…Geceydi… Kurşun sesinde bir cenin duaya durmuştu…Gönülden ve gizlice… Sakınarak ve umarak… Israrla ve devamlı…Söz değil, bir hâl… Söze hükümran mecal..Kelebeklerin kanadı gibi titrek, seher bülbülünce zeyrek…

Gazze ölüyor!


"Dua da bir ibadettir."
Müsned, IV, 267, 271, 276
Gazze’de bebekler ölüyor…
Gazze’de anneler ölüyor…
Gazze’de soykırım kol geziyor…
Gazze ölüyor ve dünya seyrediyor.
Çareler tüketilmiş, çareler çaresizliğe dönüyor…
İslam ülkeleri suskun… Vicdanlar suskun… İnsanlık suskun…
Gazze’de çare başka yollarla bulunmalıydı, buna inanıyorum. O başka yolların neler olduğunu herkes biliyor; olmadı, olamadı…
Gayretler yetmedi… Belki bir müminin duası yeter diye eski bir dua bahsini, Kırk Güzeller Çeşmesi’nden alarak yeniden sizlerle paylaşıyorum. Amin, amin..

***

Geceydi… Kurşun sesinde bir cenin duaya durmuştu…

Gönülden ve gizlice… Sakınarak ve umarak… Israrla ve devamlı…

Söz değil, bir hâl… Söze hükümran mecal… Kelebeklerin kanadı gibi titrek, seher bülbülünce zeyrek…

Dünyanın eşiğinden öteye akıştı o dua; gaflet perdelerinden öteye bakıştı o dua. Denizleri dolaşan katreler gibi, tesbih tesbih dökülen taneler gibi.

Yıldızlar tutar açılan elleri, şafaklar öper deyen dilleri. Umutların ritmiyle atan nabızda gizliydi, gönüllerin teliyle çalan sazda gizliydi.

Tevbeleri izleyen gözyaşıydı dua, her işte bir hayrın başıydı dua. İlahî yazıların gizemli şifresiydi; yoldaşın yoldaşa gülen çehresiydi.

İçten içe bir niyazdı o, gelinlik giyside beyazdı o. Bağırlar yakan közler de, söylenmeyen sözler de…

Geceydi… Kurşun sesinde bir cenin duaya durmuştu ve çoğaltmıştı çığlıklarını…

Dua savaşa giderken, dua düğün ederken. Dua yağmur yağmurdu, dua tuzdu, hamurdu… Ağlarken de, çağlarken de… Dua babadan oğula, dua azdan çoğula… Dua belalar def’i, dua makamlar ref’iydi… Allah kulunu dinliyor gibiydi dua, sebiller suyuna inliyor gibiydi… Dayanılmaz dertlerden, düşmanı sevindiren felaketlerden; başa gelen fenalıklardan, sese hasret tenhalıklardandı…

Geceydi… Kurşun sesinde bir cenin duaya durmuştu…

O dua idi ay aydın karanlıklardan, o dua idi yıldızlara karşı aydınlıklardan… Dua yıldırım akışlıydı, dua cemale bakışlıydı… Söylemesi imkânsız bir şeyler içindi, hüzzamı hüzün dokuyan neyler içindi… Dua ölüm kadar özeldi, dua ölüm gibi güzeldi…

Duası olmayanın ola mı umudu; duaya durmayanın kala mı sûdu? Duadan ayrılsa kul mu kalır, insan mı kalır; duadan özge eylül mü kalır, nisan mı kalır?

Gelin dua edelim, Hakk’a gidelim. Mavi bir şeyler girsin hayallerimize, aklar ve yeşiller vursun hallerimize. Zaman ve mekânı bahşedelim süveydalarımıza, sevdalarımızı nakşedelim zamanlar ve mekânlarımıza.

Kabul olunmayacak duadan O’na sığınarak gelin dua edelim, düşelim yollarına görüşelim, varalım illerine yalvaralım.

