ACİZDEN EN AZİZ’E (c.c.)…


Kâinatın ihtişamı kadar büyük olan acziyetimi, eşsiz muhteşemliğin sahibi benim olamayan her şeyin sahibi ve ‘ben’im sahibim olan Rahman’a sunarım.

Ey evvelin ve gaybın sahibi, şu çirkinliklerle çevrili, kainatta küçük, alemimde büyük olan dünyadan belki kirli ama samimi yönelişidir kalbimin.

Ey büyüklüğü ile huzur bulduğum ve ihtiyacıma cevap veren Samed.

Ey maverada kalan gönlüme pencere olan Râhman.

Ey her şeye gücü yeten Kudret Sahibi.

Acziyetimin lem’asıdır sana olan bu hitaplarım.

İmanın kor bir ateş olduğu şu ahir zamanda, belki ahir ömrümde, sıkıntılarla dolu çalkantılı dünyadan Rahmetine niyaz ederim. Ne sana lâyık kul olduk belki, ne de Habibi’ne layık ümmet. Ama yolundayız İnşaAllah-u Teala. Ümitsiz değiliz ey Rahman-ı Kerim.

Hz. Ömer misali “Cennete bir kişi girecek.” dendiğindi zaman “o ben miyim?” diyecek kadar ümitli, “Cehenneme bir kişi girecek” dendiğinde “ben miyim” diyecek kadar korkak ve günahkarız. Ruhumun med-cezirlerinin durulduğu en sakin liman, şu dağdağlı dünya harbinde sığındığım tek yer, Sensin Rabbim. Namazım miracım, namazım huzurun(M) diyorum. ve teneffüsüm diyorum. Pencere açıyorum günahlarımdan sana doğru. Günahlarımı affıma delil sunuyorum. Efendimizin “benim şefaatim ümmetimden büyük günahları olanlaradır.” hadis-i şerifini Senin Sevgilinin sözünü elime rehber yapıyorum. Biliyorum, yaptıklarım ne beni cehennemden kurtarır, nede cennete layık bir hale sokar. Girersem cennetine fazlından, lütfundan, uzak kalırsam azabından; o da Senden biliyorum. Bir de Seni görmeyi öyle çok istiyor ki ruhum. Çünkü yalnız nurundur ruhları nurlandıran, yalnız Senin rızandır en yüksek makam. Ne cennet sevdası, ne cehennem korkusu yalnız rızan Ya Rabb!

Yunus vari;

“Cennet cennet dedikleri, bir kaç köşkle bir kaç huri..
İsteyene ver sen onları, bana Sen’i gerek Sen’i…!”

olamadık belki senin aşkınla yanan bir gül, senin aşkınla bakan bir göz ve senin aşkınla yaşayan bir can.
Şu günahlarla çevrili dünyada olmadık dimdik. Yenilgilerimiz oldu bazen ve nefis kandırmalarımız. Ama göz yaşlarımız var Rabbim, azabından korkupta sana sığındığımız. Birde kurak gönüllerimiz. Biliyorum Rabbim suçluyum, günahlara karşı susamışları görüp de sessiz kalışımla, ilmini hakkıyla alamadığımla, eksik ibadetlerim ve nice kusurlarımla suçluyum. Ama şimdi hicret ediyorum Rabbim. Şu kirli dünyadan merhametine. Şu kirli dünya gurbetinden sıla-ı Rahmana. Gözleri, idrakleri kapalı olan şu dünyada bende kör ve şuursuzca gurbeti bilemedim. Gurbetim senden ıraklık, gurbetim huzura olan uzaklığım. Gurbet ele düştüm…’ türküleri senin gurbetini hatırlatmalıydı bilemedim.

Gurbetteyim Rabbim ‘gurb’ etindeyim. Nazım Niyazım Sana.

Her an dilim Sana söyler, Sana sığınır. Günahlarımla affına geldim. Cahilim ilmini isterim, habersizim geleceğimi sana havale ederim.

Ya Rab! kusurumu affet
Beni kendine kul kabul et
Emanetini kabz etmek zamanına kadar beni
Emanetin de emin eyle..
(Amin)

Nurgül ÖZCAN

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s