştırır, iş O\’nun isteğine kalmıştır. Kuluna günahları sebebiyle bazı korkuları musallat eder. Sen Allah\’tan korkar, sakınır, O\’na dayanır ve tevekkül edersen, seni zararın her türünden korur, onları üzerine musallat etmez. Çünkü: «Kim Allah\’a tevekkül ederse, Allah ona yeter» (65 Talâk 3) buyuruyor. Eğer musallat etmişse bu senin günahların sebebiyle ve o şeyden korktuğun içindir. Allah\’tan korkar, günahlarından tevbe eder, O\’na istiğfar edersen, sana onları musallat etmez.Nitekim:«Onlar istiğfar ettikçe Allah onlara azab edecek değildir» (8 Enfâl 33)buyurur.Eserlerde (haberlerde) şu var:«Allah der ki: "Ben Allah\’ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Hükümdarların mâliki, kalblerinin hâkimi benim. Onları perçemlerinden ben tutacağım. O halde kim bana itaat ederse, hükümdarların kalbini ona karşı merhametli kılarım. Kim bana isyan ederse, ona hükümdarları musallat ederim. Hükümdarlara takılıp kalmayın. Fakat bana tevbe ve itaat edin ki, onları size karşı şefkatli yapayım.»cumanız mübarek olsun,selam hakka tabi olanlara..

  11. Hiçbir şey görüldüğü gibi değil. Fırtınalı kışın arkasındadırbahar.Tırtılda gizlenir o güzelim kelebek. Çile ve ızdırapla gelirinsana gerçek huzur. Ve asla ümitsizlik yoktur. Rüzgar kış gecelerişiddetle uğuldarken, \’ filizleneceğim \’ diye ürperir küçük bir tohum.Ve ondan duasına cevap gelir, bir gün kocaman ağaç olur o küçücüktohum. Küçücük bir tohum bile Allah\’ın rahmetinden ümitle nasibini alırken, kuşlar ümitle vetevekkülle her sabah rızıklarını aramak için yola çıkarken, insandaümidin peşine düşmeli, izini sürmeli. En küçük ihtiyacını dahi rahmetibol olan Rabbinden istemelidir. iNSANA YAKIŞAN ÜMİTLİ OLMAKTIR!!…Yüreğinizden ümit asla eksik olmasın…huzurla kalın..

  12. Allah cc razı olsun….Hayırlarınızı çoğaltınız, iyiliklerinizi arttırınız. Mümkünse, bir çocuk safiyeti içinde kalmaya bakınız. Kalbinizi dersle, sohbetle cilâlayınız. Kalbiniz ki, en güçlü yanınız. Ne olur, onu ihmal etmeyiniz. Tövbe ile yıkayınız….“Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı İmân ile hayatlandırınız ve ferâizle zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz.” (Sözler, 134)

  13. Dostluklara mesken ßu yürek asklara degıl sevgılının gozlerıne degıl dostun sozlerıne, selamın\’a merhabasına muhtac bu yurek merhaba ey dost bu gece de yurektesın…

  14. anı yaşıyorken bir anda oluverdi bir anda ölüverdibir af bile dileyemedenkim bilir bir ahh bile diyemedenaklı şu beyninde saklı olanve dahi kalbi,akledebilecekkenseller, kasırgalar, depremlerkendi gibi nicesinden geriyeanbe an bir tek anı bile bırakmıyorkenanı yaşıyorumaklım almıyor…Allah razı olsun baki selam ve dua ile kardeşim…

  15. Dağıldı Mavi ..ağladı mavi ..vedağıldı gökyüzü……diz kapaklarından sızdı,kırmızı su……çemberin hemen yanında,gözyaşlarına karışıp…..birdokunla var olduyeniden……dünü geçip………sevmek seni,çocuksu bir tebessümmüş….gökkuşağına sarmalanıp,toplamakmış kır çiçeklerini;yeniden……mırıldanarak,sevdaya dairezgileri……suskun,nağralar atmakmışhınzır gülüşlerle……seni sevmek….hayatmış…..anladım….kaybetmek ise bir depremmiş….sarsıldımveyıkıldım……