O vermek istemeseydi istemeyi vermezdi bize; O sevmemizi istemeseydi sevmeyi istetmezdi bize.

İsteyebilmeyi istemekler nasip et bize Allah’ım; sevebilmeyi sevmekler nasib et! Nasib et de sular canına kadar çekilenlerin, feryadı mabet mabet dikilenlerin… Çığlıkları boğazlarına yürüyenlerin, geceyi kurşun kurşun sürüyenlerin… Vatanında özgürlükten koğulanların, gözyaşlarında acıyla boğulanların… Can sermayesi savaşta bitenlerin, cananı kurşun kurşun yitenlerin… Duası kabul olan insanların ve cinlerin, sesi çığlık çığlık olmuş ceninlerin kalplerindeki istemeleri iste, çaresâz ol çaresizlere…

Allah’ım! Gönlümüzde olanı hakkımızda, hakkımızda olanı gönlümüzde eyle. Rahmetinden umut kestirme Allahım!.. Sevginden taşra fırtınalar estirme Allahım!.. Zulme kimseyi giriftâr tutma ey Rab! Zalim elinde kulunu unutma ey Rab!..

Elini kalbime koy, duy beni Allahım!… Kırık bir kalp en iyi parçam…

Gazze için

Gazze!.. Ey Ebubekir’in sesiyle şehadeti yankılanan belde!. Ey İmam Şafiî’nin doğduğu toprak! Ey kurak iklimlerde bereket yeşerten vadi!.. Ey milyonla Haçlı ayakların çiğnediği ve kahraman Selahaddin’in kurtardığı vilayet!. Sen ki kadîm Mısır’ın kapısı, sen ki Yavuz Sultan Selim’in sancağıydın!. Sen hac yolumuzdaki durak; sen sürre alayımızın emin vadisi!

Sen ey Gazze! Bu toprakların çocukları senin için dalga dalga şehit düştüler. Tarihten tarihe, çağdan çağa, devirden devire tam dört yüz yıl (1517-1917) tekrar tekrar şehit düştüler. En çok da, en sonunda şehit düştüler ve son asker de son nefesini verdiği gün sana ağlayacak kadar bile gücümüz kalmamıştı.

Gazze! Ey en acı günlerini en son yaşayan şehir! Zalimler, vahşiler, haydutlar elinde kaldın. Senin için bir şey yapamadık, yapamıyoruz!.. Bir duamız var sana dair. Elimizden gelen bu!.. Ve bir de verebileceğimizi vermek!.. Maldan ve candan… Bugün imtihan günü!..

İskender PALA

16 Yanıt

  1. Utanıyorum kendimden! Zulüm görüp acı çekerken kardeşlerim,ben hala kendi heveslerimin kucağındayım.Bugün nasıl daha fazla rahat ederim kaygısandayım…. Utanıyorum kendimden! Dört çocuğunu, ailesini kaybettiği halde"ELHAMDULİLLAH"diyen filistinli kardeşime,bacakları koptuğu halde ölüme bir adım kaldığı halde "ŞEHADET"getirmeyi unutmayan gence rağmen,başımdaki küçük bir ağrıyı dert ettiğim için…. Utanıyorum insanlığımdan! Yahudi soysuzunun bunca zulmüne rağmen,hala coca cola içebildiğim,hala nestle yiyebildiğim ve hala ariel deterjan kullanabildiğim için.Bir yahudi için ne kadar müslümanı öldürse o kadar sevap sayılırken,benim hala onlarda insan dediğim için… Utanıyorum anneliğimden! Bir yahudi kadın için sayılarının artması adına,doğurabildiği kadar çocuk doğurması bir şeref iken,hala doğum kontrolü şart dediğim ve ikiden fazla çocuğu olanları kınadığım için.Onlar aile bağlarını zedeler kaygısıyle evine televizyon almazken,benim avrupa yakasını çocuklarımla rahatlıkla seyredebildiğim için… Utanıyorum müslümanlığımdan! Ağlama duvarının karşısında gözyaşları ile ağlayan,bir ibadet ruhu ile müslümanı katleden,katlettikçe mutlu olan katile rağmen,namazlarımı hafife aldığım,günlerce kapağı açılmadan duran kitabımı okumadığım,bir gece kalkıpta kardeşlerime dua edemediğim için…. Yüzüne bakamıyorum kardeşim! Sen yıllardır bulduğun bir kuru lokmaya ,bir yudum suya şükrederken etsiz yemek pişiremediğim,tatlısız yapamadığım,bugün ne pişirsem sorusunu kafamdan atamadığım için….. sen acılar içinde kıvranırken,seni televizyonda bile görmeye tahammül edemeyip televizyonu kapattığım için…. Affını diliyorum Allahım! Bu fütursuz hallerim,duasız dillerim,ıslanmayan gözlerim,yardımsız ellerim için.Kaygısız bir duruş sergilediğim için.Sorumsuz insanlığım ve müslümanlığım için senin affını diliyorum…. Bize yardım et Allahım! Sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı bize yardım et.Basiretimizi ferasetimizi,bilincimizi artır.Bize ümmet ruhunu yaşat,"İman bir nimettir"bu nimeti bize fazlasıyle ver Allahım.Gaflet uykumuzdan uyandır,üzerimize oynanan oyunları farkedebilmeyi bize nasip et… Zalimleri kahret Allahım! Kardeşlerimin ve bizim onurumuzu çiğneyen,akla gelmeyen zulümleri yapan,tek kendini insan sayan bu şerefsiz mahlukları KAHHAR isminle kahret Allahım.Onların yokoluşunu,kahroluşunu,onları elim azabınla cezalandırdığın günü bizede göster.Kalplerine korkunu sal,onların gözünde müslümanı heybetli ve büyük göster Allahım.Sen büyükler büyüğüsün,onların saltanatını en kısa zamanda yerle bir et Allahım.Onları kahret,onları kahret,onları kahret Allahım……(amin) Bu güzel paylaşımın için Allah razı olsun emeğine sağlık ablasının can ahmedi selam ve dua ile..

  2. Duası olmayanın ola mı umudu; duaya durmayanın kala mı sûdu? Duadan ayrılsa kul mu kalır, insan mı kalır; duadan özge eylül mü kalır, nisan mı kalır?amin diyorum duana kardeşcan.yüreğine sağlık.

  3. Şikâyete gelmişti, ama…Bir gün, bir müslüman hanımına kızıp,Hazret-i Ömer\’in “radıyallahü anh” kapısına gelip durdu.Şikâyet edecekti onu Halîfeye. Lâkin tamkapıyı çalacaktı ki içerden bir kadın sesi işitti.Kulak verdi sese. Hazret-i Ömer\’in hanımıbağırıp çağırıyor, Halîfe ise susuyordu.O hazret-i Ömer ki, gadaba geldiğinde,vücudunun kılları cübbesinden dışarı fırlar,gadabına, kumandanlar dayanamazdı.Şikâyetten vazgeçip geri döndü.Ama hazret-i Ömer;- Ey müslüman! Niçin gelmiştin?diye seslendi arkasından.Adam söylemek istemediyse de,Halîfenin ısrârıyla mecbur kalıp;- Ey halîfe! Hanımımdan size birazşikâyette bulunacaktım,dedi.Hazret-i Ömer “radıyallahü anh”;- Bizim hanımın bağırtısını işitince,şikâyetten vazgeçtin değil mi?dedi.Ardından da;- Kardeşim hanımların bizim üzerimizdehakları çoktur. Şöyle ki hizmetimiziyapar, çocuğumuza bakar, evimizibeklerler. Biz de onların böylekusûrlarını affederiz,buyurdu. Ve ekledi:- Hem sonra müslüman bir hanımCennet nîmetidir. Hiç Cennetnîmetini üzmek olur mu?Adam Halîfeye minnetle bakıp;- Öyleyse ben de affettim hanımımı.Onu artık hiç üzmeyeceğim,dedi ve huzurla döndü evine.cok tşk ederim slm ve dua ile kal.kardeşim ALLAHIM razı olsun…..