  16. Gönlün titremesidir hayâ.Gönlün titremesidir hayâ. Gönül ki kurtulmuştur da ağırlıklarından bir yaprak kadar incelmiştir.İşte o nazenin yapraktır müminin gönlü. Titrer bir günah bir yanlış bir aykırı hal gördüğünde. Gün gelir daha bir incelir de görmek bir yana işlemek bir yana bir günahı düşünmek titretir O\’nu hakkıyla bilmemek titretir o nazenin gönlü.Rabbi\’ni düşünür de titrer. Taşta-toprakta insanda kendinde Rabbi\’ni görür de taştan-topraktan insandan kendinden hayâ eder.Hz. Aişe r.a. gözleri görmeyen İshak r.a. yanına her geldiğinde kendini sakınır örtüsüne çeki-düzen verirmiş. Onun bu durumunu hisseden İshak r.a. bir gün sorar:- Ey Müminlerin Annesi! Ben âmâ olduğum halde benden de sakınıyorsun. Halbuki ben sizi görmüyorum!Hz. Aişe r.a. cevap verir:- Evet sen beni görmüyorsun fakat ben seni görüyorum. بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم" “ Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz. Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim! Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında: "Rabbim! der, beni geri gönder;" Ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır. "(Müminün 96-100)HAYIRLI CUMALAR CAN KARDESIM

  17. Öğrendimki… Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, gerisini karşı tarafa bırakırsınız.. Öğrendim ki… güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak ise bir dakika..! Öğrendim ki… Sen tepkilerini kontrol edemezsen, tepkilerin hayatını kontrol eder.. Öğrendim ki…Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek, hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.. Öğrendim ki… Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.Öğrendim ki…Bazı insanlar sizi çok seviyor ama bunu nasıl göstereceklerini bilmiyor.Öğrendim ki… Ne kadar ilgi gösterirseniz gösterin, bazıları hiç karşılık vermiyor. Öğrendim ki…Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları seni kaldırmak için el uzatır..Öğrendim ki…İki insan aynı şeylere bakıp tamamen ayrı şeyler görebilir.Öğrendim ki… Her şartda kendisiyle dürüst kalanlar daha uzun yol yürüyor..Öğrendim ki…Hiç tanımadığın insanlar 2 saat içinde hayatını değiştirebilir.Öğrendim ki…Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak çok zor. Öğrendim ki…Gerçek arkadaşlar arasına mesafeler girmez. Gerçek aşklarında! Öğrendim ki… Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla değil, ne tür deneyimler yaşadıgınızla alakası var. Öğrendim ki…Bazen insanın karşısındakini affetmesi veya karşısındakinin onu affetmesi yetmiyor, insanın kendisine de affedebilmesi gerekiyor. Öğrendim ki… YÜREĞİNİZ NE KADAR KAN AĞLARSA AĞLASIN DÜNYA SİZİN İÇİN DÖNMESİNİ DURDURMUYOR!! Öğrendim ki… Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz. Öğrendim ki… SEVGİYİ ÇABUK KAYBEDİYORSUN, PİŞMANLIĞIN UZUN YILLAR SÜRÜYOR.. !!!! .hayırlı cumalar………

  18. Geceye bir hasret düştü..Aradım seni her yerde..Aradım ama bulamadım..Ve bir çift göz ağladı bir yerde…Geceye bir hasret düştü…Aklımı alıp götüren,Gözlerimi sana çeviren…Bir hasret ki beni öldüren…Geceye bir hasret düştü…Ve herkes birilerinin başına üşüştü…Bir ben kaldım burda böyle sensiz…Gecem zindana dönüştü…Geceye bir hasret düştü…Gece benim içime düştü…Geceye bir hasret düştü…Ve bu hasret benim içime düştü…

  19. yüregine,beynine saglık.emegine saglık.gerçekler için tşkr ettim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s