  4. İbni Ömer\’in Buhari\’de yer alan rivayetine göre, bir adam Resulullah\’a (sas)\’İslam\’da yapacağım en hayırlı şey nedir?\’ diye sorar. Resulullah da ona, \’\’Yemek yedirmen ve tanıdık-tanımadık herkese selam vermendir.\’\’ buyurur.Müslim\’de rivayet edilen başka bir hadiste de \’selam vermek\’ cennete girme sebeplerinden biri sayılmıştır.Allah\’ın bir ismi olan ve Kur\’an\’da 24 defa geçen Selam\’ın önemini kısaca şöyle belirtebiliriz:1. Bir İslam şiarıdır.2. Muhabbet ve güvenin belirtisidir.3. Bir duadır.4. Sosyal dayanışma ve kaynaşmanın vesilesidir.5. Selam vermek sünnettir, korku durumu varsa vaciptir. Selam almak, kişiye farz-ı ayn, topluluğa da farz-ı kifayedir. Mektup ve şahıslar yoluyla gönderilen selamlara cevap vermek vaciptir.6. Günaydın, hayırlı sabahlar gibi ifadeler selamın verdiği sevabı vermez. İşaretlerle veya eğilerek verilen selam caiz görülmemiştir.7. Sesli Kur\’an okuyana, ilim ve zikir meclisinde olana, yeme-içme ile meşgul olana, sarhoş, deli, banyo ve tuvalette olan kimselere selam vermek ise mekruh sayılmaktadır.***\’\’Efşu\’s-selâme beyneküm\’\’\’\’Aranızda selamı yayınız.\’\’ (Müslim)Allah\’ım! Çeçenya\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Kafkasya\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Filistin\’deki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Gazze\’deki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Irak\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Afganistan\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Kesmir\’deki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Somali\’deki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Cezayir\’deki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Afrika\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Lübnan\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Dogu Türkistan\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Veziristan\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Filipinler\’deki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Patani\’deki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Özbekistan\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Arab Yarimadasin\’daki mücahid kardeşlerimize yardım et.Allah\’ım! Onların saflarını sıklaştır ve onları hakikat kelimesinde birleştir.Allah\’ım! Onların silahlarının nişanlarını keskinleştir; ayaklarını sabit kıl ve sözlerinde sadık kıl; üzerlerine sekinet yağdır.Allah\’ım! Onların kalplerini salim kıl ve onları hayra yönlendir.Allah\’ım! Onları Senin yüce adınla hükmedenlerden kıl, ve göklerdeki ve yerdeki sayısız ordularınla onları şereflendir.Ey alemlerin Rabbi! Salat ve selam Rasulullah\’a, ashabına ve ona tabii olanlara olsun.cumanız mübarek olsun ,selam hakka tabi olanlara..

  5. 😦 ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM

  6. HAYIRLI CUMALARcuma suresi1.Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah\’ı tespih eder.2.O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onlarıtemizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir.Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.3.(Allah o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarınada göndermiştir. O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.4.İşte bu, Allah\’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.5.Tevrat\’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerlekitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah\’ın âyetlerini inkar edentopluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayeteerdirmez.6.De ki: "Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de,yalnız kendinizin Allah\’ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bundada) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!"7.Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah zalimleri hakkıyla bilir.8.De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka sizeulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah\’adöndürüleceksiniz de, o size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."9.Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemenAllah\’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, siziniçin daha hayırlıdır.10.Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah\’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah\’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.11.(Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördüklerizaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar. De ki:"Allah\’ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır.Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

  7. αн∂є νєƒα αѕℓιBir Bardak Çay Gibi Ömür…Kimininki Bir Dikişte Biter.Kimininki İse Yudum Yudum…Dibinde Kalan Çöpler İse Hayattan Kalan Kalıntılar…Üç Şeye Dikkat Etmek Gerekir Yaşamda…Göz, Dil Ve Gönül…Göz Ve Dile Hâkim Olmak ZorAma Gönül\’e Hâkimiyet Daha Güç…Gönlü Sakınmak Lazım;Kin,Nefret Ve Kıskançlık Yatağı Olmaktan…Tereddütte Kalmamak,Ne İstediğini Bilmek Veya Neyi İsteyeceğimizi Bilmek… Küstahlığa Düşmek KorkusuDa Var Tabi İnsanın İçinde. Davaya, Hayata Ve İlme Karşı…Övünmek Korkusu Da Var Tabiİnsanın Küfre, Cisme Ve An\’a Karşı…Sanki Canavarın Esiri Gibi Bir Sağa Bir Sola Çarpıyor, İstikrarsız Ekonomi Gibi Bir İleri Bir Geri Gidiyorsun… Enflasyonun Canavarı Olmuşuz Haberimiz Yok…Karanlıkta Kaybolan Gölge Misali Silinmiş Hayattan. Ayrılmak Zor.. Ama Sonu Bilmek Daha Zor…!Hazan Mevsiminde Dökülen Yapraklar Gibi,Tek Atımlık Kurşunu Kalmış Kovboy Gibi,Ölümün Soğukluğunu Hisseden Gladyatör Gibi,Hızlı Adımlarla Çıkan Ve Yine Hızlı Adımlarla Düşen, Başarısızlıktan Korkan,Başarınca Başarısızlığı Unutan,Başarısız Bir Başarılı Gibi…Ben Mutluluk Sınırlarını Aşıyorum…Acılarımı Anıyorum Devamlı…Dost Görünen Düşmanlar,Düşman Olan Dostlar İle…Aklımın Duru Olması Zihnimi Karmakarışık Yapıyor.Her Bölgesi Neden Ve Niçinler İle Dolu…Toprakta Çürüyen Beden Ve Saç,Yoldaş Olan Kefenle Nefis,Peşime Düşen Sessiz Gölgeler…Karanlık Sokaklarda Sessiz Ve Çaresiz Şikâyetname Hazırlamaktalar Hakkımda…Öldü Dersiniz…Ölümü Hak Edecek Yeterliliktede Değilim Ama…Medet Bekleyecek Tek Bir Kapı,Feraha Çıkacak Bir Yol Vardır Belki…Rengârenk Hayatın Renksiz Yaşamı…Sonsuz Zamanın Ruhsuz Ecdadı…Yaşanmış An\’ın Yaşanmamış Saati…Susuz Bahçenin Solmuş Gülü…Hayatın Acımasızlığı İle Ruhum Tevafuklar İle Ayakta.Gül Yüzlülerin Hayranlığı Var Sana…Bunu Düşün,Sükût Et…EtKi,En Azından Adam Bilinesin Sükûtsuzlar Arasında…Arkadaşlık, Dostluk Önemlidir…Değerini Bilmek Gerekir…Sırrını Paylaşabileceğin, Derdini Anlatabileceğin, Üzüntünü Dile Getirebileceğin,Sevincini Haykırabileceğin Bir Kişinin Çevrende Olmasıİnsana Hem Güven HemDe Mutluluk Verir…Sende Taşın Altına Elini KoyacaksınAmaBunu Düşün,Sükût Et…EtKi,En Azından Adam Bilinesin Sükûtsuzlar Arasında…Arkadaşlık, Dostluk Önemlidir…Değerini Bilmek Gerekir…Sırrını Paylaşabileceğin, Derdini Anlatabileceğin, Üzüntünü Dile Getirebileceğin,Sevincini Haykırabileceğin Bir Kişinin Çevrende Olmasıİnsana Hem Güven HemDe Mutluluk Verir…Sende Taşın Altına Elini KoyacaksınAmaPalyaçolara Özendim…Yüzüm Sırıtırken İçime Kan Akıtıyorum…Metafizik Âlemde Takılıyor,Patlamaya Hazır Bombaya Dönüşüyorum…Saniyeler Var Patlamaya…İyiler Arasında Kötülük Yüklü Bir Bombayım…Bütün Kötülükleri Yok Etmek Adınaİyiliğin Değerini Anlamak İçin Bu Yapılanlar…Kötülük Olmasaydı,İyiliğin Hiçbir Özelliği Kalmazdı… Onun Değerini Ortaya Çıkarır Kötülük…Bir Bardak Çay Gibi Ömür…KimininKi Bir Dikişte Biter,Kimininki İse Yudum Yudum…Dibinde Kalan Çöpler İse,Hayattan Kalan Kalıntılar…αн∂є νєƒα αѕℓι

  8. esmer akşam üstlerim vardı ağlamaklı, yaslı birde senli sayıklamalar uyandıran sersem uykusuzlukları… sonra koşmalar, sana varmayan hayali kavuşmalar kendimi delirmiş sandığım anlamsızlıklar… …..ve dinmeyen mola sancıları…. acıma yetişmek isteyen sigaralar peş peşe …..izmariti her söndürdüğümde ……..iki parmağımın zaferi diye ………takındığım saçma bir gülümseme ….izini süremeyecek kadar silip süpürülmüş bir aşk meçhul ve kimliksiz bulmak istedikçe karışık şimdi aşk; yamalı bir elbise sırtımda her sevdadan bir parça özlemlerim diz boyu hüzün dekoltem fazla /……bi tarafa sen bi tarafa ben …………………………\’v\’ yamalı bu ayrılık…/

  9. İlâhi! Herşeyi bilen, herşeyden haberdar olansın. Herşeye gücü yetensin. İlâhi! Sen murat etmezsen hiçbir şey vukû bulmaz. Sen dilemezsen hiçbir şey var olmaz. İlâhi! Bize bizden daha yakınsın. Bütün ahvalimize vâkıfsın, değerlerimizden taviz verir olduk. İlâhî! İnancımız zaafa uğradı, dünyevileştik. Değerlerimizden taviz verir olduk. İlâhî! Birliğimiz bozuldu, saflarımız dağıldı, uhuvvet sarayımız harabeye döndü, birbirimizle didişiyor, birbirimizle uğraşıyoruz. İlâhi! İstediğin şekilde bir kul olamadık. Kulluk kıvamını bulamadık. Nefsimize, şeytana, kullara kulluk yapar olduk. İlâhî! İmanen, amelen ve ahlaken tam bir perişanlık sergiliyoruz. İzzetimizi kaybettik, zillete düçar olduk. İlâhi! Ne idik, ne olduk; nerede idik, nereye geldik? Asırlar var ki meçhuller peşinde koştuk, bilinmezler sahrasında dolaştık durduk. Önümüzdeki meşaleyi, gönlümüzdeki nuru görmezlikten geldik. Karanlıklar diyarında, körler ülkesinde aydınlık yarınlar arama gafletine düştük. İlâhi! İnancımıza, değerlerimize yabancı olduk. Bizden olmayan, yabancısı olduğumuz izmlerin, düzenlerin kölesi olmayı, kendi değerlerimizle izzetle yaşamaya tercih ettik. İlâhi! Özden kopuşu, dindışılığı çağdaşlık zannetme bönlüğünde bulunduk. İlâhi! İnandık diyoruz, lâkin yaşantımız inanan insanın yaşantısı değil. Müslümanız diyoruz, yaptıklarımız müslümanın yapacağı işler değil. İlâhi! Ümmet şuurumuzu kaybettik. Kabilecilik, bölgecilik, ırkçılık İslam bilincimizi, İslamî hassasiyetlerimizi bir güve gibi içten içe kemirmekte. İlâhi! Çeşmenin başında susuz, sofranın başında aç kalmak gibi bir bönlük sergiliyoruz. İslam gibi bir dine, bir sisteme sahip iken birer zulüm düzeni olan beşeri sistemlerin zebunu olduk. İlâhi! “Sadece benden korkun.” buyurduğun halde; bizler, senden başka herşeyden, herkesten korkar olduk. İlâhi! Sadıklarla, salihlere beraber olmamızı; kafirleri, müşrikleri dost edinmememizi emir buyurdun. Bizler; kafir, münafik ve fasıkları dost edindik. Onlarla düşüp kalkıyor, salih ve sadıklara sırt çeviriyoruz. İlâhi! Hiçbir kınayanın kınamamasından korkmadan, Allah yolunda cihat etmemizi, dini mübini İslama hizmet etmemizi istiyorsun. Bizler ise nefsimiz, dünyamız için katlandığımız hakaretlere, zilletlere dinimiz, ahiretimiz için katlanıyoruz. Dünyacıların, fasık ve facirlerin kınamasından korkuyor, dinimizden tavizler veriyoruz. İlâhi! İman zaafiyetimizden, dünyevîleştiğimizden dolayı kâfir, fasık ve facirlere benzemeye çalışıyor, onlara özeniyor, inancımızı yaşantımıza yansıtamıyor, dinimizi savunamıyoruz. İlâhi! Ölçülerimiz değişti. Yaşantımız değişti. Değişim hastalığına yakalandık. Bu geriye, ilkelliğe, din dışılığa doğru yapılan aşağılık değişimleri bir erdemlik zannetme gafletine düştük. İlâhi! Halimiz perişan, tadat etmekle bitmez. Sen, bize bizden yakınsın, her şeyimizden haberdarsın. Halimizi arzetmek için değil, perişanlığımızı, gafletimizi itiraf etmek için huzurundayız. İlâhi! Sen Rahman’sın, Rahim’sin, affedicisin, affı seversin. Bize merhamet et, acı, affet, yardım et. İmanımızı kemale erdir. Sevdirdiklerini sevdir, yerdiklerini yerdir. Basiret, firaset, idrak ver. Aklı selim, kalbi selim lutfet. İlâhi! Bize kulluk idraki, ümmet bilinci, din gayreti, hizmet aşkı, uhuvvet şuuru ver. Yeniden İslam’ın izzetiyle şereflendir. Bütün insanlığı küfür, şirk ve nifakın karanlıklarından, İslam’ın aydınlığına kavuştur. Bu yolda bizi hizmetkâr eyle. Yeniden İslam’ın izzetiyle şereflendir. Bütün insanlığı küfür, şirk ve nifakın karanlıklarından, İslam’ın aydınlığına kavuştur. Bu yolda bizi hizmetkâr eyle. İlâhi! Kafir, müşrik ve münafıkların karşısında eğilip bükülmekten aşağılık dünyevi çıkarlar, vadedilen makam ve mevkiler için boyun eğmekten, zillete düşmekten, inancımızdan taviz vermekten bizleri koru. İlâhi! Hiçlik diyarından gelen bir garip, kulluk kapısından huzura çıkmak diliyor. Hem garip, hem aciz, hem zayıf, hem günahkâr, boynu bükük ve mahçup, utanarak, ümitvar olarak sana geliyor. Sen merhametlilerin en merhametlisisin, Sen celal ve ikram sahibisin. Bizi yüce İslam davasının hizmetkârı eyle. Kulluğun ve hizmetin tadını tattır. Amin Amin Amin

  10. Duası kabul olan insanların ve cinlerin, sesi çığlık çığlık olmuş ceninlerin kalplerindeki istemeleri iste, çaresâz ol çaresizlere…Allah\’ım! Gönlümüzde olanı hakkımızda, hakkımızda olanı gönlümüzde eyle. Rahmetinden umut kestirme Allahım!.. Sevginden taşra fırtınalar estirme Allahım!.. Zulme kimseyi giriftâr tutma ey Rab! Zalim elinde kulunu unutma ey Rab!..Allah razı olsun abicanım gönlüne emeğine sağlık BİDENEMMM..

  11. »▒»۞▒╠♥╣██▒██╠♥╣۞»▒»۞╠♥╣█▓▓█▓▓█╠♥╣۞»▒»۞╠♥╣█▓▓▓▓▓█╠♥╣۞»▒»۞▒╠♥╣█▓▓▓█╠♥╣۞»▒»۞▒▒╠♥╣█▓█╠♥╣۞»▒»۞▒▒▒╠♥╣█╠♥╣۞Bir ikindi vaktinde bir davetiye almak Senin makamından ve yollara düşmek sabah sisi gibi… Sana gelmek duygusu bile şahlandırıyor gönlümün rahvan atını. Dualarım dilekçe, ruhumu aşıyorum ve;Allah’ım, diyorum.Ey Güzel Allah’ım!.Beni sana yakın eyle…Hayırlı Cumalar..sevgiyle kalın..kib..

  12. bir bebek ağlıyor çığlık çığlığa dünyanın bu çirkin yüzüne ağlıyor o bebek… adına insan denmezlerin ona yaptıklarına ,o bebek henüz güneşli günü tanımadan umudun mavi yoluna varmadan yürümeden özgürce bu dünyada ağlıyor o bebek… neden dünyaya geldiğini bilemedin sen gül bebek dünya bu mu hayat bu mu diyemedin sen can bebek ..CAN ABİCANIM BENİM…SELAM VE DUA İLE BİDENEMMM..ALLAH,A EMANET OL ABİMMM..

  13. Bu yahudiler gözlerini kırpmadan Hz. Zekeriya ve Hz. Davut Peygamberi katletmiştir. Katillik ruhlarında var.Ve dün olduğu gibi bugün de terörün en şiddetlisini İsrail yapıyor. Şimdi bu saldırı dilerim onların sonunun başlangıcı olur ve Mevlam geçmişte onları rezil bir kavim ettiği gibi bundan böyle hep rezil ve rüsva olurlar. Suç makinası bu canileri sana havale ediyorum. Sen görüp gözetensin. Bu kavmin sonunu getir YA RAB..Allah,a emanet ol abicanım..selam ve dua ile..

  14. Işıklar sönüyor bir bir karalar bağlayarak.Çocuklar vuruluyor gazaplar kurarak.Fidanlar selvi olmuyor kara toprakta durarak.Anlamadıkları savaşa acı, gözyaşı, ağlama katarak.Goncalar kırıldı Gazze de.İntikam ateşi sardı sevgisizlik içinde.İnsanlık utansın sessizlikte.Eşitlik kalmadı Dünya yerinde.RABBİMİZE EMANET OL BİDENEM..ABİCANIM BENİM.

  15. Ben Filistinli Çocuk, bir filistinli çocuğumkavgamın gölgesi düştü sevdamın üstüneyaşlandım anneumutlarım gazze şeridinde vuruldukar yağdı cehennem sıcağında yüreğimedünyanın bütün silahlarını versek eskiciyebütün bombalarını bütün askerlerinibir top bir uçurtma pahasınadinle beni anne sil yüzündeki kederini..

  16. arkamda sakladığım ellerimden biriniaç haydi annedüşlerinin can aynasından kırılmış filistinliçocuk kokulu ölüm getirdim sanahaykır tüm kinlerini dünyaya sornamluda parlayan güneş neden parlamaz gözlerimdedinle beni anne gözyaşlarınla bir bir sulayeşert filistin’in yüreğindeki çiçekleri selam ve dua ile Ahmet kardeşim..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s